22 Kasım 2019
  • Bursa16°C
  • İstanbul16°C
  • Ankara10°C

İSTANBUL’DA SEÇİM YENİLENİR Mİ?

Kemal Cankaya

09 Nisan 2019 Salı 10:31

Yerel seçim sonrası Türkiye siyaset tarihinde, görülmemiş garabetliklerle karşı karşıyayız!

31 Mart yerel seçimler öncesinde yapılan anketler, AK Partinin Büyükşehir Belediyelerinin büyük çoğunluğunu kaybedeceğini ortaya koydu.

Tabi bunu kabullenmek istemeyen AK Parti yetkilileri, durumun vahametini görünce anket yapan şirketlere ayar vererek, son anketlerde büyükşehirlerde AK Partinin adaylarını az bir farkla önde oldukları algısını yayamaya başladılar.

Sandıklardan çıkan sonuç, AK Partide soğuk duş etkisi yaptı.

Özellikle İstanbul seçimi sonrası yaşanan süreç sadece İstanbulluları germedi, tüm ülkeyi geren bir garabet olarak tarihe yazıldı.

Daha ilginç olanı ise AK Partiye oy veren seçmeni de çok rahatsız ettiğini bulunduğum ortamlarda görüyorum.

Hatta oy verdiği için pişman olduklarını ifade edenler olduğu gibi, kavgadan, bıktıklarını, parti yöneticilerinin ipe sapa gelmez beyanlarından artık gına geldi diyen AK Partililer var.

Olası bir seçim tekrarında bir daha oy vermeyecekleri yönünde de düşünce belirtiyorlar.

Genel anlamda tepkilere baktığımızda, AK Parti dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olabileceği gibi,  7 Haziran genel seçimlerinde, görev vermeyip 1 Kasım’da seçimlerin tekrarlandığını biliyoruz.

Aynı mantıkla İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi yönünde bir girişimin olduğunu görüyoruz.

Yine bu süreçte malumunuz, Ali Cengiz oyunları ile seçimi kazanmak için, Anadolu’dan kaydırma oylarla seçimi kazanma hesaplarının gündemde olduğu yönünde MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’un bir iddia ortaya atması şüphelere yol açtı.

Bu iddiaya karşılık, Millet ittifakının nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiği yönünde birbirinden ilginç yorumlar yapılıyor.

Böylesi bir durumda, seçimlerin geniş çaplı bir şekilde boykot edilmesi gerektiğini savunanlar olduğu gibi, bunun etkili olmayacağını savunanlar da var.

Neden etkili olmayacağını savını ortaya koyanların gerekçesi ise, CHP’nin devletçi refleksi nedeni ile boykot olayına sıcak bakmayacağı yönünde.

AK Parti yetkililerinin İstanbul seçim sonuçlarına ilişkin yaptıkları açıklamalar akıllara ziyandan öte gaflet ve delalet olduğunu söylemekte bir sakınca duymuyorum.

AK Partinin iktidarı dönemi süresince yapılan her seçimin güvenli olduğunu savunan yetkililer, her ne hikmetse

İstanbul’daki seçimlerin şaibeli olduğu yönünde garip açıklamalarda bulunuyor.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir yandan İstanbul Büyükşehir Meclis üyeliklerinin çoğunluğunun AK Parti’de olduğunu rahat bir şekilde komisyonların oluşturulmayacağını söyleyerek, Ekrem İmamoğlu’nun seçimlerin kazandığını teyit ederken, diğer taraftan 14- 15 bin oy farkı ile kimse seçimleri kazandığını ilan edemez diyor.

Ne gariptir ki, AK Partili adayların 1- 2 oyla seçim kazandığı yerlerde belediye başkanları ilan edebiliyor.

Daha önemlisi İttifak ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 1 oy fark ile sandıktan kim çıkarsa çıksın seçimi kazanmıştır açıklaması var.

Diğer taraftan yok hükmünde sayılan 14-15 bin oy farkı var!

AK Parti gerçeği görmesine rağmen, İstanbul Belediyesinden bazı tarikat vakıflarına, cemaatlere,  binlerce bankamatik memuru olan teşkilat mensuplarına aktarılan kaynaklar kesilecek.

Usulsüz yapılan ihalelerle ilgili kavuşturma yapılmaması için, İmamoğlu’na mazbatayı vermek istemiyorlar.

Son koz olarak İstanbul’da seçimleri yenilmek kalıyor.

İstanbul’da seçim yenilenirse, AK Parti kazanır mı?

Benim gördüğüm atmosfer temayüllere uygun hareket edilirse, başka şehirlerde seçmen kaydırılması yapılmaz ise Ekrem İmamoğlu yüzde 60-70 bandında tartışmasız bir daha kazanır.

Seçimin kaybedeni  Binali Yıldırım değil, AK Partinin ekonomik sosyal politikaları olduğu gibi, AK Partili Mehmet Metiner’in dediği gibi aile partisine dönüştüğü içindir.

İstanbul yenilgisinin, elbette bir faturası var.

O fatura büyük ihtimalle, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Ekonomiden Sorumlu Bakan damat Berat Albayrak’a kesileceği yönünde dedikodular var.

Gün ola harman ola daha ne gibi, yaman çelişkilerle karşılaşacağız!
 

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları