"ÇOCUĞUNUZU MEDYA MAYMUNU YAPMAYIN"
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Çocuk meta değildir, pazarlama malzemesi değildir.”

25 Ağustos 2025 Pazartesi 17:14
Sosyal medyada çocukların kullanılmasına ilişkin endişelerini dile getiren Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir çocuğun gelişim amacı dışında, sırf teşhir amacıyla kullanılmasının "teşhircilik" olarak tanımlandığını ve bunun psikolojik bir sapkınlık olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Bence bu tarz durumlar, ‘çocuk istismarı’ kapsamında incelenmelidir. Böyle bir durumda çocuk istismarı olup olmadığı bilirkişi tarafından incelenir. Eğer çocuk istismarı varsa uyarı cezaları, para cezaları olur.” dedi.
Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk meta değildir, pazarlama malzemesi değildir. Çocuğu metalaştıran bir yaklaşım, insani değildir.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, öznesi çocuk olan içerikler konusunu değerlendirdi.
Sosyal medya paylaşımları çocuklarda normal gibi algılanıyor
Prof. Dr. Tarhan, sosyal medyada çocuk paylaşımlarında, annenin ve babanın paylaşım tarzı ile çocuğun yaş grubunun belirleyici olduğunu ifade ederek, "Özel günlerde, çocuğun gelişen ruhunda anlamlı olan konularda yapılan paylaşımlar olumlu etki yapabilir. Ancak rutinleşen, 'sağa döndün poz, sola döndün poz' şeklindeki paylaşımlar, özellikle 0-6 yaş arasında soyut düşünme becerisi gelişmemiş çocukta hayatın normal bir davranışı gibi algılanır." dedi.
Anne-babanın bu dönemde çocuğun kahramanı ve rol modeli olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk, kendini sergileme konusunda sınırsız ve sorgusuz olmayı öğrenir. Bu, çağımızın en önemli hastalıklarından biridir. Bu kişiler psikiyatri kliniklerinin ve estetik cerrahinin potansiyel adaylarıdır ve çoğu mutlu değildir." diye konuştu.
Bu paylaşımlar çocuğu benmerkezci bir hayata yöneltebiliyor
Prof. Dr. Tarhan, bu paylaşımların çocukta "Fiziksel görünümün iyi ise değerlisin, sosyal medyada varsan değerlisin" gibi yanlış bir değerlilik algısı oluşturduğunu, bunun da çocuğu tüketilebilir, yüzeysel ve benmerkezci bir hayata yönelttiğini kaydederek, şöyle devam etti:
"Çocuk tüketilebilir hayat yaşamış oluyor. Derin ilişkilerin olduğu, yardımlaşmanın, paylaşmanın, empatinin olduğu, saygının olduğu bir hayattan çok yüzeyselliğin olduğu, kendini sergilemenin olduğu, ben merkezliliğin olduğu bir hayat oluyor. Ve bu küçük yaştan böyle başlanan çocuklar ileri yaşta narsistik kişilik bozukluğu adayıdır. Narsistik kişilik bozukluğu da şu anda en çok depresyon sebebi, en çok intihar sebebi, en çok madde kullanma sebebidir. Buna aday olan çocuklar yetiştiriliyor. Medyada çocuklarını pazar materyali gibi kullanmak, bir satın alma materyali malzemesi gibi kullanmak çocukların gelişen ruhunda hasar oluşturuyor.”
Çocuk "Annem babam bunu başkaları için yapıyor" diyor
Masum bir eğlence gibi görünen çocuk videolarının, ileride derin psikolojik sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, "Çocuk bir süre sonra, ‘Annem, babam bunu benim için yapmıyor. Başkalarına göstermek için yapıyor’ diye düşünmeye başlar. Bunu anladığında anne-çocuk ilişkisi bozulur. Anne babada kendini sergileme fetişizmi var şu anda. Görünür olmak fetişizmi var.” ifadesinde bulundu.
Ebeveynlerdeki 'görünüyorum o halde varım' düşüncesinin, çocuklarda övgü ve onay doyumsuzluğuna yol açtığını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, "Övgü ve onay doyumsuzluğuyla büyüyen çocuk, ileride başkalarına bağımlı yaşar. Narsist kişiliğin en büyük zaafı budur. Bu zaaf, etraflarında riyakâr ve manipülatif insanların toplanmasına neden olur. Bu çocuklar, ileride çok kolay manipüle edilen, aldatılan kişilikler olur. Dolandırıcıların ve satıcıların önce övgüyle yaklaşıp sonra insanları tuzağa düşürmesi gibi, bu çocuklar da övgüye karşı savunmasız kalır." dedi.
Sosyal medya bağımlılığı "davranışsal bağımlılık"…
Sosyal medya bağımlılığını "davranışsal bağımlılık" olarak tanımlayan Prof. Dr. Tarhan, "Madde bağımlılığındaki bütün kriterleri burada görebilirsiniz: Planlanandan fazla kullanmak, onsuz kendini kötü hissetmek, günlük yaşamı bozmak ve zararlı kullanım. Maddenin yerine sosyal medyayı koyun, aynı şey. Beyindeki ödül sistemini, uyuşturucu madde ne kadar bozuyorsa bu da o kadar bozuyor." dedi.
Sosyal medya platformlarının "ikna laboratuvarları" kurduğunu ve "Tek rakibimiz uykudur" mottosuyla hareket ettiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu platformların insanları özne değil, nesne haline getirdiğini ve ebeveynlerin farkında olmadan çocuklarına "kullanılmayı" öğrettiğini söyledi.
"Bu bir çocuk istismarıdır, yasal boşluk var"
Prof. Dr. Tarhan, özellikle çocuklarının görüntülerini paylaşan ailelerin büyük bir risk aldığını, bu durumun çocuk istismarına kadar gidebileceğini belirterek, "Çocuk büyüdüğü zaman, 'Anne, baba bunu niye paylaştın?' diye sorarsa, bunun adı çocuk istismarı olur. Şu anda bu konuda yasal bir boşluk var. Sosyal medya etik davranmıyor, kötü sonuçlar gördükçe etik kurallar oluşturuyor ama o arada bir nesil kaybediliyor." dedi.
"Çocuğunuzu medya maymunu yapmayın"
Ailelerin çocuklarını sosyal medyada "medya maymunu" haline getirdiğini ve bunun çocuğun gelişen ruhuna büyük zarar verdiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, "Bu biraz ağır bir laf ama aileler çocuklarını medya maymunu yapıyorlar. Herkesin oynadığı, eğlendiği, baktığı zaman güldüğü bir çocuk oluyor. Bu çocuğun rızası yok. Anne-baba, çocuğun adına karar veremez." şeklinde konuştu.
Küçük yaşta şöhret olan çocukların ileride mutsuz olduklarını ve duygu durum bozuklukları yaşadıklarını belirten Prof. Dr. Tarhan, "Bu aileler, çocuklarının bipolar bozukluk olma ihtimalini artırıyor. Çünkü çocuğa duygu regülasyonunu öğretemiyorlar. Bu çocuklar, narsistik kişilik bozukluğu ve duygu durum bozukluğu için risk grubundadır.” ifadesinde bulundu.
En mahrem ve en özelini paylaşması bir çeşit psikolojik sapkınlık!
Sosyal medyada çocukların kullanılmasına ilişkin endişelerini dile getiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ailelerin bu eylemlerinin arkasındaki temel motivasyonun "görünür olmak" ve "puan biriktirmek" olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Tarhan, bir çocuğun gelişim amacı dışında, sırf teşhir amacıyla kullanılmasının "teşhircilik" olarak tanımlandığını ve bunun psikolojik bir sapkınlık olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
“Kişinin en mahrem, en özelini toplumla paylaşması bir çeşit psikolojik sapkınlık olarak kabul ediliyor. Eğer bu durum devamlı yapılıyorsa ve bir yaşam biçimi haline getirilmişse, çok tehlikelidir. Bence bu tarz durumlar, ‘çocuk istismarı’ kapsamında incelenmelidir. Bir anne-babanın, çocuğunu bu derece küçük duruma düşürmeye hakkı yoktur. Böyle bir durumda çocuk istismarı olup olmadığı bilirkişi tarafından incelenir. Eğer çocuk istismarı varsa uyarı cezaları, para cezaları olur. Muhakkak bir yaptırımı vardır. Annelik ve babalık olgunluğuna sahip kişiler bunları yapmaz. Burada annelik, babalık olgunluğu yok; sadece ego tatmini veya çıkarcılık var. Çocuğun üzerinden bir kazanç elde etme, çocuğu bir vitrin gibi kullanma, yani çocuğu ticari bir materyal, bir meta olarak görme durumu var. Çocuk meta değildir, pazarlama malzemesi değildir. Çocuğu metalaştıran bir yaklaşım, insani değildir. 18 yaşının altındaki bir çocuğun metalaştırılması, pazar malzemesi yapılması zaten etik değil.”
Çocuk için istismar demek, mahremiyetin bozulması demek
Ölçülü bir şekilde anne-babanın çocukla beraber ailece fotoğraf çekilmesi ve çocuğun hayatına olumlu katkı yapacağı düşünülen paylaşımların sosyal medyada yapılması gibi yaklaşımların, masum paylaşımlar olduğuna işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Anne-babanın ergenlerle beraber sıcak paylaşımlar yapması, onların gelişen ruhuna olumlu etki eder. Birlikte sohbet ettikleri, seyahat ettikleri anların paylaşılması, abartılı olmadıkça faydalıdır. Ancak abartılı olan ve yanlış mesaj veren içeriklere dikkat etmek gerekiyor. O zaman durum istismara girer ve mahremiyete zarar verir. Zaten çocuk için istismar demek, mahremiyetin bozulması demektir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.