ÇOCUKLARIMIZIN MEDYADAKİ YERİ
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları gününün önemine...

29 Kasım 2020 Pazar 16:47
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları gününün önemine dikkat çeken İstinye Üniversitesi İİSBF Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aybike Serttaş, Birçok boyutta ortaya çıkan, kitlelere aktarılırken doğru bilinen yanlışlara sebep olabilen ve medya tarafından işlenirken oluşturduğu toplumsal algıyla kamuoyunun en güncel tartışma konuları arasında yer alan çocuk hakları ve çocuk istismarı konusunu tüm detaylarıyla değerlendirdi.
‘’Çocuk hakları meselesi temelde iki ana başlık altında şekilleniyor. Bunlar; çocukların, yetişkin bireyler gibi haklara sahip oldukları gerçeği ve geniş kitlelere ulaşan medyada doğru bir şekilde temsil edilmeleri gerekliliği. Şu konuyu tekrar netleştirmemiz gerekiyor: Çocuklar da bireydir ve haklara sahiptir.’’
‘’Medya bir aracı rolünden çıkıp toplumu şekillendiren bir baş aktöre dönüşebilir. Bu sebeple çocuk hakları konusunda en az değinilen konulardan biri olan çocukların medyada temsilini konuşmamız gerekiyor. Ebeveynlerin sosyal medyada yaptıkları paylaşımlardan, çocukların rol aldığı dizi, film ve reklamlara, çocuk oyuncuların ailelerinin bu çocuklara dair tasarruflarına kadar pek çok konu da mercek altına alınmalı.’’
‘’Medya Kullanıcısının Hayata Bakışını Şekillendiriyor’’
Toplumsal aktörlerden biri olan kitle iletişim araçları, hemen her konuda sonsuz bir akışla mesajlar aktarır. Andy Warhol’un da dediği gibi herkes medyanın öznesi haline gelebilir. Çünkü medyanın yetiştirme fonksiyonu, kullanıcının hayata bakışını şekillendirip ona bir yörünge kazandırır. Medya yaşamın sınırlarını çizip, kişinin gerçek hayatta neye nasıl bakacağını dikte etmeye başlarsa; bir aracı rolünden çıkıp toplumu şekillendiren bir baş aktöre dönüşmüş olur. Tam da bu noktada; çocuk hakları konusunda en az değinilen konulardan biri olan çocukların medyadaki temsilini konuşmamız gerekiyor.
‘’Çocuklar Kendilerini Yetişkin Bakışının Sınırlarıyla Sunabiliyor’’
İletişim araçları tarih boyunca yetişkinler tarafından kontrol edildiği için medyadaki çocuklar çoğunlukla nesne olarak temsil edilmektedir. Bu nedenle, çocuklar kendilerini görünmek istedikleri gibi değil yetişkin bakışının sınırları ile sunarlar. Buna göre çocuklar haberin bir parçası olduğunda, onlara sınırlı roller verilir. Haberlerde çocukların görüntüleri sıklıkla savaş, kıtlık gibi yetişkinlerin dikkatini uyandırmak için kullanılır. Sansasyonel veya trajik unsurlar taşıyan haberlerde çoğunlukla mağdur ve talihsiz olarak resmedilen çocuklar, mağdur ya da duygusal çekiciliğin nesneleri olarak temsil edilir. Haber medyası çocukları yetişkinler arasındaki güç ilişkilerine işaret eden küçük, korumasız ve bağımlı canlılar olarak etiketler.
‘’Çocukların Yetişkin Dünyasında Herhangi Bir Şeye Alet Edilmesi İstismara Girer’’
Çocuk hakları meselesi temelde iki ana başlık altında şekilleniyor. Bunlar; çocukların, yetişkin bireyler gibi haklara sahip oldukları gerçeği ve çocukların geniş kitlelere ulaşan medyada doğru bir şekilde temsil edilmesi gerekliliği. Medyanın istismar ve şiddet vakalarını nasıl aktaracağı üzerine bilgi vermeden önce şu konuyu tekrar netleştirmemiz gerekiyor: Çocuklar da bireydir ve haklara sahiptir. İstismarın; çocuğa fiziksel veya psikolojik olarak kötü davranma, ihmal, cinsel istismar ve ticari çıkarlar için çocuğu kullanmak gibi geniş bir kapsamı vardır. Aslında, çocuğun yetişkin dünyasında herhangi bir şeye alet edilmesi de istismara girer. Bu noktada ebeveynlerin sosyal medyada yaptıkları paylaşımlardan, çocukların rol aldığı dizi film ve reklamlara, çocuk oyuncuların ailelerinin bu çocuklara dair tasarruflarına kadar pek çok konu da mercek altına alınmalıdır. Özellikle ebeveynler, sosyal medya paylaşımlarında ikilemde kaldıklarında kendilerine şu soruyu sorabilirler: “Bu paylaşım benim için mi, çocuğum için mi?” Bu sorunun cevabı paylaşımın niteliği konusunda kendilerine fikir verecektir.
"Yayınların İçeriği Sadece Delillere Dayanmalı"
Medyanın çocuğa yönelik istismar ve şiddet haberlerindeki rolünün çok önemli olduğunu belirtmeye gerek yok. Medyanın bu haberlerdeki işlevi, bilgilendirme ve eğitme üzerine kurulmalıdır. Medya metinlerini üreten kişiler, popüler ve sansasyonel söylemlerden kaçınmalıdır. Yayınların içeriği sadece delillere dayanmalı ve uzman görüşleri ile çerçevelenmelidir. Bu tür yayınlarda bir diğer önemli konu mahremiyettir. Verilen pek çok bilgi ve kullanılan görseller için ailenin onayı alınmalı, mümkün olduğu kadar aileyi görsel olarak tanıtmaktan kaçınılmalıdır. İstismar ve şiddet haberlerinde medyanın bir diğer asli görevi, yasa yapıcılarla toplum arasında köprü vazifesi görmek, çözüm önerilerinin tartışılmasını sağlamak, kişi ve kurumları sorumluluk almaya ve sistemle yüzleşmeye teşvik etmektir.
"Şiddetin Haz Duyulan Bir Öğe Gibi Tasvir Edilmesinin Önüne Geçilmelidir"
İstismar ve şiddet haberlerinin aktarımı, kamuoyu oluşturmak, konu hakkında medya kullanıcılarını bilinçlendirmek, konuyu bilimsel ve hukuki verilerle tartışıp yapıcı çözümler üretmek, kamu vicdanını mümkün olan en az şekilde zedelemek açısından hassasiyet gerektirir. Bu bağlamda haber hazırlanırken şiddetin haz duyulan bir öğe gibi tasvir edilmesinin önüne geçilmelidir. Haber içerisinde “alçakça, korkunç, iğrenç” gibi aşırı duygu içeren, tiksinti uyandıran sıfatlardan uzak durulmalıdır. Mahkeme kararı, tutanak, otopsi raporu gibi belgeler kamu yararı olmadıkça açıklanmamalıdır.
"Haberde Fail Yerine İstismar Edilene Odaklanan Görsellerden Kaçınılmalıdır"
Bir diğer önemli konu da medyada kullanılan görseller. Haberde fail yerine istismar edilene odaklanan görsellerden kaçınılmalıdır. Bunlar; dramatik görseller, dur işareti yapan çocuk, oyuncağını tutan çocuk, kınalı eller, korkan, ağlayan, utanan çocuk tasviri, gelinlikli çocuk gibi sıralanabilir. Son olarak kurban, mağdur gibi kelimeler, kurbanın iddiası gibi ifadeler mümkün olduğunca kullanılmamalıdır. İstismara ilişkin her türlü yayın faile odaklanmalıdır.
"Erkek Çocuklar Da Sıklıkla İstismar ve Şiddet Vakalarına Konu Olmaktadır."
Sadece kız çocukları tacize uğrayacağı, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan bireylerin istismara eğilimli olacağı düşüncesi, istismarcıların pis ve hasta olduğu, istismarın sıklıkla bireyin tanımadığı kişiler tarafından gerçekleştirildiği ve istismarcının güç kullandığı yargıları yanlıştır. Erkek çocuklar da sıklıkla istismar ve şiddet vakalarına konu olmaktadır. İstismarcıların sosyo-ekonomik düzeyleri değişkendir ve toplum içerisinde doğrudan ayırt edilebilecek belirgin özellikleri yoktur. Çoğu vakada istismarcı çocuğun tanıdığı bir kimsedir ve bazı vakalarda bu durumun çocukla istismarcı arasında bir sır/oyun haline getirildiği, çocuğun yaşadıklarının bilincinde olmadığı bilinmektedir.
"Çocuk “Hayır” Demeyi Bilmeli"
Son olarak, yapılan araştırmalara göre şiddet gören ya da şiddet eylemlerine tanık olan bireylerin, yetişkinlikte şiddet uygulama eğilimlerinin sekiz kat fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Bu da medya, eğitmenler ve yakın çevre kadar, ailenin rolünün de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır. Çocuğun bedenine önce aile içerisinde saygı duyulmalı, çocuğun kıyafetleri, çamaşırları ya da bezi kamusal alanda değiştirilmemelidir. Çocuk hem “Hayır” demeyi hem de kendisine “Hayır” dendiğinde bunun ne anlama geldiğini bilmelidir. Çocuğun internet kullanımı takip edilmelidir. Her yetişkin, istismar olabileceğini düşündüğü olayları ihbar etmelidir.
"Şiddet Ona Göz Yumana Da Geri Döner"
Bütün bunlara ek olarak, hayvanlara yönelik şiddet eylemi gerçekleştiren ve hatta öldüren kişilerin; insanları kurban seçenlerle mental olarak akraba olduğu bilinmektedir. Şiddetin her türlüsü hem onu uygulayana hem de ona göz yumana geri döner, psikolojik ya da fiziksel olarak yansır. Hem medya mensupları hem de bilinçli ve vicdan sahibi her vatandaş, kullandıkları dilin tutum ve davranışlarına yansıdığının ve kelebek etkisi yaratabildiğinin bilincinde olarak hareket etmelidir.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.