İNTİHAR TEDAVİYLE ÖNLENEBİLİR!
İntiharı çağrıştıran söylemler dikkate alınmalıdır…

09 Eylül 2025 Salı 18:15
İntiharın yalnızca bireysel bir kayıp değil; aileleri, yakın çevreyi ve toplumu derinden etkileyen bir sorun olduğunu vurgulayan İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, “Erken fark edilmesi, doğru yönlendirme ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ile intiharların büyük bir kısmının önlenebilir olduğu bilinmektedir” dedi. İntihar riskinin bazı belirtileri olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, kişinin intiharı çağrıştıran söylemlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada intiharın tedavi ile önlenebilen bir durum olduğunu söyledi.
Depresyon hafife alınmamalıdır…
Ruhsal hastalıkların tedavisinin ve takibinin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Depresyon toplumda en sık görülen, tedavi edilebilir bir ruhsal hastalık olmasına rağmen; tedavi edilmediği takdirde intiharla sonuçlanabilen hastalıkların başında gelir. Dolayısıyla depresyonu hafife almamak, erkenden ruh sağlığı uzmanlarından destek almak çok önemlidir. Yine şizofreni, kişilik bozuklukları ile alkol madde kullanım bozuklukları intihara sıklıkla eşlik eden durumlardır. Önemli olan altta yatan bu ruhsal sorunları hemen fark etmek ve zamanında tedavi etmektir. Yani intihar aslında tedavi ile önlenebilir bir durumdur” diye konuştu.
İntihar riskini gösteren belirtilere dikkat!
İntihar riskinin anlaşılabileceğini ve bu riskin bazı belirtileri olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Altta yatan depresyon ve şizofreni gibi bir ruhsal hastalık tablosunun olması, kişide kişilik bozukluğunun varlığı, alkol ve madde kullanım bozukluğu olması, ailede intihar öyküsü varlığı ve kişinin daha önce intihar girişiminde bulunmuş olması önemli risk faktörleri arasında sayılabilir. Kişinin intihar düşüncesinden söz ediyor olması bir diğer önemli risktir. Kişinin çevresel faktörlerden ve sosyal destekten yoksun olması da intihar riskini arttıran başlıca durumlardır” uyarısında bulundu.
Depresyon belirtilerini iyi tanımak önemli…
İntihara en sık eşlik eden tablonun depresyon olması nedeni ile depresyonun belirtilerini tanımanın çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hülya Ensari, “Moral bozukluğu, üzüntü, sıkıntı hali, isteksizlik, yaşamdan tat alamama; halsizlik, yorgunluk, uykusuzluk veya aşırı uyku hali, iştahsızlık veya aşırı iştah açılması eşlik ediyorsa; enerjide azalma, dikkat dağınıklığı, hareketlerde konuşmada yavaşlama, ağlama eşlik ediyorsa, yine düşünce içeriğinde umutsuzluk, karamsarlık veya intihar düşüncesi eşlik ediyorsa biz bu durumda depresyondan söz edebiliriz. Bu belirtilerin en az ikisi olmak kaydı ile 15 günden fazla tam gün sürüyorsa mutlaka ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmak ve destek almak gerekir” dedi.
Belirtilerin şiddeti artmadan uzmana başvurulmalı…
Bu belirtilerin hepsinin bir arada olması gerekmediğini kaydeden Prof. Dr. Hülya Ensari, “Bu belirtilerin hepsi bir arada olduğunda zaten tablo ağırlaşmış ve hastalığın şiddeti ile beraber intihar riski de artmış demektir. O yüzden belirtilerin şiddeti ve süresi uzamadan yardım almak yani erken tedavi başvurusu çok önemlidir. Sonuç olarak depresyon, tedavi edilebilir bir hastalık; intihar da önlenebilir bir durumdur” dedi.
Depresyon tedavisinde yeni tedavi yöntemler kullanılıyor…
Günümüzde depresyon tedavisindeki yöntemlerin değiştiğini belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Bugün artık depresyon tedavisinde uygulanan psikofarmakolojk tedavilerin yan etkileri oldukça az olup günlük hayatı ve çalışmayı aksatmayacak niteliktedir. Yine depresyon tedavisinde kullanılan antidepresan ilaçların, doktor kontrolünde kullanılmak kaydıyla bağımlılık yapıcı özelliği yoktur. Bugün depresyon tedavisinde en kabul gören yöntem, psikoterapi ile birlikte psikofarmakolojik tedavinin bir arada yürütülmesidir” dedi.
İntiharın erken fark edilmesi önemli…
İntiharın yalnızca bireysel bir kayıp değil; aileleri, yakın çevreyi ve toplumu derinden etkileyen bir sorun olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hülya Ensari, “Erken fark edilmesi, doğru yönlendirme ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ile intiharların büyük bir kısmının önlenebilir olduğu bilinmektedir” dedi.
İntiharı çağrıştıran söylemler ciddiye alınmalıdır…
İntihar eğilimi olan kişilere doğru yaklaşımın önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “İntihar düşüncesi olan bireye yaklaşırken güvene dayalı iletişim kurmak esastır. Yine ortamın intihara erişimi kolaylaştıran araç ve gereçlerden arındırılmış olması gerekir. İntihar düşüncesi olan bireye yaklaşırken mümkün olduğu kadar empatik bir yaklaşımla, kişiyi eleştirmeden, yargılamadan anlamaya yönelik etkin bir dinleme ile yorum yapmadan, umut aşılamak gerekir. Görüşme esnasında intihar düşüncesinin tespiti halinde, kişiyi ruh sağlığı uzmanından destek almaya yönlendirmek, ikna etmek çok önemlidir. Acil durumlarda aile yakınları durumdan haberdar edilip; mümkünse kişi yalnız bırakılmayıp; gerektiğinde 112 haberdar edilerek; sağlık kuruluşuna kadar eşlik edilmelidir” diye konuştu.
Sosyal destek, koruyucu bir faktördür…
İntiharın önlenmesinde sosyal desteğin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, “Toplum olarak zaten kültürümüzde var olan dayanışmayı güçlendirmek, yalnızlık ve çaresizlik duygusunu azaltır. Sosyal bağların güçlenmesine yardımcı olur. Sosyal destek her zaman intihar için koruyucu bir faktördür. Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve damgalama ile mücadelenin güçlendirilmesi, intiharı önleme çalışmalarında çok önemlidir” diye konuştu.
Umut her zaman, hepimiz için vardır…
10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü için bu yılın temasının “Umutla Bağlanmak” vurgusunu taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Hülya Ensari, “Hepimiz, küçük de olsa bir adımla, bir kişinin hayatında kelebek etkisi ile fark yaratabiliriz. Gelin ruhsal sıkıntılarınızı paylaşmaktan, destek almaktan çekinmeyin. Umut her zaman hepimiz için her zaman var, unutmayalım” dedi.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.