KILIÇDAROĞLU: KANUNSUZ EMRİ UYGULAYAN BÜROKRATA BİR GÜN MUTLAKA HESAP SORULUR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Valisi, kaymakamı, emniyet müdürü ve tüm kamu görevlileri yasalara uymak zorundalar. Siyasi otorite kendilerine yasa dışı talimat verse dahi, o talimatın yasa dışı olduğunu bir yazıyla onlara bildirmek zorundalar. Devlet Memurları Kanunu bunu öngörüyor. Uzun yıllar kamuda çalıştım. Maalesef yasalar uygulanmadığı için ülkede valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri de yasa dışı talimatları hükümetin talimatları olarak aynen uyguluyor. Bu, onlar için gelecekte önlerine birer dosyanın konmasına yol açar. Kesinlikle hesabı sorulur bunların." dedi. Kılıçdaroğlu, AK Partili bir kurmayın yaptığı itirafı ilk kez açıkladı: "Koalisyon görüşmeleri sırasında, bir bakan bizim arkadaşlara ‘Biz 280 vekil de çıkarsak, artık Türkiye'yi yönetemeyiz.' diyor. Şu anda AKP Türkiye'yi zaten yönetemiyor, meşruiyeti ancak bizim üzerimizden yakalayabilir."
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdülhamit Bilici, Zaman Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal, Yazar Ali Bulaç ve Cihan Haber Ajansı Ankara Haber Temsilcisi Eyyüp Boğazkesen'i ağırladı.
Anamuhalefet lideri, Ankara'daki terör katliamından hükümetin ihmallerine, 1 Kasım'da çıkacak tablodan hükümet senaryolarına, medyaya sansürden hükümetin kanunsuz talimatlarını uygulayan bürokratlara kadar gündemdeki konularla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Anamuhalefet liderinin açıklamaları özetle şöyle;
"HÜKÜMET IŞİD'İ TERÖR ÖRGÜTÜ GÖRMÜYOR"
Emniyet Genel Müdürlüğü, tüm IŞİD hücrelerini üç aşağı beş yukarı biliyor. Telefonları dinliyor, tapeler yayınlandı. ‘Neredeler' hepsi biliniyor. Fakat Emniyet'in operasyon yapmasına, bunları yakalamasına izin verilmiyor. İzin vermeyen siyasi otorite. IŞİD'i terör örgütü olarak görmüyor ki!.. Davutoğlu, bizzat kendisi söyledi, ‘yaramaz çocuklar' diye. IŞİD'i terör örgütü olarak gören iki kararname var. İkisi de, BM terör örgütü olarak gördüğü için bunların mal varlığına el konulmasını istiyor tüm ülkelerde. Bizden de Maliye Bakanlığı kararname yayınlıyor, altında ‘Uygulama yetkisi Maliye Bakanlığı'na aittir.' diyor. Oysa İçişleri Bakanlığı'nın da bunu terör örgütü olarak görmesi lazım. Davutoğlu ‘bunlar çok gizli' diye anlattı. Dedim, ‘Gizli diyorsun ama bunların tamamı bizim raporlarımızda var' Bizim vekiller gitti, üstelik bizim istihbarat örgütümüz de yok. Ama gidin Adıyaman'da kime sorarsanız sorun, size IŞİD'in yerini gösterir, kimler olduğunu söylerler. Anneler babalar ‘çocuklarımızı kurtarın' diyor zaten. Davutoğlu ‘Bomba patlamadan bir şey yapamayız' diyor canlı bombalarla ilgili. Onları terör örgütü üyesi olarak görmediğini kabul ettiğini söylüyor, itiraf bu zaten.
"BAŞBAKANLIK TAZİYE EVİ DEĞİL, İŞİN SORUMLUSU"
Sorumlu olanın evi ne zamandan beri taziye evi oluyor? Yani terörü bitirmekten sorumlu olan birinin evi nasıl taziye evi olur? Senin görevin terörü sonlandırmak, terörü bitirmek, terörü engellemek. ‘Ben taziye eviyim' diyor! İyi de o zaman bu ölen çocukların ailelerinin evi ne oluyor? Sayın Abdullah Gül beni aradı, diğerlerini de aramış. Bunların üyeleri hayatlarını kaybetmişler. Son derece insani bir durum. Sayın Gül'ün bu davranışı aslında toplumda bir uzlaşma kültürünün oluşmasına en büyük katkıyı yapıyor. Böyle bir adım atmış. Şimdi eleştiriyorsunuz! Ya sen bu işin sorumlususun kardeşim, baş aktörüsün.
"BAKANA BAĞLI MÜFETTİŞLER Mİ BAKANI SORUŞTURACAK?"
İçişleri Bakanı sorumlu, ‘Bunların ayrılması lazım, ayrılmıyorsa bunları azledin.' dedim. ‘3 bakanın basın toplantısını izlediniz mi?' dedim, ‘İzlemedim.' dedi. ‘Önce onu bir izleyin.' dedim. Adalet Bakanı, 95 kişi hayatını kaybetmiş, gülüyor. Çok vahim bir durum. İçişleri Bakanı ‘Hiçbir güvenlik zafiyeti yoktur.' diyor. Güvenlik zafiyeti yoksa bu 95 kişi niye öldü, nasıl öldü? Elini kolunu sallayarak oraya nasıl geldiler? ‘Talimat verdim, olayı inceleyecek müfettişler.' dedi. Bakana bağlı müfettişler bakanı mı soruşturacak?
"HERKES İNANCINI ÖZGÜRCE YAŞAYACAK"
Açık ve net söylüyorum; CHP iktidarı için hiçbir vatandaşımız en ufak bir tereddütte olmasın. Ne kimsenin başını açtırmak, ne imam hatip okullarını kapatmak asla olmayacak. Herkes kendi inancını özgürce yaşayabilecek. Eğer bir yerde bir kısıtlama yaşanırsa, o kısıtlamanın sorumlusu ben olacağım ve gideceğim onunla mutlaka ilgileneceğim. Said Nursi'nin kitapları yıllardır yayınlanırdı ve biz karşı çıkardık. Bunlar yasakladılar ve biz Anayasa Mahkemesi'ne gittik ‘Düşünce özgürlüğünü yasaklayamazsınız.' diye. Birbirimizin kimliğine, inanç dünyasına müdahale etmezsek, onu ötekileştirmek için bir unsur olarak kullanmazsak, daha barışık bir toplum yaratmış oluruz. Gerginlikler büyük ölçüde bitmiş olur. Sorun da kendiliğinden çözülmüş olacak.
"MEVLÂNÂ'NIN KENTİNDE O PROTESTO OLUYORSA SORUNUMUZ VAR DEMEKTİR"
Manevi değerler, kutsallar bu dönemde çok dejenere oldu. Tipik örnek vereyim; milli maç Konya'da oynandı. 102 vatandaşımız terör yüzünden hayatını kaybetmiş, tamamı Müslüman. Müslüman olmayan futbolcular da saygı duruşunda bulunuyor. Fakat stattan bazıları bu saygı duruşunu protesto ediyorlar! Nerede? Mevlânâ'nın kentinde, hoşgörünün kentinde. Burada bir sorunumuz var demektir. O çocukları bu hale kim getirdi? Hangi siyaset anlayışı o çocukları bu noktaya getirdi? Canlı bombanın adı Yunus Emre... Şimdi bu çocuğu bu noktaya getiren iklime bakmak lazım. Annesi babası polise gidip ‘Çocuğum elden gidiyor, bunu yakalayın' diyor. Hiç kimse bir şey yapmıyor.
"TÜRKİYE, TOPLAMA KAMPI ÜLKESİ OLMAMALI"
CHP iktidarında Suriye'ye silah gönderilmesine izin vermeyiz. Sınırlarımızı kapatırız ve radikal grupların gidip gelmesine izin vermeyiz. Sorunun çözümü için Rusya ve ABD'nin rolü çok önemli. Bu iki ülke uzlaşabilirse, biz de sorunun çözümüne katkı verebiliriz. Avrupa'da bana mülteci sorununun nasıl çözüleceğini sordular. ‘İki ayağı var.' dedim; birincisi, Suriye'de iç çatışmayı sonlandırmamız lazım. Bu konuda tüm devletler ortak çaba harcamalı. Esed'li veya Esed'siz. Bu çatışmanın bitmesi lazım. İkinci aşama, Suriye'nin yeniden onarılması lazım ve Avrupalıların elini cebine atması lazım. Binalarını yapacaksınız, sosyal donatı alanını yapacaksınız ve Suriyelilere ‘Kendi ülkenize gidin.' diyeceksiniz. Büyük kısmını kendi ülkelerine gönderebiliriz. Merkel'in şu anda yaptığı, Avrupa'ya mülteci gitmesin diye, mülteciler Türkiye'de kalsın diye yaptığı özel bir çalışma. Asla doğru bulmuyoruz. Türkiye, bir toplama kampı ülkesi değildir.
"SULH CEZA HAKİMLİKLERİNİN MUTLAKA KALKMASI LAZIM"
Yargı bağımsızlığını sağlamadan, yargı tarafsızlığını sağlamadan yargıdaki sorunlar çözülmez. Savcıların iktidarın değil, cumhuriyetin savcısı olması lazım. AKP iktidarının savcısı olmamaları gerekir. Bu ülkede, AB'de hangi kurallar geçerliyse aynı kuralların geçerli olması gerekir. Maalesef şu anda yargı baskı altında, savcılar sadece iktidarın isteklerini yerine getiriyorlar, onların taleplerini yerine getiriyorlar. Bu çok tehlikeli bir şey. Sulh cezaların mutlaka kalkması lazım. DGM'lerden bıktık zaten. Adını değiştiriyorlar; sulh cezalar.
"KANUNSUZ EMRİ UYGULAYAN BÜROKRATA HESAP SORULUR"
“Valisi, kaymakamı, emniyet müdürü ve tüm kamu görevlileri yasalara uymak zorundalar. Siyasi otorite kendilerine yasa dışı talimat verse dahi, o talimatın yasa dışı olduğunu bir yazıyla onlara bildirmek zorundalar. Devlet Memurları Kanunu bunu öngörüyor. Uzun yıllar kamuda çalıştım. Maalesef yasalar uygulanmadığı için ülkede valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri de yasa dışı talimatları hükümetin talimatları olarak aynen uyguluyor. Bu, onlar için gelecekte önlerine birer dosyanın konmasına yol açar. Kesinlikle hesabı sorulur bunların.”
"MEDYA SANSÜRÜ İLE MUHALEFETİN SESİ KISILIYOR"
Medyaya baskı çok ileri düzeylere taşındı. Muhalif kanalların uydudan düşürülmesi bile gündeme geldi. RTÜK, bu konuda Digiturk'e bir yazı gönderdi. Normalde bu yazının gereğinin yapılması lazım ama yapılmıyor. RTÜK, yasal yetkisi varsa ‘Dijital platformdan arkadaş ben seni çıkarıyorum ya da ruhsatını iptal ediyorum' demeli. RTÜK'teki arkadaşlarımı arayıp konuşacağım. Hukukçularla konuşsunlar, eğer öyle bir yetki varsa gereği yapılmalı. Yaptırım uygulaması gerekir. Biz, CHP'den giden arkadaşlara gerekli uyarıyı yaparız. Zaten savcılık yazısında ‘bunları çıkarın' diye bir ifade yok. Kraldan çok kralcı olmuş bunlar.
"SANSÜRE KARŞI KAMPANYA İÇİN ÖNCÜ OLABİLİRİZ"
Eğer medya özgürlüğünü, demokrasiyi, çok sesliliği istiyorsak bunun olması lazım. Yasaklarla bu ülke nereye gidecek? Sonuçta muhalefetin sesi kısılıyor. Eğer bu kanallar sabahtan akşama kadar iktidardan yana yayın yapsalardı, el üstünde tutarlardı. Sansüre karşı bir kampanyaya öncülük edebiliriz. Biz Genel Merkez olarak Digiturk'ten çıktık, evde de dilekçeyi hazırladım, hanım dilekçeyi verecek. Üye olurken bir günde üye yapıyorlar, üyelikten düşünce ‘kaldır' diyorsun, bir türlü kaldırmıyorlar. Sansüre karşı bir kampanya başlatılabilir. 90'lı yıllarda özel radyolar için yapılmıştı bu. Bu konuyu arkadaşlarımızla konuşacağız. Hükümet, sadece kendine yakın kanallar izlensin istiyor. Hacca giden hacılarımıza sadece A Haber izletilmiş mesela.
"REKABET KURUMU HAREKETE GEÇMELİ"
Medya özgürlüğü medya sahibinin, yazanın, çalışanın can ve mal güvenliğiyle yakından ilgili. Bunun sağlanması ve korunması lazım. İktidarın hoşuna gitmeyen medya organları, onların çalışmaları, onların patronları üç ayrı kanaldan sınırlanıyor. Patrona baskı yapılıyor, yazanın can ve mal güvenliği yok, böyle bir garip yapı. İlan yasakları var, reklam yasağı var. Mesela Turkcell'i alıp tamamen iktidarın şirketine çevirdiler. Sadece kendilerini destekleyen gazete ve televizyonlara reklam veriyorlar. Onlara kaynak aktarılıyor. Kamu bankaları aynı şekilde. Bu, medya özgürlüğünün önündeki en ciddi sıkıntılardan biri. Ayrımcılık yapan şirketlere kamuoyu duyarlı olmalı. Rekabet Kurumu'nun devreye girmesi ve ‘siz yanlış yapıyorsunuz' demesi gerekir.
"ERDOĞAN, BANA KUZU KUZU GÖREV VERECEK"
Biz, 7 Haziran sonrası koalisyon görüşmelerinde ‘17-25 Aralık dosyası gelirse evet deriz, örtülü ödenekle ilgili teklif gelirse evet deriz.' dedik. Bizim çizgimizde değişme yok. Saray elini AKP'den çekmez, çünkü korkusu var. Koalisyon görüşmeleri sırasında, bir bakan bizim arkadaşlara ‘Biz 280 vekil de çıkarsak, artık Türkiye'yi yönetemeyiz.' diyor. Şu anda AKP Türkiye'yi zaten yönetemiyor, meşruiyeti ancak bizim üzerimizden yakalayabilir. İnşallah TBMM Başkanlığı seçiminde de aynı sıkıntılar yaşanmaz. Seçim öncesi sandıklar konusunda çok iyi bir örgütlenme yapıyoruz. Sadece parti olarak değil, sivil toplumu da katıyoruz. Gönüllüler var, bütün bunlar sandıklarda görev alacaklar. Erdoğan, bize ‘Saray'a kuzu kuzu gelecekler.' diyor. Ben de diyorum ki, ‘kuzu kuzu yetki verecek bana'... CİHAN
Erdoğan: AK Parti'nin üye sayısı 11 milyon 710 bine ulaştıCumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı...01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:51SİYASET
Kurum: "Madem devlet yoktu da saatte 23 konutu kim yaptı?"Bakan Kurum: "Madem devlet yoktu da saatte 23 konutu kim yaptı?"01 Ağustos 2026 Cumartesi 16:31SİYASET
Erdoğan'a suikast girişimindeki FETÖ firarisi yakalandıİçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz 2016’da...01 Ağustos 2026 Cumartesi 13:31SİYASET
Erdoğan: TÜGVA yaz okullarında rekor kırdıGençliğin Türkiye'nin geleceği açısından taşıdığı öneme...31 Temmuz 2026 Cuma 20:26SİYASET
Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş hakkında tutuklama talebiÜsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında tutuklama talebi31 Temmuz 2026 Cuma 20:17SİYASET
Özdağ: Çerçeve yasa PKK affına dönüşmemeliZafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında...30 Temmuz 2026 Perşembe 16:12SİYASET
AK Parti'de kamp geleneği değişti! Yıllar sonra ilk kez...AK Parti, 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı için Sapanca'da toplandı. Erdoğan'ın açılışını yapacağı üç günlük kampta yeni dönem stratejileri ve parti çalışmaları ele alınacak.27 Haziran 2026 Cumartesi 09:43SİYASET
Özel, CHP grup toplantısında konuştuCHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Bin 4 delegemizin iradelerini teslim eden ıslak imzaları götürdüler. 'İstanbul'u düşelim, şunu düşelim bunu düşelim.' 833 resmiyet kazandığını söyledikleri imza teslim edildi. O günden itibaren de kurultayı bekliyoruz" dedi.23 Haziran 2026 Salı 15:47SİYASET
Ortak karar aldılar... CHP'de bugün grup toplantısı yok!CHP'de geçen hafta yaşanan tartışmaların ardından bugün yapılması planlanan grup toplantısı iptal edildi. Kararın, parti içinde yeni gerilimlerin önüne geçmek amacıyla alındığı ifade edildi.16 Haziran 2026 Salı 10:35SİYASET
Kulisleri hareketlendiren iddia: Kılıçdaroğlu, Özel'in yerine Faik Öztrak'ı getirecekCHP kulislerinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Özgür Özel'in yerine Faik Öztrak'ı CHP Meclis Grup Başkanı olarak görevlendirebileceği iddiası gündeme geldi.11 Haziran 2026 Perşembe 11:13SİYASET
Özgür Özel'in ekibinden 28 Parti Meclisi üyesi istifa ettiCHP'de gözler bugün saat 13.00'te yapılacak kritik Parti Meclisi toplantısına çevrilirken, Özgür Özel cephesinden gündem yaratacak bir hamle geldi.11 Haziran 2026 Perşembe 10:49SİYASET
CHP'de Özgür Özel'e yakın dokuz vekile kesin ihraç istemiKemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'nin MYK, Özgür Özel'e yakınlığı ile bilinen dokuz milletvekili hakkında oy birliği ile partiden ihraç sürecinin başlatılmasına karar verdi.10 Haziran 2026 Çarşamba 11:55SİYASET
Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na sürpriz teklif: "İkimiz de çekilelim"Özgür Özel'in Kemal Kılıçdaroğlu'na "İkimiz de çekilelim, kurultaya kadar partiyi Murat Karayalçın yönetsin" dediği öne sürüldü.08 Haziran 2026 Pazartesi 10:37SİYASET
Özgür Özel'in İstiklal Partisi seçime girebilecek mi? İşte son kulis bilgileri...Siyaset kulislerinde son günlerde konuşulan "yeni parti" iddiaları, seçim mevzuatını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.05 Haziran 2026 Cuma 12:34SİYASET
MHP lideri Bahçeli: "Yargıtay, CHP ile ilgili kararını vermeli"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada CHP'deki mutlak butlan sürecine ilişkin konuştu.02 Haziran 2026 Salı 11:36SİYASET
İmamoğlu Silivri'den bombaladı... Kılıçdaroğlu'na ağır sözlerSilivri Cezaevinde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu'nu çok sert sözlerle hedef alDI.01 Haziran 2026 Pazartesi 12:40SİYASET
CHP'de kritik süreç başladı! İlk imzalar atıldı...Mutlak butlan kararı ile CHP'deki Genel Başkanlık görevi biten Özgür Özel, olağan üstü kurultay için ilk imzaların atıldığını söyledi.01 Haziran 2026 Pazartesi 12:30SİYASET
Meclis'te kritik salı! Özgür Özel'in 'Kilitli kapı' formülü hazırAnkara kulislerinde, meclis grup salonunun kilitlenmesi ihtimaline karşı milletvekillerinin toplantıyı TBMM bahçesinde gerçekleştireceği senaryosu konuşuluyor.01 Haziran 2026 Pazartesi 11:38SİYASET
Seçimler ne zaman? İşte kulislerdeki yeni tarih...Cumhurbaşkanlığı seçimleri için 7 Kasım 2027 tarihi kulislerde konuşulurken, AK Parti'nin tüm planının değiştiği belirtildi.29 Nisan 2026 Çarşamba 12:31SİYASET
İhraç edilen CHP'li delegeden skandal paylaşımCHP'den ihraç edilen Sultanbeyli delegesi Özgür Çelik, Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ın vefatının ardından sosyal medya hesabından skandal bir paylaşım yaptı.15 Aralık 2025 Pazartesi 08:47SİYASET
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.