TRAVMA, YAŞAM KALİTESİNİ ETKİLİYOR!
Çözülmemiş problemler, kronik sorunlara yol açabilir!

11 Kasım 2020 Çarşamba 14:11
Deprem gibi ani ve beklenmeyen olay ve durumlar sonrası ortaya çıkan travma ve stres bozukluğunun kişinin yaşam kalitesini etkileyeceğini belirten uzmanlar, profesyonel desteğin önemine işaret ediyor. Bireyde uykusuzluk, öfke hali, tahammülsüzlük, dikkat dağınıklığı gibi belirtiler varsa mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini belirten uzmanlar, çözülmemiş problemlerin ileride kronikleşmiş sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, deprem sonrası ortaya çıkan travma ve stres bozukluğuna erken müdahalenin önemine işaret etti.
Beklenmedik olaylar travmalara yol açabilir
Selvinaz Çınar Parlak, ruhsal travmanın yaşamın doğal akışını bozan, kişinin ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü tehdit eden yıkıcı sonuçları olan olaylara maruz kalması sonucu oluştuğunu belirterek “Genellikle bu olaylar beklenmedik, ani bir şekilde ortaya çıkar ve kişinin yaşam bütünlüğünü de tehdit edici niteliktedir. Ruhsal travmaya sebep olacak olaylara baktığımızda doğal afetler gibi ani ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan ölüm ve kaza gibi durumları sayabiliriz. Bazen de insan eliyle ortaya çıkan savaşlar, yaralanmalar, cinsel travmalar, cinsel istismarlar da kişilerde ruhsal travmalara sebep olabilir” dedi.
Herkeste farklı tepkiler ortaya çıkabilir
Bu olayların kişide çok yoğun bir dehşet çaresizlik ve korku hissine sebebiyet verdiğini kaydeden Selvinaz Çınar Parlak, herkeste farklı tepkilerin ortaya çıkabileceğini belirterek şunları söyledi:
“Olayın arkasından kişilerde yoğun stres tepkilerinin açığa çıkmasına sebep olabilir. Fakat bazen kişiler aynı olayları yaşasa da herkeste aynı travmatik etki gözlemlenmiyor olabilir. Kimi insanlar bu tarz sarsıcı ve yıkıcı olayları dayanıklı bir şekilde atlatabiliyor. Bazı kişilerin de travma etkisi dediğimiz şeye çok daha fazla maruz kaldığını, olaylardan çok etkilendiğini, travmatize olduğunu görebiliyoruz. Özellikle doğal afetler sonrası toplumsal olaylara baktığımızda insanların bir kısmının doğal afetlerden hemen sonra diğer insanlara yardımcı olmaya çalışıp lider rolünü devam ettirirken psikolojik olarak dayanıklı olduğunu ve diğer insanlara yardım edebildiğinin gözlemlerken; bazı kişilerin ise yoğun bir şekilde travmatize olduğunu görebiliyoruz.”
Kişinin geçmiş öyküsü önemli
Travma etkisini oluşturan şeyin kişinin daha çok geçmiş öyküsü olduğunu belirten Parlak, “Eğer bireyin sağlam bir benlik yapılanması varsa, psikolojik dayanıklılığa sahipse, ruhsal açıdan sağlıklıysa kişi bu tarz travmatik olayları da stresi de yönetebiliyor. Fakat zaten geçmişten gelen birtakım ruhsal sorunlar ve eşlik eden psikiyatrik hastalıklar varsa, psikolojik açıdan dayanıksızsa yaşanan bu sarsıcı olaylarla birlikte kişiler ruhsal açıdan da dağılabiliyor. Bu nedenle de her olay herkeste aynı düzeyde travmatik etki yaratmayabiliyor. Ama geçmişte bir travma varsa eşlik eden başka problemler varsa da kişiler hızlıca travmatize olabiliyor” uyarısında bulundu.
Yeniden yaşama ya da kaçınma görülebiliyor
Travmatik etki denilen bu tarz sarsıcı olayların arkasından kişilerde benzer stres tepkileri görüldüğünü ifade eden Selvinaz Çınar Parlak, “Bu tepkiler aşırı bir uyarılmışlık hali, yüksek kaygı düzeyi ve konsantre olma güçlükleridir” dedi. Travma etkisinin iki temel özelliği olduğunu belirten Selvinaz Çınar Parlak, “Bunlardan biri yeniden yaşama dediğimiz şey yani kişi yaşamına devam ediyorken o travmatik olayı yeniden tekrar tekrar yaşıyormuş gibi oluyor, flashback’lerle yeniden aklına geliyor. Kabuslar olarak rüyalarına giriyor. Bu özelliğin yanında tipik olarak gözlemlediğimiz bir diğer özellik de kaçınma dediğimiz şey. Kişi travmaya bağlı olduğunu düşündüğü şeylerden kaçınmaya başlar. Mekanlardan, nesnelerden, kişilerden, kendisine o olayı hatırlatacak her şeyden uzak durmaya çalışır. Bazen bu konuyu hiç konuşmak istemez. Hatta bazen olayı hatırlamayabilir. Bunlar yeniden yaşama ve kaçınma travma sonrasında gördüğümüz önemli stres tepkilerinden biridir” diye konuştu.
Kişi kendi kendine atlatabileceğini düşünüyor
Selvinaz Çınar Parlak, “Travmatik bir olaya maruz kaldıktan sonra kişide bu tarz stres tepkileri görülüyorsa öncelikli olarak psikolojik destek alması gerekir” uyarısında bulunarak “Fakat buna insanların daha az başvurduğunu gözlemliyoruz. Sanki bu tarz olaylardan sonra stres tepkileri zaten olması gereken şeyler. Dolayısıyla yardım ve destek almaya gerek yok diye düşünerek geçmesini bekliyorlar. Ama aslında her türlü stres tepkisinin arkasından bu olayı atlatabilmek için ve yeniden psikolojik sağlamlığımızı koruyabilmek için psikolojik destek almak gerekiyor. O nedenle travmaya maruz kalan kişiler ya da yakınları stres tepkileri varsa mutlaka hızlıca psikolojik destek almaları gerekir” diye konuştu.
Kronikleşen stres, yaşam kalitesini etkiliyor
Travma sonrasındaki stres etkilerinin bazen kısa sürebildiğini, bazen birkaç ay içerisinde geçebildiğini, bunlara akut stres tepkileri denildiğini belirten Selvinaz Çınar Parlak, “Bazen bu sorunlar çok kronikleşip yaşam boyu da devam edilebiliyor. Kronikleşip yaşam boyu devam ettiğinde, kaçınmalarla birlikte başka bazı travmaya özgü belirtilerle birlikte kişinin yaşam kalitesini ve yaşam doyumunu önemli ölçüde düşürebiliyor. Bu nedenle de tedavi edilmesi gereken ve destek alınması gereken bir durum” dedi.
İlaç tedavisi ve psikoterapiler uygulanıyor
Travma sonrası stres bozukluğunda genellikle antidepresan ilaçların kullanıldığını kaydeden Selvinaz Çınar Parlak, tedavide çeşitli psikoterapi yöntemlerinin de uygulandığını belirterek şunları söyledi:
“Eşlik eden başka psikiyatrik bozukluklar varsa ona göre psikiyatri uzmanları değerlendirip ilaç tedavilerini uygulamaktadır. Psikoterapi yöntemleri de yine travma sonrası stres tepkilerini gidermekte ve kişinin travmayı aşmasında yardımcı olan tekniklerdir. Bunlar genel olarak konuşma tedavileridir. Bunların başında EMDR dediğimiz travmaya özgü Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme Tekniği. Bu terapi yöntemi, travmada çok işe yarayan, çok kısa sürede çözüm bulan ve travma etkisini gideren bir terapi yöntemidir. EMDR’nin yanı sıra bilişsel davranışçı terapiler destekleyici psikoterapiler ve bazı diğer psikoterapi yöntemleri travma sonrası stres bozukluğu tepkilerini gidermede yardımcı olmaktadır. Bu terapi yöntemleri iyi sonuçlar veren ve kişilerin başarıyla bu durumu ve zorluğu aşmasını sağlayan yöntemlerdir.”
Travmatik etki gözlendiğinde uzmana başvurulmalı
Travmatik bir etkiyle karşılaşan kişinin kısa sürede bunu çözüme kavuşturacağını da bilerek bu yöntemlerden yararlanmasını tavsiye eden Parlak, “Bu yöntemler ülkemizde özellikle travma sonrası stres bozukluğunda psikologların yaptığı akut müdahalelerin iyi sonuçları görüldükten sonra çok daha yaygın bir şekilde kullanılıyor. Hem Türk Psikologlar Derneği hem EMDR Türkiye Derneği böylesine toplumsal travmalarda topluca hızlı müdahalelerde bulunan kuruluşlar. Sizler de travmatik etki gözlemlediğinizde hızlıca bu tarz kuruluşlardan destek almaya çalışabilirseniz. Türkiye’nin pek çok yerinde bu hizmetlere ulaşılabilmektedir” dedi.
Uykusuzluk, öfke hali ve tahammülsüzlüğe dikkat
İzmir depreminin ardından yaşananların yanı sıra beklenmedik ve ani bir şekilde ortaya çıkan pandemi döneminin de toplumda ve bireylerde travmatik etkiler yaratabildiğini belirten Selvinaz Çınar Parlak, “Bu olaylar hayatın doğal akışını ve yaşamın bütünlüğünü bozacak nitelikteydi. Normal yaşam döngüsünü aksattı ve özellikle hastalığa doğrudan maruz kalanlar ve ölümle sonuçlananla ve yakınlarını kaybedenler doğal bir şekilde yaslarını da tutamadılar. Yakınlarını cenazelerine katılamadılar. Onlarla vedalaşamadılar. Dolayısıyla bunlar travma etkisi oluşturabilecek zor deneyimler. Bunun da doğal bir süreç olarak geçmesini beklemektense burada yaşanan stres ve zorlukla beraber mutlaka yardım alınması gerekiyor. Zor ve stresli bir dönemden geçiyoruz. Travmatik etkileri bazı kişiler için olabilecek bir dönemden geçiyoruz. O nedenle bu dönemde psikoterapi desteği almak gerekiyor. Özellikle kişide uykusuzluk, öfke hali, tahammülsüzlük, dikkat dağınıklığı gibi belirtiler varsa ilaç desteği alması gerekecek. Mutlaka bir ruh sağlığı uzmanı ve psikologlardan destek almaya çalışalım. Çözülmemiş problemler ilerideki yaşamda kronikleşmiş bazı sorunlara sebebiyet verebiliyor. Özellikle de kaçınmalar. Bunlarla ilgili hızlıca müdahalelerle daha iyi sonuçlar alınacaktır. O nedenle ben herkese içinden geçtiğimiz bu süreçte de psikolojik destek alınmasını öneriyorum” diye konuştu.
Eklem yaşlanmasını durdurmak mümkün mü?Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem yaşlanmasının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki soruları yanıtladı.29 Nisan 2026 Çarşamba 12:39YAŞAM
Hamilelikte ağrı kesici kullanımı otizme neden olur mu?Son dönemde gebelikte ağrı kesici kullanımı ile otizm arasında ilişki olduğuna dair iddialar anne adaylarında ciddi bir endişe yaratıyor.21 Nisan 2026 Salı 12:24YAŞAM
Okullarda şiddet alarm veriyor!Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var.. Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi.17 Nisan 2026 Cuma 10:26YAŞAM
Ağız içinde geçmeyen yaraya dikkat!Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Serdar Karahatay “Nisan Ayı Ağız Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle, ağız kanserlerinin nedeni, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi.15 Nisan 2026 Çarşamba 10:04YAŞAM
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hataBeslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, kilo vermeyi zorlaştıran 9 kritik hatayı sıraladı...10 Nisan 2026 Cuma 10:22YAŞAM
Bahar yorgunluğu ile başa çıkmanın yollarıİç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi.09 Nisan 2026 Perşembe 10:07YAŞAM
Utandıran hastalığın 6 temel nedeniKadın hastalıklarında en sık görülen ama çoğunlukla ‘utanıldığı’ için en az konuşulan sorunların başında idrar kaçırma geliyor.07 Nisan 2026 Salı 10:37YAŞAM
Bu virüse dikkat! Çocuklarda hızla yayılıyorÇocukluk çağında sık görülen viral enfeksiyonlardan biri olan el ayak ve ağız hastalığı, son yıllarda yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor.07 Nisan 2026 Salı 10:30YAŞAM
Çocuklarda alerjiyi tetikleyen 8 önemli etkenÇocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, önemli uyarı ve önerilerde bulundu.01 Nisan 2026 Çarşamba 13:04YAŞAM
Diz sorunlarınızı ameliyatsız çözün! İşte yöntemlerOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berkin Toker, dizlerin vücudun en fazla yük taşıyan ve en aktif kullanılan eklemlerinden biri olması nedeniyle spor sırasında travma ile zorlanmalara açık olduğuna dikkat çekti.01 Nisan 2026 Çarşamba 11:09YAŞAM
Dikkat! Kalp krizi riski diş etinden başlayabilirDiş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:05YAŞAM
Az pişmiş et, iyi yıkanmamış sebze sizi gözünüzden edebilirProf. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte ettiği bilinen Toksoplazma Gondii’nin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:03YAŞAM
Omuz ağrısına karşı 5 etkili önlemProf. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıkları ve alınması gereken önlemleri anlattı, basit ama etkili 5 egzersizi açıkladı.23 Mart 2026 Pazartesi 10:43YAŞAM
Şeker ve tatlı tüketimine dikkat! İşte vücuda verdiği 6 zarar...Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı19 Mart 2026 Perşembe 09:52YAŞAM
Dikkat! Bayram sofralarındaki hatalar sağlığınızı tehdit ediyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bayramdaki beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çek18 Mart 2026 Çarşamba 10:27YAŞAM
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.