HIV’DE TEDAVİ MÜMKÜN
Zor Olan Hastaya Ulaşmak...

30 Kasım 2020 Pazartesi 20:41
1 Aralık Dünya AIDS Günü kapsamında GSK Türkiye’nin desteği ile gerçekleştirilen basın buluşmasında uzmanlar HIV (Human Immunodeficiency Virus – İnsan Bağışıklığı Yetmezlik Virüsü) ve AIDS (Acquired Immunodeficiency Syndrom – İnsan Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) ile ilgili güncel bilgiler paylaştı.
Toplantıda, Hacettepe Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal, Marmara Üniversitesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Korten, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fehmi Tabak, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilara İnan, Ege Üniversitesi HIV/AIDS Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Gökengin HIV hakkında güncel bilgileri paylaşmak üzere bir araya geldi.
Toplantıda, UNAIDS güncel 95-95-95 hedefleri ve Türkiye’deki son durumla ilgili bilgiler veren Hacettepe Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal, 1980’lerin başında başlayan bu hastalık dünyada bu zamana kadar 75 milyondan fazla kişide görülmüş durumda. Epideminin başından beri 32,7 milyon kişi hayatını kaybetti. 38 milyon civarında kişi de bu hastalıkla hayatını sürdürüyor. Ancak bu hastalıkla ilgili çok önemli adımlar da atıldı. Dünya Sağlık Örgütü liderliğinde hedefler belirlendi. Önceleri 90-90-90 hedefleri belirlenmişti, yani hedef toplumdaki HIV pozitif kişilerin yüzde 90’ına tedavi vermek ve yine tedavi verilen hastaların yüzde 90’ında tedavinin başarılı olmasıydı. Elimizdeki ilaçlarla viral hücre yükünü/sayısını sıfıra indirdiğimiz hastaların yaşam sürelerindeki olası kısalmayı da engellemiş durumdayız. Böylece, ilaçların kalitesi, hastalık farkındalığı ve tanı için yapılan test sayıları arttıkça 90-90-90 hedefi 95-95-95’e çıktı. Türkiye de bu hedeflere erişebilmek için bütün gücüyle çalışmalarını sürdürüyor.” dedi.
HIV/AIDS’in tanımı ve bu hastalığın toplum sağlığı açısından neden ciddiye alınması gerektiğine yönelik bilgiler veren Marmara Üniversitesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Korten, “HIV vücutta birçok hücreyi enfekte ediyor ama en önemlisi bağışıklık sistemimizin bileşeni olan yardımcı T hücrelerini enfekte edip azalmalarına yol açıyor. Bir kişi HIV virüsünü aldığı zaman biz ona HIV ile enfekte kişi diyoruz. Ama AIDS dediğimiz zaman hastalığın daha ileri seviyesini kastediyoruz. Bu da HIV virüsü ile enfekte olan kişilerde bazı fırsatçı enfeksiyonların ya da kanserlerin ortaya çıkması demek. 2019’un sonu itibarıyla dünyada 38 milyon kişi HIV ile birlikte yaşıyor. Yine geçen yıl itibarıyla dünya genelinde 1,7 milyon yeni HIV enfekte birey var. Bunların 1,5 milyonu erişkin,150 bin kadarı da çocuk. HIV enfeksiyonunun en tepe düzeyine 2004 yılında vardığını, insanların daha fazla ilaca ulaşmasıyla birlikte ise azalışa geçtiğini görüyoruz. Geçen yıl 690 bin kişinin AIDS’ten yaşamını yitirdiğini bilmekteyiz. Ülkemizde ise 2019 sonu rakamlarına göre, 26.164 HIV tanısı alan hasta var. 2020’de ise eklenen yeni hasta sayısının 4 bin civarında olması bekleniyor.” diye konuştu.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fehmi Tabak, HIV/AIDS geçen yüzyıldan başlayarak bu yüzyıla kadar devam eden bir salgın hastalık diyebiliriz. Aslında tanısı çok kolay bir hastalık. Virüse karşı olan bir antikor bulaşmadan sonra 10-15 gün içerisinde pozitif oluyor. Hastalığın tedavisinde başarılı sonuçlar alıyoruz. Zor olan hastaya ulaşmak, bunun için de son yıllarda önemli adımlar atıldı. Ülkemizde HIV, evlilik öncesi, ameliyat öncesi ve kan bağışı öncesi alınan testlerle tespit edilebiliyor. Bunun yanı sıra, bulaşma açısından riskli bir durum varsa kişi kendi isteğiyle de test yaptırabiliyor. Hiçbir ücret talep edilmeden ve kişilerin kimlik bilgisi istenmeden, verilen bir kodla test sürecinizi takip edebileceğiniz anonim test merkezleri mevcut. Şişli (İstanbul), Beşiktaş (İstanbul), Çankaya (Ankara), Konak (İzmir), ve Nilüfer (Bursa) ilk kurulan anonim test merkezleri. Bu merkezlerde test yaptırıp aynı gün sonuç almak mümkün.” dedi.
HIV’de erken test ve tanının hayati bir yere sahip olduğunu vurgulayan, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilara İnan ise; “HIV virüsünün keşfinden itibaren yani 1985 yılından bu yana tedavisi olan bir hastalık. Hastalığa yönelik günümüzde de çok etkin ilaçlar geliştirildi. Bu etkili ilaçlarla birlikte virüsün çoğalmasını da çok etkin bir şekilde baskılayabiliyor, bağışıklık sisteminin onarılmasını ve korunmasını sağlayabiliyoruz. Böylelikle HIV ile ilişkili sağ kalım süresini de uzatmış oluyoruz. HIV artık ölümcül değil kronik bir hastalık. Ülkemizde de tedaviye erişim dünyaya kıyasla çok iyi durumda. Türkiye’de tanı konmuş hastalıklarda tedaviyi rahatlıkla planlayabiliyoruz. Dünya genelinde kullanılan pek çok ilaç ülkemizde de ruhsatlı bir şekilde bulunuyor. İlaçlara erişimde de hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz. Dolayısıyla tanı konanlarda tedaviye başlama oranımız yüzde 95-100 seviyelerinde olabiliyor. Burada önemli olan tanı konması. Tanı konduktan sonra doğru tedavi ile, HIV pozitif bireylerde beklenen yaşam ömrü, HIV ile enfekte olmayan kişilerle aynı olabiliyor.” diye konuştu.
HIV tanı ve tedavisinde yaşanan en önemli diğer sorunun ise ayrımcılık olduğunun altını çizen, Ege Üniversitesi HIV/AIDS Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Gökengin, HIV enfeksiyonu, tıbbi olduğu kadar sosyal açıdan da hem HIV ile yaşayan bireyin kendisi, hem de bu bireyin çevresindeki kişiler açısından önem taşıyan bir durum. Enfeksiyon tanımlandığı 80’li yıllarda eşcinsel erkeklerde ortaya çıkan ölümcül bir hastalık olarak biliniyordu. Uzun yıllar boyunca HIV’den korunma önlemlerinin hastalık ve ölüm etrafında şekillenmesi, toplum tarafından bu enfeksiyonun korkulacak bir durum ve toplumsal ahlak kurallarına aykırı davranışlarda bulunan bireylere ait bir hastalık olarak algılanmasına sebep oldu. 90’lı yıllarla birlikte yeni ilaçlar kullanıma girdi ve HIV enfeksiyonu kontrol altına alınabilir bir hastalık haline geldi. HIV ile yaşayan bireyler daha uzun ve kaliteli yaşamaya başladılar. Bu da damgalamayı ortadan kaldıracağı noktasında bir beklenti doğurdu. Ancak ne yazık ki damgalama ve ayrımcılık bir miktar azalmış olmakla birlikte yaşamın her alanında devam ediyor. Damgalama sorunu önemli çünkü hem hastalığın önlenmesi hem de tedavi hizmetlerine erişimin önünde önemli bir engel oluşturuyor. Bununla birlikte sadece eşcinsel erkeklerde ortaya çıktığına yönelik yanlış algı, ailesel, sosyal ve ekonomik zararlara yol açması nedeniyle kalıcı ve yıkıcı bir sorun olarak da kabul ediliyor. 2011 yılında Türkiye’de HIV ile yaşayan bireylerde yaptırdığımız bir anket sonucuna göre, bireylerin yüzde 21’inin damgalanmış olduğunu ortaya koydu. En sık damgalanma nedenleri ise, birey hakkında dedikodu yapılması ve sözle incitilmesiydi. Damgalama nedenlerinin başında ise, toplumun HIV ile yaşayan bireyden hastalık bulaşabileceği korkusu yer alıyor.” dedi.
Her 3 kadından 1'i bu gizli sorunla savaşıyorDünya genelinde milyonlarca kadının ortak kabusu idrar kaçırma… Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem, "İlk belirtide uygulayabileceğiniz ve hayatınızı geri kazanmanızı sağlayacak çok basit ve etkili çözüm yolları var” diyor.18 Haziran 2026 Perşembe 10:51YAŞAM
Uzmanlardan mevsimsel kabusa karşı uyarıKulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gülce Ermutlu, bahar ve yaz aylarında havada artan polen, toz ve nem oranının "bahar nezlesi"nin tetikleyicisi olduğuna dikkat çekti.15 Haziran 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Havuz ve deniz keyfiniz kabusa dönüşmesinOrtak kullanılan havuzlarda insan sağlığını korumak için birçok detaya dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, yazın sık görülen kulak ve burun boğaz hastalıklarına dikkat çekti.15 Haziran 2026 Pazartesi 10:37YAŞAM
Çocuklarda romatizma belirtileriRomatizmal hastalıklarla ilgili olarak romatoloji ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları Antalya’da Uluslararası katılımlı Türk Romatoloji Kongresi’nde bir araya geldiler.11 Haziran 2026 Perşembe 10:34YAŞAM
Aşırı terlemeye terletmeyen çözümDoç. Dr. Muharrem Erol, aşırı terleme konusunda 1 santimlik kesi 30 dakikalık operasyonla ile yüzde 95'lere varan çözümü olduğunu söyledi.10 Haziran 2026 Çarşamba 09:51YAŞAM
Dikkat! MS, kadınlarda daha erken yaşta başlıyor!MS (Multiple Skleroz) hastalığının bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, en sık belirtiler arasında duyusal şikâyetler, güç kaybı ve görme bozuklukları yer aldığını söylüyor.08 Haziran 2026 Pazartesi 11:34YAŞAM
Sağlıklı beslenme, öğrenilen bir beceri!Beslenmenin yalnızca ne yenilip ne yenilmeyeceğini bilmekten ibaret olmadığını belirten uzmanlar, bunun öğrenilen ve yaşamla uyumlu bir davranış olduğunu söylüyor.06 Haziran 2026 Cumartesi 13:18YAŞAM
"Sınav endişesi başarıyı gölgeleyebilir"Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuzhan Tüzün, sınav dönemlerinde öğrencilerde görülen endişenin kontrol edilemediğinde hem ruhsal dengeyi hem de akademik performansı ciddi şekilde olumsuz etkileyebileceğini söyledi.03 Haziran 2026 Çarşamba 10:17YAŞAM
Yüksek tansiyonu tetikleyen 14 şaşırtıcı nedenModern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor.31 Mayıs 2026 Pazar 12:29YAŞAM
“Günde en az üç kez sarılın!”Prof. Dr. Tayfun Doğan, insanın en temel özelliğinin sosyal bir canlı olması olduğunu vurguladı.31 Mayıs 2026 Pazar 12:24YAŞAM
Sıcak havalar cilt hastalıklarını tetikliyorDermatoloji Uzmanı Dr. Seher Tutkun, Artan sıcaklık, nem ve güneş ışınlarının cilt bariyerinde bozulmalara neden olabileceği uyarısında bulundu.29 Mayıs 2026 Cuma 09:37YAŞAM
Bayramda sindirim sorunlarına dikkat!Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, kurban bayramında sindirim sorunu yaşamamak için dikkat edilmesi gereken 10 temel kuralı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.26 Mayıs 2026 Salı 09:57YAŞAM
İşte en sinirli ülkeler sıralaması! Türkiye zirveyi zorluyorGallup'un 2024 Global Emotions Raporu, dünya genelinde toplumların duygu haritasını ortaya koydu. Raporda Türkiye, en yüksek öfke ve stres seviyesine sahip ülkeler arasında ikinci sırada yer aldı.26 Mayıs 2026 Salı 09:31YAŞAM
Kurban etine dikkat! Hemen tüketmeyinKurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi nedeniyle sindirim sorunları, kolesterol, tansiyon ve kan şekeri yükselmelerine karşı uzmanlar uyarıyor.25 Mayıs 2026 Pazartesi 10:19YAŞAM
Bayramda sağlıklı beslenmenin altın kurallarıUzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde; kontrolsüz et tüketimi, hatalı pişirme yöntemleri ve hijyen risklerine karşı uyarılarda bulundu.23 Mayıs 2026 Cumartesi 09:32YAŞAM
Kurban Bayramı'nda sağlık beslenme için 5 altın öneriBeslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Ceyda Nur Kınay, keyifli ve sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenme önerilerinde bulundu.18 Mayıs 2026 Pazartesi 14:03YAŞAM
Uzmanlardan çarpıcı uyarı: “Eviniz sandığınız kadar temiz olmayabilir!”Liv Hospital, Kärcher ve Happ Health iş birliğiyle, modern yaşamın kapalı alanlarda yarattığı gizli tehlikelere dikkat çekmek amacıyla "Görünmeyen Riskler, Gerçek Etkiler" sempozyumu gerçekleştirildi.18 Mayıs 2026 Pazartesi 13:12YAŞAM
İşte bahar hastalıklarına karşı alınacak önlemlerMevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırlarken, Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk alınabilecek önlemleri anlattı.14 Mayıs 2026 Perşembe 11:22YAŞAM
Sosyal medya kıskançlık duygusunu tetikliyor!Sosyal medya, bireylerde kıyaslama ve yetersizlik duygusunu artırabildiğini belirten uzmanlar, bu durumun kıskançlığı daha görünür ve kronik hale getirdiğini söylüyor.08 Mayıs 2026 Cuma 10:28YAŞAM
Bahar aylarında astımı tetikleyen 7 etkene dikkat!Bahar ayları özellikle astım hastaları için riskli bir dönemi de beraberinde getiriyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, bu dönemde acil servise başvurularda ve hastane yatışlarında belirgin artış görüldüğüne dikkat çekti.08 Mayıs 2026 Cuma 10:24YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.