BEYİN TÜMÖRLERİNDE PSİKOLOJİYİ ATLAMAYIN
Beyin tümörlerinde psikoloji göz ardı edilmemeli...

26 Ağustos 2021 Perşembe 22:15
Beyin tümörlerinin 100’ün üzerinde farklı tümörü kapsadığını belirten uzmanlar, diğer kanser türlerinde olduğu gibi beyin tümörlerinde de hasta psikolojisinin önemine işaret ediyor. Hekimlerin zorlu evrelerden geçen kanser hastası bireylere karşı umudu yükseltecek şekilde yaklaşımının gerekliliğini vurgulayan uzmanlar, tedavi protokolünde mutlaka psikiyatrinin de yer alması gerektiğini tavsiye ediyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, beyin tümörleri ve hastaların hastalıklarını kabullenme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Beyin tümörleri 100’ün üzerinde farklı tümörü kapsıyor
Kanserlerin insan ölümleri ve rahatsızlıkları bakımından en üst sıralarda yer alan, her geçen gün daha da yaygınlaşan bir hastalık grubu olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Kanserler yapılarına, orijin aldıkları hücrelere, organlara ve hücre çoğalma hızına göre çok farklı tipte ve derecelerde olabilirler. Beyin tümörleri de tüm kanserler içinde önemli bir alt başlık oluşturdukları için hem hastayı hem de yakınlarını fiziksel ve duygusal olarak çok yoğun etkileyen zor bir hastalık olarak tanımlanmalıdır. Beyin tümörleri aslında 100’ün üzerinde farklı tümörü kapsıyor. Bunların içinde son derece iyi huylu ve tam olarak tedavisi olanaklı tümörler olabildiği gibi son derece meşakatli, yıllarca sürebilen, tekrarlayan ameliyatları, ışın tedavilerini, ilaç tedavilerini gerektiren kötü huylu tümörlerin varlığından da bahsedebiliriz. Kuşkusuz bu zorlu ve yorucu tedavi süreci, hastayı fiziksel olarak etkilediği kadar ruhsal bakımdan da etkiliyor ve derinden sarsıyor.” diye konuştu.
Tepkiler kişiden kişiye değişebiliyor
Kanser hastalarının gösterdiği tepkilerin kişiden kişiye değiştiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Kanser tanısı koyulan kişi önce şaşırıyor, inanamıyor, ne olduğunu anlayamıyor ve durumu inkar etme eğilimine giriyor. ‘Acaba bir yanlışlık mı var?’ diye soruyor. Hasta öfkeye kapılıyor ve sonrasındaki tepkisi çoğunlukla ‘neden ben!” şeklinde oluyor. Gerçeği reddetme, aslında gerçeğin yarattığı kaygı, panik ve çaresizlik duygularına karşı geliştirilmiş bir savunmadır. Beraberinde kızgınlık ve isyan vardır. Dolayısıyla hastanın bu tepkisi oldukça derin ve içerikli oluyor.” dedi.
Bireylerin hayat düzeni altüst oluyor
Hastaların genel olarak yok olma tehdidi, kayıp algısı, ayrılık ve ölüm düşünceleri ile ölümü ensesinde hissetme gibi duygu ve düşüncelerin yarattığı bunaltı bozukluğunun temel belirtilerini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Hastanın belli bir düzen içinde sürdürdüğü ve ileriye yönelik öngördüğü hayat düzeni altüst olduğu için artık kontrolü kaybediyor ama duruma belirsizlik hakim olsa da bu ruhsal durum uzun sürmüyor. Hasta bir yandan da çözüm arayışı içine giriyor.” diye konuştu.
Gerçeği kabullenip enerjilerini yeni yaşamlarına yöneltiyorlar
Çözüm arayışı evresinde hastanın, gerçeği yavaş yavaş kabullenme sürecine girdiğini kaydeden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, bunu çeşitli rasyonalizasyon ve uyum çabaları geliştirdiği dönemin izlediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu dönemde hastalar kaygıyı yok etmek ya da hiç değilse bastırabilmek için inkar, karşıt duruş, olumlu düşünceler geliştirmek, kendine göre nedensellik ilişkileri kurmak ve çözümler üretme gibi karşılıklar geliştiriyor. Böylece hastada sıklıkla uyum ve hastalıkla mücadele dönemi başlıyor. Bu dönem beyin tümörlü hastalarda çok koşturmacalı, çoğunlukla yoğun meşakkat gerektiren, ağrılı, yıkıcı – tüketici, kısıtlamalarla dolu, yaşamda ilk kez tanınan ve yaşanan bir dönemdir. Hastanın artık gerçeği kabullenip enerjisini ve ruhsal gücünü yeni yaşamına yönelttiği uyum dönemi olduğunu da söyleyebiliriz. Hastalığı ile birlikte yaşamaya çalışırken güven ve denge arayışı içinde oluyorlar.”
Hekimler umudu yükseltecek tutum sergilemeli
Öte yandan hastanın bedeninde de hem hastalığın hem de tedavilerin ortaya çıkardığı son derece karmaşık bir akış içinde yeni normal’in geliştirilmesi çabası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Hekimlerin bu son derece kararsız, değişken olabilen dönemde ana göre fiziksel, ruhsal durumu çözümleyip hasta ile ilişkisinde hastanın tedavisi için gereken olumlu duygu, düşünce ve umudu yükseltecek doğru tutum, söz ve davranışı göstermesi gerekiyor. Sonrasında hastalık çok farklı seyredebiliyor. Eğer olumlu bir yönde ilerliyorsa yeni dengenin oluşumu daha da güçleniyor ve hasta yeni normal düzenini oluşturabiliyor. Ancak olumsuz durumlar hastayı reaktif depresyona sokabiliyor. Genellikle ‘ne olacaksa olsun’ tarzında tezahür eden tükenme, isyan, hatta tedaviye uyumsuzluk ve tedaviyi reddetme ortaya çıkabiliyor. Hastalığın seyrine göre çok farklı psişik manifestasyonlar görülebiliyor. Bu dönem artık hastanın tüm hayatını gözden geçirerek vardığı sağlıklı ya da kötüye gidişin yarattığı tepkisel patolojik bir psişik haldir.” dedi.
Daha iyi sonuç için tedavide psikiyatri de yer almalı
Kanser şemsiyesi altında beyin tümörlerinde de kuşkusuz hemen tüm kanser hastalarında geçerli olduğu şekilde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, çeşitli ilaç ve genel destek tedavileri ile birlikte tedavi sürecinin yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, “Beyin tümörlü hastalarda ortaya çıkan yoğun, derinlikli ve kapsayıcı ruhsal etkilenme son derece olağan ve yaygın olmakla birlikte ne yazık ki hastalığın tedavisi yönünden de olumsuz etkilere sahiptir. Bu nedenle, beyin tümörü hastalarında da daha iyi sonuçların alınması için tedavi protokolünün içinde psikiyatri de yer almalı.” ifadelerini kullandı.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.