BAĞIMLILIK BEYİNDE BAŞLAR!
Bağımlılık tedavisi genetik, çevresel ve psikolojik şartlara göre oluşturulmalı!

06 Eylül 2025 Cumartesi 22:19
Bağımlılık, yalnızca bir tercih olmadığını belirten uzmanlar, beyindeki biyolojik değişimlerin sonucu ortaya çıkan bir hastalık olduğunu söylüyor.
Psikoaktif maddeler, beynin ödül ve karar verme sistemlerini etkileyerek kontrol kaybına yol açtığını aktaran Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Karar alma ve dürtü kontrolünü sağlayan prefrontal korteks zayıfladığı için, birey zararlarını bilse bile madde kullanımını durduramaz.” dedi.
Tedavi sürecinde anlayışlı ve profesyonel bir yaklaşımın, iyileşmeyi hızlandırıp aile içi ilişkileri güçlendirdiğine vurgu yapan Noyan, bağımlılıkla mücadelede genetik, çevresel ve psikolojik etmenlerin bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini aktardı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, bağımlılığın çok yönlü bir beyin hastalığı olduğundan bahsetti ve tedavi ile anlayışlı yaklaşımın önemine vurgu yaptı.
Bağımlılık, beyindeki değişimlerle kontrol kaybına yol açıyor!
Bağımlılığın, toplumda genellikle bireyin iradesiyle yaptığı bir ‘tercih’ olarak görülse de, bilimsel açıdan bir beyin hastalığı olarak tanımlandığını dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, “Bunun temel nedeni, madde kullanımının zamanla beyinde kalıcı biyolojik değişikliklere yol açmasıdır.” dedi.
İlk kullanımın çoğu zaman bilinçli bir tercih olsa da, devam eden süreçte beynin ödül merkezi olan mezolimbik sistemdeki işleyişin bozulduğunu aktaran Noyan, “Özellikle dopamin düzeylerindeki değişiklikler, kişinin yemek, sosyal ilişki gibi doğal haz kaynaklarına olan duyarlılığını azaltır ve maddeye karşı aşırı bir motivasyon gelişmesine neden olur. Aynı zamanda prefrontal kortekste, yani beynin ‘fren mekanizması’ olarak görev yapan bölgede bozulmalar meydana gelir. Bu da dürtü kontrolünü ve sağlıklı karar almayı zorlaştırır. Sonuç olarak bireyin bilişsel işlevleri zayıflar, madde kullanımı üzerinde kontrol kaybı yaşanır ve bağımlılık, bir tercih olmaktan çıkarak tedavi gerektiren nörobiyolojik bir beyin hastalığına dönüşür.” açıklamasını yaptı.
Karar alma ve dürtü kontrolü bozulduğu için birey madde kullanımını durduramıyor!
Psikoaktif maddeler olarak tanımlanan uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin, beynin haz alma, karar verme, öğrenme ve duyguları kontrol etme gibi önemli bölgelerini etkileyerek bağımlılığa yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Onur Noyan, “Özellikle beynin ‘ödül sistemi’ olarak bilinen yapılar dopamin adlı kimyasalın aşırı salınmasıyla devreye girer ve kişiye yoğun bir haz duygusu verir. Zamanla bu sistem bozulur; kişi doğal yollarla mutlu olamaz hale gelir ve sürekli madde arayışına girer.” dedi.
Karar alma ve dürtü kontrolünü sağlayan prefrontal korteks zayıfladığı için, bireyin zararlarını bilse bile madde kullanımını durduramadığını aktaran Noyan, “Aynı zamanda amigdala ve hipokampus gibi bölgeler, maddeyle ilgili anıları ve duygusal deneyimleri pekiştirerek bağımlılığı daha kalıcı hale getirir. Bu nörobiyolojik değişiklikler sonucunda kişi, maddeden başka hiçbir şeye ilgi duymamaya başlar ve kullanım üzerinde kontrolünü kaybeder. Bu nedenle bağımlılık, sadece bir alışkanlık değil, tedavi gerektiren bir beyin hastalığıdır.” şeklinde konuştu.
Bağımlılık, anlayış ve profesyonel destek gerektiren bir hastalık!
Bağımlılığın bir hastalık olduğunu anlamanın, kişinin sadece kendi iradesiyle bu durumdan kurtulmasının çoğu zaman mümkün olmadığının kabul edilmesine yardımcı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:
“Bağımlı birey iyileşmek isteyebilir, ancak beyindeki değişimler nedeniyle tıbbi ve psikolojik destek olmadan bu süreçle başa çıkmakta zorlanacaktır. Bu noktada toplumda sıkça karşılaşılan ‘istersen yaparsın’ ya da ‘kendine hakim ol’ gibi ifadeler, hem kişide suçluluk ve yetersizlik duygusu yaratır hem de aile içinde anlaşmazlık ve tartışmalara yol açabilir. Oysa hastalık modeli, bağımlılığın kişinin iradesini zayıflatan nörobiyolojik temelleri olduğunu kabul ederek, daha anlayışlı, destekleyici ve profesyonel bir yaklaşımın önemini vurgular. Bu da hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de hasta ile ailesi arasındaki ilişkiyi iyileştirir.”
Bağımlılıkla mücadelede bütüncül ve bilimsel bir yaklaşım gerekir!
Bağımlılığın sadece bireysel tercihlere değil; genetik, çevresel ve psikolojik etmenlerin bir araya gelmesine bağlı olarak gelişen çok yönlü bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Onur Noyan, “Genetik yatkınlık, bazı bireylerin maddelere karşı daha duyarlı olmasına neden olurken; aile içi çatışmalar, çocukluk travmaları, arkadaş çevresi ve maddeye kolay erişim gibi çevresel etkenler de riski artırır. Ayrıca depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik sorunlar, bireyin maddeyi bir baş etme aracı olarak kullanmasına zemin hazırlar.” dedi.
Bu etmenlerin bir bütün olarak ele alınmasının, etkili, bireye özel ve sürdürülebilir bir tedavi yaklaşımı geliştirilmesini sağladığını dile getiren Noyan, bu nedenle bağımlılıkla mücadelede tek boyutlu değil, bütüncül ve bilimsel bir bakış açısı benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
Bağımlılık bir irade zayıflığı değil, nörobiyolojik değişimlerle ortaya çıkan bir beyin hastalığı!
Toplumda bağımlılığın ‘iradesizlik’ olarak damgalanmasının, hem bireylerin yardım aramasını engellediğini hem de tedavi sürecini zorlaştırdığını kaydeden Prof. Dr. Onur Noyan, “Oysa bağımlılık, beynin ödül, karar verme ve dürtü kontrolü sistemlerinde meydana gelen nörobiyolojik değişimlerin sonucu ortaya çıkan bir beyin hastalığıdır.” dedi.
Bu bilgilerin aktarılmasının, bağımlı bireylerin suçlanmadan, anlayışla karşılanmasını sağlayacağına ve onların tedaviye yönelme olasılığını artıracağına işaret eden Noyan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ayrıca ailelerin de daha yapıcı, destekleyici bir tutum benimsemelerine katkı sunar. Bağımlılıkla mücadelede iyileşme sürecinin başarılı olabilmesi için, bireylere karşı anlayışlı bir yaklaşım sergilemek kadar, aynı zamanda net, tutarlı ve sınırları belli bir tutum benimsemek de büyük önem taşır. Çünkü bağımlılık davranışı çoğu zaman inkâr, kaçınma ve dirençle birlikte seyreder. Bu nedenle tedavi sürecinde kararlılık, süreklilik ve düzenli profesyonel takip, hem bireyin motivasyonunu koruması hem de nüks riskinin azaltılması açısından kritik rol oynar. Toplumsal farkındalığı artırmak için bilim temelli kamu spotları, okullarda eğitim programları, medyada uzman görüşlerine yer verilmesi ve bağımlılık yaşayan kişilerin deneyimlerini paylaşabildiği güvenli alanların oluşturulması önemlidir. Bu sayede, damgalama yerine empati ve bilgiye dayalı bir yaklaşım yaygınlaşabilir, toplum bağımlılıkla daha etkili bir şekilde mücadele edebilir.”
Eklem yaşlanmasını durdurmak mümkün mü?Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem yaşlanmasının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki soruları yanıtladı.29 Nisan 2026 Çarşamba 12:39YAŞAM
Hamilelikte ağrı kesici kullanımı otizme neden olur mu?Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki olduğuna dair iddialar anne adaylarında ciddi bir endişe yaratıyor.21 Nisan 2026 Salı 12:24YAŞAM
Okullarda şiddet alarm veriyor!Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var.. Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi.17 Nisan 2026 Cuma 10:26YAŞAM
Ağız içinde geçmeyen yaraya dikkat!Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serdar Karahatay “Nisan Ayı Ağız Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle, ağız kanserlerinin nedeni, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.15 Nisan 2026 Çarşamba 10:04YAŞAM
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hataBeslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hatayı sıraladı...10 Nisan 2026 Cuma 10:22YAŞAM
Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yollarıİç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi.09 Nisan 2026 Perşembe 10:07YAŞAM
Utandıran hastalığın 6 temel nedeniKadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor.07 Nisan 2026 Salı 10:37YAŞAM
Bu virüse dikkat! Çocuklarda hızla yayılıyorÇocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor.07 Nisan 2026 Salı 10:30YAŞAM
Çocuklarda alerjiyi tetikleyen 8 önemli etkenÇocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, önemli uyarı ve önerilerde bulundu.01 Nisan 2026 Çarşamba 13:04YAŞAM
Diz sorunlarınızı ameliyatsız çözün! İşte yöntemlerOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berkin Toker, dizlerin vücudun en fazla yük taşıyan ve en aktif kullanılan eklemlerinden biri olması nedeniyle spor sırasında travma ile zorlanmalara açık olduğuna dikkat çekti.01 Nisan 2026 Çarşamba 11:09YAŞAM
Dikkat! Kalp krizi riski diş etinden başlayabilirDiş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:05YAŞAM
Az pişmiş et, iyi yıkanmamış sebze sizi gözünüzden edebilirProf. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte ettiği bilinen Toksoplazma Gondii’nin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:03YAŞAM
Omuz ağrısına karşı 5 etkili önlemProf. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıkları ve alınması gereken önlemleri anlattı, basit ama etkili 5 egzersizi açıkladı.23 Mart 2026 Pazartesi 10:43YAŞAM
Şeker ve tatlı tüketimine dikkat! İşte vücuda verdiği 6 zarar...Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı19 Mart 2026 Perşembe 09:52YAŞAM
Dikkat! Bayram sofralarındaki hatalar sağlığınızı tehdit ediyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bayramdaki beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çek18 Mart 2026 Çarşamba 10:27YAŞAM
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.