BİPOLAR HAKKINDA BİLDİKLERİNİZİ UNUTUN
Bipolar bozukluk hakkında her şey...

26 Mart 2019 Salı 12:56
"Manik depresif hastalık" ve "İki uçlu mizaç bozukluğu" olarak bilinen bipolar bozukluk, bireylerde; "mani-hipomani", "depresyon" ve "karma" olmak üzere çeşitli dönemleri kapsayan duygu durum atakları halinde görülüyor. Bipolar bozukluk hakkında doğru bilinen yanlışlara dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı, hastalık sürecinde bilinenin aksine, sürekli ruh hali değişikliği yaşanmadığını, bipolar bozukluk hastalarının atak dönemleri dışında sağlıklı olduklarını ve evlenerek, doktor kontrolünde gebe kalabileceklerini vurguladı.
Her yıl 30 Mart "Dünya Bipolar Günü" olarak anılıyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı, bipolar bozukluk hakkında önemli bilgiler verdi.
Bipolar bozukluk atakları, tamamen iyileşebilir!
"Bipolar bozukluk; manik depresif hastalık, iki uçlu mizaç bozukluğu olarak da bilinen önemli bir psikiyatrik bozukluktur. 'Mani/Hipomani', 'Depresyon' ve 'Karma' gibi çeşitli dönemleri kapsayan duygu durum atakları ile karakterizedir" diyen Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı,
"Bu dönemleri tanımlayacak olursak, depresyon; çökkünlük, mutsuzluk, hayattan keyif alamama, değersizlik düşünceleri, karamsarlık, konsantrasyon güçlüğü, halsizlik, vücut ağrıları, uyku, iştah değişiklikleri, intihar düşünceleri gibi belirtileri kapsarken; mani/hipomani ise taşkınlık, öz güvende abartılı artış, sinirlilik, konuşmada artış, fikir uçuşmaları, dikkatin çabuk dağılması, aşırı hareketlilik, çok para harcama, uygunsuz davranışlar, kolay risk alma, uyuyamama, yemek yeme ihtiyacında azalma, kavgacılık gibi işlevselliği belirgin bozan atak dönemleridir. Depresyon ve mani belirtilerinin bazılarının bir arada olmasına da 'karma dönem' denir. Hastalık ataklarla seyreder, atakların süresi ve şiddeti kişiden kişiye ya da yıllar içinde değişebilir. Ataklar çoğunlukla tamamen iyileşir; fakat bazı kişilerde kalıntı belirtiler denilen bazı semptomlar devam edebilir" şeklinde konuştu.
Bipolar bozuklukta doğru bilinen yanlışlar
Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı, "Bipolar Bozukluk ile ilgili bazı doğru bilinen yanlışları düzeltmekte fayda var" diyerek, şunları söyledi:
"Hastalık sürekli ruh hali değişikliği gibi algılanmakta ya da çeşitli davranış sorunları yaşayan kişiler bipolar olarak isimlendirilmektedir. Bu tamamen yanlıştır, bipolar bir kişilik özelliği ya da davranış sorunları değildir, sanılanın aksine tedavi edilmesi gereken atak dönemleri dışında sağlıklıdırlar. Bunun dışında evlenemezler, çocuk sahibi olamazlar, çalışamazlar gibi damgalayıcı yanlış inanışlar da vardır, evlenme olgunluğuna erişen her birey gibi evlenebilirler, uyku düzenini bozan vardiyalı nöbetli işler dışında (atakların tetiklenmemesi için uyku düzeni önemli olduğundan) çalışabilirler, doktor kontrolünde gebe kalabilirler."
Ataklar, stresli dönemlerde tetikleniyor
Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı, "Ataklar belli mevsimlerde; özellikle bahar ayları, askerlik gibi stresli dönemlerde, lohusalık gibi özel durumlarda tetiklenebilir. Hastalığın oluşmasında; genetik yatkınlıklar, beyinde biyolojik maddelerde değişiklikler, stres ve travmalar etkili olabilmektedir" diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hastalık sıklıkla 20 li yaşlarda başlar. Genel olarak görülme sıklığı %1-2 civarındadır. Kadın ve erkekte bu sıklık benzerdir. Birinci derece akrabalarında hastalık olan kişilerde bu oran yaklaşık %8-9 lara çıkabilmektedir. Hastalıkta genetik yatkınlık çok önemlidir fakat fakat direkt genetik geçişten bahsedemeyiz. Özellikle çocuk ve ergenlik yaşlarda başlayan bipolar bozuklukta genetik yatkınlık daha da ön plana çıkmaktadır. Başlangıç yaşı 7-8'lere inebilmektedir. Bu yaşlarda tanı koyulması daha güçtür ve başka hastalık ya da durumlarla sıkça karışabilmektedir. Hastalık her yaşta 60 yaş üstü gibi ileri yaşlarda da başlayabilmektedir. Bu durumlarda bedensel başka hastalıklarla ilişkisinin araştırması, intihar riski, ilaç yan etkileri açısından yakından takip edilmesi gerekmektedir.
Aile desteği büyük önem taşıyor
Bipolar bozukluk tedavisi atak tedavileri ve koruyucu tedavi olarak ikiye ayrılmaktadır. Atak tedavileri o sırada geçirilen depresyon/mani/karma döneme göre değişmektedir. Tedavi atağın şiddetine göre yatarak ya da ayaktan olabilmektedir. Tedavide kullanılan çeşitli ilaçlar olduğu gibi ek yöntemlere de başvurulabilmekte, bunlar; EKT, TMU, Deep TMU gibi tedavilerdir. Koruyucu tedavide ise duygu durum dengeleyici ilaçların yanı sıra psikoterapi desteği önemlidir. Ayrıca ataklardan korunmak için poliklinik takibi, önerilen şekilde ilaçların kullanılması, koruyucu ilaçların kan düzey takiplerinin yapılması, hastalığın öncül belirtilerinin tanınması, uykunun düzenli olması, alkol maddeden uzak durulması önemlidir. Ailelere de burada; hastaların tedavi konusunda desteklenmesi, hastalığı tanımaları ve tetikleyen faktörler, öncül belirtiler, ilaç yan etkileri, hastalıkta damgalanma gibi konularda bilgili olmaları, psikososyal destek vermeleri vb. görevler düşmektedir.
Kadınlarda hastalığın seyri, dönemlere göre farklılaşıyor
Hastalıkta cinsiyet farklılıkları çok belirgin olmamakla birlikte depresif ve karma dönemler, mevsimsel yineleme kadınlarda daha sık görülmekte ve anksiyete bozuklukları gibi bazı diğer psikiyatrik hastalıklar ya da tiroid hastalıkları gibi tıbbi durumlar daha sık eşlik etmektedir. Kadınlarda hastalığın önemi gebelik, lohusalık ve menopoz döneminde farklılaşıyor. Lohusalık dönemi ve menopoz dönemi atakları tetikleyebilmektedir. Gebeliğin kendisi risk oluşturmamasına rağmen ilaç tedavilerinin durdurulması yine atakların tetiklenmesine neden olabilmektedir."
Gebelikte süreç nasıl ilerliyor?
"Bipolar Bozukluk hastası kadınlar gebe kalmaya karar verdiğinde bunu psikiyatristi ile paylaşır, her hasta özelinde tedavinin ne şekilde devam edilmesi gerektiğine karar verilir. Gebelikte ilaç kullanımı hastalığın seyrine, atakların şiddetine ve tamamen hasta özelinde fetus-anne, kar-zarar değerlendirilmesine göre yapılır" diyen Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı,
"İlaç tedavisinin tamamen kesilmesi karar verilirse; gebelik korunmasının bırakılması ilaçların tamamen kesilmesinden hekimin uygun gördüğü süre sonra olmalıdır. İlaç tedavisi kesilen hastanın gebelik sırasında psikoterapi desteği alması, uyku düzenine dikkat etmesi, stresten uzak durması koruyucu olabilir. Gebelik sırasında atak oluşmasından ve tedavi konusunda çaresiz kalmaktan hastalar genelde endişe duyarlar. Bu süreçte hastanın bilgilendirilmesi önemlidir. Yine hasta özelinde ve hastalığın şiddetine göre uygulanabilen tedaviler mevcuttur, annenin ve fetusun sağlığı burada gözönünde bulundurularak daha güvenli kabul edilen ilaç gruplarından ve en düşük dozlar tercih edilerek tedavi uygulanabilmektedir. İlaç tedavisi uygulanan gebeler daha sık psikiyatrik muayene ve kadın doğum kontrollerinden geçmesi, ilacın kandaki düzeyinin takibi önerilir. İlaç tedavileri dışında TMU tedavisi uygun hastalarda fetusu etkilemeden uygulanabilecek güvenli bir tedavi yoludur. EKT tedavisi ve klinik yatışlar yine gebelikte özellikle şiddetli ataklarda başvurulan tedavi yollarıdır. Hasta ilaç kullanırken gebe kaldığını farkettiyse en kısa sürede doktoruna başvurmalıdır, bazı ilaçların hemen bırakılması gerekebilmektedir" diye konuştu.
Riskli dönem: Lohusalık
Doğum sonrası lohusalık döneminin de gebelik gibi tedavide özel bir dönem olduğunu ifade eden Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emre Tolun Arıcı, "Lohusalık dönemi hem hastalığın kadınlarda ilk ortaya çıkması hem de yinelemesinde riskli dönemdir" diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ayrıca emzirme yolu ile ilaçların bebeğe geçmesi riski bulunduğundan yine anne-bebek sağlığı ve yararı değerlendirilerek tedaviler seçilir. İlaç tedavileri düzenlenirken düşük dozda ve bebeğe en az geçiş sağlanacak şekilde planlanır. Bebek ve anne yan etkiler açısından takip edilir. Gerektiğinde emzirme, çocuk doktoru ile iletişim kurarak bebeğin beslenme planı yapılarak kesilebilir. TMU emzirmeyi etkilememesi avantajı ile uygun hastalarda seçilebilir.
Psikoterapi gebelik ve lohusalık döneminde uygulanmalı
Psikoterapi hem gebelik hem lohusalık sürecinde önerilmelidir. Bu dönemde hastanın kesintisiz gece uyuması, ailenin gece beslemeleri görevini üstlenmesi, ailenin fiziksel ve psikolojik desteği önemlidir. Emzirme döneminde de tedavilere karar verirken annenin emzirme isteği, bebeğin emme ihtiyacı önemsenmelidir; fakat annenin sağlığının önemli olduğu, tedavinin zorunlu olduğu ve bebeğin gelişimi için sağlıklı anneye ihtiyacı olduğu da değerlendirilmelidir."
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.