HİPNOZ BEYNİN ANLAMLANDIRMA SÜREÇLERİNİ DESTEKLİYOR!
Hipnoterapinin yalnızca farklı bir bilinç durumu oluşturmakla sınırlı olmadığını...

14 Ağustos 2026 Cuma 13:14
Hipnoterapinin yalnızca farklı bir bilinç durumu oluşturmakla sınırlı olmadığını belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yöntemin beynin dikkat, anlamlandırma, algı ve davranış süreçleriyle ilişkili olduğunu söyledi.
Klinik hipnozda kişinin kontrolünü tamamen kaybetmediğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Hipnoterapi sırasında kişi farkındalığını koruyabilir, süreci hatırlayabilir ve hatta iletişim kurabilir.” dedi. Hipnozun kişinin sorunları karşısında harekete geçmesine ve yeni bakış açıları geliştirmesine destek olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, öğrenmede duygu ve tekrarın önemine de dikkat çekti.
Prof. Dr. Tarhan: “Hipnoz, beynin dikkat, anlamlandırma ve davranış süreçleriyle yakından ilişkili.”
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hipnoterapinin nörobiyolojik temelleri ile dikkat, algı, öğrenme, hafıza, duygu ve davranış üzerindeki olası etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Hipnoz, beynin dikkat, anlamlandırma ve davranış süreçleriyle yakından ilişkili!
Hipnoterapinin son yıllarda psikiyatri ve nörobilim alanındaki çalışmalarla birlikte daha fazla gündeme geldiğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Hipnoz yalnızca farklı bir bilinç durumu oluşturmakla sınırlı değil. Beynin dikkat, anlamlandırma ve davranış süreçleriyle de yakından ilişkili.” dedi.
Hipnozda kişinin terapötik amaçla farklı bir bilinç durumuna geçtiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Bu durum disosiyasyon kavramıyla açıklanabilir. Beynin farklı bilinç durumlarına geçebilme özelliği, hipnoterapinin nörobiyolojik temelini oluşturan önemli unsurlardan biri.” diye konuştu.
Klinik hipnoz, sorun karşısında harekete geçmeyi ve yeni bakış açıları geliştirmeyi destekleyebilir!
Beyindeki yapısal ve işlevsel bağlantıların DTI ve fonksiyonel MR gibi yöntemlerle incelenebildiğini aktaran Prof. Dr. Tarhan, özellikle ‘default mode network’ olarak adlandırılan varsayılan ağın önemine dikkat çekti. Bu ağın kişinin hayal kurduğu, iç dünyasına yöneldiği, kendisi ve yaşamındaki konumu üzerine düşündüğü sırada etkinleştiğini ifade etti.
Default mode network’ün aynı zamanda anlam üretme ve yeni fikirler geliştirmeyle ilişkili olduğunu aktaran Prof. Dr. Tarhan, şunları söyledi:
“Klinik hipnoz bu ağ üzerinde etkili olur. Hipnoz, kişinin yalnızca bir problemin farkına varmasını değil, problem karşısında harekete geçmesini ve yeni bakış açıları geliştirmesini de destekleyebilir.
Hipnozla ilgili araştırmalarda üç temel beyin ağının öne çıktığı görülüyor. Bunlar merkezi yürütme ağı, salience yani önem ve öncelik ağı ve default mode network. Zihinsel imgelemede rol oynayan bazı bölgeler de hipnotik süreç sırasında etkinleşebiliyor.”
Amaç yalnızca mutlu olmak değil, anlamlı ve dayanıklı bir yaşam sürdürebilmek olmalı!
Modern yaşamda dijital teknolojilerin hızlı ödül ve haz arayışını güçlendirdiğine işaret eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu durum da insanları sürekli bir dopamin arayışına yöneltebiliyor. Anlamlı ve uzun vadeli bir yaşam için haz ile mutluluğun birbirinden ayrılması gerekiyor.” dedi.
Bu yaklaşımı Aristoteles’in haz mutluluğu ile anlam mutluluğu ayrımı ve pozitif psikolojinin yeni yorumlarıyla ilişkilendiren Prof. Dr. Tarhan, pozitif psikoloji 2.0’ın yalnızca olumlu duygulara odaklanmadığını; acı, travma ve zorlukları da yaşamın bir parçası olarak ele aldığını belirtti.
Prof. Dr. Tarhan’a göre amaç yalnızca mutlu olmak değil, anlamlı ve dayanıklı bir yaşam sürdürebilmek olmalı.
Hipnotik telkin, bilişsel süreçleri etkileyebiliyor!
Hipnotik telkinlerin algı ve davranış üzerinde değişiklik oluşturabileceğini gösteren araştırmalara değinen Prof. Dr. Tarhan, “Stroop testinde kelimenin anlamı ile yazı renginin birbirinden farklı olması kişinin daha yavaş yanıt vermesine ve daha fazla hata yapmasına neden oluyor. Ancak yüksek derecede hipnotize edilebilir kişilerde, yalnızca yazı rengine odaklanmaları yönündeki telkinin bu etkinin azalmasını sağlayabildiği aktarılıyor.” dedi.
Benzer şekilde, siyah-beyaz görüntülere bakarken renk görme telkini verilen yüksek hipnotize edilebilir kişilerde beynin renk işleme bölgelerinin etkinleştiğini gösteren çalışmaların da bulunduğunu da söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Bu bulgular, hipnotik telkinin bilişsel süreçler üzerinde ‘üstten aşağıya’ bir etki oluşturabileceğine işaret ediyor. Hipnoterapinin uyku sorunları, stres yönetimi, ağrı ve bazı davranışsal sağlık sorunlarında da etkisi araştırılıyor.” şeklinde konuştu.
Klinik hipnozda kişi kontrolünü kaybetmez!
Hipnoterapinin kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Klinik hipnoz kişinin kontrolünü tamamen kaybettiği bir durum değil. Hipnoterapi sırasında kişi farkındalığını koruyabilir, süreci hatırlayabilir ve hatta iletişim kurabilir.” dedi.
Hipnoterapinin temel aşamalarının farkındalık, odaklanma ve gevşeme olarak ele alınabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin öncelikle terapiye gönüllü olması ve ne üzerinde çalışacağını fark etmesi, ardından dikkatini belirli bir noktaya yöneltmesi ve gevşemesi gerekiyor.
Hipnoterapinin kişinin ihtiyacına göre şekillendirilmesi gerekir. Terapi öncesinde kişinin sorunları, güçlü ve zayıf yönleri, kendilik şemaları, tetikleyicileri ve çalışma hipotezi değerlendirilmeli. Böylece hipnoterapi daha sistematik bir tedavi sürecinin parçası hâline getirilebilir.” diye konuştu.
Duyguyla ilişkilendirilen bilgi daha kalıcı olur, tekrarlandıkça alışkanlığa dönüşebilir!
Beynin öğrenme ve hafıza süreçlerinde tekrarın ve duygunun önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bir bilgi duyguyla ilişkilendirildiğinde daha kalıcı hâle gelebilir, tekrarlandıkça davranışa ve alışkanlığa dönüşebilir.” dedi.
Bu nedenle hipnoterapide de tekrarın önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:
“Kişiye otohipnoz tekniklerinin öğretilmesi kazanımların günlük yaşama taşınmasına katkı sağlayabilir. Beynin öğrenme süreçlerini açıklarken 5N1K yaklaşımından faydalanılabilir. ‘Kim, ne, nerede, ne zaman, nasıl ve niçin’ soruları bilgiyi anlamlandırmaya yardımcı olur. Özellikle bir bilginin ‘neden’ gerçekleştiğinin anlaşılması, bilginin zihinde daha anlamlı ve kalıcı hâle gelmesini sağlayabilir.”
Nörofeedback ile kişi kendi beyin süreçlerini düzenlemeyi öğrenebilir!
Prof. Dr. Tarhan, nörofeedback uygulamalarını da beynin çalışma biçiminin eğitilmesi üzerinden açıkladı. Kişinin kendi beyin dalgalarına ilişkin geri bildirim almasının, dikkat ve stres yönetimi gibi becerilerin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini belirtti.
Bu süreci orkestra şefine benzeten Prof. Dr. Tarhan, beynin yürütücü işlevlerinden sorumlu frontal bölgenin farklı beyin süreçlerini koordine eden bir yönetici gibi düşünülebileceğini; Nörofeedback ile kişinin bu süreçleri daha iyi düzenlemeyi öğrenebileceğini söyledi.
Beynin algılama ve yorumlama biçimi, fiziksel deneyimler üzerinde önemli rol oynar!
Hipnozun uykuya benzeyen ancak uykudan farklı bir bilinç durumu olduğunun altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hipnoz sırasında kişinin bilinci açık kalabilir. Uyku öncesinde verilen olumlu telkinler de kişinin zihinsel süreçleri üzerinde etkili olabilir.
Ayrıca beynin algılama ve yorumlama biçimi fiziksel deneyimler üzerinde önemli rol oynar. Fantom fenomenini göz önüne alırsak uzvu ampute edilen bazı kişilerin olmayan uzuvlarında ağrı veya hareket hissedebilmesi, beynin bedensel algıyı nasıl oluşturduğunu gösteren örneklerden biridir.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.