BEBEKLERDE DEPRESYON OLUR MU?
Depresyon bebekler de bile görülebilen bir hastalık...

03 Şubat 2024 Cumartesi 13:56
Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi konu hakkında önemli bilgiler verdi. Depresyon bebekler de bile görülebilen bir hastalık. Bebeklik depresyonu 6.aydan sonra bebeğin anneden birden bire ayrılmasıyla ortaya çıkar. Annenin; vefatı, uzun süre hastanede kalması, başka bir şehirde ya da ülkede ikamet etmesi, çocuğuna bakım veremeyecek kadar ağır fiziksel ya da ruhsal hastalığının olması bebeklik depresyonunu ortaya çıkaran sebeplerdir.
Depresyon insan yaşamının her döneminde ortaya çıkabilen bir beyin hastalığıdır. Yani depresyon beynin kimyasallarındaki dengesizlikler sonucu ortaya çıkar ve kişiyi hayata karşı mutsuz, keyifsiz ve isteksiz yapar. Depresyonda olan kişi, başına gelen her şeyin sorumlusu olarak kendini görür ve kendini suçlar. Hayata hep olumsuz tarafından bakar. Gelecek ile ilgili beklentisi ümitsiz ve karamsardır. Kendisiyle ilgili değersiz ve sevilmez olduğu inancı vardır. Bu nedenle olayları olduğundan daha abartılı görür ve olayları hep genelleme yaparak yorumlar. Mesela "Böyle şeyler hep benim başıma gelir" der. Ya da resmin geri kalanını görmez ve 100 puanlık sınavdan 75 puan aldığında nasıl bu kadar yanlış yaptım diyerek kendini suçlar. Olayları kendine göre yorumlar ve keyfi çıkarsama yapar mesela arkadaşım beni aramadı sanırım artık benle konuşmak istemiyor" gibi çokça bilişsel çarpıtmalara başvurur.
Depresyon genetik aktarımlı bir hastalık olduğu için anne ya da babada depresyon varsa, tetikleyici faktörlerle çocukta ya da ergende da depresyon görülmesi muhtemeldir. Depresyonun en önemli 2 belirtisi, isteksizlik ve tad alamamadır. Yani depresyonda olan kişinin içinden hiçbir şey yapma isteği gelmez zoraki şekilde yapsa da yaptığı şeyden keyif alamaz. Çaresizlik hissi, düşük enerji, konsantrasyon azlığı, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, iştah ya da kilo değişikliği depresyonun diğer belirtileri arasındadır.
Çocuklarda ve ergenler depresyon;Okula gitmek istememe, düşük özgüven, fobiler, karın ağrısı, bulantı ya da baş ağrısı şeklinde görülmekle beraber aşırı hareketlilik, huysuzluk, çabuk sinirlenme, yalan söyleme, evden ya da okuldan kaçma gibi davranış bozuklukları ile de görülebilir.
Depresyon beynin kimyasalları ile ilgili olduğunu söylemiştik. Mutluluktan sorumlu serotonin hormonu ve haz almadan sorumlu dopamin hormonu seviyeleri düşer ve çocuk ya da ergen mutsuz ve keyifsiz olur. Stres hormonları olan norepinefrin ve kortizol seviyelerinde de artış meydana gelerek çocuk ve ergeni huzursuz, öfkeli, kaygılı hisseder ve odaklanma problemleri yaşayarak öğrenme ile ilgili problemler yaşayabilir.
Bazı çocuklar ya da ergenler yaşadığı bu olumsuz duyguları içe atarken bazı çocuklar dışa vurur. Duygularını içe atan çocuk ve ergenler; utangaç, kaygılı ve bağımlı özellikler gösterir ve güvensiz hissederler. Bundan ötürü kendi ile ilgili olumsuz düşüncelere kapılarak depresyona daha eğilimlidirler. Duygularını dışa vuran çocuk ve ergenler ise davranış bozuklukları göstererek daha agresif ve saldırgan tutum sergilerler ancak bu çocukların da madde kullanımına yönelmeleri ve aykırı gruplara katılmaları da olasıdır.
7 yaş öncesi çocuğun dil becerisi yeterli olgunluğa erişmediği için tanı koymak zorlaşabilir. Ancak çocuğun yüz ifadesi, gösterdiği davranışlar, tepkiler ve beden duruşu bu tanın konmasını kolaylaştırabilir.Genetik açıdan eğilim ve nörokimyasal düzensizliğin varlığı, çocuğu depresyona yatkın hâle getirir. Olumsuz hayat olayları ise yatkınlığa sâhip olan çocuklarda ve ergenlerde depresyon gelişmesini tetikler.
Anne ya da babanın vefatı, hastalığı, boşanması, ayrı şehirde yaşamaları ya da çok yoğun iş temposu ile çocuğun duygusal ihmal yaşaması, anne babanın çocuğuna sevgiden ve ilgiden mahrum bırakması, yaşanan göç ya da taşınma, aile içinde sürekli yaşanan çatışmalar, anne ya da babanın ruhsal bozukluğunun olması, ergen çocuğun karşı cinsle yaşadığı problem ve sınav stresi çocuk ve ergenlerdeki depresyonu tetikleyen nedenlerdir.
Ailelere önerilerim:
Kafana takma, üzme kendini, boşver unut gitsin gibi sözler söylememelisiniz. Çünkü bunlar çocuğun kendi iradesinin dışında yani tamamen beyindeki hormonların düzensiz çalışmasıyla ortaya çıkan olumsuz duygu ve düşünceler olduğunu unutmamalısınız.
Çocuğunuzda davranış değişikliği sağlayabilirseniz çocuğunuzun duygu ve düşüncelerinde de değişiklik sağlayabilirsiniz. Mesela çocuğunuzu düzenli spor yapması konusunda teşvik edebilirsiniz. Çünkü spor esnasında vücut endorfin salınımı gerçekleştirir ve kişi kendini iyi hissetmeye başlar. Endorfin hareket halinde yani spor yaparken, dans ederken, zıplarken, ya da koşarken salgılanan mutluluk hormonudur. Dolayısıyla düzenli gideceği bir spor ya da sanat kursu çocuğunuzu iyi hissettirecektir.
Çocuğunuzun en geç 10 gibi uyuması çok önemlidir. Çünkü mutluluk hormonu olan endorfin ve uyku hormonu olan melatonin gece 10 ila 3 arasında salınım yapıyor. Çocuğunuzun kendini huzurlu ve mutlu hissedebilmesi için uyku düzenini bozmaması gerekir.
Güneşli havalarda parkta bahçede zaman geçirmesi için çocuğunuzu teşvik etmelisiniz zira güneş ışınları gözümüzün ağ tabakasından içeri girer ve sinirler aracılığıyla epifiz bezine iletilerek serotonin miktarını artırarak kişiyi mutlu hissettirir.
Normalde yapmaktan keyif aldığı şeyleri tekrar yapması konusunda çocuğunuza ortam hazırlamalısınız. Çünkü haz duygusundan sorumlu dopamin hormonu kişinin sevdiği işlerle meşgul olduğu zamanlarda salınım yapıyor. Mesela sevdiği arkadaşlarıyla oyun oynaması, sinemaya gitmesi ya da sevdiği bir yemeği yemesi dopamin salınımını artırır.

Depresyon bilişsel davranışçı terapiye çok iyi yanıt verir. Bu hissettiği olumsuz duygular ve beraberinde olumsuz düşüncelerin depresyon hastalığının beyindeki duygu merkezini etkilediğini ve bu sebeple isteksiz, keyifsiz ve mutsuz hissettiğini söylemelisiniz. Dolayısıyla harekete geçmesinin düşünceleri üzerinde iyileştirici etkileri olduğunu çocuğunuza anlatmalısınız.
Odaya kendini kapatarak, saatlerce uyuyarak ya da sosyal hayattan uzak kalarak depresyonun daha kötüleşeceğini çocuğunuza söylemelisiniz.

Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi ,''Belirtiler hafif seyretse bile muhakkak çocuk ile çalışan bir klinik psikoloğa başvurmalısınız fakat orta ya da ağır depresyonda ise muhakkak çocuk ergen psikiyatristine başvurmalısınız.''dedi.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.