DÜŞÜK TANSİYONLULARA ÖZEL ÖNERİLER
Ağırlık kaldırmayın, balon şişirmeyin, çok yemeyin dikkat!

21 Eylül 2018 Cuma 15:48
"Benim tansiyonum hep düşük" diyorsanız, tansiyon hastası olma riskiniz de düşük demektir. Ama bir grup düşük tansiyonlu bu kadar şanslı değil! Tansiyon hastası olmasalar bile yorgunluktan bulantıya, çarpıntıdan bayılmaya kadar varan günlük hayatlarını ve hayat kalitelerini etkileyebilen sorunlar yaşayabiliyorlar. Peki, düşük tansiyonla yaşamanın sırları neler? Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yeşim Yılmaz Can bu kişilere yönelik genel ve acil durumlardaki yapabilecekleri konusunda önerilerde bulunuyor.
Yüksek tansiyon günümüzde sık rastlanan bir sorun. O nedenle sağlıkla ilgili sohbetlerin başında tansiyon gelir. Ama bazılarımız var ki, "düşük tansiyonlu" olarak tanımlarlar kendilerini ve yüksek tansiyonlu olanlara göre şanslı olduklarını düşünürler. Gerçekten de yüksek tansiyon hastası olma riskleri düşük. Hatta ilerleyen yaşla beraber kan basıncı doğal olarak artacağı için, bu kişilerin yakınmaları azalıyor. Ama bu durum, tansiyona bağlı sorun yaşamayacakları anlamına da gelmiyor. Zira bazı düşük tansiyonlu kişilerde sürekli yorgunluk, sıcağa tahammülsüzlük, aniden ayağa kalktığında göz kararması, bulantı, çarpıntı ve bazen bayılmaya kadar varan, günlük hayatlarını ve hayat kalitelerini etkileyebilen yakınmalar ortaya çıkıyor.
Bayılma, vücudun savunma mekanizmasıdır
Peki, bu yakınmalar neden ortaya çıkıyor? Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yeşim Yılmaz Can düşük tansiyonun oluşum süreci ve sonuçları hakkında şu bilgileri veriyor:
"Tansiyon en basit anlatımı ile atardamarlar içinde kanın yaptığı basınçtır. Atardamarları, bir apartmanın su tesisatı gibi düşünebilirsiniz. Bir merkezi hidrofor sisteminden (kalp) ana boru hattına (aort) pompalanan su (kan), ana hattan ayrılan su boruları (atardamarlar) ile tüm dairelere (organlara) taşınır. Su basıncı düştüğü zaman, önce üst kattaki daireler olmak üzere her daire bundan etkilenir. Kan basıncı düştüğü zaman da, benzer şekilde, ilk etkilenecek organ beyindir.
Beyne giden kanın azalması ile beraber sersemleme hissi, dengesizlik, halsizlik, göz kararması; bu durum uzun sürdüğünde bulantı-kusma ve hatta bayılmaya kadar giden şikayetler oluşur. İlk şikayetler size vücudunuzdan gelen 'tansiyonum düştü, beynime yeterli kan gitmiyor, önlem al!' sinyalleridir; buna duyarsız kalırsanız vücut kendi önlemini alır ve bayılırsınız. Bayıldığınızda beyin artık en üst kattaki daire değildir, yer çekiminin etkisi azalır ve beyne kan akımı artar. Yani bayılma aslında beyni koruyucu bir mekanizmadır."
Tansiyon ne zaman düşüyor?
Kan basıncının sabit bir değer olmadığını söyleyen Dr. Yeşim Yılmaz Can, hareket etme ya da heyecanlanma gibi durumlarda arttığını belirtiyor. Uzun süre ayakta, sıcakta veya aç kalındığında ve ateşin yükseldiği gibi durumlarda ise düşüyor. Tansiyonu normal olan kişiler, kan basıncının bu düşüşlerini kolay tolere ederken düşük tansiyonlularda sıkıntı oluşturabiliyor.
Örneğin normalde tansiyonu 130/80 mmHg olan bir kişi uzun süre ayakta kaldığında tansiyonu 110/70 mmHg'ya düşebiliyor ve bu değer herhangi bir yakınmaya neden olmuyor; bir süre sonra da vücudun düzenleyici mekanizmaları işleyerek tansiyonu normal değerine getiriyor. Oysa tansiyonu normalde 90/60 mmHg olan bir kişide 70/50 mmHg'ya düşmesi yakınmalara neden olabiliyor. Bu nedenle düşük tansiyonlu kişiler, tansiyonu düşüren durumlara daha zor tolere ederler. Ne yazık ki bu durum yüzde yüz çözülebilir bir sorun olmasa da, alınacak bir takım önlemler ile hayat kalitesini oldukça yükseltmek mümkün hale geliyor.
GENEL ÖNLEMLER:
Bol su için: Günde 8-10 su bardağı su içmeye çalışın. Su tüketimini gün içine yayın. Özellikle sıcak havalarda buna daha çok dikkat edin. Su tüketmek kan hacmini arttırarak, tansiyonun düşmesine engel olacaktır.
Tuz tüketimini arttırın: Çok iyi bilinir ki, yüksek tansiyon hastalarında tuz kısıtlaması önerilir; çünkü tuz vücutta su tutulmasına neden olarak kan basıncını yükseltir. Bunun tersi de doğrudur: Düşük tansiyonlu kişiler de tuz alımını arttırarak, tansiyonlarının biraz daha yüksek seyretmesini sağlayabilirler. Normalde önerilen günlük tuz tüketimi 1 çay kaşığı kadardır. Tansiyonu düşük olanlarda ise ihtiyaca göre, tuz tüketimi günde 2,5-3 çay kaşığına yükseltilmelidir.
Uzun süre ayakta durmaktan kaçının: Uzun süre ayakta ve özellikle de hareketsiz, kalmak kanın bacaklarda göllenmesine, kalbe az kan dönmesine, kalbin pompaladığı kan miktarının azalmasına ve dolaysı ile de kan basıncının düşmesine neden olur.
Kademeli doğrulun: Yataktan kalkarken veya uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkarken acele etmeyin. Önce oturarak, bacakları hareket ettirerek vücudun tansiyonu düzenlemesine zaman verin.
Alkolü az kullanın: Alkol damarları gevşettiği için tansiyonu düşürecektir. Ayrıca bazı alkoller idrar çıkışını da arttırdığı için vücudu susuz bırakır. Bu nedenle alkol tüketiyorsanız sınırlı olmaya ve yanında bol su almaya özen gösterin.
Sıcaktan kaçının: Sıcak hava, sauna-hamam gibi sıcak ortamlar, sıcak duş, çok sıcak tutacak şekilde giyinmek... Bunlar damarlarınızı gevşeterek ve aynı zamanda terle vücuttan sıvı kaybına neden olarak tansiyonunuzu düşürür.
Göğsünüzü, boynunuzu, belinizi sıkacak biçimde giyinmeyin: Korse gibi göğsünüzü sıkan kıyafetler göğüs içindeki basıncı arttırarak; beli sıkan kıyafetler bacaklardan kanın rahat dönmesine engel olarak kalbe dönen kan miktarını azaltabilir. Boynu sıkan kravat, sıkı yakalı kıyafetler de kısmen beyne kanın rahat gitmesini engelleyerek ve bazen de şah damarına baskı yapıp doğrudan tansiyonu düşürerek olumsuz etkilerler.
Basınçlı çoraplar giyin: İhtiyaca göre farklı basınçlarda ve uzunluklarda satılan bu çoraplar bacakları sıkı sararak kanın bacaklarda göllenmesine engel olur, dolayısı ile de kanın kalbe dönmesini kolaylaştırır. Özellikle uzun süre ayakta kalacağınızı bildiğiniz durumlarda ya da varis sorununuz varsa bunlarda çok fayda görebilirsiniz.
Ikınma benzeri hareketlerden kaçının: Öksürük krizi, yüksek ağırlık kaldırma, zorlu üfleme (balon şişirme, üflemeli müzik aletleri vs.), ıkınma gibi hareketler de göğüs içindeki basıncı arttırarak, kalbe kanın dönüşünü azaltır ve kan basıncını düşürebilir.
Yatağınızın baş kısmını yükseltin: Yatağınızın baş kısmını 10-15 cm kadar yükseltmek, beyne ve böbreklere kan akımını etkileyen bazı kompleks mekanizmalar ile düşük kan basıncı ve buna bağlı yakınmalarda iyileşmeye neden olur. Burada önemli olan yalnız başı değil, gövdenin üst kısmını yükseltmektir.
Ağır egzersiz yapmayın, ama mutlaka egzersiz yapın: Özellikle ağırlık kaldırmak ve uzun süreli ağır egzersizler yapmaktan kaçının; bunlar tansiyonunuzu düşürebilir. Bununla birlikte hareketsiz kalmak da kondisyon kaybına ve tansiyon düşmesine yol açar. Gün içinde mümkün olduğu kadar aktif ve ayakta olmak, vücudun tansiyon dengeleyici mekanizmalarının iyileşmesine yardımcı olur. Ayrıca kas kitlesini arttırmak da kasların damarlara masaj etkisini arttırarak kan dolaşımını, kanın kalbe dönüşünü iyileştirir. Kas kitlesini arttırmak için yüksek ağırlıklar kullanmak yerine, düşük ağırlıklarla çok tekrarlı çalışmak daha uygun olacaktır.

Sık sık ve azar azar yemek yiyin: Çok miktarda yemek yemek vücudun kan akışını sindirim sistemine yönlendirerek tansiyonu düşürür ve beyne giden kan akışını azaltır.
Kullandığınız ilaçları ve takviyeleri gözden geçirin: Kullanmakta olduğunuz pek çok ilaç ve bitkisel takviyeler, hatta marketten aldığınız bitki çaylarının bile tansiyonu düşürücü etkisi olabilir.
Evde uzun süreli ayakta durma egzersizleri yapın: Eğer özellikle uzun süre ayakta kalmaya tolere edemiyorsanız ya da ani ayağa kalkmalarda göz karaması yaşıyorsanız ve yukarıdaki önlemlere rağmen şikayetler sürüyorsa evde alıştırma egzersizleri çok faydalı olabilir. Her gün günde iki kez olmak üzere bir duvara yaslanarak ayakta durun; ilk başta tolere edebildiğiniz süre ile (5-10 dakika) başlayıp, yavaş yavaş arttırarak günde iki kez 30 dakikaya kadar arttırın. Ayakta durduğunuzda bayılmaya kadar varan şiddetli şikayetleriniz varsa bu alıştırmayı lütfen evde yalnızken yapmayın. Düştüğünüzde zarar görmeyeceğiniz bir ortamda çalışın.
Doktora başvurun: Şikayetleriniz günlük yaşamınızı etkileyecek kadar şiddetli ve sıksa, kendi başınıza baş edemediyseniz mutlaka bir doktora başvurun. Doktorunuz belki kansızlık, vitamin-mineral eksikliği, hormonal bozukluklar gibi bazı sorunları tespit edip tedavi ederek yardımcı olabilir. Veya kan basıncını yükselten ilaçlar ya da takviyeler kullanmanızı uygun bulabilir.
ACİL ÖNLEMLER
Tansiyon düşmesine ait yakınmalar başladı ise aşağıdakileri uygulayın. Unutmayın; ne kadar erken müdahale ederseniz o kadar iyi sonuç alırsınız.
Ayakta iseniz oturun ya da daha iyisi çömelin.
Oturabilecek durumda değilseniz bacaklarınızı çapraz yaparak bacak, kalça ve karın kaslarınızı sıkın, ellerinizin parmaklarını kıvırıp kanca durumuna getirin, birbirine geçirerek kenetleyin ve ayırmaya çalışır gibi iki yana çekin. Şikayetler geçinceye dek birkaç kez bu manevraları tekrarlayın.
Sert bir kahve ya da çay için.
Bol soğuk su için.
Şikayetler şiddetli ise, yukarıdaki önerilere rağmen sürüyorsa uzanın, bacaklarınızı altına destek koyarak yükseltin.
KUTU BİLGİSİ
Kimler düşük tansiyonlu?
Büyük (sistolik) tansiyon için 90-140 mmHg arası, küçük tansiyon için 60-90 mmHg arası normal kabul edilir. Dolayısı ile de büyük tansiyonun 90 mmHg ya da altında olması ve /veya küçük tansiyonun 60 mmHg ya da altında olması hipotansiyon (düşük) kabul edilmektedir.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.