KADINLAR VEDALI DÖNGÜLER YAŞIYOR
Kadınlar biyolojik ve psikolojik yönden kendilerini tanımalı…

08 Mart 2022 Salı 11:47
Kadınlar yaşamları boyunca biyolojik yapılarından kaynaklanan ve erkeklerden farklı olarak hayatın akışını değiştiren çeşitli dönemler yaşıyor. Kadınların çocukluktan yetişkinliğe ilerlerken kaygı, korku, mutluluk ve coşkuyu da yaşadıklarını belirten uzmanlar, ergenlik döneminde gel-gitler yaşayan kadınların zaman geçtikçe içlerindeki yaratıcı enerjiyle bir canlıya hayat vermek isteyen kadına dönüştüklerini ifade ediyor. Uzmanlar, kadınların yaşadıkları döngülerin veda ve yaslar içerdiğini söylüyor. Kadınların bu değişim dönemlerinde ortaya çıkan sorunlarla baş etmek için hem psikolojik hem de biyolojik açıdan kendilerini tanımaları gerekiyor.
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların çocukluktan yetişkinliğe kadarki değişim süreçlerini ve değişimlerin yarattığı etkileri değerlendirdi.
Kadınların hayatını değiştiren dönemler var
Kadınlarda biyolojik yapılarından kaynaklanan ve erkeklerden farklı olarak hayatın akışını değiştiren çeşitli dönemlerin olduğunu belirten Psikiyatri Uzmani Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, “Kız çocuğu belli bir yaşa geliyor, bedeni değişmeye başlıyor ve bir gün yumurtalarından biri döllenemediği için rahminin yüzeyi vajinasından kanamayla atılıyor. İç çamaşırında bu ilk kanı gören çocuk, artık genç bir kız ve kadın olma yolculuğunun başladığını anlıyor. Tıpta menarş olarak isimlendirilen bu ilk adet kanaması kız çocuğun çocukluğunu geride bırakacağının somut bir belirleyicisidir.” dedi.
Çocukluğa veda kaygı oluşturuyor
Çocukluğa veda etmenin ve yetişkinliğe ilerlemenin bir yandan hüzünlü, korkutucu ve kaygı doğurucu iken diğer yandan da özgüveni oluşturacak, birey olmaya ve özgürlüğe gidilecek yolun mutluluğu ve coşkusunu da içerdiğini ifade eden Ünsalver, “Çoğu kadın her ay gelen kanamadan birkaç gün önce hormonların etkisiyle gerginlik, huzursuzluk, uyku artışı gibi belirtilerden oluşan Premenstrüel sendrom yaşıyor. Ergenlik dönemi boyunca gel-gitlerle çocukluk ve erişkinlik arasında inişli çıkışlı duygularla yalpalayan genç kadın, bir zaman geliyor içindeki yaratıcı enerjiyle bir canlıya hayat vermek isteyen kadına dönüşüyor.” diye konuştu.
Anne olamamak travma sonrası stres bozukluğuna yol açabiliyor
“Anne olma hayali birçok kadın için kadın bedeninin varoluşsal sorumluluğunu yerine getirmek, varoluşun doğal akışına girmek ve bir nevi tamamlanmak gibi önemli bir yer tutabiliyor” diyen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu sebeple ki gebe kalma güçlüğü yaşayan ya da gebe kalmak isteyip uygun partneriyle buluşamayan kadınlar temelde yetersizlik algısı üzerinden utanç, suçluluk, kaygı, mutsuzluk yaşıyorlar. Bazıları kaygı bozukluğu ve depresif bozukluk geliştirebiliyor. Çok sayıda tüp bebek ve benzeri deneme yapan kadınlarda ‘Travma Sonrası Stres Bozukluğu’ gelişebiliyor. Bazısı evliliklerinde sorunlar yaşayabiliyor. Tersine anne olmayı tercih etmeyen kadınlar da toplumun baskısı altında kendilerinden kuşku duyan ve yetersizlik hisseden bir halde depresif ve kaygı bozuklukları ya da alkol madde kullanım sorunları geliştirebiliyorlar. Anne olmamak ya da olamamak kadının başka alanlarda kendini fazladan iyi hale getirmek zorunda hissetmesine ya da tümden içe kapanıp toplumdan soyutlanmasına sebep olabiliyor.”
Bilgi bombardımanı altında eziliyorlar
Anne olmanın bu rolü isteyen kadını mutlu ettiğini ifade eden Doç. Dr. Ünsalver, öte yandan kadının bir canlının sorumluluğunu almanın getirdiği kaygı, baskı veya toplumun kadından beklediği, parlatıp yücelttiği kutsal annelik imgesinin yanı sıra kişisel gelişim kitapları ya da sosyal medyadan gelen ‘nasıl iyi anne olunur?’ şeklindeki bilgi bombardımanı altında ezilebildiğini söyledi. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, bu nedenle kaygı bozuklukları, depresyon ya da obsesif kompulsif bozukluk görülebildiğini ifade etti.
Sorular ve baskılar ağrılara sebep oluyor
Anne olmanın ölüme kadar kadınla kalacak bir rol olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, kadının bu dönemde de çeşitli kaygılar yaşadığını söyledi. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, “Kadın bu rolü taşıyabilecek mi, çocuğa kim bakacak, kariyer ne olacak, bakıcıya nasıl davranılacak, kayınvalide mi kendi annesi mi, evlendik cinsellik bitti mi, eşim artık beni cinsel yönden çekici bulmuyor mu, ikinci çocuk yapılacak mı gibi sorular ve baskılar kadının sırtında ağrılara sebep oluyor. Lohusalık döneminde bebeğe bağlanmakta zorlanma, uykusuzluk, emziremeyeceğim endişeleri, bir canlının sorumluluğunu almak, çevrenin beklediği şefkatli, güler yüzlü ve besleyici anne olma endişesi kadınların çoğunda doğum sonrası hüznüne, bazı olgularda depresyona ve hatta psikoza sebep olabiliyor.” diye konuştu.
Kadınlar menopozu istemiyor
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, doğum sonrası gerek rol değişiminin getirdiği yükten gerekse de hormonal değişikliklerden dolayı yaşanan duygudurum bozukluklarının bazen çok ağır olabildiğini vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti:
“Böylesi bir durumda kadın kendinin ve bebeğinin canına kıyabiliyor. Bir türlü bitmeyen yetersizlik ve suçluluk duyguları karşısında kontrol ihtiyacının artması ile kadının öfke kontrol sorunları yaşaması başlıyor. Ama yine de kadınlar menopozu istemiyor. Çünkü bu da başka bir hüzün dönemi. Bu dönemde artık üretken olamıyorlar. Doğurgan ve genç bedene veda töreni var. Onu baş tacı yapan rolünü kaybeden kadın, ölüme de yaklaştığını somut olarak hissediyor. Menopoz döneminde östrojenin azalması da bu psikolojik sorgulamalar ve yas tutmaya eşlik edip kadının uykusuzluk çekmesine ve depresyona girmesine neden oluyor. Menopoz bazı duygudurum bozukluklarının ilk ortaya çıktığı bir dönem de olabiliyor.”
Yaşadıkları zorlukları paylaşmaları rahatlamalarını sağlıyor
Kadının tüm bu döngülerinin bolca veda ve dolayısıyla yas içerdiğini belirten Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, “Bu vedalaşmayı yapamayan, yasını tutamayan ve yeni rollerine uyum sağlayamayan kadınlarda çeşitli psikiyatrik sorunlar ortaya çıkabiliyor. Öte yandan bütün bu yaslar ve yeni rollerin kadının psikolojik dayanıklılığının da temeli olduğunu söyleyebiliriz. Kadının hayatın getirdiği diğer güçlüklerle başa çıkabilmesinin altında kendi biyolojisi üzerinden yaşadığı bu ruhsal zenginleştirici deneyimler var. Kadınların tüm bu geçiş dönemlerinde içinde bulundukları dönemin özelliklerini bilmeleri, bu konularda yaşadıkları zorlukları aileleriyle, eşleriyle, arkadaşlarıyla paylaşabilmeleri bu dönemleri rahat atlatmalarını sağlıyor.” diye konuştu.
Kadınların kendilerini tanıması gerekiyor
Hayatın bir döngü olduğunu, herkesin doğup büyüyüp öleceğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bunu hayattayken en somut, kadın bedeni bize gösterir. Bu bir şanstır. Kız çocukluğundan başlayarak kadın bedeninin biyolojik ve psikolojik yönleri hakkında bilgilendirme yapılması, kadınların kendilerini tanıması gerekli. Bu geçiş dönemlerinde zorluk yaşayan kadınlar psikoterapiden fayda sağlayabilirler. Kadınların biyolojik özelliklerinin ayıp olmaması ve sıradanlaştırılması, kadınların bunları konuşabilmesini ve psikolojik sıkıntıların azalmasını sağlayacaktır.”
Çocuklarda romatizma belirtileriRomatizmal hastalıklarla ilgili olarak romatoloji ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları Antalya’da Uluslararası katılımlı Türk Romatoloji Kongresi’nde bir araya geldiler.11 Haziran 2026 Perşembe 10:34YAŞAM
Aşırı terlemeye terletmeyen çözümDoç. Dr. Muharrem Erol, aşırı terleme konusunda 1 santimlik kesi 30 dakikalık operasyonla ile yüzde 95'lere varan çözümü olduğunu söyledi.10 Haziran 2026 Çarşamba 09:51YAŞAM
Dikkat! MS, kadınlarda daha erken yaşta başlıyor!MS (Multiple Skleroz) hastalığının bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, en sık belirtiler arasında duyusal şikâyetler, güç kaybı ve görme bozuklukları yer aldığını söylüyor.08 Haziran 2026 Pazartesi 11:34YAŞAM
Sağlıklı beslenme, öğrenilen bir beceri!Beslenmenin yalnızca ne yenilip ne yenilmeyeceğini bilmekten ibaret olmadığını belirten uzmanlar, bunun öğrenilen ve yaşamla uyumlu bir davranış olduğunu söylüyor.06 Haziran 2026 Cumartesi 13:18YAŞAM
"Sınav endişesi başarıyı gölgeleyebilir"Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuzhan Tüzün, sınav dönemlerinde öğrencilerde görülen endişenin kontrol edilemediğinde hem ruhsal dengeyi hem de akademik performansı ciddi şekilde olumsuz etkileyebileceğini söyledi.03 Haziran 2026 Çarşamba 10:17YAŞAM
Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı nedenModern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor.31 Mayıs 2026 Pazar 12:29YAŞAM
“Günde en az üç kez sarılın!”Prof. Dr. Tayfun Doğan, insanın en temel özelliğinin sosyal bir canlı olması olduğunu vurguladı.31 Mayıs 2026 Pazar 12:24YAŞAM
Sıcak havalar cilt hastalıklarını tetikliyorDermatoloji Uzmanı Dr. Seher Tutkun, Artan sıcaklık, nem ve güneş ışınlarının cilt bariyerinde bozulmalara neden olabileceği uyarısında bulundu.29 Mayıs 2026 Cuma 09:37YAŞAM
Bayramda sindirim sorunlarına dikkat!Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, kurban bayramında sindirim sorunu yaşamamak için dikkat edilmesi gereken 10 temel kuralı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.26 Mayıs 2026 Salı 09:57YAŞAM
İşte en sinirli ülkeler sıralaması! Türkiye zirveyi zorluyorGallup'un 2024 Global Emotions Raporu, dünya genelinde toplumların duygu haritasını ortaya koydu. Raporda Türkiye, en yüksek öfke ve stres seviyesine sahip ülkeler arasında ikinci sırada yer aldı.26 Mayıs 2026 Salı 09:31YAŞAM
Kurban etine dikkat! Hemen tüketmeyinKurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi nedeniyle sindirim sorunları, kolesterol, tansiyon ve kan şekeri yükselmelerine karşı uzmanlar uyarıyor.25 Mayıs 2026 Pazartesi 10:19YAŞAM
Bayramda sağlıklı beslenmenin altın kurallarıUzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde; kontrolsüz et tüketimi, hatalı pişirme yöntemleri ve hijyen risklerine karşı uyarılarda bulundu.23 Mayıs 2026 Cumartesi 09:32YAŞAM
Kurban Bayramı'nda sağlık beslenme için 5 altın öneriBeslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Ceyda Nur Kınay, keyifli ve sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenme önerilerinde bulundu.18 Mayıs 2026 Pazartesi 14:03YAŞAM
Uzmanlardan çarpıcı uyarı: “Eviniz sandığınız kadar temiz olmayabilir!”Liv Hospital, Kärcher ve Happ Health iş birliğiyle, modern yaşamın kapalı alanlarda yarattığı gizli tehlikelere dikkat çekmek amacıyla "Görünmeyen Riskler, Gerçek Etkiler" sempozyumu gerçekleştirildi.18 Mayıs 2026 Pazartesi 13:12YAŞAM
İşte bahar hastalıklarına karşı alınacak önlemlerMevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırlarken, Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk alınabilecek önlemleri anlattı.14 Mayıs 2026 Perşembe 11:22YAŞAM
Sosyal medya kıskançlık duygusunu tetikliyor!Sosyal medya, bireylerde kıyaslama ve yetersizlik duygusunu artırabildiğini belirten uzmanlar, bu durumun kıskançlığı daha görünür ve kronik hale getirdiğini söylüyor.08 Mayıs 2026 Cuma 10:28YAŞAM
Bahar aylarında astımı tetikleyen 7 etkene dikkat!Bahar ayları özellikle astım hastaları için riskli bir dönemi de beraberinde getiriyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu dönemde acil servise başvurularda ve hastane yatışlarında belirgin artış görüldüğüne dikkat çekti.08 Mayıs 2026 Cuma 10:24YAŞAM
Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemGöğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı ve 10 etkili önlemi sıraladı...01 Mayıs 2026 Cuma 11:04YAŞAM
Kalp sağlığı hayat kalitesini de artırıyorKalbin düzenli ve dengeli çalışması yalnızca dolaşım sistemini değil; beyin, böbrek ve akciğerler gibi organların da sağlığını olumlu etkiliyor.01 Mayıs 2026 Cuma 11:02YAŞAM
Eklem yaşlanmasını durdurmak mümkün mü?Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem yaşlanmasının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki soruları yanıtladı.29 Nisan 2026 Çarşamba 12:39YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.