ERGENLERE YAKLAŞIM KONUSUNDA ÖNERİLER
Pandemi döneminde ergenlere yaklaşım nasıl olmalı?

27 Mayıs 2021 Perşembe 14:46
İçerisinde bulunduğumuz pandemi döneminin her yaş için pek çok zorluğu beraberinde getirdiğini belirten uzmanlar, bu süreçte özel bir dönemden geçen ergenlerin de farklı sorunlar yaşayabileceğine işaret ediyor. Okul ve akran iletişiminin azalmasıyla ortaya çıkan izolasyonun yalnızlık ve depresyon belirtilerine yol açtığına dikkat çeken uzmanlara göre, bu dönemde gencin arkadaşlık edinmesi ve sosyal ilişkiler kurması desteklenmeli.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, ergenlik dönemi ve pandemi döneminde ergenlere yaklaşım konusunda değerlendirmelerde bulundu.
“Ergenlik, kişinin ne bir çocuk ne bir yetişkin olduğu, henüz kendi toplumsal sorumluluklarına sahip olmadığı ama rolleri keşfedebileceği, sınayabileceği, deneyebileceği bir ara evre olarak kabul edilebilir” diyen Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Ergenlik dönemi hızlı fiziksel büyüme, zihinsel işlevlerde gelişme, hormonal, duygusal değişiklikler ve sosyal gelişmelerin yaşandığı bir dönemdir. Ergenlik, ülkemizde kızlarda ortalama olarak 10-12, erkeklerde 12-14 yaşları arasında başlar ve genellikle 21 – 24 yaşları arasında sona erer.” dedi.
Duygusal iniş çıkışlar yaşanır
Ergenlerin yetişkin olmaya başladıkça fiziksel olarak değişime uğradıklarını, duygusal olarak iniş ve çıkışlar yaşadıklarını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Ergenlerin fiziksel gelişimi daha hızlı bilişsel gelişimi ise daha yavaş olduğu için bedenleri hızlı bir şekilde yetişkin görünümüne ulaşsa da bilişsel olarak yavaş yavaş soyut kavramları daha çok düşünmeye, daha karmaşık problemler çözmeye ve diğer kişilerin bakış açılarını anlamaya başlarlar.” dedi.
Kimlik arayışında önemli bir dönem
Ergenlik döneminde kişinin kimliğini bulma yolunda zorlu bir süreçten geçtiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Önceki durumlarına göre ahlaki ve etik bakımdan daha yüksek bir sağduyuya sahip olurlar ancak fiziksel gelişimdeki hızla olan dengesizliği yüzünden ergenler, bu dönemde bağımsız olma ve kimliklerini bulma yolunda çok zorlu bir süreçten geçmeye başlarlar. Kimlik oluşturma sorunları, karar verirken dürtüsel olma potansiyallerindeki yükseklik, yaşıtlarına karşı kendilerini kanıtlama çabaları özgüvenlerindeki iniş çıkışlar, ergenlerin bu dönemde suç işleme, şiddete başvurma, çete faaliyetlerine katılma ve uyuşturucu madde kullanma ihtimallerini arttırır. Yine duygu durum olarak da bazen mutlu, bazen üzgün olurlar ve çoğu zaman da neden böyle hissettiklerini açıklayamazlar.”
Arkadaş ilişkilerini ailesiyle paylaşmak istemeyebilir
“Ergenlik pek çok değişikliğin ve zorlukların meydana geldiği bir dönem olması kaçınılmaz bir çatışma ve gerilim anlamına gelmez” diyen Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Her ne kadar birçok aile zaman zaman ergen çocuklarıyla kavga etseler de bu sorun bazı ailelerde fazla olmaktadır. Aile bu evrede çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını görür ve ne yapacağını bilemez. Ergen arkadaşlarına çok daha fazla zaman ayırır ve aileyi beğenmiyor, önemsemiyor gibi görünür. Özel hayatını, yaşadıklarını, arkadaş ilişkilerini aileye anlatmak istemez. Odasına izinsiz girilmesini istemez odasında tek başına vakit geçirmek ister, teknolojik aletlere, arkadaşlarına, yaşıt ortamına daha fazla zaman ayırır. Arkadaş ortamında sigara alkol ve hatta keyif verici diğer maddeleri, cesaret gerektirdiği düşünülen ama suçla da ilgisi olabilen olayların içinde kendini bulabilir. Hoşlandığı ve cinsel çekim hissettiği kişilerle daha yakın olmak için çaba gösterebilir. Kendine rol model olacak yeni kişi arayışına girebilir. Bunlar arkadaş, sporcu, pop yıldızı, dizi karakteri gibi kişiler olabilir. Birbirinden farklı özelliklere sahip, farklı uçlarda yer alan rol modeller seçebilir kendine. Model aldığı kişiler sıklıkla değişebilir. Ailenin kaygıları ve korkusu artar. Çocuğunu kontrol etmeye çalışır. Ergen ailenin isteklerini baskı olarak algılar, aile de ergenin isteklerini isyan olarak algılar. Çatışmalar başlayabilir. Ergenlik döneminde aile, okul, toplumsal gruplar ve kitle iletişim araçları, ergenin toplumsal kimliğini oluşturmasına ve toplumda saygınlık kazanmasında etkili olan etmenlerdendir.” diye konuştu.
Arkadaşlıklar kurması desteklenmelidir
Ailelerin öncelikle çocuğunun arkadaşlık kurmasını ve sosyalleşmesini desteklemesi gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Ama elbette arkadaşlıklarını hem kendilerinden saklamasına mani olmak hem de ortamı hakkında bilgi sahibi olmak için arkadaşlarını nazikçe çağırmalı, önyargısız yargılamadan onlarla sohbet etmeli ve yine yargılayıp eleştirmeden ya da yasaklar koymadan arkadaşlarıyla ve içinde bulunduğu ortamla ilgili fikirlerini çocuğuna belirtmeli ve onun kendisinin arkadaşlıklarındaki veya dahil olmaya çalıştığı gruptaki potansiyel sorunları kendisi görüp değerlendirmesi için ayrı bir pencere açılmaya çalışılmalıdır.” tavsiyesinde bulundu.
Sakin ve rahatlatıcı tavırla konuşulmalıdır
Çocuğun yaşamış olduğu bir sorun veya yaptığı bir yanlışlıkla anne babasına geldiğinde sakin ve rahatlatıcı bir tavırla sonuna kadar dinlenmesi gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Sözü kesilip kızıp bağırılmamalı ya da direkt yargılamaya geçilmemelidir. Çözüm odaklı olunmalıdır. Anne baba olarak kendi eksiğimiz ve yanlışımız olup olmadığı da çocukla konuşulmalıdır ve ortak bir çözüm yolu aranmalıdır. Unutulmamalıdır ki esas amaç ne olursa olsun, ne yapmış olursa olsun çocuğun yalan söylemesine mani olunmalıdır. Bunun da tek yolu çocuğun koşulsuz bize güvenmesi, ne anlatırsa anlatsın sonuna kadar dinleyeceğimizi bilmesi ve çözüm odaklı bir şekilde yargılamadan yanında olacağımıza inanmasıdır. Her ergen hata yapabilir önemli olan zamanında tedbir alabilmektir.” dedi.
Kıyaslama yapmayın
Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Hiç unutmayın ergen çocuğunuzda cinsiyet ayrımı yapmayın, yargılamayın, eleştirmeyin kıyaslamayın, direkt yasaklama ve ceza yöntemine başvurmayın çünkü o da kendi duyguları, değer yargıları, kriterleri olan bir birey.” uyarısında bulundu.
Azalan okul ve akran iletişimi olumsuz etkiliyor
Covid-19 pandemisinin yol açtığı can ve mal kayıplarının, hastalığın yayılmasını önlemek için yapılmak zorunda kalınan ve süreleri uzatılan evde kalma, sokağa çıkış kısıtlamalarının, sosyal kısıtlama ve karantina uygulamalarının kolay etkilenebilir bir grup olan ergenler de dahil toplumların her kesiminden bir çok kişinin hayatında belirgin bozulmalara yol açtığını hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Azalan okul ve akran etkileşimi, uzaktan eğitime alışkın olmayan öğrencilerin bu sisteme kısa sürede adapte olmaya çalışması, tatil havasından çıkıp derslere adapte olamamaları, artan izolasyon ve yalnızlık duygusu, açık alanda yapılan aktivitelerin azalması, artan ev içi zaman, uyku, yeme gibi gün içi rutinlerin bozulması, çocuğun artan ekran ve sosyal medya maruziyeti, artan ekonomik zorluklar, ebeveynin iş kaybı, ev içi çatışma ve şiddet gibi pek çok etken ergen yaş grubunda, başta depresyon ve kaygı bozuklukları olmak üzere, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozuklukları gibi ruhsal sorunlara yol açmış veya pandemi öncesinde halihazırda var olan sorunların şiddetini arttırmıştır.” dedi.
Yalnızlık duygusu ve depresyon belirtileri arttı
Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, bu dönemde yurt dışında yapılan bilimsel çalışmaların, ergenlerde pandemi döneminde somatik yakınmaların arttığını, fiziksel aktivitenin azaldığını, yalnızlık duygusunu, depresyonu, kaygı belirtilerini ve madde kullanımında artış olduğunu, ekran başında kalma sürelerinin uzadığını ve üretkenliğin düştüğünü bildirdiğini kaydetti.
Ekran kullanım süreleri arttı
Yine odaklanma güçlüğü, can sıkıntısı, irritabilite, huzursuzluk, sinirlilik, yalnızlık, endişe ve kaygı semptomlarının pandemi sürecinde çocuklarda en sık gördükleri değişiklikler olarak ebeveynler tarafından bildirildiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, şunları söyledi:
“Bunlara ek olarak ebeveynler, çocuk ve ergenlerin ekran başında geçirdikleri sürelerin uzadığını, daha az hareket ettiklerini ve daha uzun saatleri uykuda geçirdiklerini bildirmişlerdir. Pandemiyle azalan yüz yüze iletişim ve sosyal etkileşim; internetin sosyalleşmek ve boş zaman aktiviteleri için daha yoğun kullanılmasını beraberinde getirmiş olup pandemide artan ekran süreleri ve sorunlu internet kullanımı gerçekten pandemi döneminde önemli problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sanal zorbalık ve oyun bağımlılığına dikkat
Bu riskler içinde kişisel bilgilerin uygun olmayan şekilde paylaşımı, yabancı yaşıt özelliklerle iletişime geçebilme durumu, sanal zorbalık, şiddet ve istismar davranışları, suç ilişkili davranışlara özendiren yasaklı sitelerin kullanımı, yasaklı maddelere kolay ulaşım ile ortaya çıkan yasadışı aktiviteler ve artan oyun bağımlılığı yer almaktadır.
Ayrıca ergende pandemiden öncede var olan tedavi edilmiş veya tedavisi devam etmekte olan ruhsal hastalık olması, yine pandemi öncesinden var olan travmalar, ebeveynde ruhsal hastalık varlığı ebeveynin bu dönemde maddi manevi stres düzeylerinin yüksek olması pandemi sürecinde ruhsal sorunların gelişim riskini artırmaktadır.”
Bu dönemde ne yapılmalıdır?
Bu olumsuzluklarla ilgili olarak öncelikle ergenlerde yatma ve kalkma saatlerini okula devam ediyormuş gibi düzenleyecek günlük bir rutin oluşturulması gerektiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Akranları ve aile üyeleriyle düzenli iletişim kurmak, pandeminin yol açtığı belirsizlik ve stresle daha kolay başa çıkabilmek için bu süreci sanatsal faaliyetlerini ve hobilerini gerçekleştirmek ve geleceklerini değerlendirmek planlar yapmak için bir fırsat olarak görülmeye itilmesi ve kişisel gelişim üzerinde bu süreçte durulmasının ergenlerin ruhsal iyi oluşlarını arttırdığı bilimsel çalışmalarda yer almaktadır. Bu süreçte ebeveynlere çok iş düşmektedir. Ortak okuma saatleri belirleme, bulmaca, ev oyunları gibi aktivitelerin yaşama eklenmesi, internette öğrenilebilecek sanatsal ve sporsal ilgi alanı ve aktivitelerin beraber yapımı, her gün çocukla rahatlatıcı sohbetler edilmesi ve ailenin diğer üyeleri ve yaşıtlarla uzaktan iletişimin desteklenmesi, beraber film izlemek izin verilen saatlerde beraber yürüyüşe çıkılması, filmler, diziler izlenmesi ebeveynlerin de çabasıyla ile işleri kolaylaştırabilecek önlemlerdir.” diye konuştu.
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
Düşmeyen kilonuzun nedeni lodos olabilirSon günlerde birçok kişi beslenme alışkanlıklarında belirgin bir değişiklik yapmamasına rağmen yüz, eller, ayak bilekleri ve karın bölgesinde şişkinlik yaşadığını ifade ediyor.10 Şubat 2026 Salı 14:47YAŞAM
Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına dikkat!Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.07 Şubat 2026 Cumartesi 11:08YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.