TÜRKİYE'DE ÇALIŞAN ANNE OLMAK!
Türkiye’de eğitim ve yüksek eğitim görmüş kadınların yüzde 72’si istihdama katılıyor...

21 Temmuz 2018 Cumartesi 17:37
TÜİK’in yapmış olduğu bir araştırmaya göre, üniversite mezunu bir annenin çocuğunun üniversite mezunu olma oranı yüzde 30 daha fazla. Yani kadınlar istihdama katılabildiği zaman daha iyi nesiller yetişiyor.
Üstelik kadınların çalışıyor olmasının, ekonomiye de katkısı büyük. Kadın istihdamında yüzde 26’lık bir artış demek, fakirliğin yüzde altı azalacağı anlamına geliyor. (Dünya Bankası Raporu, 2015)
Çalışan anne; hem o günün işini yapar hem zaman kazanmak için ertesi günü planlar. Çocukların sabah okula giyecekleri kıyafetleri ve kendi kıyafetlerini hazırlar, dolaba geceden hazırladığı tostu koyar, kahvaltı tabaklarını geceden çıkartır, ertesi günün yemeğini düşünür. Yani çalışan anne olmak doğuştan organizatör olmak demektir.
Çalışan kadından yemek, çamaşır, ütü gibi işlerin de yapılması beklenir. Kadın bu işleri yardımcıya yaptırsa “Kazandığın parayı, yardımcıya veriyorsun. Çalışma, evinin kadını ol, çocuğuna bak” lafını işitir. Yani çoğu insanın gözünde, dogmatik kuralların yükümlüsünün kadın olduğu kuralı ne yazık ki yıkılamamıştır.
Çamaşırları toplarken, çocuğuyla çamaşır toplama oyunu oynayan, bulaşık yıkarken maillerini kontrol eden, internetten kolay yemek tarifine bakarken aynı anda yapan, üç pantolon, dört gömlek, iki etekle sayısız kombin yaratan kişiye ‘çalışan anne’ denir. Ve çoğu zaman da her ne hikmetse yadırganır.
Yalnızca tek görevi, evi ve bakması gereken çocuklarıdır çoğunun gözünde kadın. Çalışan kadın anne olamaz, çalışan kadın hem işi hem evi ile aynı anda ilgilenemez yanılgısı!
Bir de çalışan annelerin sabırlarının çelik gibi olması, sinirlerine hakim olması beklenir. Hayır kafasından devamlı iş geçtiği için yemeği fırında unutan veya eşiyle tartıştığı için toplantı ortasında bir anda ağlayan ya da iki işi aynı anda yaparken ikisini de berbat eden bir çalışan kadın olamaz.
Çalışan anne her koşulda sakinliğini, sükunetini korumalı, işte idareci olmalı, çekirdek ailenin dirlik ve düzenini sağlamalıdır. Velhasıl Türkiye’de hem çalışmak hem kadın olmak hem de anne olmak zor iş gerçekten.
Türkiye’de kadınların yüzde 57.2’si tarım ve ziraat sektöründe çalışıyor. Sırtına bebeklerini bağlayarak tarlaya giden bu kadınların yüzde 50’si aile işi olduğu gerekçesiyle maaş almıyor. Kayıt dışı ve hiçbir sosyal hakkı olmadan çalışan kadın oranı yine yüzde 50’ye yakın. (Birleşmiş Milletler Raporu, 2015)
Türkiye’de çalışan anne demek, eşit şartlarda doğup eşit şartlarda eğitim görüp, iş hayatında daha az para kazanmak demek! Avrupa Birliği ülkelerinde toplumsal cinsiyete dayalı ücret farklılığı oranı yüzde 17. Yani kadınlar aynı işi yapıp yüzde 17 daha az para kazanıyor.
Türkiye’de ise bu oran eğitimli kesimde yüzde 23. Erkekler ortalama aylık 4290 lira maaş alırken, kadınların ortalama maaşı ayda 3470 lira. Sağlık ve sosyal hizmetler, finans ve sigorta alanlarında bu fark yüzde 50’lere kadar çıkıyor. Tabii bu durum emeklilik maaşınızın da daha az olacağı anlamına geliyor. (Dünya Ekonomik Forumu Araştırması)
Türkiye’de çalışan anne demek, Aynı kariyeri yapıp, aynı oranda yükselememek demek. İçi erkeklerle dolu, maskülen muhabbetlerin döndüğü toplantı odalarına siz hiç şahit oldunuz mu bilmiyorum ama ben çok oldum.
TÜİK’in yapmış olduğu bir araştırmaya göre Türkiye’de kadın istihdamı yüzde 27.6 iken, kadın CEO oranı sadece yüzde 2, üst düzey yönetici oranı ise yüzde 9.4. OECD’ye göre dünyada kadın istihdamı ortalaması yüzde 57.2.
“Bilmem kim şu pozisyona gelmiş çünkü bilmem kimle birlikteliği varmış” türünde dedikoduların biteceği günler, umuyoruz yarından da yakındır. Bir kadının başarısını bütünüyle bir erkeğe bağlamak, hele de bunu belden aşağı vurarak yapmak ayıp bir şey.
Ayrıca unutmayın o ünlü atasözü “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” şeklindeydi, tersi değil. Eşlerini iş hayatında destekleyen erkeklere hürmetimiz sonsuz, o ayrı konu.

Türkiye’de çalışan anne olmak maaşının yarısını bakıcıya vermek demektir. Çalışan anneler çocuklarını az görebildikleri için sürekli bir suçluluk duygusu yaşar. Hele eve geldiklerinde çocuk onlara yüz vermiyor, temel bakımını bakıcının karşılamasını istiyorsa sinirler bozulur.
“Acaba beni unutuyor mu? Bakıcıyı benden daha mı çok seviyor?” soruları gündeme gelir. Tüm çalışan anneler için kesin bilgi: Her çocuk annesini tanır, bilir ve herkesten çok sever.
Türkiye’de nedense kadınların çalışması istenmez. Özellikle kocanın hali vakti yerindeyse… Kadın eşinin, “Ne gerek var. Benim kazandığım para ikimize de yetiyor”, kayınvalidesinin “Kızım evde otur çocuğuna bak” baskıları ile karşılaşır. Oysa anlamazlar ki, kadınlar sadece para için çalışmaz.
Onların da hayatta tutku duydukları, kendilerini ifade ettikleri, sevdikleri bir işleri vardır. Ha bu arada, boşanma ihtimalini de unutmamak gerek. Bu durumda “Benim param senin paran” lafı genellikle hikaye olur ve üç kuruş nafakanın hesabı yapılır.
Türkiye’de çalışan anne demek, iş görüşmelerinde, patronunla çocuk planlarını konuşmak zorunda kalmak demek. Türkiye’de her beş iş görüşmesinden birinde kadınlara çocuk planlarının sorulduğunu biliyor muydunuz? Uluslararası iş piyasasında eşitlik ilkelerine aykırı bir durum olsa da, yöneticiler işe alım yaparken kadın-erkek ayrımı yapmadıklarını iddia etse de, gerçek bu. İşe yeni giren beyaz yakalı kadınlar ise hamilelik haberini yöneticileriyle paylaşmaktan çekiniyor. (Danone Nutricia Çalışan Annenin 1000 Günü Araştırması)
Türkiye’de çalışan anne demek, süt iznini kullanırken, patronunun ters bakışlarına katlanmak demek. Ne acı ki, çoğu kadın en doğal haklarını kullanırken, bir bebeği beslemek gibi son derece kutsal bir iş yaparken, ‘işten kaytarma’ yaftası yiyor.
Sözümüz anne-baba dostu şirketlerden dışarı. Ancak kadınların aklına ebeveyn dostu şirketlerle ilgili pek de somut örneklerin gelmemesi, bu şirketlerin ne kadar az olduğunu gösteriyor. (Danone Nutricia Çalışan Annenin 1000 Günü Araştırması)
Türkiye’de çalışan anne olmak akla, ‘Uyku neydi, nasıl uyunurdu?’ sorusunu getiriyor. Özellikle doğum izninden yeni geri dönen ve gece emzirmesi devam eden çalışan annelerin bu sorunun cevabını unuttuğunu söyleyebiliriz. Oysa son araştırmalar, iş hayatında sergilenen performansın, uyku ile direkt bağlantısı olduğunu söylüyor.
Türkiye’de çalışan anne olmak demek, her işe yetişip mecliste temsil edilememek demek. Eski Türk Devletlerinde kadınlar aile hayatında da, devlet yönetiminde de söz sahibiydiler.
Osmanlı Devleti döneminde kadınların haklarında büyük gerileme olsa da, Cumhuriyet’in ilanından sonra Atatürk’ün girişimi ile 5 Aralık 1934‘te Anayasa‘da yapılan bir değişiklikle, kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
Bu tarih İsviçre’de 1971, Fransa ve İtalya’da 1946’dır. Kadın hakları açısından yola çok önce çıkmışız ama maalesef sonraki yıllarda sınıfta kalmışız. TÜİK’in bir araştırmasına göre, şu anda mecliste kadın milletvekili oranı yüzde 15, kadın bakan oranı yüzde 4.
Türkiye’de çalışan anne olmak demek, çalışan kadın, çalışan anne damgalarını yemek demek. Siz hiç ‘çalışan adam’, ‘çalışan baba’ kavramlarını duydunuz mu? Kullanmak zorunda kaldığımız bu kavramlar bile kadın hakları ve istihdamı konusunda daha kat edecek çok yolumuz olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de kadın olmak demek, şiddete maruz kalabilmek demek. Türkiye’de her 3 kadından 1’i şiddete maruz kalıyor. Eğitimli, eğitimsiz, kültürlü, kültürsüz, çalışan, çalışmayan, anne, anne olmayan fark etmiyor. (Birleşmiş Milletler Raporu, 2015)
Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemGöğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı ve 10 etkili önlemi sıraladı...01 Mayıs 2026 Cuma 11:04YAŞAM
Kalp sağlığı hayat kalitesini de artırıyorKalbin düzenli ve dengeli çalışması yalnızca dolaşım sistemini değil; beyin, böbrek ve akciğerler gibi organların da sağlığını olumlu etkiliyor.01 Mayıs 2026 Cuma 11:02YAŞAM
Eklem yaşlanmasını durdurmak mümkün mü?Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem yaşlanmasının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki soruları yanıtladı.29 Nisan 2026 Çarşamba 12:39YAŞAM
Hamilelikte ağrı kesici kullanımı otizme neden olur mu?Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki olduğuna dair iddialar anne adaylarında ciddi bir endişe yaratıyor.21 Nisan 2026 Salı 12:24YAŞAM
Okullarda şiddet alarm veriyor!Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var.. Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi.17 Nisan 2026 Cuma 10:26YAŞAM
Ağız içinde geçmeyen yaraya dikkat!Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serdar Karahatay “Nisan Ayı Ağız Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle, ağız kanserlerinin nedeni, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.15 Nisan 2026 Çarşamba 10:04YAŞAM
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hataBeslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hatayı sıraladı...10 Nisan 2026 Cuma 10:22YAŞAM
Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yollarıİç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi.09 Nisan 2026 Perşembe 10:07YAŞAM
Utandıran hastalığın 6 temel nedeniKadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor.07 Nisan 2026 Salı 10:37YAŞAM
Bu virüse dikkat! Çocuklarda hızla yayılıyorÇocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor.07 Nisan 2026 Salı 10:30YAŞAM
Çocuklarda alerjiyi tetikleyen 8 önemli etkenÇocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, önemli uyarı ve önerilerde bulundu.01 Nisan 2026 Çarşamba 13:04YAŞAM
Diz sorunlarınızı ameliyatsız çözün! İşte yöntemlerOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berkin Toker, dizlerin vücudun en fazla yük taşıyan ve en aktif kullanılan eklemlerinden biri olması nedeniyle spor sırasında travma ile zorlanmalara açık olduğuna dikkat çekti.01 Nisan 2026 Çarşamba 11:09YAŞAM
Dikkat! Kalp krizi riski diş etinden başlayabilirDiş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:05YAŞAM
Az pişmiş et, iyi yıkanmamış sebze sizi gözünüzden edebilirProf. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte ettiği bilinen Toksoplazma Gondii’nin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:03YAŞAM
Omuz ağrısına karşı 5 etkili önlemProf. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıkları ve alınması gereken önlemleri anlattı, basit ama etkili 5 egzersizi açıkladı.23 Mart 2026 Pazartesi 10:43YAŞAM
Şeker ve tatlı tüketimine dikkat! İşte vücuda verdiği 6 zarar...Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı19 Mart 2026 Perşembe 09:52YAŞAM
Dikkat! Bayram sofralarındaki hatalar sağlığınızı tehdit ediyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bayramdaki beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çek18 Mart 2026 Çarşamba 10:27YAŞAM
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.