GLOKOMUN BU BELİRTİLERİNE DİKKAT
Hiçbir yakınmanız olmasa bile 40 yaşından sonra mutlaka…

22 Mayıs 2024 Çarşamba 13:09
Halk arasında ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen glokom dünyada en önemli görme kaybı ve körlük nedenleri arasında 2. sırada yer alan bir hastalık.
Ülkemizde yaklaşık her 13 kişiden 1’ine görme sinirinin ilerleyici hasarıyla seyreden glokom tanısı konuyor. Glokom yenidoğan döneminden itibaren her yaşta görülse de genellikle 40 yaşındaki kişilerde ortaya çıkıyor. Özellikle ailesinde glokom öyküsünün olması ise riski 7 kat artıyor. Tedavide gecikildiği takdirde kalıcı görme kaybı ve körlükle sonuçlanan glokom açık açılı ve kapalı açılı olmak üzere temel olarak iki gruba ayrılıyor.
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Nezih Özdemir, en sık görülen açık açılı glokomun çoğunlukla görme alanında belirgin bir hasar oluşturuncaya dek belirti vermemesi nedeniyle erken teşhis için yılda en az bir kez göz muayenesi yapılması gerektiğine dikkat çekerek, “Glokomda oluşan görme sinirindeki hasarı geriye döndürmek mümkün değildir. Bu nedenle kalıcı görme kaybını önlemenin tek yolu, hastalığa erken tanı konulmasıdır. Dolayısıyla erken tanı için hiçbir yakınması olmasa bile herkesin yılda bir kez göz muayenesi ve göz tansiyonu kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Ailesinde göz tansiyonu olanlar ise daha sık kontrolden geçmelidir” diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Nezih Özdemir, sinsi ilerlese de glokomun bazen çeşitli yakınmalara da neden olabildiğini belirterek, “Özellikle sabahları belirginleşen baş ağrısı veya geceleri ışıkların etrafında hareler görülmesi glokomun önemli bir belirtisi olabilmektedir. Bu durumda hemen bir hekime başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor.
Göz içindeki sıvının dengesi bozulunca…
Glokom, gözün içerisinde üretilen ve küçük kanalcıklar yoluyla gözü terk eden aköz sıvısının dengesinin bozulması nedeniyle gelişen bir hastalık. Gözümüzde üretilen ve göz yapılarını besleyen aköz sıvısı normal durumlarda gözden dışarı atılıyor. Göz içi sıvısının dışa akım yollarında bazı sebeplerden dolayı tıkanıklık gelişiyor. Dolayısıyla üretilen sıvı ile dışarı atılan sıvıda dengesizlik oluşuyor. Gözün içindeki sıvı hacminin artması sonucu gözün içindeki basınç yükseliyor. Gözde yükselen basınç göz sinirlerinin geri dönüşümsüz hasar görmesine neden olabiliyor. Dr. Nezih Özdemir, glokomun dikkatli bir göz muayenesi ile teşhis edilebildiğini belirterek, “Hastanın göz içi basıncının ölçülmesi, göz dibi muayenesi ve göz sinirlerinin incelenmesi, görme alanı testinin yanı sıra görme siniri ve sinir lifi tabakasını inceleyen ileri tetkikler ile teşhis konulabilmektedir” diye konuşuyor.
Pek çok etken riski artırıyor!
Yüksek göz tansiyonu glokomun en önemli nedeni olmasına karşın hastalığa yol açabilen pek çok risk faktörü mevcut. Yaşın ilerlemesi, kalıtımsal faktörler, sistemik hipertansiyon, arterioskleröz gibi vasküler hastalıklar, kollajen doku hastalıkları, böbrek hastalıkları, hematolojik bozukluklar ve neoplastik hastalıklar da glokoma yol açabiliyor. Ayrıca endokrin bozukluklar ile hipofiz tümörü, cushing sendromu, diyabet veya tiroit gibi hastalıkların varlığında da glokom gelişebiliyor.

Sabahları belirginleşen baş ağrısına dikkat!
Hastalığın başlangıç aşamasında az sayıda hücre etkilendiği için hasta görmeyle ilgili bir olumsuzluk algılamıyor. Sinir hücrelerinin kaybına bağlı olarak zamanla görüntü bozuluyor ve gördüğümüz alanda kayıplar oluşuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Nezih Özdemir, erken evrede genellikle sinsi ilerlese de glokomun bazen çeşitli belirtiler ile kendini belli edebildiğine işaret ederek, “Hastalar bazen bulanık görme, sabahları belirginleşen baş ağrıları, geceleri ışıkların etrafında halka görülmesi, televizyon izlerken göz çevresinde ağrı gibi sorunlardan yakınabilmektedirler. Göz tansiyonunun çok yükselmesi ise hastalığın artık ileri evreye geldiği anlamına gelmektedir” diyor.

Görme kaybının ilerlemesi önlenebiliyor!
Glokom birçok hasta tarafından ancak belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark ediliyor. Çok ilerleyen ve tedavi edilmemiş durumdaki glokomda geri dönüşsüz görme kaybı kaçınılmaz oluyor. Dolayısıyla tedavide görme kaybının ilerlemesini önlemek hedefleniyor. İlk basamak tedavi olan medikal yöntemden oldukça etkili sonuçlar elde ediliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Nezih Özdemir, ilaç tedavisinin yetersiz veya etkisiz olduğu durumlarda ise çeşitli cerrahi yöntemlerden faydalanıldığını belirterek, “Hangi cerrahi yönteme başvurulacağına hastanın muayene bulgularına göre karar verilmektedir. Günümüzde hastanın ihtiyacına göre değişik cerrahi yöntemler uygulanmaktadır. Genellikle kanal açılarak yapılan trabekülektomi yöntemi tercih edilmektedir. Ayrıca göz içindeki sıvıyı boşaltan kanalın açılması veya göze gelen sıvının göz yüzeyinden uzaklaştırılması yöntemi olan drenaj uygulamaları da vardır. Bu yöntemler sayesinde görme kaybının ilerlemesi önlenebilmektedir. Tedavinin başarılı olmasındaki en önemli kriter ise hastanın doktorunun önerilerine uymasıdır” diyor.
Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!Beyin sağlığını korumak, artık yalnızca nörolojik hastalıkları tedavi etmekten ibaret görülmüyor.07 Ağustos 2026 Cuma 21:32YAŞAM
Böbreklerin verdiği sinyallere dikkatBöbrekler, vücudun atık maddelerden arındırılmasını sağlayan...07 Ağustos 2026 Cuma 11:57YAŞAM
Yemek sonrası şişkinliğin sebebi bu olabilir!Yemek sonrası karın şişkinliğinin nedeni diyafram ve karın kaslarının uyumsuz çalışması olabilir07 Ağustos 2026 Cuma 11:56YAŞAM
Geleceğin doktoru biraz da mühendis olmak zorunda!Tıp eğitiminin kolay olmadığını, bu zorluğun insan hayatını...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:52YAŞAM
Kadın arkadaşlıkları ruh sağlığını güçlendiriyor!Uzmanlar, kadın arkadaşlıklarının, duygusal paylaşım ve...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:39YAŞAM
Ünlü hayranlığı duygusal bağımlılığa dönüşebilirÜnlüleri takip etmek, onların yaşamlarına ilgi duymak...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:48YAŞAM
Yağmur sonrası denize girerken dikkatDenize girerken çoğu kişi öncelikle güneşten korunmayı...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:47YAŞAM
İklim Krizi Su Stresini Artırıyor“Su güvenliği, şehirlerin iklim krizine karşı en kritik dayanıklılık alanı haline geliyor”06 Ağustos 2026 Perşembe 12:45YAŞAM
Yaşlanma korkusunu kırışıklıklardan fazlası besliyor!Yaşlanma korkusunun temelinde çoğu zaman kırışıklıkların değil...04 Ağustos 2026 Salı 18:57YAŞAM
Her 5 derece kalp krizi riskini %5 artırıyorBunaltıcı yaz sıcaklarında kalbinizi koruyacak öneriler...04 Ağustos 2026 Salı 13:12YAŞAM
Kardeşlik ilişkisinin niteliği psikolojik dayanıklılığı artırıyor!Kardeş sahibi olmanın tek başına psikolojik dayanıklılığı...04 Ağustos 2026 Salı 12:52YAŞAM
Çölyaklı çocuklarda diş macunu seçimine dikkatGlutensiz etiketi tek başına yeterli değil...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:16YAŞAM
Dondurma yerken dişiniz ağrıyorsa dikkat!Dondurma yerken oluşan ağrının nedeni sadece hassasiyet olmayabilir!03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:14YAŞAM
Yanlış terlik kullanımı ayak sağlığını tehdit ediyorYaz günlerindeki yüksek sıcaklıklar nedeniyle artan terleme03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:11YAŞAM
Günlük alışkanlıklar akneye davet çıkarıyorGün içinde yüzünüzü sık sık yıkıyor, gözünüze büyük gelen sivilcelerinizi sıkıyor...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:02YAŞAM
Bel fıtığına neştersiz çözüm!Bel fıtığında 'nükleoplasti' dönemi...03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:58YAŞAM
Ebeler artık sadece doğum yaptırmıyor!Ebeler kadınların sağlık yolculuğuna eşlik eden profesyoneller oldu!01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:47YAŞAM
Beyin aşk acısını fiziksel acı gibi algılıyor!Ayrılık sonrasında yaşanan acının...01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:44YAŞAM
Yazın böbrek taşına karşı 4 etkili yöntem!“Böbrek taşım olsaydı ağrı yapardı, demek ki yok” yanılgısına düşmeyin!31 Temmuz 2026 Cuma 12:47YAŞAM
Yorgunluğun altından hormon çıkabilir!Yaz yorgunluğunun altından hormon dengesizlikleri çıkabilir31 Temmuz 2026 Cuma 12:26YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.