EN ÇOK AYAK BİLEĞİNDEN YARALANIYORUZ
Spor yaralanmalarında ilk müdahale nasıl yapılmalı?

24 Eylül 2021 Cuma 20:27
Futbol, basketbol, tenis, kayak gibi ağır sporlar, spor yaralanmalarının sık görüldüğü aktivitelerin başında geliyor. Uzmanlar, tüm spor yaralanmalarının yüzde 20-30’unun ayak bileğinde meydana geldiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre spor yaralanmaları 1-7 gün spordan uzak kalmaya neden olmuş ise hafif, 8-21 gün spordan uzak kalamaya neden olmuş ise orta, 21 günden fazla spordan uzak kalmaya neden olmuş ise ağır olarak değerlendiriliyor. Yaralanan sporcunun düzgün bir şekilde spor alanı dışına alınması ve ödem gelişmemesi için vakit kaybetmeden buz tedavisi uygulanması öneriliyor.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci, spor yaralanmaları türleri hakkında bilgi paylaştı ve yaralanmalara yol açan etkenlere dikkat çekti.
Fiziki sınırların zorlanması spor yaralanmalarına yol açıyor
Futbol, basketbol, tenis, kayak gibi ağır sporlarda spor yaralanmalarının daha sık görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Deniz Demirci, “Özellikle sporu spor olsun diye ara sıra yapan bazı amatör sporcularda, çok basit bir travmayla daha kolay spor yaralanması gelişebiliyor. Spor yaralanmaları, günlük yaşantımızda yaptığımız işlerden ziyade, daha çok fiziki sınırların zorlanması sonucu meydana geliyor. Günümüzde spor yapanların sayısında ciddi bir artış yaşandığı rahatlıkla söylenebilir. Spor yapan bireylerin bir kısmı performans sporu yaparken, diğer kısım kendisini sadece yürüyüşle kısıtlıyor.” dedi.
Sporun önemi arttıkça yaralanmalar da arttı
Sporun önemi giderek daha net bir şekilde anlaşıldıkça spor yapan bireylerin sayısının da arttığını ifade eden Demirci, “Buna paralel olarak spor sakatlanmaları adı verilen rahatsızlıklardan şikayetçi bireylerin sayısında da artış meydana geldi. Spor yaparken birtakım zorlamalardan dolayı baş gösteren spor yaralanmaları genellikle baş ve boyun yaralanmaları, omuz eklem ve çevresi yaralanmaları, dirsek eklemi yaralanmaları, ön kol el bileği ve parmak yaralanmaları, sırt ve bel yaralanmaları, kalça eklem yaralanmaları, bacak bölgesinde ayak bileği ve diz yaralanmaları şeklinde sınıflandırabilir.” diye konuştu.
Sakatlık 21 günden fazla sürdüyse dikkat!
Bir spor yaralanmasının ciddiyet derecesini anlayabilmek için altı temel olgunun değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Deniz Demirci, “Bu olgular; yaralanmanın oluş biçimi, tedavi şekli ve süresi, spordan uzak kalınan süre, kaybedilen işgünü, kalıcı hasar ve maddi olarak maliyettir. Bir spor sakatlığının ciddiyeti bu olguların tek tek ele alınıp, değerlendirilmesi sonucu anlaşılır. Örneğin 1-7 gün spordan uzak kalmaya neden olmuş ise hafif, 8-21 gün spordan uzak kalamaya neden olmuş ise orta, 21 günden fazla spordan uzak kalmaya neden olmuş ise ağır bir yaralanmadan bahsedilebilir.” ifadelerini kullandı.
Spor yaralanmalarının yüzde 20-30’u ayak bileğinde gerçekleşiyor
Prof. Dr. Deniz Demirci, tüm spor yaralanmalarının yüzde 20-30’unun ayak bileğinde meydana geldiğine dikkat çekti ve sözlerine şöyle devam etti:
“Ayak bileği yaralanmalarının yüzde 85’i “sprain” şeklinde ortaya çıkıyor. Burkulmalarda öncelikle lateral ligamentler, medial ligamentler, tibiofibular syndesmosis ligamentöz yapılar etkileniyor. Özellikle kısa mesafe koşuları veya futbol gibi depar içeren sporlarda kas yaralanmaları ile sıklıkla karşılaşılabiliyor. En çok arka uyluk kaslarında yaralanma görülüyor. Stres kırığı olarak da adlandırılan aşırı kullanım yaralanmalarına en çok alt ekstremite ve tibia, fibula, femur ile pelvis gibi metatarsal kemikler maruz kalıyor. Omuz yaralanmaları, menisküs gibi diz eklemi rahatsızlıkları ve çocukluk çağına özgü spor yaralanmaları sendromu da sıkça görülebiliyor. Diz eklemi, insan vücudunda en sık yaralanan bölge olarak ön plana çıkıyor. Performans isteyen sporlarda yaşanan fiziki zorlanmalar, menisküs ve çapraz bağ yırtıklarına yol açabiliyor. Bununla birlikte ciddi travmalarda kemik kırıkları ve eklem çıkıkları gibi sıkıntılar da meydana gelebiliyor.”
Yaralanmaların yüzde 75’i sorunsuz iyileşiyor
Sportif faaliyetler sırasında çok değişik yaralanmalarla karşılaşmanın mümkün olduğunu ifade eden Demirci, “Bu yaralanmaların yüzde 75’i önemsiz olduğu için bir sorun oluşturmadan iyileşiyor. Yüzde 25’i ise sportif faaliyete ara vermeyi gerektiren kısa veya uzun süreli tedaviye ihtiyaç duyuyor. Bu travmalar sırasında bazı faktörler yaralanmayı kolaylaştırıyor ve iyileşme süresini uzatıyor. Bireysel ve çevresel nedenlerin spor yaralanmasına yol açan faktörler olduğunu söyleyebiliriz. Zayıf kas ve kemik yapısı, daha önceden geçirmiş olduğunuz yaralanmalar ve ameliyatlar, anatomik bozukluk, kronik hastalık ve enfeksiyonlar, psikolojik problemler, yaş ve cinsiyet bireysel nedenler olarak tanımlanıyor. Antrenmansız bir şekilde fiziksel sınırları zorlamak, kötü ve yanlış malzeme seçimi, spor kurallarına uymamak, spora uygun olmayan zemin ve kötü hava koşullarını da çevresel faktörler olarak değerlendirebiliriz.” dedi.
Bunları yaparak spor yaralanmalarını önleyebilirsiniz…
Prof. Dr. Deniz Demirci, spor yaralanmalarını önlemek için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:
- Öncelikle sağlık taraması ile spora engel bir durumun olup olmadığı saptanmalı,
- Daha önceden bilinen sağlık problemi mevcut olduğu takdirde spor yapmaya karar vermeden önce doktora danışılmalı ve riskli sporlardan uzak durulmalı,
- Yapılacak spora dair detaylı bir şekilde bilgi edinilmeli ve bu spora uygun giysi, ayakkabı ve malzeme kullanılmalı,
- Spor esnasında aşırı yorgunluk, çarpıntı ve baş dönmesi gibi durumlar oluştuğu takdirde spora son verilmeli ve,
- Temas ya da yarışma sporuna başlamadan önce en az 15 - 20 dakika ısınma ve adaleleri germe egzersizleri yapılmalıdır.
İlk müdahale önemli
Spor yaralanmalarının tedavi sürecinde ilk müdahalenin önemine vurgu yapan Demirci, “İlk yardım veya ilk müdahale, olay yerinde ilk olarak uygulanan işlemdir. Başlangıçta, yaralanan sporcu düzgün bir şekilde spor alanı dışına alınmalı, akabinde yaralanan bölge istirahat pozisyonuna getirilmeli ve bu bölgede ödem gelişmemesi için vakit kaybetmeden 10-15 dakika boyunca direkt olarak ciltle temas etmeyecek şekilde buz tedavisi yapılmalı. 2 saat arayla günde 5-6 kez uygulanabilecek olan buz tedavisinin ardından, yaralanan bölgeye uygun bir bandaj ile kompresyon ya da atel uygulanmalıdır. Sonuç olarak spor yaralanmalarının ön tedavi döneminde uygulanan yöntemler, koruma, dinlenme, buz, kompresyon ve elevasyon dan oluşuyor. Spor yaralanmalarında yaralanmanın şiddetine, hasarına ve yerine göre kesin tedavi, konservatif tedavi, fizik tedavi ve cerrahi tedaviler uygulanıyor.” dedi.
Uygun tedavi uygulanmazsa spora dönüşte sorun oluşuyor
Prof. Dr. Deniz Demirci, genellikle uygun tedavi uygulandıktan sonra birçok spor yaralanması sonrası spora dönmenin mümkün olduğunu ifade etti ve sözlerini şöyle tamamladı:
“Ancak yaralanmanın şiddetine göre spora dönüş süresi uzayabiliyor. Spor yaralanmaları sonrasında spora dönüşte yaşanan sorunlar çoğunlukla uygun tedavinin uygulanmamasına veya tedavi tam tamamlanmadan spora erken dönmeye bağlı oluyor. Bunun sonucunda sorunlar kronik bir hal alarak sportif performansı etkileyebiliyor. İster konservatif yöntemlerle, ister cerrahi olarak tedavi edilsin, spor yaralanmaları sonrası başarılı sonuçların alınması için sporcunun tedavisinin birbirleri ile koordine olarak çalışan ortopedist, fizik tedavi doktoru, spor hekimi ve fizyoterapisten oluşan tecrübeli bir ekip tarafından yapılması en uygun yöntemdir. Örneğin aşil tendon kopmaları, dizde ciddi kıkırdak yaralanmaları gibi çok ciddi yaralanmalardan sonra iyi bir tedavi uygulansa bile spora döndükten sonra eski performansa tam olarak ulaşılamayabilir.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.