09 Ağustos 2026
  • Bursa30°C
  • İstanbul25°C
  • Ankara31°C

DÜNYANIN GÖZÜ MEKKE’DEKİ ANLAŞMADA: “MÜSLÜMAN NATO’SU” YORUMU

Mekke’deki savunma anlaşması dünya basınında...

Dünyanın gözü Mekke’deki anlaşmada: “Müslüman NATO’su” yorumu

08 Ağustos 2026 Cumartesi 23:44

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın Mekke’de imzaladığı ortak savunma anlaşması, dünya basınında geniş yankı buldu. Uluslararası medya, üç ülkeyi bir araya getiren mutabakatı “NATO tarzı savunma paktı” ve “Müslüman NATO’su” ifadeleriyle gündeme taşırken, Yunan basını anlaşmanın Atina açısından oluşturduğu sonuçlara odaklandı. İsrail medyasında ise Riyad’ın güvenlik politikasında Washington’a alternatif arayışına ve anlaşmanın İsrail-Suudi Arabistan normalleşmesine olası etkilerine dikkat çekildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in imzaladığı “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”, uluslararası basında farklı başlıklarla değerlendirildi.

İngiliz Guardian, gelişmeyi “Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye, Yemen’deki Husi saldırıları sürerken NATO tarzı savunma paktı imzaladı” başlığıyla duyurdu. Haberde, taraflardan birine yönelik saldırının üç ülkeye birden yapılmış kabul edilmesini öngören anlaşmanın, İslam dünyasının önde gelen üç ülkesini ortak savunma çerçevesinde buluşturduğu belirtildi.

Channel 4: “Müslüman NATO’su”

İngiliz Channel 4 ise anlaşmayı doğrudan “Müslüman NATO’su” şeklinde tanımladı. Anlaşmanın ülkelerin başkentleri yerine Mekke’de imzalanmasının sembolik önemine dikkat çekilen haberde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın Sünni dünyanın en güçlü üç ülkesi arasında yer aldığı vurgulandı.

Haberde ayrıca anlaşmanın, İran’a yönelik saldırıların ardından ABD’nin Orta Doğu’daki rolü ve bölgesel ağırlığının yeniden tartışıldığı bir dönemde ortaya çıktığına işaret edildi.

DW: “Tarihi önemde”

Alman Deutsche Welle, gelişmeyi “Mekke Anlaşması tarihi önemde” başlığıyla değerlendirdi. Haberde, anlaşmanın üç ülke arasındaki savunma iş birliğini genişletmeyi ve güvenlik alanındaki ortaklığı farklı başlıklarda geliştirmeyi amaçladığı aktarıldı.

CNN: Üç ülkenin güvenlik ilişkileri ittifaka dönüşüyor

ABD merkezli CNN de Riyad’ın Türkiye ve Pakistan ile NATO benzeri bir savunma anlaşmasına imza attığını belirtti. Haberde, üç ülke arasında uzun süredir devam eden güvenlik ilişkilerinin kolektif savunma anlayışı altında daha kapsamlı bir yapıya dönüştüğü ifade edildi.

CNN, Türkiye’nin ABD’nin ardından NATO içerisindeki en büyük ikinci orduya sahip olduğuna, Pakistan’ın ise nükleer silahlara sahip olduğuna dikkat çekti. Ayrıca bir Türk yetkilinin bölgedeki başka ülkelerin de anlaşmaya dahil olabileceğine yönelik açıklamasına yer verilerek, ittifakın ilerleyen dönemde genişleyebileceği değerlendirmesi yapıldı.

Yunan basını: “Atina’da utanç”

Mekke’de imzalanan anlaşma, Yunanistan’da ise özellikle Türkiye’nin bölgesel ağırlığı ve Atina-Riyad ilişkileri üzerinden ele alındı.

Kathimerini’de Vasilis Nedos imzasıyla yayımlanan değerlendirmede, Yunanistan’ın son beş yılda Suudi Arabistan’la geliştirmeye çalıştığı stratejik ilişkiden beklediği sonucu alamadığı savunuldu. “Mekke Anlaşması, yeni dengeler ve Atina’da utanç oluşturuyor” başlıklı yazıda, Yunanistan’ın Riyad’ın güvenliğine katkı sağlamak amacıyla attığı adımlara rağmen Suudi Arabistan’ın Türkiye ve Pakistan’la savunma ittifakını tercih ettiği belirtildi.

Yazıda ayrıca anlaşmanın Türkiye’nin askeri ve siyasi ağırlığını artırabileceği, Suudi Arabistan’ın finansal gücüyle Türkiye ve Pakistan’ın savunma kapasitesinin aynı yapı içerisinde buluşmasının Ankara’nın Körfez’deki etkisini güçlendirebileceği değerlendirmesi yapıldı.

Yunan TVXS de anlaşmayı “Miçotakis hükümetinin Suudi Arabistan politikasının başarısızlığı” şeklinde yorumladı. Yunanistan’ın Suudi Arabistan’ın savunmasına destek amacıyla bu ülkeye Patriot hava savunma sistemi konuşlandırdığı hatırlatılırken, Atina’nın Riyad’la ilişkiler için yaptığı yatırımlara rağmen stratejik bir kazanım elde edemediği ileri sürüldü.

Kıbrıs Rum kesiminde yayın yapan AlphaNews ise anlaşmanın Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve Kıbrıs bağlamındaki etkilerine odaklandı. Türkiye’nin Pakistan gibi nükleer kapasiteye sahip bir ülke ve Suudi Arabistan gibi yüksek finansal güce sahip bir aktörle ortak savunma mekanizması oluşturmasının bölgesel güç dengelerini değiştirebileceği yorumu yapıldı.

İsrail medyası: Gözler Riyad-Washington hattında

İsrail basınında ise anlaşmanın İsrail-Suudi Arabistan ilişkileri ve ABD’nin bölgedeki güvenlik rolü açısından sonuçları öne çıktı.

Times of Israel, anlaşmayı “Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, İran Savaşı’nın gölgesinde ortak savunma anlaşması imzaladı” başlığıyla duyurdu. Haberde, NATO üyesi Türkiye, nükleer güç Pakistan ve İslam’ın kutsal mekanlarına ev sahipliği yapan Suudi Arabistan’ın aynı savunma çerçevesinde buluşmasının bölgesel dengeler açısından önem taşıdığı belirtildi.

Gazetede yayımlanan bir yorumda ise anlaşmanın üç ülkenin ABD ve NATO ile ilişkilerini sonlandırdığı anlamına gelmediği, aksine güvenliklerini yalnızca Washington’ın garantilerine bağlamadan alternatif seçenekler oluşturmaya çalıştıkları değerlendirmesi yapıldı.

Raghu Kondori imzalı yorumda, yeni savunma mekanizmasının Suudi Arabistan’ın pazarlık gücünü artırabileceği ve İsrail’le olası normalleşme görüşmelerinde Riyad’ın elini güçlendirebileceği savunuldu. Washington açısından ise gelişmenin ABD’nin bölgedeki etkisinin tamamen sona ermesi anlamına gelmediği, ancak bölgesel ortakların artık güvenlik konusunda yalnızca ABD’ye bağımlı kalmak istemediğinin göstergesi olduğu ifade edildi.

“Riyad, Washington’a olan güvenini yeniden değerlendiriyor”

İsrail merkezli i24, anlaşmanın taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırıyı tüm üyelere yapılmış kabul eden bir savunma anlayışı getirdiğine dikkat çekti. Haberde, anlaşmanın Suudi Arabistan’ın kritik altyapısı ve petrol tesislerinin saldırılara maruz kaldığı bir dönemin ardından, Riyad’ın savunma ortaklıklarını çeşitlendirme arayışı içerisinde olduğu sırada imzalandığı belirtildi.

Ynet’te yayımlanan değerlendirmede ise Suudi Arabistan’ın anlaşmaya yönelmesinde, olası bir kriz sırasında ABD’nin Riyad’ın yanında yer almayabileceğine ilişkin endişelerin etkili olduğu ileri sürüldü. Washington’ın güvenlik garantilerine yönelik soru işaretlerinin Riyad’ı yeni ortaklıklar aramaya ittiği savunulurken, anlaşmanın İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecini daha karmaşık hale getirebileceği yorumuna yer verildi.

Jerusalem Post ise İsrailli emekli Tuğgeneral ve eski Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Yaakov Nagel’in değerlendirmesine yer verdi. Nagel, anlaşmanın Suudi Arabistan açısından ABD yönetimi üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan diplomatik bir hamle olarak değerlendirilebileceğini belirtti.

Mekke’de imzalanan anlaşma böylece yalnızca üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin çerçevesini genişleten bir adım olarak değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesine ilişkin önemli bir gelişme olarak uluslararası gündeme taşındı.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Gündem