ÜMİT ÖZDAĞ'DAN MEKTUP VAR
Prof. Dr. Ümit Özdağ basına ve Türk Kamuoyuna seslenmek üzere bir mektup paylaştı...

06 Mart 2025 Perşembe 18:34
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ tutuklu bulunduğu cezaevinden mektup gönderdi. Basına ve Türk Kamuoyuna denilerek paylaşılan mektubu partinin sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu cezaevi önünde okudu.
İŞTE O MEKTUP:
Size, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan sesleniyorum. Benim burada olmam, hiçbir yurttaşımızın, AKP baskı rejiminde can ve mal güvenliğinin olmadığının en açık kanıtıdır. 18 Ocak Cumartesi günü, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Mersin İl Kongresinde şu açıklamayı yaptı: ''Ülkemizin ilk 80 yılına asırların yorgunluğuyla, Birinci Dünya Savaşı'nın yükü altında kalan Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişin sancıları damga vurmuştur. Tek parti faşizminin; milletimizin inancına, tarihine, kültürüne yönelik tahrip edici, baskıcı politikalarının ağır bedellerini izledik"
19 Ocak Pazar günü ben de Antalya'da, 4. Zafer Partisi İl Başkanları Toplantısında, Erdoğan'ın bu açıklamasına şu cevabı verdim: ''Bu mücadelede, bu politik fikir müca
delesinde Zafer Partisi; PKK gibi, FETÖ gibi, IŞİD gibi terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Bütün bunların karşısında Zafer Partisi; Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini, temel ilkelerini, milletimizin ve devletimizin bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü kararlılıkla savunmaktadır. Ancak, ne yazık ki Zafer Partisi; ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bırakmış olduğu değerli mirası sadece terör örgütlerine karşı değil, aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'ye karşı da savunmak durumundadır. Recep Tayyip Erdoğan dün Mersin'de partisinin kongresinde yapmış olduğu konuşmada şöyle söylüyor: "Ülkemizin ilk 80 yılına asırların yorgunluğuyla, Birinci Dünya Savaşı'nın yükü altında kalan Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişin sancıları damga vurmuştur. Tek parti faşizminin milletimizin inancına, tarihine, kültürüne yönelik politikalarının ağır bedellerini izledik" demiş.
Değerli Zafer Partililer, Türk milleti 1000 seneden beri Anadolu'da egemenliğini sürdürüyor. 1000 sene boyunca birçok Haçlı seferine maruz kaldık. Birinci Haçlı Seferi 1095 yılında başladı. Son Haçlı Seferi ise 1914-1922 yılları arasında gerçekleşti. Son büyük Haçlı Seferi'ni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Anadolu'da mağlup ettik ve Haçlı ordularını Akdeniz'in soğuk sularına gömdük. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milleti için yeni bir Ergenekon'dur ve bu yeni Ergenekon'da aziz milletimiz güçlenmiş, silahlanmış ve sanayisini inşa etmiştir. Yıkılış döneminin bırakmış olduğu hastalıkları bertaraf etmiş, Hatay'ı almış ve ardından Kıbrıs'ta devlet kurmuştur. Emin olun ki son 1000 yılda gerçekleşen hiçbir Haçlı Seferi, Erdoğan'ın ve AKP'nin Türk milletine ve Türk devletine verdiği zararı vermemiştir. Hiçbir Haçlı Seferi, Türk devletine casusları sokamamış, Türk milletini Deist, Ateist veya Hristiyan yapamamıştır. Ancak, Erdoğan döneminde, Türk milletinin geniş kesimleri "Allah ile aldatanlar" yüzünden dinlerinden soğumaya başlamışlardır.
Erdoğan döneminde Deist ve ateist oranı yüzde 16'yı aşmıştır. Erdoğan bilmelidir ki Cumhuriyet'i kuran kadrolar, Türk milletinin inancını, tarihini ve kültürünü korumuş ve geliştirmiştir. Türk milletinin inancına, tarihine ve kültürüne saldıran, tarihi fesli bir deliden öğrenen Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisidir.
Evet, Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletinin tarihine ortaklar getirerek, Türk milletinin tarihini çarpıtarak, Türk milletinin tarihine zarar vermektedir. Erdoğan, Türk milletinin devletini; tarikat ve cemaatler arasında dağıtarak, şirk koşanları devlete ortak ederek Türk milletinin inancına zarar vermektedir. Milyonlarca sığınmacı ve kaçağı Anadolu'ya sokarak, Türk milletinin kültürünü tahrip etmektedir. Yaşanan şey aslında bir AKP faşizmidir. Ve Zafer Partisi olarak biz, ana muhalefet gibi bu faşizmle normalleşmeyeceğiz. Biz mücadele edeceğiz ve kazanacağız. Zafer, Türk devletinin ve Türk milletinin olacaktır.
Görüldüğü üzere, Erdoğan'a verdiğim cevapta; Erdoğan'ın, Atatürk ile ilgili kullandığı ifadelerin aynıları kullanılmıştır. Ertesi gün, Erdoğan'a, "Atatürk'e hakaretten" soruşturma açmayan İstanbul Başsavcılığı, bana yönelik olarak soruşturma açtığını, daha UYAP'ta dosya olmadan basına açıklamış. Saat 17.30 sularında İstanbul Başsavcılığı'nda görevli bir savcı, "kaçma şüphem olduğu ve gözaltının önünde bir engel olmadığı" ifadelerini kullanarak gözaltına alınmam için talimatı Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bildirmiş.
Öncelikle şunu ifade edeyim; beni suçlamak için 1. ve 2. Ergenekon iddianamelerinde onlarca sayfa yalan uyduran FETÖ savcıları kaçtı ama ben kaçmadım. Bir gün Ak rejim savcıları ve Ak rejim hakimleri de kaçacak ancak ben yine kaçmayacağım. Bütün toplumun tanıdığı bir siyasi partinin genel başkanı niye kaçsın? Üzerine atılı olan suç, tutuklamayı bile gerektirmiyor iken neden davet edildiği zaman gidip ifade vermesin?
Savcının kullandığı 2. ifade hukukun değil, psikolojinin bir parçasıdır. "Gözaltının önünde bir engel olmadığını" ifade ediyor. Böyle bir hukuk kavramı ve anlayışı yoktur. Bu ifade, savcının, gözaltına alınmamdan, tutuklanmamdan duyduğu sevinci ifade etmektedir. Bu gözaltı talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis ekipleri saat 19.30'da bir lokantada yemek yerken beni gözaltına aldılar. Hastaneye götürdükten sonra başka bir ekibe devrederek İstanbul'a yolladılar. İstanbul'a bir konvoy halinde 180-190 km hızla geldik.
Otomobil sürücüsünü 3 kez, "beni ölü mü diri mi teslim edeceksiniz?" diye uyarmama rağmen aynı süratle devam etti. Vatan caddesinde toplanan binlerce vatandaşımızın beni görmesine imkân vermeden binaya sokuldum. Nezarete götürmediler. Avukat ile görüşme odası dedikleri bir odada beklettiler.
Gerek Ankara'dan getiren ekibin, gerek İstanbul'daki polis ekibinin nezaketlerinden asla taviz vermediklerini ifade etmek isterim. Ancak, beni görmeye gelen avukatlardan sadece biriyle görüşmeme fırsat verildi. O gece Vatan Caddesi önüne gelen bütün yurttaşlarımıza, sevgili Zafer Partisi Teşkilât Mensuplarına, değerli avukatlara teşekkürlerimi iletiyorum. Geceyi otuz santim genişliğinde, iki metre uzunluğunda bir kalas bankın üstünde geçirmem istendiğinde; polislere "bu gece İmralı'da Abdullah Öcalan daha konforlu uyuyordur" dedim.
Bunun üzerine bir koltuk ve battaniye verildi. Battaniyeyi kalas bankın üzerine sererek yattım. Beni sabah 10.00'da Çağlayan adliyesine ifadeye götüreceklerdi. Ancak saat 13.30'da götürüldüm. Neden? Çünkü bir gün önce hakkımda "Cumhurbaşkanı'na hakaretten" soruşturma açan ve gözaltı kararını alan savcılar benim açıklamamda hakaret olmadığını ve beni bu şekilde tutuklayamayacaklarını biliyorlardı. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla alınan gözaltı kararı tam bir hukuk kumpasıdır.
Bu konuda Başsavcı ve ilgili savcılar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Ve bir zamanlar FETÖ savcıları bu tür kumpaslar kurdukları için nasıl ceza aldılar ise şimdi bu kumpasları kuranlar da ceza alacaklardır.
Beni tutuklamak için gereken belge, ben gözaltına alındıktan sonra, İstanbul'a getirilmemi takiben, 21 Ocak sabahı erken saatlerde Kayseri Emniyet Müdürlüğü'ne verilen bir talimat ile alelacele hazırlatılan 4 sayfadır. Bu sözde belgede X'te paylaşım yapan 2 eski Zafer Partisi üyesi Murat Kaftar ve Baykal Altay ile "eski Zafer Partisi Kayseri İl Başkanımız" Hacı Ali Demirkaya'nın paylaşımlarıyla ilgili olarak suçlamalarda bulunulmuştur. Oysa bu kişiler ile ilgili soruşturmalarda takipsizlik kararı alınmıştır. Hakkında takipsizlik kararı alınan suç oluşturmayan paylaşımlardan hareketle suç oluşturulamaz. Belgede ayrıca Kayseri olaylarına katılanların "Zafer Partisi'ne müzahir" olduğu ifade edilmiştir.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü eylemciler arasında anket mi yapmış? Gerçek şudur; Kayseri olayları sırasında ne Kayseri'de ne de diğer illerde bir tek Zafer Partisi üyesi hakkında soruşturma açılmıştır. Zafer Partisi, Kayseri Emniyet Müdürlüğü ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunacaktır. Ayrıca, Savcılık soruşturma dosyasında, benim, "olayları yatıştırmak" için attığım 2 X'e hiç yer verilmemiştir.
Bu X'lerde şu ifadelerde bulunmuştum:
1) ''Yanlış diyebilmek için açık adını buraya yazacaksın. Kayseri'ye gideceksin. Oradan sokaktan fotoğrafını paylaşacaksın. Böyle sahte isimler ile sosyal medyadan Türk milletini sokağa çağırmayacaksın. Halk tepki gösterdi. Bu yol ile kimse yollanmaz, sadece ülke emperyalizmin istediği gibi karıştırılır. Suriyelileri, Afganları yollamak istiyorsan oyunu Zafer Partisi'ne vereceksin ve hukuk içinde gidecekler. Sevgili Kayserililer, polis bizim, devlet bizim, ülke bizim. Şehrinize sahip çıktınız. Artık evinize dönün. Bilinçli, bilinçsiz tahrikçilere izin vermeyin."
2) KAYSERİ'de Eskişehir Bağları Mahallesi'nde:
• Suriyeli bir sığınmacı, 5 yaşındaki başka bir Suriyeli kız çocuğuna tecavüz etti.
• Tecavüzcüyü almak isteyen polise karşı, tecavüzcünün yakınları zorluk çıkardı ve olaylar büyüdü.
• Mahallede yaşayan Türkler, olayı duyunca polise direnen Suriyelilere tepki gösterdi.
Diğer mahallelerden gelen Türkler de sokağa çıktı ve Suriyelilere tepki gösterdi.
• Olaylar büyüdü. Polis sayısı yetersiz kalınca valilik tarafından acil görev çağrısı yapıldı.
• Valilik, polislere Suriyelileri koruyun talimatı verdi.
Suriyeli nüfusun yoğun olduğu Danişmend Gazi Mahallesi'nde, Kayseri halkı sokağa çıkarak gösterilere başladı. O mahalleye de polis sevk edildi. Olayların bu noktaya gelmesinin nedeni, hiç şüphesiz şımartılan Suriyelilerin tecavüzcüyü polise teslim etmeyip direnmesidir. Sevgili Kayserililer, polis güçlerine yardımcı olarak evlerinize dönün. Tepkinizi gösterdiniz. Olayların büyümesi Türkiye'nin düşmanlarının işine yarayacaktır."
Ayrıca, olayların başlamasından sonra 2 Genel Başkan Yardımcımı ve 1 Genel Başkan Başdanışmanımı Kayseri'ye yolladım. Seyit Yücel, Ali Dinçer Çolak ve 15 Temmuz gazisi Emekli Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz'ı Kayseri'ye yolladım. Kendilerinin Kayseri Emniyeti ile yaptığı temaslardan hiç bahsedilmemiştir.
Savcı bu alelacele hazırlanan belge dışında bana, büyük bir çoğunluğunu 2020-2021-2022 yıllarında paylaşmış olduğum sığınmacı Suriyeliler ve kaçak Afganlar ile ilgili paylaşımlara ilişkin sorular sordu. Öncelikle hiçbir X paylaşımımda ne sığınmacı Suriyelilere yönelik ne de Afganlara yönelik bir öfke, nefret ifadesi bulunmaktadır. Yaptığım paylaşımların çoğu "alıntı" paylaşımdır. Yani başka bir kaynakta bahsedilen haberi alıntılayarak paylaşım yapmış olduğum görülmektedir. Diğer paylaşımları yalanlamayan resmi makamlar benim paylaşımım üzerinden yalanlamayı yayınlamışlardır. Örneğin eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş; "Hatay'da Suriyelilere toprak, ekilebilir arazi satıldığı" açıklamasını yapmış. Ben de bu açıklamayı alıntılayarak paylaştım. Hatay Valiliği Lütfü Savaş'ı değil beni yalanlamış. Bunun için tutuklandım.
Mersin'den bir genç beni aramış. "Kardeşimi Suriyeliler bıçakladı. Ben Mersin'in yerlisi bir ailenin evladıyım. Arkadaşlarımı zor tutuyorum" demiş. Ben de bu gencin ismini vererek "sakin olmalarını, Mersin Emniyetine güvenmelerini, Mersin polisinin suçluları yakalayacağını" ifade etmişim. Ve X paylaşımını Mersin Emniyetini adresleyerek paylaşmışım. Mersin Emniyeti açıklama yaparak bıçaklayanın Suriyeli olmadığını iddia etmiş. Ben ailenin iddiasını açıkladım. Üç saldırganın ikisinin Suriyeli birinin de Türkiye doğumlu Türk vatandaşı olduğu paylaşımda açıklanmıştı. Mersin Emniyet Müdürlüğü'nün açıklamasının doğru olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü Mersin Emniyet Müdürlüğü daha önce de; artık Şam Caddesi diye anılan, Mersin'in Fasih Kayabalı Caddesi'nde, ön adı ONUR olan bir Türk gencinin, bir Suriyeli tarafından öldürüldüğü haberini gizlemişti.
Özetle bu ve benzeri; Kayseri olayları ile hiçbir ilgisi olmayan, herhangi bir nefret ifadesi olmayan, AKP hükümetinin; "açık sınır" ve "yanlış sığınmacı ve kaçak politikasını" eleştiren paylaşımlarım gerekçe gösterilerek tutuklandım. Tutuklama sorgusuna, -üç avukatın dışında- vekalet verdiğim avukatlarım bile alınmadı. Değerli basın mensupları, tutuklanmamın gerçek nedeni; Erdoğan'ın, "tutuklanmamı emretmiş" olmasıdır. Bunun nedeni; Erdoğan ve Bahçeli'nin, "Milli-Üniter-Laik Türkiye Cumhuriyeti"nin, PKK terör örgütü elebaşı ile birlikte, "yeni paradigma" çerçevesinde Türk-Kürt-Arap Federasyonu'na dönüştürme kararına, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi'nin, plânı ifşa ederek, aktif şekilde direnmesidir. Ayrıntıları ile hazırlandığı, her detayın konuşulduğu ve ilmek ilmek örüldüğü, eski AKP milletvekili İhsan Aslan tarafından ifade edilen plânın içinde nelerin bulunduğu ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın baş hukuk danışmanı Mehmet Uçum'un X paylaşımlarında açıklanmıştır.
Bu plan, öyle büyük bir tehdittir ki; Devlet Bahçeli bile "önümüzdeki dönemde çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez" demiştir. Türkiye'yi parçalayacak bu plâna muhalefet edeceğiz, direneceğiz.
Değerli basın mensupları, Büyük Türk Milleti, binlerce genç Mehmetçik, polis ve korucu kardeşimiz hayatlarının baharında şehit oldular. Binlerce genç Mehmetçik, polis ve korucu gazi oldular. Genç öğretmen kardeşlerimiz şehit edildiler. Gara'da, PKK ininde rehin tutulan 11 asker ve istihbaratçı kardeşimiz alçakça infaz edildiler. Ben de şimdi Silivri'de Öcalan için rehin tutuluyorum. Benim Silivri'deki tutukluluğum, şehitlerimizin aziz anısına saygı duruşudur.
Esat Yontunç'un test sonucu negatif çıktıUyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp adli kontrolle serbest kalan Acun Medya Genel Yayın Koordinatörü Esat Yontunç'un uyuşturucu test sonucu negatif çıktı.29 Ocak 2026 Perşembe 10:04GÜNDEM
Bakanlık 4 markayı ifşaladı! Evinizde varsa hemen kurtulunTicaret Bakanlığı tarafından yürütülen denetim çalışmaları kapsamında 4 üründe daha usulsüzlük tespit edildi. Halk sağlığını tehdit eden bu ürünler için piyasadan toplatma kararı alındı.29 Ocak 2026 Perşembe 09:46GÜNDEM
Seyir halindeki tır devrildi; 3 yaralıBilecik'te seyir halindeki tırın devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı.28 Ocak 2026 Çarşamba 09:51GÜNDEM
Yılın ilk Milli Güvenlik Kurulu toplanıyor!2026 yılının ilk Milli Güvenlik Kurulu toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda başta Suriye olmak üzere iç ve dış güvenlik konuları ele alınacak.28 Ocak 2026 Çarşamba 09:24GÜNDEM
Bursa'da firari FETÖ'cülere operasyon!Bursa dahil 46 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve arama kaydı bulunan 151 şüpheli yakalandı.28 Ocak 2026 Çarşamba 08:38GÜNDEM
Gıda denetimlerinde yeni dönem... Artık itiraz yok!Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Fatih Kaya, yaptıkları denetimlerin görüntülü şahidinin olması için "yaka kamerası" uygulamasına geçeceklerini söyledi.27 Ocak 2026 Salı 10:29GÜNDEM
Sosyal medyayı ayağa kaldıran görüntüÖğretmen olduğu iddia edilen bir kadının küçük bir çocukla dudak dudağa öpüştüğü görüntüleri paylaşması büyük tepki toplarken, sosyal medyada yetkililere müdahale çağrısı yapıldı.26 Ocak 2026 Pazartesi 10:23GÜNDEM
Masaj salonlarına fuhuş operasyonuİstanbul genelinde masaj salonları ve kumar faaliyetlerine yönelik geniş çaplı denetimler gerçekleştirildi.26 Ocak 2026 Pazartesi 10:08GÜNDEM
Muhittin Böcek iddianamesi hazır!'Rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklanıp, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 41 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı.26 Ocak 2026 Pazartesi 10:04GÜNDEM
Polise küfür edip "Hadi bulun beni" dedi, bakın sonra ne olduSamsun'un Atakum ilçesinde sanal medya hesabından polisi hedef alarak küfür içerikli video paylaşan ve "Beni her yerde arıyorsunuz ya, hadi bakalım. Bulabiliyorsanız bulun beni" diyen İ.K. (24) isimli kadın gözaltına alındı.26 Ocak 2026 Pazartesi 09:57GÜNDEM
Görev sırasında terör akımına katıldı! Gözaltına alındıKocaeli'de sosyal medyada yayılan provokatif akıma katılan hemşire İstanbul'da gözaltına alındı.26 Ocak 2026 Pazartesi 09:53GÜNDEM
Muhittin Böcek yeniden hastaneye kaldırıldıAntalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhitin Böcek, yeniden hastaneye kaldırıldı.24 Ocak 2026 Cumartesi 10:22GÜNDEM
Takı devri bitiyor! Davetiyelere IBAN yazılmaya başlandıYüksel enflasyon nedeniyle yaşanan nakit taşıma külfeti sadece ekonomik değil toplumsal gelenekleri de değiştiriyor. Son dönemlerde birçok düğün davetiyesinde IBAN bilgisi paylaşılıyor.24 Ocak 2026 Cumartesi 10:09GÜNDEM
Bakan Göktaş'ı isyan ettiren "Seçmece çocuk" talebiAile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlat edinmede ''seçmece çocuk'' taleplerine sert tepki gösterdi.24 Ocak 2026 Cumartesi 10:01GÜNDEM
Meclis'te yumruklaşmaya varan kavga! Oturuma iki kez ara verildiEn düşük emekli aylığını 20 bin liraya yükselten düzenlemeyi de içeren kanun teklifi Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. Görüşmeler sırasında milletvekilleri arasında itişmeler ve yumruklaşmaya giden kavga çıktı.23 Ocak 2026 Cuma 10:41GÜNDEM
Görüntüye tepki yağıyor! Genel başkan yemeğe çakarlı konvoyla gittiSaadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile beraberindeki heyet, Kayseri'de çakarlı konvoyla ciğer yemeye gitti. Parti heyetinin yemeğe gösterişli ve abartılı bir şekilde gitmesi tepki çekti.23 Ocak 2026 Cuma 10:25GÜNDEM
2 dakikada bitti! Elendiği ilk soruya bakınKim Milyoner Olmak İster'de yarışan bir yarışmacı, "Yarısı 4 olan sayının yarısı kaçtır?" sorusunda yaptığı hata nedeniyle 2 bin lira değerindeki ilk soruda elenerek programa veda etti.23 Ocak 2026 Cuma 10:22GÜNDEM
Bedelli askerlik yerleri açıklandıMilli Savunma Bakanlığı, bedelli askerlik yapacak kişilerin celp dönemleri ve birlik yerlerini belirledi.22 Ocak 2026 Perşembe 10:20GÜNDEM
Müge Anlı, canlı yayında kocasından dert yandıMüge Anlı, canlı yayında eşi Şinasi Yüzbaşıoğlu'nun ev işlerinde destek olmadığından dert yanarak, çalışan bir kadın olmasına rağmen evde tüm yükün kendisinde olduğunu söyledi.22 Ocak 2026 Perşembe 10:18GÜNDEM
Bursa'nın yanıbaşı beşik gibi! Artçılar durmuyor...Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde dün akşam saat 18.11 meydana gelen 4,5 büyüklüğündeki depremin ardından en büyüğü 4,1 ve 4,4 olan 100'e yakın sarsıntı kaydedildi. Zaman zaman Bursa'da da hissedilen sarsıntılar büyük panik yaşattı.22 Ocak 2026 Perşembe 10:15GÜNDEM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.