HORLAMA BASİT BİR SAĞLIK SORUNU DEĞİLDİR
Çocuklarda horlama geniz etine işaret

03 Mart 2021 Çarşamba 13:17
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Anabilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş, erişkinlerin en az yarısında, çocukların ise önemli bir kısmında görülen horlamanın önemli bir uyku bozukluğu durumu olduğunu söylüyor. Horlama, erişkinlerde en sık burun tıkanıklığı, kemik eğrilikleri, burun eti büyümeleri, allerji ve kronik sinüzit nedeniyle görüldüğünü belirtti.
Daha çok uyku kalitesindeki bozulma ve çevredeki insanları rahatsız etmesiyle gündeme gelse de horlama, önemli sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Erişkinlerde horlamanın en sık nedeninin burun tıkanıklığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kadir Çağdaş Kazıkdaş, aynı zamanda kemik eğrilikleri, burun eti büyümeleri, allerji ve kronik sinüzitin de horlamayı etkileyen nedenler arasında olduğunu belirtti. Bu sorunlara eşlik eden yumuşak damak, küçük dilin normalden fazla büyümesi ve sarkması gibi sağlık sorunlarının mevcut tabloyu ağırlaştırabildiğini söyleyen Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş, burundan ses tellerine kadar üst hava yolunu daraltan alerjik nezle, normalden büyük bademcikler, alt ve üst çenedeki yapısal anomaliler, dilin aşırı büyük olması gibi problemlerin de horlamaya sebep olabileceğini belirtti.
Çocuklarda Horlama Geniz Etine İşaret
Kişisel faktörlerin de horlamaya katkıda bulunabileceğini söyleyen Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş, şişmanlığın, aşırı alkol ve sigara kullanımının, midede reflü hastalığının, yaşlanma, depresyon ve bunun gibi hastalıklardan dolayı kullanılan ilaçların, uyku hijyeni eksikliğinin ve vardiyalı çalışma şartlarının horlamaya neden olabildiğini belirttiği açıklamalarına şöyle devam etti: “Çocuklarda ise horlama sıklıkla bademcik ya da geniz etine işarettir. Çocuklarda horlama hava yolundaki daralmanın göstergesidir. Eğer daralma çok ciddi ise hava yolu tamamen kapanabilir. Bu da apne olarak adlandırılan uykuda solunum duraklaması ile sonuçlanır.”
Horlama Hangi Durumlarda Önemlidir?
Horlamanın erişkinlerin en az yarısında, çocukların ise önemli bir kısmında görülen bir uyku bozukluğu durumu olduğunu söyleyen Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş, her horlamanın sürekli ya da düzenli olmadığını ve dolayısıyla sorun oluşturmadığını belirtti. Kişinin her gece gürültülü bir şekilde horlaması durumunun tıbbi açıdan ele alınması gerektiğini Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş, “Ayrıca kişi uykuda apne olarak adlandırdığımız solunum duraklamaları yaşıyorsa, uykusunu almadan uyanıyorsa ya da gündüzleri de uyuklama ve konsantrasyon bozukluğundan yakınıyorsa bir an önce uzman bir hekime başvurmalıdır” ifadesini kullandı. Horlamanın çevredeki insanların yaşam kalitesini de azalttığına vurgu yapan, Prof. Dr. Kazıkdaş, “Horlama sesi sizden çok, yatağınızı ya da odanızı, hatta aynı çatıyı paylaştığınız kişileri rahatsız eder. Yakınlarda yapılmış bir araştırmaya göre horlayan kişi, eşinin uyku süresinde ortalama bir saat azalmaya yol açmakta ve eşini uykusuz bırakmaktadır. Bunun yanı sıra horlama uykuda solunum duraklamaları hastalığının da bir belirtisi olabilir” açıklamasında bulundu.
Horlama Tehlikeli midir?
Horlamanın sabahları yorgun kalkma, gündüzleri uyuklama ve işte konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlara neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kazıkdaş, bütün bunların iş güvenliğini tehdit ettiğini ve dikkat bozukluklarına neden olduğunu belirtti. Bunun yanında apne olarak adlandırılan uykuda on saniyeden fazla süren solunum duraklamalarının kalp ve beyin açısından daha ciddi sağlık sorunlarının sebebi olduğunu da söyleyen Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş, aslında uykunun, salınan hormonlarla vücudun kendini tamir edip yenilediği ve yeni güne hazırlık yaptığı bir süreç olduğunu hatırlattı. Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş sözlerine şöyle devam etti: “Gündüzleri uyanık iken üst solunum yolunu çevreleyen bütün kaslar çalışır ve hava yolunu açık tutarlar. Ancak uykuda, diğer bütün sistemlerde olduğu gibi bu kaslar da gevşer. Hava yolunda, kısmi ya da tam tıkanıklığa sebep olur. Kısmi darlıklarda, hastalar, horlamadan şikayet ederler, soluk duraklamaları ise pek olağan değildir. Hava yolu tamamen bloke olup, soluk alışverişi durunca, kanda oksijen seviyesi azalır. Maalesef bu durum uzun süreli hale geldiğinde, kilo artışı, depresyon, tansiyon yüksekliği, kalp ve akciğer yetmezliği, kalp ritim ve beyin dolaşım bozuklukları ile erkeklerde iktidarsızlık gibi pek çok hastalığın davetçisidir.”
Tedavi ve Tanı Yöntemleri
Horlama şikayeti ile doktora başvuran hastalar için öncelikle detaylı hastalık hikayesi alınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kazıkdaş, mümkünse evde horlamaya şahit olan kişilerden bilgi alınmasının tanıda ilk basamak olduğunu belirtti. Özellikle hastaların eşlerinden alınan bilgilerin tedavi için çok yararlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kazıkdaş, ardından gerçekleştirilen ayrıntılı endoskopik ve kulak burun boğaz muayenesi ile önceden bahsedilen ve solunum yolunda darlık oluşturan sorunların tespit edilebildiğini belirtti. Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş açıklamalarına şöyle devam etti; “Hastanemizde horlama ve eşlik edebilen apne konusunda, şu an güncel literatürde kabul görmüş, en sağlıklı ve başarılı tanı koyma yöntemi olan uyku endoskopisi uygulanıyor. Bu işlem sırasında hastalarımızda oluşturduğumuz yapay uyku, kısa süreli olarak gece uykusunu taklit etmekte ve bize hastanın gece boyunca horlama ile ilgili nasıl bir sorunla karşılaştığını gözlemleme imkanı sağlamaktadır. Alternatif olarak akıllı telefonlara yüklenebilen uyku takip programları ile de ev ortamında uyku kalitenizi ölçebiliyoruz. Bu tür programlar özellikle son yıllarda hastalıkları anlamamızda bize oldukça yardımcı olmaktadır. Gururla söyleyebilirim ki Amerikan tıp dergilerinde bu konuda Yakın Doğu Üniversitesi adına gerçekleştirilmiş bilimsel çalışmalarımız yayınlanmıştır.”
Horlama Cerrahisinde Kullanılan Yöntemler
Burundan ses tellerine kadar üst hava yolunu daraltan bütün problemlerin horlamaya sebep olduğunu söyleyen Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş, sorunu yaratan bölge veya bölgelerin tespit edildiğinde hava yolunu açmaya yardımcı olacak her türlü cerrahi işlemin gerçekleştirilebileceğini belirtti. Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş tanı süreci ile ilgili sözlerine şöyle devam etti: “En önemlisi doğru tanıyı koymak ve gereken cerrahi girişimi uygulamaktır. Çünkü sadece damak ve küçük dil cerrahisi için bile bilimsel olarak tanımlanmış 100’den fazla cerrahi yöntem mevcuttur. Bu da bize horlama cerrahisi konusunda tek bir doğru olmadığını, her bireye özel doğru cerrahi yöntem seçiminin de başarıda büyük önem taşıdığını göstermektedir.”
İyileşme Süresi
Başarılı bir burun cerrahisi sonrası iyileşme süresinin ortalama 2 veya 3 hafta, yumuşak dokuya yönelik damak, dil ve küçük dil cerrahilerinde ise 2 veya 3 ay olabileceğini belirten Prof. Dr. K. Çağdaş Kazıkdaş, “Kliniğimizde kombine cerrahi olarak adlandırılan çoklu bölgeye müdahaleler gerçekleştirildiğinden horlama konusundaki operasyon başarısı yaklaşık olarak 2’inci haftadan itibaren hastalarımız tarafından gözlenmektedir” ifadelerini kullandı.
Düşmeyen kilonuzun nedeni lodos olabilirSon günlerde birçok kişi beslenme alışkanlıklarında belirgin bir değişiklik yapmamasına rağmen yüz, eller, ayak bilekleri ve karın bölgesinde şişkinlik yaşadığını ifade ediyor.10 Şubat 2026 Salı 14:47YAŞAM
Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına dikkat!Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.07 Şubat 2026 Cumartesi 11:08YAŞAM
Yaklaşık her 7 kişiden 1’ini tehdit ediyor! Böbrekleri tehdit eden 7 tehlikeBöbrek hastalıkları dünya genelinde giderek büyüyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. İşte böbrekleri tehdit eden 7 tehlike07 Şubat 2026 Cumartesi 11:02YAŞAM
Çocuklarda grip tedavisinde 8 önemli kural!Kış aylarında çocuklarda grip (influenza virüsü) oldukça sık görülürken, özellikle okul ve kreş ortamlarında hızla yayılıyor.06 Şubat 2026 Cuma 10:46YAŞAM
Dikkat! Sosyal medya önerileri görme kaybına yol açabilirSosyal medyada doğal ve bitkisel tedavi adı altında yayılan uygulamalar göz sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor.06 Şubat 2026 Cuma 10:42YAŞAM
Kanal tedavisi dişin ömrünü uzatıyor!Kanal tedavisinin, enfeksiyonlu dişin çekilmeden ağızda sağlıklı şekilde korunmasını amaçladığını belirten uzmanlar, bu nedenle önemli bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:46YAŞAM
Boyun fıtığından korunmanın püf noktalarıUzun saatler masa başında çalışma, hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış duruş alışkanlıkları boyun sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:41YAŞAM
Ayaktaki küçük yaralara dikkat!Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Tahir Öztürk, ayak yaraları ve bakımı hakkında bilgi verdi.31 Ocak 2026 Cumartesi 10:23YAŞAM
Akne oluşumuna yol açan 7 hataÖyle ki 25 yaş ve üzerindeki her 5 kadından 1’i akne problemiyle mücadele ediyor. Akne çoğu zaman ‘nasılsa geçer’ düşüncesiyle ihmal edildiği için ağrılı kistlere, ciltte kalıcı iz ve leke oluşumuna yol açabiliyor!30 Ocak 2026 Cuma 10:06YAŞAM
Sessiz pandemi: Antibiyotik direnciAntibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımı, bu ilaçlara dirençli bakterilerin ortaya çıkmasına yol açarak enfeksiyonların tedavisini zorlaştırıyor.28 Ocak 2026 Çarşamba 09:45YAŞAM
Kaliteli uyku ve sağlıklı bir yaşam için 5 adımUyku, insan sağlığının en temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen modern yaşamın temposu içinde giderek ihmal ediliyor.27 Ocak 2026 Salı 10:41YAŞAM
Bu enfeksiyonlar erişkinleri tehdit ediyor... 6 aşıya dikkat!Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor.27 Ocak 2026 Salı 10:34YAŞAM
C vitamininin fazlasına dikkat!İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, "Aşırı C vitamini böbrek taşı riskini, aşırı D vitamini ise dehidratasyon ve böbrek taşı riskini artırabilir” dedi.24 Ocak 2026 Cumartesi 10:39YAŞAM
Bu ağrı, yemeyi ve konuşmayı önlüyor!Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor.23 Ocak 2026 Cuma 10:47YAŞAM
Hiç biri masum değil! İşte evde hijyen için etkili yöntemlerEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Deniz Dazkır, evde, ofiste ve seyahat sırasında kullanılan pek çok eşyanın fark edilmeden enfeksiyon riskini artırabildiğine dikkat çekiyor.19 Ocak 2026 Pazartesi 11:03YAŞAM
Çocuğunuz diş fırçalamıyorsa çözümü sizde olabilirÇocuk diş hekimi Nurgül Demir, çocukların alışkanlık kazanma sürecinde ebeveynlerin belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çekti.16 Ocak 2026 Cuma 10:49YAŞAM
Evde çay testine güvenmeyin!Türkiye’de sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çayla ilgili “toz”, “boya” ve “hile” tartışmaları zaman zaman tüketicilerin kafasını karıştırıyor.16 Ocak 2026 Cuma 10:45YAŞAM
Sıcak suyla duş alıyorsanız, dikkat!Kış aylarında soğuk hava ve rüzgar, cildin yağ ile nemden oluşan bariyer dengesini zayıflatıyor.14 Ocak 2026 Çarşamba 10:22YAŞAM
Grip vakaları artıyor! C vitaminini yanlış besinde aramayınHavaların soğumasıyla grip vakalarında artış yaşanırken, düzenli ve sağlıklı beslenmek, C vitamini ağırlıklı gıdalarla bağışıklığı güçlü tutmak önem taşıyor.12 Ocak 2026 Pazartesi 10:03YAŞAM
“Basit bir ağrı” diyerek geçiştirmeyin! Omzunuz 'donmuş' olabilir!Geceleri omzunuzda hissettiğiniz hafif bir ağrı, zamanla kolunuzu kaldırmanızı zorlaştırıyorsa, “donuk omuz” sinyal veriyor olabilir!09 Ocak 2026 Cuma 10:45YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.