BU AĞRI, YEMEYİ VE KONUŞMAYI ÖNLÜYOR!
Trigeminal nevralji, yüzün duyusunu sağlayan trigeminal sinirin tutulmasıyla oluşan ve literatürde ‘dünyanın en şiddetli ağrısı’ şeklinde tanımlanan kronik bir ağrı olarak dikkat çekiyor.

23 Ocak 2026 Cuma 10:47
Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat çekerek, “ Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor.
Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu
Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi.
Günlük hayat durma noktasına geliyor!
Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor. Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor.
Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor!
Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor. Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor.
Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler!
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor.
Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak
Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp, mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor.
Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor
Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor.
İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor!
Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon, şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen "armut" veya "üçgen" şeklindeki baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.