ALZHEİMER KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Sakin bir hayat, Alzheimer riskini artırıyor

10 Haziran 2019 Pazartesi 14:51
Erken emekli olacağım, domates yetiştireceğim diye kırsal yörelere gitmemek gerekiyor! Uzmanlar uyarıyor: Bu durum sosyal izolasyon ve beyin uyarımı üzerinden Alzheimer riskini yan bir faktör olarak artırabiliyor.
Alzheimer’ın yaşlanmaya bağlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer’de içe dönük bir yaşam tarzının, kendini uyaranların dışında tutmanın, gündelik hayatta hep alışılmış rutin şeyleri yapmanın sakıncalı olduğuna dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı ve NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının erken tanısına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
Alzheimer, sondan başa doğru tanımlanan bir hastalık
Alzheimer hastalığının sondan başa doğru tanımlanan bir hastalık olduğunu belirten Tanrıdağ, “Sondan başa tanımlanan bütün hastalıklar gibi, çözümünde zor yıllar yaşanmaktadır. Alzheimer, bu hastalıktan ölen bir hasta üzerinde otopsi yöntemiyle tanımlanmıştır. Otopsi yöntemiyle tanımlanan bir hastalık, ilk defa ister istemez tanı yöntemi olarak otopsiyi ön plana getirmiştir ve bizim yetiştiğimiz yıllar da dahil olmak üzere klasik kitaplarda ‘Alzheimer hastalığının kesin tanısı, patolojik bulguların elde edilmesi ile konur’ diye hala bir anlayış söz konusudur. Bu durum işleri zorlaştıran, belki de imkansız hale getiren bir konudur. Benim düşünceme göre, her gün gündelik hayatımızın içinde yanlarından geçtiğimiz, karşılaştığımız, konuştuğumuz insanların bir bölümü, Alzheimer riski yönünden diğerlerinden ayrılmaktadır” dedi.
Hastalık ortaya çıkmadan önlem alınmalı
“Alzheimer risk gruplarının tanınması, kendi üzerimizdeki risklerin anlaşılması ve risklerden yola çıkılarak hastalık ortaya çıkmadan tedbir alınması son derece önemlidir” diyen Tanrıdağ, “Hastalığın son evresinde beyinde ortaya çıkan patolojik bulgulara mutlaka rastlayacağız ve onları elde edeceğiz diye normal bir çaba gösterilirse bu önemli bir zaman kaybı olabilir. Benim bakış açıma göre, Alzheimer hastalığı oldukça geç tanı konan bir hastalıktır ve klinik erken tanı diye bir şey eğer söz konusuysa bu bile orta evrelerin hastalık olarak tanısıdır. Yani klinik anlamda Alzheimer hastalığının erken tanısı diye bir şey yoktur” dedi.
Alzheimer’ın ilk patolojik bulguları: Unutkanlık, ajitasyon ve paranoya
Alzheimer teşhisi konulan ilk hastanın 51 yaşında hastalık teşhisi konulan ve 5 yıl sonra ölen Augusta Deter isimli bir kadın olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, bu hasta ile ilgili patolojik bulguların unutkanlık, ajitasyon ve paranoya olduğunu ifade ederek “Doktoru 5 yıl boyunca hastasını takip etti, ölüm haberi gelince hastanın beynini istedi ve kendisiyle birlikte çalışan laboratuvar arkadaşlarıyla beraber nöropatolojilk çalışma yaptı ve nöropatolojik bulguları buldu. Bu üç yakınma, aslında hastanın sadece nöroloji hastası olmadığını ortaya koydu. Alzheimer hastalığı tanımlanmadan önce bu hastalar psikiyatri hastası olarak kabul ediliyordu. Bu durum, bu hastaların sadece psikiyatri hastası da olmadığını ve nöropsikiyatri hastası olduğunu bize gayet açık bir şekilde gösteriyor” dedi.
Alzheimer yaşlanmaya bağlı bir hastalık değildir
İlk kez 1906 yılında yani 113 yıl önce tanımı yapılan Alzheimer hastalığı ile ilgili dünyada yaklaşık 70 yıl boyunca hiçbir şey yapılmadığını belirten Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Alzheimer hastalığı, ABD Başkanı Ronald Reagan’ın televizyona çıkıp ‘Doktorlar bana Alzheimer teşhisi koydu’ demesinden sonra ve ayrıca ‘Beyin 10 Yılı’ denilen 1990-2000 yılları arasındaki 10 yılın Baba Bush tarafından ilan edilmesinden sonra yeniden gündeme gelmiş ve bugünkü çalışmaların temeli, o yıllardan sonra yapılmıştır. Yani 20. yüzyıl tarihi içinde tanımlanan bir hastalık, 70 yıl boyunca unutulmuştur. Hastalık konusunda hiçbir dikkat sarf edilmemiştir. Hastalığın tanındığı yıllarda hastanın yaşı 51’di ve 56 yaşında ölen bir hastaydı. Yani Alzheimer’ı yaşlanmaya veya yaşlılığa bağlayanlar, bu veri üzerinde durmalıdır. Alzheimer, yaşlanmayla bire bir nedensellik ilişkisi içerisinde olmayan, etkilem düzeyinde yaşlanmadan etkilenen ve başka risk faktörlerinin de işin içine girmesiyle yaşlanmanın patolojik hale dönüştüğü bir hastalıktır.51 yaşında başlayan bir hastalığın, daha sonraki yıllarda genetik faktörlerle 30’lu yıllarda bile başladığı gösterilmiştir” dedi.
Klinik öncesi dönem araştırılmalı
Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, normal bir beyinden ileri derecede Alzheimer’lı bir beyine kadar nöropatolojik evrelerin bulunduğunu belirterek “Nöropatolojik evrelerden klinik öncesi evreler var ve klinik evreler var. Demek ki erken tanı, klinik öncesi konulacak. Klinik öncesi dönem araştırılacak. Klinik evrelere geçtiği zaman biz ne kadar erken tanıdan bahsedersek edelim erken tanı olmayacak, üzerinden zaman geçmiş olacak. Klinik erken tanı, hastalık açısından gecikmiş bir tanıdır. Klinik erken tanı, MCI aşamasında orta dereceli, demans aşamasında ağır dereceli hastalık dönemine denk düşer. Gerçek anlamı ile klinik erken tanı yoktur. Erkenin de erkeni vardır” dedi.
Alzheimer hastalığının nedeni yaşlanma değildir
Alzheimer hastalığında risk fakörlerine dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Eski anlayış, ‘İnsanlar yaşlanınca bunarlar’ görüşüne sahipti. Onları mazur görüyoruz çünkü hiçbir tanı yöntemleri yoktu. Kültürel faktörler vardı. İnsan ömrünün uzaması, sosyo-ekonomik şartların düzelmesi, yaşam kalitesinin yükselmesi, hayatın uzamasıyla sonuçlandı. Dolayısıyla hastalığın yükü ileri yaşlarda daha belirgin hale gelmeye başladı. Alzheimer hastalığının nedeni, yaşlanma değildir. Yaşlanma bir etkendir, bsaşka etkenlerke birleştiği zaman ortaya çıkan bir etkendir. 90 yaşına geldikleri halde Alzheimer’ın başlangıcını bile göstermeyen insanlar vardır ve bugün o insanlara süper yaşlılar diyoruz. Risk gruplarına yönelmeliyiz. Önce kendi ailemizden ve yakınlarımızdan başlamalıyız. Bazı insanlar ailelerinde Alzheimer görüldüğü için eskiden çok daha fazla başvuruda bulunuyordu ve kendi risklerinin araştırılmasını istiyorlardı. İnsanlardan bazıları genetik testler yaptırmak istiyorlar. Bu olanak var. İnsanların yaşam tarzı önemli. Yaşamlarını nasıl geçirdikleri önemli. Yaşamın içinde gizli olan risk faktörleri var” dedi.
Down Sendromu-Alzheimer ilişkisi
Genetik araştırmaların Down Sendromu ile Alzheimer arasında bir önemli bir genetik ortaklık bulunduğunu belirten Tanrıdağ, “Down Sendromu ile doğanlar erken Alzheimer’a yakalanırlar. Alzheimer patolojik bulguları 30-40 yaşları arasında bunların beyinlerinde ortaya çıkar. Demek ki çok boyutlu zamana yayılması gereken bir faktördür” dedi.
Kadınlarda daha sık görülüyor
“Alzheimer hastalığı, kadın hastalığı değil ama kadınlarda öncelikle görülen, 3’te 2 oranında görülen bir hastalık” diyen Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Bunun nedenleri olabilir, üç neden ayırdedebiliyoruz. Bir tanesi; kadınlar erkeklerden en az 10 yıl daha fazla yaşıyor. İkinci neden; kadınlarda depresyon daha sık görülebiliyor. Kronik depresyon, Alzheimer riskini en az ikiye katlayan bir risk faktörüdür. Üçüncüsü de ostrojen azalması ve depresyonu üzerinden beyni güçlü bir uyarıcı hormon olan ostrojenin yokluğunda Alzheimer riski daha da fazla artıyor” dedi.
Beyin check-up’ı yapılmalı
Erken teşhiste beyin check-up’unun önemine işaret eden Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, “Beyin check-up’ı NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nde rutin olarak yapılmaktadır. Sonuçları, erken tanı kavramını mümkün olduğu kadar erken safhada ortaya çıkarmaktadır. Erken tanıda PET BT denilen tanı yöntemleri de kullanılmaktadır. Yani yapısal olarak MR veya benzeri tekniklerde henüz ortaya çıkmamış değişimleri, metabolik yönden ortaya çıkaran bir tetkiktir. Onun için gerçek anlamda bir beyin check up’ından bahsediyorsak, onu da içine katmalıyız. Bu araştırmaları yapmalıyız. Sadece ‘Ben hasta mıyım?’ diye soranlara değil, belli bir yaş grubunun ötesine geçmiş kişilere tarama tarzında yapılabilir” önerisinde bulundu.
İçe kapalı yaşam tarzından uzak durulmalı
Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer’dan korunmada yaşam şeklinin önemine işaret ederek “İçe dönük, içe kapalı bir yaşam tarzı, sosyal olsun ailesel olsun, kendini uyaranların dışında tutmak, gündelik hayatında hep alışılmış rutin şeyleri yapmak ve bir yandan da yaşlanmak, risk unsuru olarak devreye giriyor. Dolayısıyla kronik depresyondan sakınmak lazım ve tedavi ettirmek lazım. Bazı insanların inandığı gibi, ‘erken emekli olacağım, domates yetiştireceğim’ diye kırsal yörelere gitmemek gerekiyor. O da sosyal izolasyon üzerinden, beyin uyarımı üzerinden Alzheimer riskini yan bir faktör olarak artırabilir. Kafa travmaları ve düşmelerden korunmak gerekiyor. Belli bir yaşın üzerinde tekrarlayıcı genel anestezi almak konusunda dikkat edilmeli, acil durumlar dışında 60 yaşından sonra genel anestezi almamak gerekiyor” diye konuştu.
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Kalp hastalarına Ramazan'da hayat kurtaracak 10 öneriRamazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.21 Şubat 2026 Cumartesi 10:31YAŞAM
“Cebimizdeki ekran, hafızamızı ele geçiriyor”Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, Dijital Çağda “Zihin Erozyonu” Yaşandığına dikkat çekiyor20 Şubat 2026 Cuma 10:39YAŞAM
Oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önerilerKardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.19 Şubat 2026 Perşembe 10:12YAŞAM
Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleriBursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.18 Şubat 2026 Çarşamba 11:38YAŞAM
Hurma alırken bunlara dikkat edin!Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:31YAŞAM
Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurgaGünlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor.16 Şubat 2026 Pazartesi 09:22YAŞAM
COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttıAnadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade." diyerek şikayetlerin Covid-19 sonrası arttığına işaret etti.14 Şubat 2026 Cumartesi 10:10YAŞAM
Düşmeyen kilonuzun nedeni lodos olabilirSon günlerde birçok kişi beslenme alışkanlıklarında belirgin bir değişiklik yapmamasına rağmen yüz, eller, ayak bilekleri ve karın bölgesinde şişkinlik yaşadığını ifade ediyor.10 Şubat 2026 Salı 14:47YAŞAM
Gençlerde kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısına dikkat!Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kalp çarpıntısı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor.07 Şubat 2026 Cumartesi 11:08YAŞAM
Yaklaşık her 7 kişiden 1’ini tehdit ediyor! Böbrekleri tehdit eden 7 tehlikeBöbrek hastalıkları dünya genelinde giderek büyüyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. İşte böbrekleri tehdit eden 7 tehlike07 Şubat 2026 Cumartesi 11:02YAŞAM
Çocuklarda grip tedavisinde 8 önemli kural!Kış aylarında çocuklarda grip (influenza virüsü) oldukça sık görülürken, özellikle okul ve kreş ortamlarında hızla yayılıyor.06 Şubat 2026 Cuma 10:46YAŞAM
Dikkat! Sosyal medya önerileri görme kaybına yol açabilirSosyal medyada doğal ve bitkisel tedavi adı altında yayılan uygulamalar göz sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor.06 Şubat 2026 Cuma 10:42YAŞAM
Kanal tedavisi dişin ömrünü uzatıyor!Kanal tedavisinin, enfeksiyonlu dişin çekilmeden ağızda sağlıklı şekilde korunmasını amaçladığını belirten uzmanlar, bu nedenle önemli bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:46YAŞAM
Boyun fıtığından korunmanın püf noktalarıUzun saatler masa başında çalışma, hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış duruş alışkanlıkları boyun sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.04 Şubat 2026 Çarşamba 11:41YAŞAM
Ayaktaki küçük yaralara dikkat!Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Tahir Öztürk, ayak yaraları ve bakımı hakkında bilgi verdi.31 Ocak 2026 Cumartesi 10:23YAŞAM
Akne oluşumuna yol açan 7 hataÖyle ki 25 yaş ve üzerindeki her 5 kadından 1’i akne problemiyle mücadele ediyor. Akne çoğu zaman ‘nasılsa geçer’ düşüncesiyle ihmal edildiği için ağrılı kistlere, ciltte kalıcı iz ve leke oluşumuna yol açabiliyor!30 Ocak 2026 Cuma 10:06YAŞAM
Sessiz pandemi: Antibiyotik direnciAntibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımı, bu ilaçlara dirençli bakterilerin ortaya çıkmasına yol açarak enfeksiyonların tedavisini zorlaştırıyor.28 Ocak 2026 Çarşamba 09:45YAŞAM
Kaliteli uyku ve sağlıklı bir yaşam için 5 adımUyku, insan sağlığının en temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen modern yaşamın temposu içinde giderek ihmal ediliyor.27 Ocak 2026 Salı 10:41YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.