CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU!
Görülme oranları yüzde 10’dan yüzde 40’lara varan cinsel işlev bozukluklarına dünyada sık rastlanıyor.

17 Temmuz 2018 Salı 10:37
Kadın cinselliğiyle ilgili araştırmalar uzun yıllardır devam etse de toplumuzda konuşulması zor olan hatta tabu haliine gelmiş kavramlardan öteye gitmiyor. Oysa cinsellik, kadın yaşamının her evresinde bulunan en önemli parçası.
Toplumlara göre değişen cinselliğe bakış açısı ise bazen işlev bozukluklarının zeminini oluşturuyor. Toplumda genellikle, kadının cinsel birlikteliği evlilikle başlıyor ve bakirelik kutsanıyor. Cinsellik; evlilik öncesi sadece erkeğe özgü olan, kadın içinse yasak veya günah bir ilişki olarak düşünülüyor.
Kadın evlenince bunu eşine karşı görev veya onu sevdiğini göstermenin yolu olarak görebiliyor. Toplum baskısı bir taraftan devam ederken, bir taraftan da yetersiz cinsel eğitim ve bilgilendirme kadını cinselliğe uzak bir birey haline getirebiliyor. Böylesi bir ortamda gündeme gelen cinsel işlev bozukluklarının birçoğunda da organik yani tıbbi tedavi gerektiren durumlardan çok psikolojik altyapılı sorunlar yer alıyor.
Memorial Etiler Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Selcen Bahadır, sını andırmalara göre kadınlardaki cinsel işlev bozukluklarının; cinsel istek azlığı, cinsel uyarılma ve orgazm sorunları, cinsel ağrı bozuklukları ve başka bir tıbbi duruma ya da ilaca bağlı bozukluklar olarak ele alındığını belirterek, “Kliniğe başvurma oranlarına bakıldığında, en sık cinsel ağrı bozukluklarına rastlanıyor. Bu rahatsızlık, cinsel ilişkinin gerçekleşmesi fakat ağrının olması şeklinde tanımlanan ‘disparoni’ ve cinsel ilişkinin gerçekleşmemesi olarak ifade edilen ‘vajinismus’ şeklinde iki gruba ayrılıyor” diyor.
Vajinismus kader değl!
Yapılan araştırmalara göre, evli her 10 kadından birinin sorunu olan cinsel ağrı bozukluğu, evlilik ve partner ilişkisini de zedeliyor. Özellikle vajinismus, tüm cinsel işlev bozuklukları arasında kişiyi ve çifti çaresiz bırakan bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Sebebi belli olmayan ve yanlış bir inanıştan ya da cinsel mitlerden kaynaklanan ilk cinsel ilişkiye ait korkular kişide hayali bir ağrı ya da acı algısı, sonuçta da ilişkiden kaçınma durumunu ortaya çıkarıyor.
Kişi, aynı panikatak benzeri bir tabloyla tüm vücutta kasılma, yoğun olarak da vajinal bölgede kas kasılmalarıyla ilişkiyi imkansız hale getiriyor. Kasılmaya bağlı daralan kaslar, kişide aslında normal olmayan bir ağrı veya acıyı gerçekten başlatıyor. Böylece cinsel ilişkiden tamamen uzaklaşma başlıyor. “Başarılı ve geri dönüşümsüz olan vajinismus tedavisi, kliniğimizde modern ve kabul edilmiş yöntemlerle kısa sürede yapılıyor” diyen Op. Dr. Bahadır, şöyle devam ediyor: “Tedavi kapsamında kişiye özel protokoller uygulanarak, nedene yönelik bir yol haritası çiziliyor. Böylece yanlış inanışlar düzeltilerek, doğru cinsel bilgiler veriliyor ve uygun davranışsal egzersizlerle sorun ele alınıyor.”
Tedavi planı kişiye özel yapılıyor
Gerek ülkemizde gerekse başka toplumlarda yüzde 40’ları bulan cinsel isteksizlik de kadınlarda görülen yaygın cinsel sorunlardan bir diğeri... Bu sorun nedeniyle doktora başvuru oranı ise kişide psikolojik bir sorun veya evlilik çatışması yaratmadığı sürece düşük seyrediyor. “Kişiler arası belirgin zorluklara yol açan cinsel fantezi veya davranış yokluğu ya da eksikliği” şeklinde tanımlanan bu sorunun ortaya çıkması halinde; cinsel etkinliğe karşı az ilgi veya ilgisizlik, cinsel içerikli düşünce veya düşlemlerin olmaması, cinsel etkinliği başlatmama veya partnerin girişimlerine karşılık vermeme ile bunların en az altı ay süreyle sürekli ve yenileyici olması tanı ve tedavi planlaması için bir kriter oluşturuyor.
Kişilerin öncelikle başka bir cinsel sorunun yarattığı durum veya evlilik-partner çatışması nedeniyle doktora başvurduğunu söyleyen Op. Dr. Bahadır, “Cinsel istek düzeyi ölçümü subjektif bir tanı olduğu için çiftler arası değişkenlik gösteriyor. ‘Normal’ olarak tanımlanan bir düzeyi bulunmuyor. Burada çiftin kendi ilişkilerindeki uyumu önem taşıyor. Cinsel ilişki isteği biyolojik, gelişimsel, psikolojik, kişiler arası, kültürel ve çevresel faktörlerden etkileniyor. Uygun öykü, ilişki değerlendirmesi, gerekli bölüm konsültasyonları sonrası bir neden varsa bulunabiliyor. Tedavi planı da kişiye ve ilişkiye özel yapılıyor” diyor.
Hatalı bilgiler doğrularıyla değiştirilebiliyor
Kadınlarda sık görülen ancak uzman yardımından kaçınılan bir başka sorun da cinsel uyarılma ve orgazm bozuklukları. Kliniğe başvuru oranı düşük olsa bile yüzde 30-40 oranında olduğu tahmin ediliyor. Orgazm olmayı ve uyarılmayı ayıp ya da yasak olarak gören, aynı zamanda deneyimlemeyen kadın bunu bir hak olarak değerlendirmediğinden yardım almak için doktora da başvurmuyor. Toplumda var olan geleneksel kadın rolü inanışı, cinsel anatomi ve fizyoloji hakkında yetersiz ve yanlış bilgiler ile cinsel mitler, kadınlardaki uyarılma ve orgazm bozuklukları sebepler arasında yer alıyor.
Bir taraftan da orgazm olamamayla ilgili yüksek kaygı düzeyi, oluşan yoğun anksiyete nedeniyle orgazm olmayı geciktiriyor. Tedavide öncelikle nedeni bulmak ve yanlış bilgileri doğrularıyla değiştirmek gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Bahadır, şu bilgileri veriyor: “Partner ilişkisindeki sorunların ele alınması, çatışmalar yoğunsa öncelikle ilişki terapisi planlanması önem taşıyor. Cinsel anatomi ve fizyolojiyle ilgili bilgiler doğru şekilde anlatılıp, gerekli davranışsal egzersizler verilerek sorunun ele alınması gerekiyor.”

Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.