DİŞLER İÇİN TEHLİKELİ İKİLİ: ASİT VE ŞEKER
Şekerli ve yapışkan gıdaların...

15 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42
Şekerli ve yapışkan gıdaların sık tüketilmesinin, diş minesindeki mineral kaybını hızlandırarak çürük oluşumunu tetiklediğini belirten uzmanlar, diş çürüğü açısından tüketilen şeker miktarından çok gün içindeki tüketim sıklığının önemli olduğunu söylüyor.
Şekerli besinlerle tüketilen asitli içeceklerin diş minesini saatlerce savunmasız bırakabildiğine dikkat çeken Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Asitler diş minesini doğrudan zayıflatırken, şeker ağız bakterileri tarafından metabolize edilerek ek asit üretimine yol açar.” dedi. Demineralizasyonun erken dönemde tükürüğün doğal onarım mekanizmasıyla geri döndürülebileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, sık şeker tüketimi ve yetersiz ağız bakımının bu süreci geri dönüşümsüz çürüklere dönüştürebileceği uyarısında bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım ayrıca, şekerli ve asitli gıdaların ardından dişleri hemen fırçalamak yerine 30-60 dakika beklenmesi gerektiğini vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, şeker ve asit içeren yiyeceklerin diş minesinde etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Yapışkan atıştırmalıklar diş yüzeyinde uzun süre kaldığı için çürük riskini artırıyor!
Yapışkan ve şekerli gıdaların, yüksek oranda ilave şeker içeren, çiğnendiğinde diş yüzeylerine ve dişlerin aralarına sıkıca yapışarak uzun süre temizlenemeden kalabilen yiyecekler olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Diş yüzeyinde uzun süre tutunduklarında ve tükürüğün etkisi ile kolayca temizlenemediklerinde ağız içindeki bazı bakteriler tarafından şeker fermente edilir.” dedi.
Fermantasyon sonucu asit oluşumu gerçekleştiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Ağız içi ortamın pH seviyesi düşer. Oluşan bu asitler ‘demineralizasyon’ yani çürük sürecini başlatır. Özellikle karamel, lokum, şekerleme, kuru meyveler ve yapışkan atıştırmalıklar diş yüzeyinde daha uzun süre kaldıkları için çürük riskini yükseltir.” şeklinde konuştu.
Diş çürüğünün ilk basamağı demineralizasyon!
Diş minesinin yaklaşık yüzde 96'sının hidroksiapatit adı verilen kalsiyum-fosfat minerallerinden oluştuğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Diş minesinde demineralizasyon, asidik ortamın etkisiyle mine yapısındaki hidroksiapatit kristallerinden kalsiyum ve fosfat iyonlarının çözünerek uzaklaşması sonucu meydana gelen mineral kaybı sürecidir.” dedi.
Bu olayın, dental çürüğün başlangıç basamağını oluşturduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Demineralizasyon süreci şekerli gıdalar tüketilmesi ile başlar, ağızdaki bakteriler karbonhidratlı besinleri metabolize eder ve bakteri metabolizması sonucunda organik asitler meydana gelir. Ağız ortamının pH'ı yaklaşık 5,5'in altına düştüğünde ise mine yüzeyinde ilk mineraller çözünmeye başlar. Süreç tekrarladıkça mineral kaybı artar. Mine gözenekli hale gelir, beyaz lekeler ortaya çıkar ve diş hassasiyeti artar ve başlangıçta beyaz leke şeklinde görülen çürük lezyonları demineralizasyon ilerledikçe koyu renkli ve derin çürük lezyonları ile izlenir.” açıklamasını yaptı.
Diş çürüğü açısından şekerin ne kadar tüketildiğinden çok, ne sıklıkla tüketildiği önemli!
Sık şeker tüketimi ile tek seferde yüksek miktarda şeker tüketimi arasında risk farkı olup olmadığını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şunları söyledi:
“Risk açısından şeker tüketim sıklığı, tüketilen toplam şeker miktarından daha önemlidir. Gün içinde sık aralıklarla şeker tüketimi, dişlerin asit saldırılarına daha fazla maruz kalmasına neden olduğundan çürük riskini artırır. Örneğin, aynı miktardaki şekerin tek seferde tüketilmesi ile gün boyunca birçok kez tüketilmesi karşılaştırıldığında, sık tüketim sonrasında ağız pH'ı tekrar tekrar kritik seviyenin altına düşer ve tükürüğün mineyi remineralize etmesi için yeterli zaman kalmaz. Bu nedenle demineralizasyon süresi uzar ve çürük oluşma riski artar.”
Demineralizasyon geri döndürülebilir bir süreç!
Demineralizasyonun geri döndürülebilir bir süreç olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Ağızdaki asit atağı bittiğinde, tükürük devreye girer. Tükürüğün içindeki kalsiyum, fosfat ve florür iyonları diş minesine yeniden kazandırılarak zayıflayan bölgeleri yeniden yapılandırır.” dedi.
Bu sürece de ‘remineralizasyon’ denildiği bilgisini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Ancak demineralizasyon hızı sık şeker tüketimi, kötü fırçalama gibi nedenlerle remineralizasyon hızından fazla olursa, diş minesi geri dönüşümsüz olarak mineral kaybeder ve geri dönüşümsüz diş çürüğü oluşur. Oluşan çürük dental tedaviler ile restore edilmelidir.” diye konuştu.
Asit diş minesini doğrudan zayıflatıyor, şeker hasarı artırıyor!
Asitli ve şekerli gıdaların birlikte tüketilmesinin, diş çürüğü ve mine erozyonu riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Bunun nedeni, asitlerin diş minesini doğrudan zayıflatırken, şekerin ağız bakterileri tarafından metabolize edilerek ek asit üretimine yol açmasıdır.” dedi.
Tükürüğün, ağızdaki asidi nötralize etmek ve mineral takviyesi yapmakla görevli olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Ancak ortamda hem dışarıdan gelen asit hem de içeride üretilen şeker asidi olduğunda, tükürüğün temizleme ve pH'ı normale döndürme süresi çok uzar. Diş minesi saatlerce savunmasız kalır. Örneğin kola, gazoz, enerji içecekleri, aromalı soğuk çaylar veya şekerli meyve suları çürük oluşturma riski yüksek içeceklerdir.” ifadelerini kullandı.
Diş minesinin en büyük düşmanlarından biri şeker, diğeri de asit!
Şeker tüketiminin ardından dişlerin hemen fırçalanmaması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Özellikle asitli ve şekerli gıdalar sonrasında yapılan fırçalama, mine kaybını artırabilir. Genel olarak önerilen yaklaşım; şekerli gıdaların ardından ağzın su ile çalkalanması ve şekersiz sakız çiğnenerek tükürük akışı sağlanmasıdır. Diş fırçalamak için yaklaşık 30–60 dakika beklenmesi önerilir.” dedi.
Bir gıdanın paketinde ‘şekersiz’ yazması veya tadının tatlı olmamasının, onun diş dostu olduğu anlamına gelmediği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:
“Diş minesinin en büyük düşmanlarından biri şekerse, diğeri de asittir. Doğrudan asit içeren tehlikeler arasında; limon, sirke ve turşular, diyet / sıfır şekerli gazlı içecekler ve meyveli/aromalı maden suları sayılabilir. Yine tuzlu olarak bilinen nişasta açısından zengin cips, kraker ve bisküviler, beyaz ekmek, lavaş gibi birçok gıda çürük riskini arttıran gıdalardır.”
Evde En Sık Yapılan Hataya DikkatAğır kaldırmak değil, aynı hareketi saatlerce yapmak...15 Temmuz 2026 Çarşamba 16:47YAŞAM
Dişler için tehlikeli ikili: Asit ve şekerŞekerli ve yapışkan gıdaların...15 Temmuz 2026 Çarşamba 16:42YAŞAM
Yaşlı Şiddeti Sessizce BüyüyorBirçok yaşlı, en yakınlarından gördüğü şiddeti dile getiremiyor!15 Temmuz 2026 Çarşamba 16:35YAŞAM
Bacak boyu farklı kalça çıkığı habercisi olabilirBebeklik döneminde fark edilmeyen ve tedavi...14 Temmuz 2026 Salı 16:39YAŞAM
Çikolata kisti tedavisinde yeni dönemSon yıllarda teknoloji ve tıp alanında yaşanan...14 Temmuz 2026 Salı 16:37YAŞAM
Olumlamalar terapi yerine geçmiyor!Ayna karşısında yapılan olumlamalar terapi yerine geçmiyor!14 Temmuz 2026 Salı 16:32YAŞAM
Açıkta bekleyen limonataya dikkatAçıkta bekleyen limonata sağlık riski taşıyor...14 Temmuz 2026 Salı 13:01YAŞAM
5. Marmara Adası Edebiyat Festivali Başlıyor5. Marmara Adası Edebiyat Festivali 6 Ağustos’ta Başlıyor14 Temmuz 2026 Salı 12:50YAŞAM
Yaz Aylarının Cilt Sorunu: İsilikYaz sıcaklarının etkisiyle özellikle bebeklerde...14 Temmuz 2026 Salı 12:46YAŞAM
Ağız kokusu için uzmanından önerilerAğız kokusu sosyal hayatınızı gölgelemesin...14 Temmuz 2026 Salı 12:20YAŞAM
İdrar rengine dikkatİdrarınızdaki renk ve koku değişimini hafife almayın14 Temmuz 2026 Salı 12:14YAŞAM
Çocuklarda astımı tetikleyen 7 yaz tehlikesiAstım ataklarının en sık görülen tetikleyicilerinden olan viral enfeksiyonlar genellikle sonbahar ve kış aylarında artsa da, özellikle alerjik veya atopik bünyeli çocuklarda yaz mevsimi de önemli riskler barındırıyor.10 Temmuz 2026 Cuma 14:04YAŞAM
Klima şikayetleri haziranda yüzde 320 arttıOnline şikayet sitesi verilerine göre klima şikayetleri haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 320 artarak bin 248’e yükseldi.10 Temmuz 2026 Cuma 13:58YAŞAM
Yaz ishallerinden korunmanın 10 etkili yoluYaz aylarında yükselen hava sıcaklıklarıyla birlikte ishal vakalarında da artış yaşanıyor.09 Temmuz 2026 Perşembe 11:31YAŞAM
İşte cildinizi yıpratan 7 tehlike“Yaz aylarında cilt sağlığımızı bozan etkenler” denildiğinde aklımıza çoğu zaman sadece güneşin zararlı ışınları geliyor. Ancak cildimizi tehdit eden riskler bununla sınırlı değil.06 Temmuz 2026 Pazartesi 16:01YAŞAM
Çarpıntıya dikkat! Kalp ritim bozukluğunun habercisi olabilirKardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez, toplumda sık görülen çarpıntı şikayetinin bazı durumlarda ciddi kalp ritim bozukluklarının habercisi olabileceğini belirterek, hastaların mutlaka uzman hekime başvurması gerektiğini söyledi.03 Temmuz 2026 Cuma 09:51YAŞAM
Plajda kalp sağlığı için 5 öneriKardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Plajda sıvı kaybı, yüksek nem ve güneşe uzun süre maruz kalmak, tansiyon değişikliklerinden ritim bozukluklarına kadar sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor." dedi.26 Haziran 2026 Cuma 12:28YAŞAM
Sahte güneş gözlüğüne dikkat!Ucuza alınan, kalitesiz cam veya plastikten yapılmış gözlüklerin kesinlikle kullanılmaması uyarısında bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Faruk Tabar, "Öncelik göz sağlığı" dedi.24 Haziran 2026 Çarşamba 09:12YAŞAM
Çocuklarda bu 6 belirtiye dikkat!Çocuk Endokrinoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Elif Söbü, çocuklarda diyabetin belirtileri ve tedavi süreci hakkında bilgi vererek, 6 belirtiye dikkat çekti...22 Haziran 2026 Pazartesi 12:43YAŞAM
Her 3 kadından 1'i bu gizli sorunla savaşıyorDünya genelinde milyonlarca kadının ortak kabusu idrar kaçırma… Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem, "İlk belirtide uygulayabileceğiniz ve hayatınızı geri kazanmanızı sağlayacak çok basit ve etkili çözüm yolları var” diyor.18 Haziran 2026 Perşembe 10:51YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.