“CEBİMİZDEKİ EKRAN, HAFIZAMIZI ELE GEÇİRİYOR”
Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor

20 Şubat 2026 Cuma 10:39
Sabah gözümüzü açar açmaz telefona uzanıyor, gün içinde yüzlerce kez ekranı kontrol ediyor, gece uyumadan önce son kez sosyal medyada geziniyoruz. Dijital çağın bu görünmez rutini artık sıradan bir alışkanlık değil; bilim insanlarına göre dikkat ve hafıza süreçlerimizi derinden etkileyen bir dönüşümün parçası. Uzmanlar, özellikle hızlı tüketilen kısa içeriklerin ve sürekli bildirim akışının haz temelli anlık kazançları artırdığını ama uzun vadede bedel ödettiğini söylüyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) çocuklara yönelik ekran süresi sınırlamaları ve Avrupa bölgesinde artan problemli sosyal medya kullanımı verileri, meselenin küresel boyutunu ortaya koyuyor. Üniversitelerde yapılan araştırmalar ise yalnızca telefonun masada durmasının bile bilişsel performansı düşürebildiğini gösteriyor. Peki hafızamız ve algımız gerçekten zayıflıyor mu? Yoksa sadece kullanım alışkanlıklarımız mı değişiyor? “Telefon masadayken bile dikkat düşüyor” diyen Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt konuyla ilgili çarpıcı bilgiler veriyor…
Prof. Dr. Murat Kurt’a göre sosyal medyanın aşırı ve kontrolsüz kullanımı, dikkat ve hafıza üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Bu etkinin şiddeti; kişinin yaşı ve sosyal medyada geçirdiği süreye bağlı olarak değişebilir. Özellikle çocuklar ve ergenlerde yoğun kullanım; dikkat dağınıklığına, dikkat süresinin kısalmasına ve aynı anda birden fazla işle uğraşma alışkanlığına bağlı dikkat sorunlarına yol açabiliyor. Birden fazla platformda eş zamanlı vakit geçirmek ve sürekli gelen bildirimler, odaklanmayı zorlaştıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor” diyor.
Araştırmalar, sorunlu sosyal medya kullanımının günlük hayatta daha fazla dalgınlık ve unutkanlıkla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum çoğu zaman aşırı kullanım ve “bir şeyleri kaçırma korkusu” olarak bilinen “FoMO” ile bağlantılı görülüyor. Hatta akıllı telefon kapalı ve kullanılmıyor olsa bile görüş alanında bulunması, dikkat performansını zayıflatabiliyor. Bir şeyleri kaçırma korkusu ve kendi başına kalmanın verdiği rahatsızlık hissinden kaçınmak için insanların farkında olmadan sürekli olarak olası bir bildirime hazır hale geldiğini belirten Prof. Dr. Murat Kurt, “Beyin, potansiyel ödül sinyalini, yani bildirimi, tamamen görmezden gelemez. Telefon yanımızdayken bile zihinsel kaynaklarımızın büyük bir kısmı tetikte kalıyor. Bu da zihnimizin bir işe ya da bir şeye odaklanmasını zayıflatıyor” şeklinde konuşuyor.
Sosyal Medya Kullanımı Arttıkça Unutkanlık Da Artıyor
Prof. Dr. Murat Kurt’a göre problemli sosyal medya ve akıllı telefon kullanımı sadece dikkati değil, belleği de etkiliyor. Hafızanın güçlü olabilmesi için dikkat filtrelerinin sağlıklı bir şekilde çalışması ve hatırlanacak duruma ilişkin ara ara tekrar yapılması gerekiyor. Sürekli içerik değişimi, kısa videolar ve bildirim akışı dikkati ve özümseyerek öğrenmeyi bozuyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Hafıza bir kas gibidir; tekrar ve odaklanma ister. Sürekli bölünen dikkat, bilgiyi yüzeyde bırakır. Öğreniyoruz sanıyoruz ama aslında depolamıyoruz” diyor.
Bazı uluslararası çalışmalar, günlük sosyal medya kullanım süresi arttıkça bilişsel performansa yönelik risklerin yükseldiğini, özellikle de dikkat süresinin azaldığını ortaya koyuyor. Sürekli içerik değiştirme alışkanlığı, beynin derin odaklanma yerine yüzeysel ve hızlı tarama moduna geçmesine neden oluyor. Bu durum özellikle öğrencilerde ders çalışırken sık sık telefona bakma ihtiyacı şeklinde görülüyor.
Kısa İçerikler Beynin Sabır Eşiğini Düşürüyor
Sosyal medya beğenileri ve bildirimlerin küçük ama sık dopamin salınımlarına yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, bu durumun beynin anlık ödüllere alışmasına neden olduğuna dikkat çekiyor: “Kısa ve hızlı içerik tüketimi, beynin sabır eşiğini düşürebilir. Uzun bir metni okumak ya da karmaşık bir problemi çözmek daha zor hale gelir. Bu durum özellikle gelişim çağındaki çocuk ve ergenlerde daha belirgin risk oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri, ergenlerde problemli sosyal medya kullanımının arttığını ve bunun ruh sağlığı ile dikkat süreçleri üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor”…
Problemli ve kontrolsüz sosyal medya kullanımının birçok ruhsal bozuklukla da ilişkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “En sık karşılaşılan ruhsal sorunlar arasında depresyon, dikkat eksikliği ve anksiyete bozuklukları öne çıkıyor. Bunlara uyku problemleri, beden algısına ilişkin sorunlar, yeme davranışındaki bozulmalar ile yalnızlık ve sosyal izolasyon da eşlik ediyor” şeklinde konuşuyor.
Beyin Aynı Anda İki İşi Aynı Verimle Yapamaz
Kontrolsüz akıllı telefon ve sosyal medya kullanımının başta dikkat yetersizliğine yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “Buna ‘dijital amnezi’ diyoruz. Bilginin her an erişilebilir olması, onu zihinde tutma motivasyonunu azaltabiliyor. Artık bilgiyi hatırlamak yerine nerede bulacağımızı hatırlıyoruz. Bu da uzun vadede bellekle ilgili mekanizmalarımızın özümseyerek öğrenmesini engelliyor” şeklinde konuşuyor.
Hafıza oluşumu için dikkatin şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Kurt, “Eğer dikkat dağınıksa, bilgi uzun süreli belleğe aktarılamaz. Ayrıca ‘dijital hafıza etkisi’ dediğimiz bir durum var. İnsanlar bilgiyi ezberlemek yerine ‘nasıl olsa internette var’ düşüncesiyle depolamıyor. Bu da uzun vadede hatırlama kapasitesini zayıflatabiliyor” diyor.
Telefonla ilgilenirken ders çalışmak, mesajlaşırken toplantı dinlemek… Ancak bilimsel veriler beynin aynı anda bilişsel olarak iki zor işi tam verimle yapamadığını gösteriyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Sınırlı bir bilgi işleme kapasitesine sahibiz. Yine de sistemimiz aynı anda birden fazla görevi yapabilecek yeterliğe sahiptir. Ancak aynı anda iki zor işi yapmaya ya da birbirini bozacak iki işi yapmaya veya daha önce deneyimlemediğimiz bir işi yaparken başka bir şey yapmaya çalıştığımızda zorlanıyoruz. Dolayısıyla çoklu görevler, görevler arasında hızlı geçişi gerektiriyor. Her geçişte ise zihinsel enerji kaybı oluyor. Bu da hem performansı hem öğrenme kalitesini düşürüyor” diyor.
Problemli telefon kullanımının çocuk gelişiminde dikkate alınması gereken bir husus olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Kurt, “Çocukların yüzde 97’si 0–4 yaş arasında mobil cihazlarla karşılaşıyor; üstelik bu temas çoğu zaman 1 yaşından önce, ekran izleme ya da dijital içerikle etkileşim şeklinde başlıyor. Bu durum çocuğun optimum motor ve duyusal gelişim fırsatını zayıflatıyor. Neticede çocuğun hayal gücü ve yaratıcılığı sekteye uğruyor” diyor.
Çözüm, Teknolojiden Kaçmak Değil, Onu Yönetmek
Uzmanlar teknolojiden tamamen uzaklaşmanın elbette gerçekçi olmadığını, önemli olanın bilinçli kullanım olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Eğlence amaçlı ekran süresini sınırlandırmak, bildirimleri kapatmak ve telefonu görüş alanı dışına koymak, yatmadan en az 1 saat önce ekran kullanımını bırakmak, gün içinde ‘ekransız odak blokları’ oluşturmak, kitap okuma, not tutma ve ezber gibi hafızayı aktif çalıştıran aktiviteleri artırmak önemli. Teknoloji düşmanımız değil. Ancak kontrol edilmediğinde zihinsel kapasitemizi sessizce aşındırabilir. Dikkat, hafıza ve algı; korunması gereken bilişsel hazinelerimizdir. Onları korumak bizim elimizde” diyerek sözlerini tamamlıyor…
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.