50 YAŞ ALTI KANSER VAKALARI ARTIYOR
Kanser vakalarının son 30 yılda daha da arttığı biliniyor...

06 Nisan 2024 Cumartesi 09:49
Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor. Kanserin bu kadar yaygınlaşmasının sebepleri arasında artan stres, tütün ve alkol tüketimi, yanlış beslenme, işlenmiş gıdalar, sanayileşmenin getirdiği hava kirliliği bulunuyor.
Özellikle 50 yaş altı kanser vakalarının son 30 yılda daha da arttığı biliniyor. Bu nedenle Z kuşağı olarak da bilinen kitle için kanserle mücadele büyük önem taşıyor. Kanserle mücadelenin yolu ise bilinçli beslenme ve tarama programlarından geçiyor. Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar ve Doç. Dr. Ozan Akıncı, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası’nda kanseri önleme konusunda önemli bilgiler verdi.
Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) bağlı uluslararası Kanser Araştırma Ajansının (IARC) bu yıl yayımladığı rapora göre, 2022'de 20 milyon yeni kanser vakası görülmüşken, düzensiz beslenme, tütün ürünleri kullanımı, hareketsizlik, stresle birlikte bu rakamların artacağı tahmin ediliyor. Dünya genelinde 2050'de 35 milyondan fazla yeni kanser vakasının olacağı öngörülürken, 2022'deki tahmini 20 milyon vakaya oranla yüzde 77'lik artış yaşanması bekleniyor. Oysa doğru beslenmek, aktif kalmak ve sigara içmemek gibi sağlıklı seçimler yaparak kanser riskini azaltmak mümkün oluyor. Bunun yanında belirli kanserlerin erken tespit edilmesinde önerilen pek çok tarama yöntemleri bulunuyor.
Teknoloji bağımlılığı da kanser gelişmesinde rol oynuyor
Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, kanserle mücadelede doğru ve bilinçli beslenmenin, egzersizin, stresten uzak durmanın, tütün ürünlerinin kullanımının sonlandırılmasının önem taşıdığına dikkat çekerek, “Günümüz dünyasında yaşam süresi uzamıştır. Artık 65-70 yaş arası bireyler orta yaş grubunda yer almaktadır. Yaşam süreleri uzadığı, günümüz tarama yöntemlerinin de gelişmesiyle birlikte kanser görülme oranları artmaktadır. Ancak kanser görülme sıklığı sadece orta ve ileri yaş bireylerde değil gençler arasında da yaygınlaşmaktadır. Kanserde dengesiz ve sağlıksız beslenme, tütün ürünleri kullanımı, hareketsizlik, obezite, doğal ürünler tüketmeme, hava kirliliği, teknoloji bağımlılığı, modern yaşama bağlı stres artışı da rol oynamaktadır” dedi.
Korunmak için Akdeniz diyeti
Kanser riskini azaltmada özellikle beslenmenin önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, “Vücuttaki tüm hücrelerin, buna kanser hücreleri de dahil temel enerji kaynağı şekerdir. Yani hücrelerin temel fonksiyonlarını sürdürebilmesi için şeker zorunludur. Her vücutta kanser hücresi bulunmaktadır. Ancak kanserli hücreler hızlı büyüyüp çoğaldıkları için normal hücrelerden daha fazla şeker kullanırlar. Ayrıca aşırı şeker tüketiminin neden olduğu yağlanma ve obezite, kanseri de tetiklemektedir. Bu nedenle beslenmede şeker dengeli ölçüde tüketilmeli, şeker ihtiyacı porsiyon kontrollü bir şekilde meyve ve sebzelerden karşılanmalıdır. Bunun yanında doğal beslenme önem taşımaktadır. Akdeniz diyeti vücut için en uygun beslenme türüdür. Trans yağlar yerine zeytinyağı tüketilmelidir. Sebzeler haşlama, fırın, buhar gibi sağlıklı yöntemlerle pişirilmelidir. Haftada en az 2-3 kez balık tüketilmeli ve kızartma yapılmamalıdır. Kırmızı et yenecekse mangal ve kızartma türünde yöntemler tercih edilmemelidir. Konserve yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Sebze ve meyveler de mevsiminde tüketilmelidir” şeklinde konuştu.
Tedaviler mutlaka konseyle belirlenmeli
Kanserde birçok tedavi yönteminin bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Sarıyar, “Cerrahi, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi alanındaki gelişmelerle tedaviler yürütülmektedir. Kanser tedavisi genellikle kanser hücrelerini öldürmek için uygulanan radyoterapi, kemoterapi, ilaçlar, cerrahi yöntemler, hormon tedavisi, immunoterapi ve yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikleri içermektedir. Tedaviler tam teşekküllü merkezlerde, kurulan konseylerle planlanmalıdır. Son yıllarda girişimsel radyoloji yöntemleri de tedavilerde kullanılmaktadır” diye görüş verdi.
Tedavide sıcak kemoterapi de kullanılıyor
Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar, yakın bir geleceğe kadar karın içine yayılmış kanserlerin tedavi edilemeyeceği görüşünün mevcut olduğunu anımsatarak, ancak sitoredüktif cerrrahi ve ısıtılmış karın içi kemoterapi yöntemlerinin ilerlemiş karın içi kanserlerde arternatif cerrahi tedavi yöntemi olarak yerini aldığını bildirdi.
Türkiye'de sayılı merkezde uygulanan sıcak kemoterapi tedavisinin kanser hastalarına daha uzun bir yaşam şansı sunduğunu aktaran Sarıyar, "İlerlemiş kanser hastalarının yeni umudu olan bu tedavi yöntemiyle (Isıtılmış Karın İçi Kemoterapi/Hyperthermic Intraperitoneal Chemotherapy-HİPEK) kanserlerin önemli bir oranına tanı konabiliyor" ifadesini kullandı. Prof. Dr. Sarıyar, bu yöntemin ilk kez teşhis edilmiş ve ameliyat olmamış ileri evre kanserlere uygulanabildiği gibi, daha önce ameliyat olmuş ancak tekrar etmiş kanserlere de uygulanabildiğini ifade etti.
50 yaş altı vakalar son 30 yılda arttı
Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Ozan Akıncı ise, kanserin küresel ölçekte giderek artan bir ivme ile yaygınlaşmakta olduğunun altını çizerken, “Bu artışta artan stres, anksiyete, tütün ve alkol tüketimi, hareketsizlik, obezite, radyasyon, GDO’lu ve hormonlu gıdalar, tarım ilaçları ve sanayileşmenin getirdiği hava kirliliği en önemli tetikleyici unsurlar olarak göze çarpmaktadır. 50 yaş altı kanser vakaları son 30 yılda daha da artmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre ülkemizde 50 yaş altı kanser vakası oranı yüzde 66’dır. Bu ciddi oranı göz önünde bulundurursak Z kuşağının kanserle mücadelesi daha da önem kazanmaktadır” dedi.

Kanser gerçeğinin farkına varılmalı
Dünya genelinde her 5 kişiden 1’inin hayatı boyunca en az bir kez kansere yakalandığını belirten Doç. Dr. Ozan Akıncı, “2022’de tüm dünyada yıllık 20 milyon yeni vaka ve 9.7 milyon kansere bağlı ölüm gelişmiştir. Bu verilere bakılarak 2050’de yüzde 77’lik bir artışla 35 milyondan fazla yıllık yeni kanser vakası gelişeceği öngörülmektedir. Bu tabloda sanayileşmenin ve risk faktörlerinin tetiklemesiyle daha da dramatik hale gelebileceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle önlem alınmalıdır. Kanserle mücadelede tam başarı ancak ona neden olan faktörlerden kaçınmakla mümkündür. Kanseri erken aşamada fark etmek veya tespit etmek kanseri tam yenebilmek için çok önemlidir. Kanser gerçeğinin farkında olarak risk faktörlerini değiştirmek faydalı olabilmektedir. Ama daha güçlü olunabilecek bir konu da tarama testleridir. Meme, akciğer, kolon, mide, prostat ve rahim ağzı kanserlerine karşı mutlaka uygun zamanda hekimimiz ile iş birliği içinde tarama testlerini yaptırmak önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Kanserde motivasyon önemlidir
Hastaların tarama testleriyle birlikte teşhis konulduktan sonra negatif duygu durumuna girebildiklerine değinen Doç. Dr. Akıncı, “Moral ve motivasyon tedavi sürecinde hastalar için en önemli dayanaktır. Ailelerinin ve sevdiklerinin yanlarında olduğunu görmek onları kansere karşı da daha güçlü kılmaktadır. Bununla beraber hasta-hekim iş birliğinin ve güven duygusunun da bu süreçlerin en kıymetli motivasyon kaynağı olduğunu söylemek mümkündür” diye konuştu.
Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!Beyin sağlığını korumak, artık yalnızca nörolojik hastalıkları tedavi etmekten ibaret görülmüyor.07 Ağustos 2026 Cuma 21:32YAŞAM
Böbreklerin verdiği sinyallere dikkatBöbrekler, vücudun atık maddelerden arındırılmasını sağlayan...07 Ağustos 2026 Cuma 11:57YAŞAM
Yemek sonrası şişkinliğin sebebi bu olabilir!Yemek sonrası karın şişkinliğinin nedeni diyafram ve karın kaslarının uyumsuz çalışması olabilir07 Ağustos 2026 Cuma 11:56YAŞAM
Geleceğin doktoru biraz da mühendis olmak zorunda!Tıp eğitiminin kolay olmadığını, bu zorluğun insan hayatını...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:52YAŞAM
Kadın arkadaşlıkları ruh sağlığını güçlendiriyor!Uzmanlar, kadın arkadaşlıklarının, duygusal paylaşım ve...06 Ağustos 2026 Perşembe 19:39YAŞAM
Ünlü hayranlığı duygusal bağımlılığa dönüşebilirÜnlüleri takip etmek, onların yaşamlarına ilgi duymak...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:48YAŞAM
Yağmur sonrası denize girerken dikkatDenize girerken çoğu kişi öncelikle güneşten korunmayı...06 Ağustos 2026 Perşembe 12:47YAŞAM
İklim Krizi Su Stresini Artırıyor“Su güvenliği, şehirlerin iklim krizine karşı en kritik dayanıklılık alanı haline geliyor”06 Ağustos 2026 Perşembe 12:45YAŞAM
Yaşlanma korkusunu kırışıklıklardan fazlası besliyor!Yaşlanma korkusunun temelinde çoğu zaman kırışıklıkların değil...04 Ağustos 2026 Salı 18:57YAŞAM
Her 5 derece kalp krizi riskini %5 artırıyorBunaltıcı yaz sıcaklarında kalbinizi koruyacak öneriler...04 Ağustos 2026 Salı 13:12YAŞAM
Kardeşlik ilişkisinin niteliği psikolojik dayanıklılığı artırıyor!Kardeş sahibi olmanın tek başına psikolojik dayanıklılığı...04 Ağustos 2026 Salı 12:52YAŞAM
Çölyaklı çocuklarda diş macunu seçimine dikkatGlutensiz etiketi tek başına yeterli değil...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:16YAŞAM
Dondurma yerken dişiniz ağrıyorsa dikkat!Dondurma yerken oluşan ağrının nedeni sadece hassasiyet olmayabilir!03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:14YAŞAM
Yanlış terlik kullanımı ayak sağlığını tehdit ediyorYaz günlerindeki yüksek sıcaklıklar nedeniyle artan terleme03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:11YAŞAM
Günlük alışkanlıklar akneye davet çıkarıyorGün içinde yüzünüzü sık sık yıkıyor, gözünüze büyük gelen sivilcelerinizi sıkıyor...03 Ağustos 2026 Pazartesi 12:02YAŞAM
Bel fıtığına neştersiz çözüm!Bel fıtığında 'nükleoplasti' dönemi...03 Ağustos 2026 Pazartesi 11:58YAŞAM
Ebeler artık sadece doğum yaptırmıyor!Ebeler kadınların sağlık yolculuğuna eşlik eden profesyoneller oldu!01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:47YAŞAM
Beyin aşk acısını fiziksel acı gibi algılıyor!Ayrılık sonrasında yaşanan acının...01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:44YAŞAM
Yazın böbrek taşına karşı 4 etkili yöntem!“Böbrek taşım olsaydı ağrı yapardı, demek ki yok” yanılgısına düşmeyin!31 Temmuz 2026 Cuma 12:47YAŞAM
Yorgunluğun altından hormon çıkabilir!Yaz yorgunluğunun altından hormon dengesizlikleri çıkabilir31 Temmuz 2026 Cuma 12:26YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.