AZ TV İZLE ÇOK HAREKET ET!
Bozkurt biyolojik yaşımızı nasıl küçültebileceğimizin sırrını verdi...

25 Ekim 2018 Perşembe 17:25
İnsan gerçekten hissettiği yaşta mıdır? Biyolojik yaşınız, yaşıtlarınızdan farklı olabilir... İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi'nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Nujen Çolak Bozkurt genetik faktörler uygunsa, yağ oranını azaltarak, stresten olabildiğince uzak durup psikolojik dengeyi koruyarak ve sağlıklı bir cinsel yaşamla biyolojik yaşı, takvim yaşından çok daha genç yaşlara çekmenin mümkün olabileceğini söyledi.
Dünyaca ünlü futbolcu 33 yaşındaki Cristiano Ronaldo'nun sağlık kontrollerinde biyolojik yaşının 20 olduğu ortaya çıkmıştı. Ortalama bir futbolcunun vücudundaki yağ oranı yüzde 10-11, kas kütlesi yüzde 46 iken Ronaldo'nun yüzde 7 ve yüzde 50 olarak belirlenmişti. Peki, bu nasıl olabiliyor? İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi'nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Nujen Çolak Bozkurt biyolojik yaşımızı nasıl küçültebileceğimizin sırrını verdi.
MERAK EDEN TEST YAPTIRABİLİR
Kronolojik yaş (doğduğumuz günden itibaren hesaplanan takvim yaşımız) ile bedenimizin fonksiyonel olarak denk geldiği (biyolojik) yaşımız arasında fark olabilir. Bedenine iyi bakan ve sağlıklı bir beslenme tarzını benimseyenlerde biyolojik yaş, takvim yaşından çok daha genç olabilirken, tersine bir yaşam tarzı sürdürenler oldukları yaştan daha yaşlı gözükürler.
Aynı yaş grubundaki, örneğin 60-65 yaş aralığındaki bireyleri incelendiğimizde, bir kısmının bu yaş aralığında sık gözlenen kronik hastalıklara veya engellere sahip olduğunu, bir kısmının ise kendilerinden kronolojik olarak daha genç yaş aralığındaki bireylerin özelliklerini taşıdığını görmekteyiz. Kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasındaki farkı bir başka deyişle 'fizyolojik yıpranma payı' olarak da ifade edebiliriz.
Biyolojik yaşı belirleyen en önemli faktörlerin; yaşanılan bölge, eğitim düzeyi, yeme alışkanlıkları, uyku düzeni, egzersiz alışkanlıkları, sigara ve alkol tüketim miktarı, duygusal durum ve maruz kalınan stres düzeyiyle yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir. Henüz standardize edilmiş bir test yöntemi yoktur ancak bazı parametrelere kan testlerinde, doku örneklerinin incelenmesiyle veya egzersiz kapasitesi, zihinsel ve psikolojik testler gibi bir seri performans ölçümleriyle bakılabilir.
Hücre içerisinde biriken, hücre yaşlanması veya ölümüne yol açan toksik maddeler, beslenme durumunu gösteren parametreler kan tetkiklerinde saptanabilir. İstirahatteki kalp hızı, kan basıncı, görme keskinliği, aort damarının esnekliği, kas gücü, nefes kapasitesi gibi değerler dinamik testlerle ölçülebilir.
GERÇEKTEN HİSSETTİĞİNİZ YAŞTASINIZ!
Genetik faktörler de birçok açıdan biyolojik yaşı belirler. Bunun yanı sıra, yaşam kalitesi ve yaşam süresine etki eden kolesterol bozuklukları, bazı kanserler, nörolojik ve romatizma hastalıkları gibi bir grup hastalık yine genetik yatkınlıkla ilişkilidir.Son çalışmalarda sağlıklı yaşlanmaya etki eden 150 civarında gen tanımlanmıştır. Ailesinde uzun ömürlü fertler olan kişilerin, aksi olan akranlarına kıyasla daha uzun yaşadığı gözlemlenmiştir. Psikolojik stres, depresyon biyolojik yaşa etki eden faktörlerdendir.
Depresyonda uyku ve yeme alışkanlıklarında bozukluklar, isteksizlik ve enerjisizlik halinin getirdiği hareketsizlik sık görülür. Stres durumunda fazlaca salgılanan kortizol, adrenalin, dopamin gibi hormonların bir süre sonra yol açtığı metabolik bozuklar hücre yenilenmesi ve hasar onarım mekanizmalarını olumsuz etkiler.İnsanın kendisini genç hissetmesi, mutlu ve sağlıklı hissetmesi doğrudan ve dolaylı olarak hem sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek için motivasyonunu yükseltir hem de hormonlar üzerinden fizyolojisini düzenler.
Düzenli ve sağlıklı bir cinsel yaşamı olanlarda depresyon ve anksiyete bozukluklarının daha az görüldüğü gözlemlenmiştir. Sağlıklı bir cinsel yaşam, bireyleri hem psikolojik hem de fizyolojik olarak olumlu yönden etkiler.
GENÇ KALMAK İSTEYEN KIZARTMA YEMESİN!
Uzun süreli yapılan tek yönlü diyetler, 'katabolik' dediğimiz bir yıkım ortamı yaratır. Bu şekilde esas hedef olan yağ dokusunu azaltmak yerine kas kayıplarına, kemik erimesine yol açabiliriz. Sağlıklı bir diyette günlük yaklaşık yüzde 50-60 oranında kan şekeri ve insülini hızlı yükseltmeyen (yani glisemik indeksi düşük) 'kaliteli karbonhidrat'ları, yüzde 30 oranında proteinleri, yüzde 10-20 oranında ise doymamış yağlardan zengin gıdaları tüketmeliyiz.
Lif, vitamin ve mineral kaynağı taze sebze ve meyve tüketimi, günlük 2-2.5 litre su tüketimi önerilirken ileri düzeyde işlenmiş gıdalardan, şekerli ve gazlı içeceklerden, yağda kızartılmış ürünlerden kaçınılması gerekmektedir. Bu şekilde bir beslenme kişiyi biyolojik olarak genç tutacaktır.
YARIM SAAT YÜRÜRÜYÜN, NE DERT KALSIN NE TASA...
Yaşam tarzını alışkanlıklarımız belirler. Alışkanlıklar ise erken çocukluk yıllarında, bireyin yetiştiği aile ve toplumun içerisinde oluşmaya başlar. Sağlıklı yaşamın altın kuralları aslında basittir; dengeli beslenme, hareket, düzenli uyku. Bunların uygulanmasına engel olan alışkanlıklarımızı düzeltmek, kendi elimizde olan faktörleri kontrolümüz altına almak, hem kendimizin hem de yetiştirdiğimiz bireylerin sağlıklı yaş almasını sağlar.
Haftada beş gün, yarım saat açık havada yapılan yürüyüşün sadece 'yağ yakmak' olmadığını, kan basıncından insülin direncine, anksiyete ve depresyona kadar birçok alanda düzelme sağladığını uygulayanlar görmektedir. Ekran başında geçirilen hareketsiz saatlerin azaltılması, alkol ve tütün ürünlerinin tüketiminin sınırlandırılması, kitap okumak veya satranç oynamak benzeri zihinsel aktivitelere, sosyal aktivitelere katılmak en iyi bilinen yöntemlerdir.
Elbette ki her birey standart bir program izleyemez ancak 'sağlıklı yaşam' demek sadece belli saatler arasında, belirli sıklıkta, şu miktarda veya bu şekilde uygulamalar yapmak demek değildir. Her insana, her bireyin boyuna, kilosuna, sahip olduğu hastalıklara ya da engellere, yaptığı işe, yatma-kalkma saatlerine, zevklerine ve tabii ki bütçesine uygun bir sağlıklı yaşam programı vardır. Her bireye yaşam tarzına uygun, kişiye özel, sürdürebileceği bir program yapmak gerekir.
Yorumlar
Yaşam
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.