BEYİNDE BAŞLAYAN İÇ SAVAŞ: MS
Prof. Dr. Tarlacı: “Doğal deyip rastgele alınan her şey riskli olabilir”

15 Ağustos 2025 Cuma 13:19
Multiple Skleroz’un (MS), bağışıklık sisteminin kendi beyin dokusuna saldırdığı kronik bir hastalık olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bu süreci ‘beyinde başlayan bir iç savaş’ olarak tanımlıyor.
Kadınlarda daha sık görülen MS’in seyrinin her hastada farklı olduğunu aktaran Tarlacı, “İki MS hastasını yan yana koysanız biri ayakta, diğeri tekerlekli sandalyededir. Bu fark, erken teşhis ve yönetimin önemini gösterir.” dedi. Tamamlayıcı tedavilerin, tıbbi tedaviyi desteklemek şartıyla faydalı olabileceğini, ancak alternatif tedavilerin ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Tarlacı, bitkisel takviyelerin masum olmadığını, ilaçlarla etkileşimlerinin tehlikeli olabileceğini hatırlattı. Tarlacı, MS hastalarına bilimsel temeli güçlü, güvenli yöntemleri tercih etmeleri çağrısında bulunuyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Multiple Skleroz’un (MS) nedenleri, belirtileri, hastalık süreci ve özellikle tamamlayıcı ile alternatif tedavi yöntemleri arasındaki farklar ile olası riskleri anlattı.
Bağışıklık sistemi düşmanı dışarıda değil, içeride arar…
Multiple Skleroz’un (MS), bağışıklık sisteminin beynin kendi yapılarına saldırarak hasar oluşturduğu bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu, beyinde başlayan bir iç savaş gibidir. Bağışıklık sistemi düşmanı dışarıda değil, içeride arar ve beynin en temel yapı taşlarına saldırır.” dedi.
MS’in genellikle 20-40 yaş arasındaki bireylerde ortaya çıktığını ve kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görüldüğünü kaydeden Tarlacı, “Türkiye gibi güneşli ülkelerde bile D vitamini eksikliği, sigara kullanımı ve modern yaşam tarzı MS riskini artırıyor.” şeklinde konuştu.
Elektrik kablosunun yalıtımı bozulursa kıvılcım çıkar, kısa devre olur; beyinde olan da budur!
Normalde bağışıklık sisteminin beyin dokusuna müdahale edemediğini, çünkü arada bir ‘kan-beyin bariyeri’ bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Ancak bu bariyer zedelendiğinde bağışıklık sisteminin saldırgan hücreleri beyin içine sızar ve miyelin kılıfına saldırır. Bu süreçte CD8+ ve CD4+ lenfositler, NK hücreleri, B hücreleri gibi birçok aktör adeta bir işgal gücü gibi davranır. Plak dediğimiz lezyonlar da işte bu savaşın izleridir.” dedi.
Sinir hücrelerinin iletiminin miyelin kılıfla sağlandığını dile getiren Tarlacı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu yalıtım maddesi bozulduğunda elektriksel ileti kopar. MS’in fiziksel semptomları da bu iletim bozukluğunun sonucudur. Elektrik kablosunun yalıtımı bozulursa kıvılcım çıkar, kısa devre olur; beyinde olan da budur.”
Hastalık her bireyde farklı seyrediyor!
MS’in kadınlarda daha sık görülmesinin, hormonel ve genetik faktörlerle ilişkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Özellikle östrojenin bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri burada önemlidir. Kadın vücudu doğası gereği farklı bağışıklık reflekslerine sahiptir. Bu, MS gibi otoimmün hastalıklarda bazen dezavantaja dönüşebilir.” dedi.
Hastalığın seyrinin her bireyde farklı olduğunu vurgulayan Tarlacı, “Relapsing-Remitting, Secondary Progressive, Primary Progressive gibi türleri vardır. İki MS hastasını yan yana koysanız biri ayakta, diğeri tekerlekli sandalyededir. Bu fark, erken teşhis ve yönetimin önemini gösterir.” açıklamasını yaptı.
Bir MS hastasının hikâyesi, kişilik ve ruhsal dengeyle de ilgili!
“MS sadece genetik bir hastalık değildir.” diyen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, genetik bir eğilimin üzerine binen çevresel ve immünolojik etkileşimlerin bir ürünü olduğunu aktardı.
Epstein-Barr virüsü enfeksiyonları, çocuklukta geçirilen viral hastalıklar, 17 yaş öncesi sigara kullanımı, D vitamini eksikliği ve ekvatordan uzaklaştıkça artan coğrafi risk faktörlerinin bu hastalığın gelişiminde etkili olduğunu ifade eden Tarlacı, şunları söyledi:
“MS sadece sinirsel değil, nöropsikolojik ve sosyal boyutları olan bir hastalıktır. Beynin bilgiyi işlemesini, duyguları yönetmesini, hatta kimlik algısını bile değiştirebilir. Bu yüzden bir MS hastasının hikâyesi sadece kas değil, kişilik ve ruhsal dengeyle de ilgilidir.”
Tamamlayıcı tedavi tıbbi tedaviyi destekliyor, alternatif tedavi ise reddediyor!
MS genç yaşlarda başlayan, yıllar süren ve seyri belirsiz bir hastalık olduğu için hastaların genellikle klasik tıbbın yanında yeni çareler aradığına dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “MS hastalarının büyük kısmı genç, eğitimli, üretken ve sorgulayıcı kişilerdir. Bu da onları doğal olarak tamamlayıcı ve alternatif tedavilere yöneltir. Ama neyin doğru, neyin tehlikeli olduğuna dair bilgileri eksiktir.” dedi.
Tamamlayıcı tedavinin, tıbbi tedaviye ek olarak uygulanan destekleyici yöntemler; alternatif tedavinin ise bilimsel temelden uzak olup tıbbi tedavinin yerine konulmaya çalışılan, ciddi riskler taşıyabilen uygulamalar olduğunu söyleyen Tarlacı, şu ifadeleri kullandı:
“Birinin amacı desteklemek, diğerinin amacı tıbbi sistemin yerine geçmektir. Bu çok tehlikeli bir çizgidir. Bazı bitkisel destekler doğrudan MS ilaçlarıyla etkileşime girer ve tedaviyi sabote edebilir. Sarı kantaron, antidepresanlarla etkileşir, serotonin sendromu yapabilir. Greyfurt suyu karaciğer enzimlerini bloke eder, ilaçların toksik hale gelmesine neden olabilir. Ginkgo biloba kan sulandırıcı etki yapar, beyin kanaması riskini artırabilir. Zerdeçal bağışıklık sistemini uyarır, MS’in alevlenmesine yol açabilir. Kava Kava karaciğer hasarına neden olabilir, bağışıklık baskılayıcılarla birlikte alınırsa risk artar. Bitkisel bir şey doğal diye masum değildir, zehirli mantar da doğaldır ama öldürür.”
Umut tacirliği MS hastaları için büyük bir sorun!
Bilimsel olarak güvenli tamamlayıcı yöntemler olduğuna değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Meditasyon ve zikir, stresi azaltarak bağışıklık sistemini sakinleştirir. Egzersiz denge, dayanıklılık ve kas kontrolünü artırır. Müzik terapisi beynin duygusal bölgelerini uyarır, ağrı eşiğini yükseltebilir. Yoga ve nefes egzersizleri sinir sistemini regüle eder, gevşeme sağlar. Kegel egzersizleri pelvik kasları güçlendirir, idrar kontrolünü destekler.” dedi.
Tamamlayıcı tedavinin, ancak tıbbi tedaviyi inkâr etmeden, onun yanında bir yardımcı oyuncu gibi davranırsa faydalı olduğunu vurgulayan Tarlacı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Umut tacirliği MS hastaları için büyük bir sorundur. Kök hücreden tutun da yılan zehri ve padma-28 gibi bilimsel temeli olmayan ürünlere kadar birçok yöntem sadece umudu sömürür. Bazıları pahalı, bazıları zararlı, bazıları ise sadece zaman kaybettirir. Kortizonlarla, interferonlarla ve antidepresanlarla etkileşebilecek bitkilere dikkat edilmeli. Spirulina aşırı bağışıklık uyarımı yapabilir. Koenzim Q10 kan sulandırıcılarla birlikte kullanılmamalıdır. Melatonin uyku bozukluğuna iyi gelse de diğer ilaçlarla doz kontrolü şarttır. Selenyum ve çinko eksiklikte faydalı olsa da fazlası toksik olabilir.
MS hastalarının bu maddeleri kullanmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Doğal deyip rastgele alınan her şey riskli olabilir. Tüm bitkisel destekler hekime danışılmalı, ilaçlarla etkileşimleri gözden geçirilmelidir. Kullandığınız tüm ilaçları ve destekleri bir listeye yazın, çakışma riskini azaltın. Bilinmeyen ürünleri, özellikle internetten temin edilen takviyeleri kullanmayın. Meditasyon, müzik, egzersiz gibi bilimsel yönü güçlü tamamlayıcıları tercih edin. MS hastaları bilgili ve meraklı oldukları için bazen tuzağa düşerler. Alternatif tedaviye yönelmek yerine, akıllı tamamlayıcılar seçilmelidir.”
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.