ÇOCUĞUNUZUN MADDE KULLANDIĞINI NASIL ANLARSINIZ?
Onu bağımlılıktan kurtarmak için ne yapmalısınız?

23 Ağustos 2021 Pazartesi 11:25
Madde kullanımı ve bağımlılığı günümüzün en önemli sorunlarından biri. Ailelerin çocuklarının madde bağımlısı olduğunu bazı belirtilerle anlayabileceğini belirten uzmanlar, değişen rutinlere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çocuğu suçlayıcı yaklaşımdan uzak durulması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, “Amacın çocuğu yakalamak değil ona destek olmak olduğunu unutmamak gerekir.” uyarısında bulundu. Ailelerin soğukkanlı olması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, bir uzman desteği alınmasını ve çocuğun ilgi duyduğu alanlarda desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1987 yılında, uyuşturucu kullanılmayan sağlıklı bir toplum hedefine ulaşmak, uyuşturucu ile mücadele konusunda uluslararası alanda eylem ve iş birliğini güçlendirmek amacıyla 26 Haziran tarihini "Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" olarak kabul etti. Bu özel günde sağlıklı yaşam davranışlarının önemi vurgulanarak uyuşturucu kullanımının zararlarına dikkat çekiliyor.
Değişen rutinlere dikkat edilmeli
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’den Uzman Klinik Psikolog Aslı Başabak Bhais, Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada bağımlılık yapan madde kullanan çocuklara yaklaşımın nasıl olması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ailelerin sıklıkla sorduğu sorulardan ilkinin madde kullanımının belirtileri olduğunu ifade eden Aslı Başabak Bhais, net bir belirti olmamasına rağmen genel olarak kullanım durumunda kişinin rutinlerinin değiştiğini söyledi.
Bu değişiklikler iyi gözlenmeli
Çocuktaki davranış değişikliklerinin iyi gözlenmesi gerektiğini belirten Aslı Başabak Bhais, “Çocuğunuz her zamankine göre sizinle daha az zaman geçirmeye başladıysa veya evde zamanının çoğunu odasında yalnız geçiriyorsa, her zamankine göre daha sık ev dışında zaman geçirmeye başladıysa, eve geç geliyor ve nerede olduğunu size haber vermiyorsa, duş alma, temiz kıyafetler giyinme gibi kişisel hijyenine verdiği önem azalmışsa, sorumluluklarını aksatmaya başladıysa, var olan arkadaş grubunu değiştirmişse ve tanımadığımız kişilerin isimlerini kendisinden daha fazla duymaya başlamışsanız, her zaman gittiği yerlerden farklı yerlere gidiyor veya farklı ortamlarda zaman geçirmeye başlamışsa, her zamankine göre daha fazla para harcıyor ve size harcamalarının sebebini net açıklayamıyorsa, alkol ya da maddeyle ilgili olumlu düşüncelere sahip olmaya başladıysa, her zamankinden daha gerginse ve kolay sinirleniyorsa, açıklanamayan sık duygu değişimleri yaşıyorsa yani kimi zaman neşeli, sakinken kimi zaman öfkeli, saldırgan davranışlarda bulunuyorsa ya da belirtilerden birkaçının olması durumunda çocuğunuzun kullanımından şüphelenebilirsiniz.” diye konuştu.
Onu suçlamak tehlikeli sonuçlar doğurabilir
Şüphelenmek için gerekli olan bu belirtilerin ergenlik dönemi gibi başka durumların da belirtisi olabileceğini unutmamak gerektiğine dikkat çeken Aslı Başabak Bhais, “Bu sebeple somut kanıtlarınız olmadan çocuğunuzun madde kullandığına dair suçlamak aranızdaki ilişkinin bozulmasına sebep olacağı gibi tehlikeli sonuçlar da doğurabilir. Amacımızın onu yakalamak değil ona destek olmak olduğunu unutmamak gerekir.” uyarısında bulundu.
Kullandığı anlaşıldığında ne yapılmalı?
Çocuğun madde kullanmaya başladığının anlaşılmasının pek çok aile için travmatik bir bilgi olabileceğini dile getiren Aslı Başabak Bhais, bu süreci başarılı bir şekilde atlatmak için birtakım basamaklar olduğunu kaydetti. Öncelikle ilk adımın, ailelerin yaşadıkları duyguyla baş etmeleri olduğunun altını çizen Bhais, “Aileler çocuklarının kullanımlarını öğrendiklerinde, ‘bunu bize nasıl yapar’, ‘biz nerede hata yaptık’, ‘mutlaka bir yanlışlık olmalı, o bunu yapacak biri değil’, ‘ya biri duyarsa herkese rezil oluruz’ diye düşünebilirler. Bu düşünceler ailelerin öfke, suçluluk, kaygı, utanç gibi yoğun ve zor duygular yaşamasına sebep olabilir. Bu duygular son derece doğaldır ve duyguların yaşanması kontrol edilemez. Ancak bağımlılık sürecinde ailelerin yaşadıkları bu yoğun duyguların yakınlarına karşı davranışlarını etkilemesi, tedavide çoğu zaman bozucu etki yaratmaktadır. Bu sebeple ailelerin öncelikle bu duygularını davranışlarına yansıtmadan, soğukkanlı davranmaları gerekir. Ardından önerim, çocuğunuzla konuşmadan önce durum hakkında detaylı bilgi toplayın. Yani çocuğunuz hangi maddeyi, nasıl kullanıyor, bu maddenin etkisi nedir, ne kadar zamandır, kimlerle ve nerede kullanıyor, siz bu bilgiyi nasıl edindiniz gibi soruların cevaplarını hazırlamaları önemlidir.” diye konuştu.
Anne ve babanın ortak dili önemli
Çocuğun uyuşturucu kullanımından haberdar olunmasının ardından anne ve babanın birlikte hareket etmesinin ve ortak bir dil kullanmasının önemli olduğunun altını çizen Aslı Başabak Bhais, kendilerini hazır hissettiklerinde çocuğa neden madde kullanmaya ihtiyaç duyduğunu sorabileceklerini ve anlamaya çalışabileceklerini söyledi.
Madde kullanımının altındaki sorun saptanmalıdır
Çocukla yapılacak konuşmada dikkat edilmesi gereken noktalara da dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Aslı Başabak Bhais, “Onu yargılamak, eleştirmek, korkutmak, ona suçluluk duygusu yaşatmak çözüme ulaştırmayacağı için bunlardan uzak durmalarında fayda vardır. Ancak onu anlamak bu davranışı kabullenmek demek de değildir. Kullanımı onaylamadığınız açık ve net bir şekilde ifade edilmeli. İsterse bu konuda ona destek verebileceğinizi belirtebilirsiniz. Özellikle bir ergenin madde kullanımı, mutlaka destek gerektiren bir durumdur. Genellikle madde kullanımının altında yatan sorunların saptanması ve giderilmesi için profesyonel bir destek alınmalıdır. Ailelerin madde kullanımı olan çocuklarına yaklaşımı, önemli bir noktadaki destek sistemidir.” diye konuştu.
Farklı alanlarda gelişimine destek olunmalı
Uzman Klinik Psikolog Aslı Başabaş Bhais, “Çocuğunuzun tekrar kullanıma ihtiyaç duymaması için onun farklı alanlarda da kendini geliştirmesine yardımcı olun. Spor, sanat, hobiler, aile bağları, arkadaşlık ilişkileri, okul gibi alanlarla bağlarını güçlendirmesini destekleyin. Maddeyi odak noktanızdan çıkarın ve çocuğunuzu yeni keyif alanlarına yönlendirin.” tavsiyesinde bulundu.
Uzman desteği mutlaka alınmalı
Bağımlılığın irade işi ya da kişilik özelliği değil de bir beyin hastalığı olması sebebiyle ne yazık ki kişinin kendi iradesiyle bırakma girişiminin çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlandığını söyleyen Psikolog Aslı Başabak Bhais, araştırma sonuçlarının da bu bilgiyi doğruladığını söyledi. Bhais, “Bazen kişi kendi kendine bırakmanın daha değerli olduğunu düşünür ve destek almaktan kaçınarak kendisini zorlu bir sürecin içine sokar. Çoğu zaman da tek başına yaptığı bu bırakma girişiminde gereksiz yere fazla efor sarf ederek yorulur ve vazgeçer. Bu sebeple kişinin, bırakmaya dair çok küçük düşüncesi bile olsa bir uzmanla görüşmesi atacağı adımları daha iyi planlamasına ve daha az efor sarf etmesine yardımcı olacaktır. Bunun yanında eğer kişi kendi kendine denemesine rağmen kullanımını kontrol etmekte zorlanıyorsa, kullandığı alkol ya da maddeyi azaltmakta ya da bırakmakta başarısız oluyorsa ve kullanım sağlığına, aile/okul/iş/sosyal hayatına zarar vermeye başlamışsa profesyonel bir destek almanın zamanı gelmiş demektir.” diye konuştu.
Bağımlılık tedavisi iki aşamalıdır: Bırakmak ve sürdürmek
Genel olarak bağımlılık tedavisinin iki aşamadan oluştuğunu, bunların bırakmak ve sürdürmek olduğunu kaydeden Aslı Başabak Bhais, şunları söyledi:
“Bırakma aşaması için iki tür tedaviden bahsedebiliriz. Bunlardan biri ayaktan tedavi diğeri de yatarak tedavidir. Ayaktan tedavi, bir doktor ve/veya psikolog ile poliklinikte düzenli görüşmelerle yapılan tedavidir. Kişi bu görüşmelerde azaltma ya da bırakma üzerine çabalar. Eğer kişi denemelerine rağmen kişi kullanımı bırakmakta ya da azaltmakta başarısız oluyorsa, kullanımı kendine ya da çevresine zarar veriyorsa, sağlığı, aile, iş, okul, sosyal hayatı kullanımdan dolayı olumsuz etkileniyorsa doktorunun da önerisiyle yatarak tedavi düşünülebilir. Bu tür tedaviyle bir yandan kişinin detoks yöntemiyle kullandığı maddenin vücuttan atılması ve kullanmamaya bağlı yoksunluk belirtilerini daha az yaşaması sağlanırken bir yandan da maddeden uzak kalarak doktor ve psikolog eşliğinde bırakma üzerine daha başarılı planlar yapması üzerine çalışılır. Çoğu zaman maddeden uzak kaldıkça bırakma kararı vermek daha kolay olur. İkinci adım olan sürdürüm aşamasında ise bıraktıktan sonra kişiyi tekrar kullanıma götürebilecek risk faktörlerinin saptanması ve uygun yöntemlerin belirlenmesi, kullanımın altındaki ihtiyacın farklı yollarla karşılanması üzerine çalışılır.”
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.