ÇOCUKLAR İÇİN ÜTOPİK DÜNYA YARATILIYOR
Psikolojik dayanıklılığı olan çocuklar yetiştirmek gerekiyor

20 Kasım 2020 Cuma 18:21
Psikolojik dayanıklılığı olan çocuklar yetiştirmek gerekiyor
Ankara’da iki çocuk arasında yaşanan ve bir çocuğun hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olay, şiddet konusunu bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar konuyu sadece oyunlara bağlayarak açıklamanın yeterli olmadığını, televizyon dizilerinin ve çocukların yetiştirilme tarzının önemli bir etken olduğuna dikkat çekiyor. Ebeveynlerin eğitim seviyesinin de çocuk gelişiminde etkili olduğunu belirten uzmanlar, hayatın merkezine konularak ve agresif büyütülen çocukların önemli dezavantajlara sahip olacaklarını ifade ediyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, çocukları yetişme çağında olumsuz etkileyen olaylara değinerek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.
Şiddet davranışı toplumda artıyor
Konuyu iki başlıkta ele almak gerektiğini belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “İnternetteyken ya da bilgisayar oyunu oynarlarken olayın gerçekleştiğine dair bilgiler var. Oyun oynamak ya da bilgisayarın başında olmak ana neden mi yoksa yan neden mi onu anlamak için biraz daha öfkeli olma ve şiddet davranışına değinebiliriz. Şiddet davranışının toplumda gittikçe arttığı gözlemleniyor. Bu sadece medya daha fazla bilgi veriyor anlamında değil bize gelen olgulara baktığımızda da küçük yaşlardan itibaren şiddet davranışını görmeye başladık. Bunun birden fazla nedeni var. Bu nedenlerden biri toplumsal olarak maalesef şiddet davranışlarında gerekli karşı duruşu gösteremememizdir. Haberlere baktığımızda ya da bir şiddet davranışıyla karşılaşıldığında ceza yaptırımlarının yeterli olduğunu düşünmüyorum. Caydırıcılık olmuyor” dedi.
Çocuklar için ütopik dünya yaratılıyor
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, ‘Ebeveynlerin şapkalarını önlerine koyup olaya baştan bakması gerekiyor” diyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Çocuklarımızı yetiştirirken dünyanın ana noktasında onlar varmış gibi yetiştiriyoruz. Her şey onlar için yaratılmış gibi düşünüyoruz. Etrafındaki herkes onların hizmetindeymiş gibi o kadar değerli ve kıymetli olduklarına dair ütopik dünya yaratıyoruz. Ortada bir ekmek varsa tümü onun olmalı yaklaşımı nedeniyle çocuğun etrafındakilerle paylaşmak gibi bir duygusu da olmuyor. İstediği o an yapılmalıymış gibi bir duyguyla ve böyle bir beklenti ile yetiştiriyoruz. Çocuklarımız paylaşmayı ve sevgiyi bilmiyorlar. Yetiştirme tarzı doğru olmadığında başkası için güzel bir şey yapabilmeyi ve onu koruyabilmeyi da bilmiyorlar.”
Karşılarındakini yok sayabiliyorlar
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Biricik, tek başına, her şeyin sahibi olduğu, bütün dünya onun için yaratılmış duygusu ile büyütüldüklerinde ve sonrasında ilk engellenmeyle karşı karşıya kaldığında ısrarcı, istediğini sonuna kadar yaptıran çocuklar oluyorlar. 3 yaşında istediği bir oyuncak alınmadığında tepinen bir çocuk örneği verebiliriz. Eve bir misafir arkadaşı geldiğinde bir oyuncağı ısrarla vermeyen, başka bir oyuncakla değişime bile uyum sağlayamayan çocuklar, maalesef biraz daha büyüyüp güçlendiklerinde ve bu duygu da kemikleştiğinde artık kendi istediklerini yaptırabilmek, istediklerini elde edebilmek için karşı tarafı yok sayabilecek ya da yok edebilecek duruma gelebiliyorlar” dedi.
Psikolojik dayanıklılığa sahip çocuklar yetiştirilmeli
Psikolojik dayanıklılığın altını çizmek gerektiğini söyleyen Dilbaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz aslında psikolojik dayanıklılığı olan çocuklar yetiştirmeliyiz. Stresle baş edebilecek, stresle karşılaştığında olumlu baş etme düzenekleri oluşturabilecek ve bunları yaparken de karşısındaki insana saygılı olabilecek, onu koruyabilecek, ona zarar vermekten kaçınabilecek çocuklar olmalı. Bazen de çocuklar teorik olarak toplumsal olaylara karşı duyarlı olduklarını söyleyebiliyorlar. Teorik olarak söylemek çok kolay oluyor çünkü ebeveynin veya okulun tutumu, toplumun ya da alacağı bursun beklentisi bu yönde olabiliyor. Burada önemli olan nokta ne kadar içselleştirdiği ile ilgili. Demokrasiyi anlatabiliriz, taraftarı olduğunu söyleyebiliriz ama yaptıklarımız düşüncelerimizle uyumlu olmayabilir. Demokrasiden bahsederken demokratik hiçbir uygulamanın olmadığı bir ortamdan bahsetmek gibi oluyor.”
Çocuk yetiştirilirken denge iyi kurulmalı
Ebeveynlerin iyi birer model olması gerektiğini ifade eden Dilbaz, sözlerine şöyle devam etti:
“Yalan söylemenin kötü ve sigara içmenin ne kadar zararlı olduğunu söylerken bunları yapan bir ebeveyn çocuk için önemli bir model olmuyor. Yapılan araştırmalarda eğitim seviyesinin artılar ve eksiler getirdiğini görebiliyoruz. Eğitim seviyesi arttıkça daha demokratik tutumların artacağına yönelik beklentiler oluşması kısmen doğru. Eğitim seviyesi arttıkça ebeveynlerin de rekabeti ve çocuklarından beklentileri artıyor. Ebeveynler çocuklarını daha atılgan yetiştirmeye çalışıyorlar. Hayatın ve eğitimin zor olduğunu, çok çalışacaklarını, yarışın içinde olacaklarını, daha iyi koşullar için daha acımasız olacakları gibi çocukların etrafında bir dünya yaratılıyor. Rekabetçi ortamla birlikte atılgan ya da atak çocuk yetiştirmek ile agresif olması farklı. O dengenin çok iyi tutulması gerekiyor. Tabii ki çalışkan olacak, emek verecek, verdiği emeğin karşılığını alacak, hakkını yedirmemek adına yapacakları normal karşılanabilir. Ancak agresif olmaya başladığında yani karşı tarafa saldırgan bir tutum oluşturduğunda durum kötüye gidiyor. Bu konuyla ilgili haberlere baktığımızda da net görebiliyoruz.”
Toplum olayları kanıksıyor
Toplumun bu gibi olayları kanıksamasına dikkat çeken Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Geçtiğimiz günlerde gazetede kız arkadaşının yaşamını kaybetmesine neden olan bir kişi olayın abartıldığını söyledi. Toplumun kabul görmesinin de üstünde durmalıyız. Televizyon dizileri önemli bir nokta. Eşlerin birbirlerini aldattığı dizilerin bizim kültürümüzün dışında olduğunu düşünüyorum. O dizilerin reytingleri çok yüksek. Kadına yönelik şiddetin olduğu diziler de ilgi görüyor. Dizilerden dolayı olduğunu söylemiyorum ama böyle bir kültürün var olması ve giderek artması sağlanıyor. Biz bu konuyu bilgisayar oyunları ile çok küçük bir alana sıkıştırıyoruz. Özellikle çocuklarla ilgili şiddet davranışını konuşurken ya da doyumsuzluktan, sınırsızlıktan bahsederken erişkin davranışını da daha ön planda konuşmamız gerekir” ifadelerini kullandı.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.