ÇEVRE SAYGISI AİLEDE ÖĞRENİLİYOR
Anne-baba çocuklarına rol model olurlar...

02 Kasım 2021 Salı 12:15
Bilginin her şeyin temeli olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Özdemir, “Eskiler ‘Kendini bil!’ demişler. Kendini bilmek, ardından çevreyi bilmeyi gerektirir. Yaşamamız için havaya, suya ve gıdaya ihtiyacımız var. Bunlarsız yaşayamayız. Hiçbir şey yemeden kaç gün yaşayabiliriz? Birkaç hafta veya ay? Bilimsel çalışmalar bize şunu açık ve net olarak gösteriyor: İnsan vücudu yiyecek ve su olmadan 8 ila 21 gün; yeterli su içerse iki aya kadar hayatta kalabilir. Kısacası, iyi bir çevreci olmanın ilk şartı çevreye ve çevrenin bize sağladıklarına nasıl bağlı olduğumuzu öğrenmektir.” dedi.
COVID -19 salgınıyla suyun ve havanın önemini öğrendik
Suyu ve gıdaları satın alabilmemize karşın onların gerçek sahibi olamayacağımızı kaydeden Prof. Dr. İbrahim Özdemir, “Arabalarımızda kullandığımız petrol olmadan yaşayabiliriz. Ama susuz yaşayamayız. Temiz su olmadan yaşamamız ve temizliği sağlamamız mümkün değil.COVİD-19 salgınının bize öğrettiği iki önemli ders: Suyun ve havanın önemi. Hastalığı önleyen en önemli etken hijyen yani temiz su ile elimizi-yüzümüzü sık sık yıkamak. Bir de maske ile yaşamanın ne kadar zor olduğunu öğrendik. Temiz havayı ciğerlerimize çekmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu keşfettik. Bundan çıkarılacak ders: Her damla suyun ne kadar büyük bir nimet olduğu asla unutulmamalı. Her gün 1 milyardan fazla insan içilebilir temiz suya ulaşamıyor. Birçok insan ise yeterli suya veya temiz suya erişime olmadığında çeşitli hastalıklardan ölüyor. Suyun kıymetini bilelim. Tek damlayı bile israf etmeyelim. Peygamberimiz “abdest alırken bile” aşırı su kullanmayı yasaklamıştır.”dedi.
Çevre bilinci ailede başlıyor
Çevreye saygı, hassasiyet ve sorumluluk bilincinin ailede kazanılmaya başladığını belirten Prof. Dr. İbrahim Özdemir, “Anne-baba çocuklarına rol model olurlar. Çocuk büyürken çevresindeki her şeye karşı olumlu tavırlar geliştirir. Hem doğal çevreye hem sosyal çevreye karşı temel ahlakı ilkeler ve tavırlar küçük yaşta öğrenilir ve geliştirilir. İki yıl yaşadığım Finlandiya’da bunu açık ve net olarak gördüm. Ailede başlayan çevre eğitimi ve bilinci, kreşte, ilk ve orta öğretimde devam ediyor. Birçok ders bahçede, parka, ormanda, yani tabiat ananın kucağında yapılıyor. Ana ocağında başlayan eğitim, tabiat ana ile devam ediyor. Bundan dolayı Fin toplumunda çevre bilinci çok yüksek.”diye konuştu.
İnsan öğrenerek gelişen bir varlık
İnsanın doğadaki diğer canlılardan farklı olarak öğrenerek gelişen bir varlık olduğunu kaydeden Prof. Dr. İbrahim Özdemir, “Ördekler ve kazlar yüzmek ve diğer kuşlar da uçmak için kursa gitmezler. Arılar da bal yapmak için eğitim almaz. Örümcekler çelikten daha sağlam ağlarını örerken de eğitim almazlar. Allah onlara ihtiyaç duydukları her şeyi yaratılışta vermiş. Ama insan için eğitim hayat boyu bir etkinlik. Eskiler ‘İnsan tallümle tekâmül eder’ demişler. Yani insan öğrenerek gelişen bir varlık. Bunun için sürekli okumaya ve kendimiz geliştirmeye ihtiyacımız var. Medya ve sosyal medya da insanın olumlu olarak bilgilenmesine yardım etmeli.”diye konuştu.
Batılı seyyahlar bir zamanlar bizi örnek veriyordu
Van’da Erasmus Gençlik Programıyla farklı ülkelerden gelen 40 gence bir konferans verdiğini kaydeden Prof. Dr. İbrahim Özdemir, kültürümüzde çevre tasavvurunu anlattığını, 19. yüzyılda ülkemizi ziyaret eden Batılı seyyahların yazdıklarından örnekler verdiğini söyledi. 17. yüzyılda Osmanlı topraklarını gezmiş olan Fransız avukat Guer Şam’da hastalanan kedilerle köpeklerin tedavisine mahsus bir hastanenin varlığından bahsettiğini kaydeden Prof. Dr. İbrahim Özdemir, “Ünlü devlet adamı ve şair Lamartine, Osmanlı toplumundaki insan-çevre ilişkisini şöyle özetliyor: ‘Müslümanlar canlı ve cansız mahlukatın hepsiyle iyi geçinirler: Ağaçlara, kuşlara, köpeklere, velhasıl Allah’ın yarattığı her şeye hürmet ederler; bizim memleketlerde başıboş bırakılan veyahut eziyet edilen bu zavallı hayvan türlerinin hepsine şefkat ve merhametlerini teşmil ederler. Bütün sokaklarda mahalle köpekleri için belirli aralıklarla su kovaları sıralanır; bazı Türkler, ömürleri boyunca besledikleri güvercinler için, ölürken vakıflar kurarak kendilerinden sonra da bu hayvanlara yem serpilmesini sağlarlar. Bunu dinleyen Litvanyalı bir genç, ‘Atalarınız çevreye ve hayvanlara bu kadar ilgi gösterirken, sizler niye göstermiyorsunuz?’ diye sordu.” şeklinde konuştu.
Caydırıcı cezalar olmalı
“İçerisinde yaşadığımız çevrenin değerini bilmek, çevreyi korumak ve temiz tutmak hepimizin görevi” diyen Prof. Dr. İbrahim Özdemir, tavsiyelerini şöyle sıraladı:
“Aileden başlayarak, eğitim sistemimizin bir parçası olmalı. Çevreyi kirletenlere caydırıcı cezalar olmalı. Ahlak kuralları ve eğitim tek başına yeterli değil. Caydırıcı cezalar olmadan bu işi çözemeyiz. Aslında çevre bilinci için yapılan yatırım maliyeti en düşük yatırımdır. Şu anda yanan ormanları söndürmek büyük bir maliyet getiriyor. Bir de bu felaketlerin sebep olduğu tahribatı gidermek; mağdur vatandaşlara yardım etmek büyük maddi külfet gerektiriyor.
Doğal felaketler sonucu oluşan zararı telafi etmek tüm devletler için büyük bir yük. Ancak küresel ısınmanın sebep olacağı sorunları bilim bize söylüyor. Bundan dolayı ne orman yangınları, ne de aşırı sel felaketleri biz çevreciler için sürpriz olmadı. Bilime ve çevrecilere inanamayan, gerekli tedbirleri almayan devlet bürokrasisi, yerel yönetimler ve bu konuda duyarsız olanlar için sürpriz oldu denilebilir. Bundan hareketle tüm kesimleri kapsayan eğitim kampanyaları ile görevlileri ve vatandaşımızı bilinçlendirebiliriz. Felaketlerin etkisini azaltabiliriz. Tabiat kanunlarını değiştiremeyiz. Ama kendimizi değiştirerek işe başlayabiliriz.
Orman yangınlarının %90’ı ihmal ve bilinçsizlikten kaynaklanıyor
Orman Bakanlığı verilerine göre yangınların yüzde 90’ı insanların ihmalinden ve bilinçsizliğinden kaynaklanıyor. Terör kaynaklı yangınların oranın yüze 7. Bu sebeple komplo teorilerine itibar edilmemeli. Önce kendimizi sorgulamalıyız. Bunun anlamı insanımız çevre konusunda bilinçli olursa, birçok sorun ortaya çıkmadan çözülür. Marmara denizine yıllarca sanayi atıkları akıtıldı. Ne devlet ne toplum sesini çıkarmadı. Bir avuç çevrecinin çığlığıysa ne Ankara’da ne de yerel yönetimlerce duyulmadı. Hiçbir şey yokmuş gibi yapıldı. Geldiğimiz nokta ortada. Buna Gediz ve Ergene başta olmak üzere sanayi atıklarıyla kirlenen diğer nehirleri de örnek verebilirim. Bugün hepimiz çocuklarımıza ve torunlarımıza nasıl bir çevreyi miras bırakacağını düşünme günüdür.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.