AKCİĞER KANSERİ ARTTIYOR
Akciğer kanseri, 20. yüzyılın başlarında nadir görülen bir hastalık iken, sigara içme alışkanlığındaki artışa paralel olarak sıklığı giderek...

01 Aralık 2015 Salı 12:09
Akciğer kanseri, 20. yüzyılın başlarında nadir görülen bir hastalık iken, sigara içme alışkanlığındaki artışa paralel olarak sıklığı giderek artmış ve dünyada en sık görülen kanser türü haline geldi. Türkiye'de ve dünyada en fazla ölüme neden olan kanser türünün akciğer kanseri olduğunu belirten Hacettepe Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Saadettin Kılıçkap son beş yılda kaydedilen gelişmelerin umut verici olduğunu vurguladı. Kişiye özel tedavilerle çok daha az yan etkiyle çok daha etkili sonuçlar alınabildiğinin altını çizen Kılıçkap, sigara tüketiminin akciğer kanserinin en büyük nedenlerinden biri olduğunu söyledi.
İmmuno-Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Hacettepe Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Saadettin Kılıçkap, Türkiye'de kanser sıklığı ve kansere bağlı ölümlerin dünyadaki artışa paralel ve benzer oranlarda olduğunu belirterek,"Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kanserde görülen bu artışın üç temel sebebi, yaşlı nüfusta meydana gelen artış, tütün kullanımı ve obezitedir. Ülkemizde bunların yanı sıra, kanser kayıtlarının daha iyi yapılmaya başlamasıyla, daha önce bilinmeyen vakaların kayda alınması da kanser istatistiklerindeki artışın bir diğer sebebidir." diye konuştu.
TÜRKİYE'DE VE DÜNYADA EN FAZLA ÖLÜME NEDEN OLAN KANSER TÜRÜ AKCİĞER KANSERİ
Akciğer kanserinin hem Türkiye'de, hem dünyada erkekler arasında en sık görülen kanser olduğunu ifade eden Doç. Dr. Saadettin Kılıçkap, akciğer kanserine dair şu istatistiki verileri verdi: "Akciğer kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında genelde birinci sırada ancak, gelişmiş ülkelerde prostat kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser. 2015 verilerine göre erkeklerde en sık görülen kanser türü ve tüm kanser vakaları arasında yüzde 14'lük bir kısmı akciğer kanseri oluşturuyor. Ölüme sebebiyet verme açısından bakıldığında ise, ölümle sonuçlanan kanser vakaları arasında birinci sırada akciğer kanseri geliyor. Ülkemizde ise Sağlık Bakanlığı 2012 verilerine göre akciğer kanserinin Türkiye'deki görülme oranı yaklaşık 60/100.000 ile en sık görülen kanser özelliğini taşıyor."
SON BEŞ YILDA AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİNDE ÇIĞIR AÇAN GELİŞMELER YAŞANDI
Doç. Dr. Saadettin Kılıçkap son beş yılda akciğer kanserinin tedavisinde kaydedilen gelişmeleri şöyle özetledi: "Akciğer kanseri tedavisinde, özellikle küçük hücreli dışı akciğer kanseri tedavisinde, son beş yıl içerisinde çok ciddi ilerlemeler kaydedildi. Bundan beş yıl öncesine kadar akciğer kanserlerini küçük hücreli ve küçük hücreli olmayan olarak kabaca iki, küçük hücreli olmayan akciğer kanserlerini de skuamöz ve non-skuamöz olarak ikiye ayırıyorduk. Daha sonra non-skuamöz kanser türleri içerisinde yer alan adenokanser alt tipinin de çok farklı hastalık gruplarından oluştuğunu öğrendik. Yani aynı ismi taşıyan hastalıkların oluş biçimleri, klinik seyirleri ve tedaviler açısından farklı özellikler gösterdiğini öğrendik. Bazı moleküler belirteçlerin klinisyene açtığı yol sayesinde farklı tedavi ajanları keşfedilmeye başladı. Yani artık her hastaya aynı tedaviyi değil, bazı seçilmiş hasta gruplarına özel tedaviler, özellikle akıllı ilaç olarak bilinen hedefe yönelik tedaviler uygulamaya başladık. Ayrıca son bir yıl içerisinde özellikle monoklonal antikor olarak üretilen bazı ilaçların hastaya verilmesinden sonra, kişinin kanserle savaşma özelliğine saip kendi hücrelerini harekete geçerek kanserle mücadele etmeye başladığını gördük. Harekete geçen bu hücrelerin kanser hücreleri ile doğrudan savaşarak onları yok edip, çok daha az yan etkiyle, çok daha iyi sonuçlar verebildiğini gördük. Şu anda bu ilaçlar da yavaş yavaş hastaların hizmetine sunulmaya başladı. Bunların yanı sıra PD1 ve PDL1 antikorlarının, özellikle akciğer kanserinin her iki tipinde, skuamöz hücreli adenokanser tiplerinde son bir yıl içerisinde çok etkin oldukları kanıtlandı. Bunların yan etkileri kemoterapiden farklı olarak oldukça düşük ve yönetilebilir yan etkiler. Bu da hastaya ve hekime tedavi konusunda çok sayıda avantaj sağlayabiliyor. Yakın dönemde de bu ilaçların tüm dünyada kullanıma girmesini bekliyoruz. Bu ilaçlar artık tedavi kılavuzlarında yer almaya başladı ve bazı hastalar için FDA tarafından onaylandı, ancak şu anda çok pahalı ilaçlar. Yakında ülkemizde de kullanılabilecek duruma gelmesini bekliyoruz. Bu konudaki gelişmeler İmmuno-Onkoloji Derneği tarafından düzenlenen Mayıs ayında yapılacak İmmuno-Onkoloji kongresinde onkologlar tarafından enine boyuna tartışılacak."
KANSER TEDAVİSİNDE UMUT VEREN YÖNTEM: KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ
Özellikle akciğer adenokanser alt tiplerindeki mutasyon türlerinin incelenerek, hastadaki mevcut mutasyona özel tedavilerin uygulanmasının umut vadeden bir açılım olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Saadettin Kılıçkap, şunları söyledi: "Hastada bulunan moleküler belirteçlerin sonucuna göre hastaya uygun tedavi verebiliyoruz. Örneğin EGFR mutasyonu özellikle sigara içmeyen kadın ve Asya kökenli ırklarda hastaların yüzde 30-40'ında görülebiliyor. Ancak bu mutasyona sigara içenlerde de rastlanabiliyor. Bu mutasyona özel ilaçlarla tedavi uyguladığımızda daha az yan etkiyle daha iyi sonuçlar alabiliyoruz. Yine son 5 yıl içerisinde tüm adenokanserlerin yaklaşık yüzde 4'ünde ALK-EML4 gibi moleküler belirteçlerin de bulunabildiği ortaya çıktı. Bunlar daha çok sigara içmemiş, genç erkek hastalarda görüldüğünü biliyoruz. Tüm adenokanserlerin yüzde 4'ünde görülen ALK pozitifliği görülme sıklığı, sigara içmemiş, genç erkek hastalarda yüzde 30'lara kadar çıkabiliyor. Bu hastalara özel geliştirilen bir ilaçla, kemoterapiden iki kat daha etkili ve çok daha düşük yan etkili tedavi sağlanabiliyor. Bu ilaçların temel sorunlarından bir tanesi, bir süre sonra bu ilaçlara karşı direnç gelişiyor olması. Bu ciddi bir sorun yaratıyor. Ancak ALK pozitif hastalarda bu dirence rağmen beklentilerimizin üzerinde, ikinci basamak tedavi seçenekleri ile dahi yüzde 70'lere varan yanıt elde edilebiliyor."
ADENOKANSERLİ HASTALARDA MUTASYON TÜRÜ MUTLAKA TESPİT EDİLMELİ
Mutasyonların varlığının tedavi yaklaşımını doğrudan değiştirebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Saadettin Kılıçkap, şöyle konuştu: "EGFR veya ALK mutasyonu tespit edilen hastalarda hekimin hedefe yönelik tedavi uygulama şansı ortaya çıkıyor. Bu durum hekim için daha iyi bir tedavi kullanma şansı yaratırken, hastalar için daha az yan etki ile daha uzun etki gibi birçok fayda sağlanabiliyor. O nedenle mutasyonların saptanması çok önemli. Türkiye'de birçok merkezde bu belirteçlere bakılmadığı için hastalar ulaşım zorluğu nedeniyle farklı merkezlere gönderiliyor ve ancak belirli bir süre sonra mutasyon rapor edilebiliyor. Bu durum hasta ve hekimi zor durumda bırakabileceği için bazen tercih edilmiyor. Ancak sonuçları dikkate alındığında, hekimlerin hastayı bu tür belirteçlerin en kısa sürede tespit edilmesi için gerekeni yapmaya ikna etmesi gerekli. Özelikle sigara içmeyen adenokanserli hastalarda, daha doğrusu klinik olarak pozitif geleceğini düşündükleri adenokanserli hastalarda mutlaka mutasyonların belirlenmesi için hastaların uygun merkezlere yönlendirilmesi oldukça önemli. Mutasyon saptama olasılığının hiç sigara içmeyenlerde ya da yakın zamanda bırakanlarda yüksek, aktif sigara içenlerde ise daha düşük olduğunu görüyoruz. Hedef tedaviler için uygun hastaların bu konuda yönlendirilmesi için hekimlere büyük görev düşüyor. Hekimlerin bu konuda hastaları yönlendirmesi gerekiyor."
TÜM AKCİĞER KANSERLERİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 90'I SİGARA KAYNAKLI
Özellikle skuamöz ve küçük hücreli akciğer kanserlerinin neredeyse yüzde 100'e yakın bir kısmının sigarayla ilişkili olduğunu belirten Doç. Dr. Saadettin Kılıçkap, akciğer kanseri ve sigara arasındaki ilişkiyi şöyle anlattı: "Akciğer kanserlerinin nedenleri arasında tütn kullanımı dışında, pasif içicilik yani bir başkasının içtiği sigaradan etkilenme, hava kirliliği, radon gazı, ağır metal ve bazı kimyasallara maruziyeti sayabiliriz. Ancak en önemli etken tütün kullanımı. Bu nedenle mutlaka tütün kullanımının sınırlandırılması lazım. Son dönemde ülkemizdeki tütün kullanımı ile ilgili düzenlemelerin etkilerini yavaş yavaş görmeye başlayacağımız bir döneme giriyoruz. Bu yasaklar bizde 10 yıldır uygulanıyor ve bir kanserin azaldığını söylemek için en az 10-15 yılın geçmiş olması gerekiyor, ancak Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı'nın son raporunda tütün kullanımında bir azalma ile birlikte tütün nedenli kanserlerde de bir azalma olabildiğine dair ışık alıyoruz. Literatürdeki veriler bu konuda oldukça yol gösterici aslında: sigara içimiyle doğrudan ilişkili tümörler, eğer sigara bırakılırsa rahatlıkla engellenebilir. Ayrıca, eğer ki hasta kanser tanısı aldıktan sonra sigara içmeye devam ediyorsa, bu hastaların tedavi sonuçları daha kötü. O nedenle kanser tanısı almış hastalarda en önemli basamaklardan birisi de sigara içiminin durdurulması. Amerika örneğinde 1985 civarı 100.000'de 100 olan kanser oranı, 25-30 sene içinde (2015 kanser verisi) 100.000'de 70'e düşmüş. Şu anda Türkiye'de bu oran 100.000'de 60. Tütün ürünlerine dair düzenlemenin bu oranı daha da azaltmasını bekliyoruz."
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.