DEPREM SONRASI STRES BOZUKLUĞUNA DİKKAT!
Uzman yardımı almaktan kaçınılmamalı!

13 Ocak 2021 Çarşamba 11:32
Türkiye coğrafi konumu ile dünyanın en önemli deprem kuşağında yer alan ülkeler arasında bulunuyor. Bu gerçek zaman zaman yaşanan şiddetli sarsıntılarla kendini acı bir şekilde hatırlatıyor. Travmatik ve hayati risk yaratan bir depremin ortasında kalan insanlarda ise geçici ya da kalıcı psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. En sık görülen rahatsızlıkları ise akut ve travma sonrası stres bozukluğu oluşturuyor. Kabuslar, yabancılaşma, depremi hatırlatan mekan ve yerlerden kaçınma gibi sorunlarla kendini gösteren bu rahatsızlıklar tedavi edilmezse kalıcı hale gelebiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Serkan Akkoyunlu, deprem sonrası gelişen travma ve psikolojik rahatsızlıklar ile tedavileri hakkında bilgi verdi.
Korku, düşünme ve odaklanma sorununa neden olur
Deprem anında doğası gereği bir korku, dehşet anı olarak yaşanır ve bu tüm benliği kaplar ve başka bir şeye odaklanmak, düşünmek pek mümkün olmaz. Depreme maruz kalan bir kişi bir an önce tehditten uzaklaşmak, kaçmak ister ve öyle davranır. Korku anında verilen tepkiler içerisinde gerçek dışılık hissi, yabancılaşma ve tepkisizlik yani “dona kalma” diye tabir edilen durumlar gelişebilmektedir. Sonrasında ise bazı insanlar deprem anını ve ertesinde olanları tam olarak hatırlamakta zorluk çekebilirken, deprem sonrasında kişinin dünya ve kendisi ile ilgili düşünceleri de sarsılabilir. “Güvendeyim, bana bir şey olmaz” gibi inanışların yerini her an “kötü şeyler olacak hiçbir şeyi kontrol edemem” gibi olumsuz inançlar alabilir. Güvenlik algısını bozabilen bir felaket sonrasında kişi işlevsel olmayan nedenlere atıflarda bulunarak kendini suçlamaya, başkalarına öfke duymaya başlayabilir. Bununla birlikte travma tüm inançların bile sarsılmasına neden olabilmektedir.
Deprem sonrasında bazı psikiyatrik bozukluklar ortaya çıkabilir
Deprem travmatik, kişinin fiziksel bütünlüğünü bozma ihtimali de olan bir doğa olayıdır. Diğer travmatik doğal felaketler gibi deprem de birçok psikiyatrik bozukluk ile ilişkili olabilmektedir. Bunların başında akut stres bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu gelmektedir. Bununla birlikte panik atak, panik bozukluğu, diğer kaygı bozuklukları, depresyon ve sorunlu yas tepkileri de yaşanabilmektedir.
Deprem gibi afetler sonrasında ortaya çıkan psikiyatrik bozukluklar kendisini daha çok istenmeyen anılar, rüyalar, olayı yeniden yaşar gibi hissetme, fizyolojik uyarılma ile olayı tekrar hatırlama, depremi hatırlatan durumlar ve yerlerden kaçınma ya da bu gibi mekanlarda sıkıntı çekme belirtileri ile göstermektedir. Bu belirtilere ayrıca bulunduğu ortama yabancılaşma veya gerçek dışı olma hisleri, çabuk irkilme, öfke denetiminde zorlanma, uyku bozukluğu ve içe kapanma da eşlik edebilmektedir. Ayrıca, deprem gibi büyük çaplı travmalarda kayıpların olması yas süreci ile ilgili problemlerin bu belirtiler ile iç içe girmesine neden olabilirken, fiziksel bir kafa travmasının varlığı bu belirtileri daha karmaşık hale getirebilmektedir.
Deprem travması çocukların oyunlarına yansıyabilir
Depreme maruz kalmış çocuklardaki belirtiler, yetişkinlerin yaşadığı sıkıntılara benzemekle birlikte çocuklar bazen olayı oyunlarında yeniden canlandırabilirler. Bununla birlikte huzursuzluk, içeriğini anlatamadıkları kabus, gece panik halinde korkuyla uyanma gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir.
Kadın ve çocuklarda psikolojik sorunlar daha çok görülüyor
Yapılan çalışmalar afet sonrası psikiyatrik sorunların görülme sıklığının yüzde 20’lerde olabileceğini ortaya koyarken; kadınların, yaşı küçük olanların ve daha öncesinde psikiyatrik bozukluğu bulunanların bu durumdan daha fazla etkilendiğini göstermektedir. Buna ek olarak sadece deprem anını yaşayanlar değil, bir şekilde yakınını kaybedenler ve depremin ardında bıraktıklarına maruz kalanlar da psikiyatrik sorunlar yaşayabilmektedir.
Uzman yardımı almaktan kaçınılmamalı
Deprem gibi doğal afetler sonrasında akut stres bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikiyatrik sorunlar yaşayan kişilerin uygun zamanda uzman bir psikiyatriye başvurmalarında fayda bulunmaktadır. Bu doğrultuda travma yaşayan kişiler kendilerini rahatlatmak amacıyla yapması gerekenler şunlardır:
Deprem sonrası özellikle Covid-19 pandemi sürecinde kişinin nerede barındığı, kendisini nasıl korumaya devam edeceği önem taşır. Bu sebeple kişilerin öncelikle kendilerini güven altına almaları gerekir.
Güvenli ortamın sağlanmasından sonra kişinin sosyal yaşantısını sürdürmesi, yeniden rutinlerini oluşturması ve çevresinden destek alması önemlidir. Özellikle yas sürecinde cenazelere katılmak, dini ritüelleri yerine getirmek, yaşanan kayıplarla ilgili ihtiyaç duyulduğunda başkaları ile konuşmak ve paylaşmak fayda sağlar.
Travma sonrası ortaya çıkan genellikle çok şiddetli olmayan belirtiler bir süre sonra kendiliğinden de düzelebilir.
Ancak kişi kendisi bu belirtilerle başa çıkmakta zorlanıyorsa profesyonel bir yardıma başvurabilir.
Profesyonel yardım, kişinin sorunlarını çözme anlamında krize müdahale şeklinde olur. Travma sonrası belirtilerle bağlantılı çeşitli psikoterapiler ve ilaç tedavileri uygulanabilir. Psikoterapi içerisinde korku ve sıkıntı ile bağlantılı hale gelen durumlar, duyumlar ya da yerlerle yüzleşmek veya sıkıntı veren anılar üzerinde çalışmak kişilere yarar sağlayabilir.
Terapi ile kişinin kendisini suçlayan, travma ile bağlantılı işlevsel olmayan düşüncelerini incelemek, farklı bakış açıları geliştirmek ve bu süreç ile ilgili yeni bir anlam oluşturmak sağlanabilir.
Çocukları güvende hissettirmek, yeteri kadar güvence vermek, eğer anlatma ya da oyun oynama ihtiyacı duyuyorsa bu ihtiyacı karşılamak gerekir. Çocuklardaki sıkıntıyla başa çıkılamadığı durumlarda da bir profesyonelden yardım almak ihmal edilmemelidir.
Kayıpları olanlar doğal olarak bir yas süreci yaşar. Bu kaybın beklenmedik, ani, travmatik bir kayıp olması bu yas sürecini daha fazla şiddetlendirebilir. Bu gibi durumlarda yasın normal bir tepki olduğu, hüzün, öfke, rahatlama gibi çok farklı duyguların bir arada olabileceği bilinmelidir. Acılar paylaştıkça azalır. Acıyı paylaşmak, toplumsal dini ritüellere katılmak bir anlamda yasın acısını yaşamayı kolaylaştırır.
Kayıp yaşayan kişilerin ölümü idrak etmesi, acısını yaşantılaması, günlük düzenini kaybettiği kişi olmadan yeniden oluşturması gerekir. Ancak yas çok zorlayıcı ve kişinin yaşantısını sürdürmeyi engelliyorsa, üzerinden çok zaman geçmesine rağmen acı çok canlı yaşanıyorsa ve kişi kendine zarar vermeyi düşünüyorsa bu süreç problemli hale gelmiş olabilir. Bu tür durumlarda profesyonel yardım almaktan kaçınılmamalıdır.
Travma sonrasında ve yas sürecinde ortaya çıkan depresyon, akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu ve diğer kaygı bozuklukları gibi bir psikiyatrik rahatsızlık için psikoterapi yöntemleri dışında etkin ilaç tedavileri de mevcuttur.
Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına dikkat!Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.07 Şubat 2026 Cumartesi 11:08YAŞAM
Yaklaşık her 7 kişiden 1’ini tehdit ediyor! Böbrekleri tehdit eden 7 tehlikeBöbrek hastalıkları dünya genelinde giderek büyüyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. İşte böbrekleri tehdit eden 7 tehlike07 Şubat 2026 Cumartesi 11:02YAŞAM
Çocuklarda grip tedavisinde 8 önemli kural!Kış aylarında çocuklarda grip (influenza virüsü) oldukça sık görülürken, özellikle okul ve kreş ortamlarında hızla yayılıyor.06 Şubat 2026 Cuma 10:46YAŞAM
Dikkat! Sosyal medya önerileri görme kaybına yol açabilirSosyal medyada doğal ve bitkisel tedavi adı altında yayılan uygulamalar göz sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor.06 Şubat 2026 Cuma 10:42YAŞAM
Kanal tedavisi dişin ömrünü uzatıyor!Kanal tedavisinin, enfeksiyonlu dişin çekilmeden ağızda sağlıklı şekilde korunmasını amaçladığını belirten uzmanlar, bu nedenle önemli bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:46YAŞAM
Boyun fıtığından korunmanın püf noktalarıUzun saatler masa başında çalışma, hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış duruş alışkanlıkları boyun sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:41YAŞAM
Ayaktaki küçük yaralara dikkat!Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Tahir Öztürk, ayak yaraları ve bakımı hakkında bilgi verdi.31 Ocak 2026 Cumartesi 10:23YAŞAM
Akne oluşumuna yol açan 7 hataÖyle ki 25 yaş ve üzerindeki her 5 kadından 1’i akne problemiyle mücadele ediyor. Akne çoğu zaman ‘nasılsa geçer’ düşüncesiyle ihmal edildiği için ağrılı kistlere, ciltte kalıcı iz ve leke oluşumuna yol açabiliyor!30 Ocak 2026 Cuma 10:06YAŞAM
Sessiz pandemi: Antibiyotik direnciAntibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımı, bu ilaçlara dirençli bakterilerin ortaya çıkmasına yol açarak enfeksiyonların tedavisini zorlaştırıyor.28 Ocak 2026 Çarşamba 09:45YAŞAM
Kaliteli uyku ve sağlıklı bir yaşam için 5 adımUyku, insan sağlığının en temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen modern yaşamın temposu içinde giderek ihmal ediliyor.27 Ocak 2026 Salı 10:41YAŞAM
Bu enfeksiyonlar erişkinleri tehdit ediyor... 6 aşıya dikkat!Ülkemizde çocukluk çağı aşılaması gelişmiş ülkeler seviyesinde olmasına karşın, erişkin aşılaması yan etkilere yönelik önyargılı tutumların da etkisiyle yetersiz seyrediyor.27 Ocak 2026 Salı 10:34YAŞAM
C vitamininin fazlasına dikkat!İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, "Aşırı C vitamini böbrek taşı riskini, aşırı D vitamini ise dehidratasyon ve böbrek taşı riskini artırabilir” dedi.24 Ocak 2026 Cumartesi 10:39YAŞAM
Bu ağrı, yemeyi ve konuşmayı önlüyor!Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor.23 Ocak 2026 Cuma 10:47YAŞAM
Hiç biri masum değil! İşte evde hijyen için etkili yöntemlerEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Deniz Dazkır, evde, ofiste ve seyahat sırasında kullanılan pek çok eşyanın fark edilmeden enfeksiyon riskini artırabildiğine dikkat çekiyor.19 Ocak 2026 Pazartesi 11:03YAŞAM
Çocuğunuz diş fırçalamıyorsa çözümü sizde olabilirÇocuk diş hekimi Nurgül Demir, çocukların alışkanlık kazanma sürecinde ebeveynlerin belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çekti.16 Ocak 2026 Cuma 10:49YAŞAM
Evde çay testine güvenmeyin!Türkiye’de sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çayla ilgili “toz”, “boya” ve “hile” tartışmaları zaman zaman tüketicilerin kafasını karıştırıyor.16 Ocak 2026 Cuma 10:45YAŞAM
Sıcak suyla duş alıyorsanız, dikkat!Kış aylarında soğuk hava ve rüzgar, cildin yağ ile nemden oluşan bariyer dengesini zayıflatıyor.14 Ocak 2026 Çarşamba 10:22YAŞAM
Grip vakaları artıyor! C vitaminini yanlış besinde aramayınHavaların soğumasıyla grip vakalarında artış yaşanırken, düzenli ve sağlıklı beslenmek, C vitamini ağırlıklı gıdalarla bağışıklığı güçlü tutmak önem taşıyor.12 Ocak 2026 Pazartesi 10:03YAŞAM
“Basit bir ağrı” diyerek geçiştirmeyin! Omzunuz 'donmuş' olabilir!Geceleri omzunuzda hissettiğiniz hafif bir ağrı, zamanla kolunuzu kaldırmanızı zorlaştırıyorsa, “donuk omuz” sinyal veriyor olabilir!09 Ocak 2026 Cuma 10:45YAŞAM
Kış aylarında kalp krizine karşı 12 önemli öneriDünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, özellikle kış aylarında kalp ve damar hastalıklarına bağlı risklerin belirgin şekilde arttığını vurguladı.09 Ocak 2026 Cuma 10:04YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.