MUTSUZLUĞUN KÖKENİ NEDİR?
"Hayat, yeryüzüne kısa süreli bir bakıştan ibarettir."

03 Mayıs 2018 Perşembe 12:46
Yazılarındaki samimiyet ve şaşırtıcı özdeyişleriyle özellikle sosyal medyada sık sık konuşulup, örnek gösterilen yazar Fırat Devecioğlu,çağımızın güncel sorunu "mutsuzluk" hakkında bir yazı kaleme aldı.
Mona Kitap tarafından yeni çıkardığı"Yüzleşme"adlı kitabında da kendisini en çok mutsuz eden durumu, "Dünya'yı, onu en çok sevmeyenlerin yönetmesi" olarak yorumlayan Devecioğlu yeni blog yazısında modern zaman insanlarının yaşama dair korkularını, 'güçlü'birey rolüne bürünerek duygularını bastırma eğilimlerini ve buna bağlı olarak son zamanlarda daha çok "yüzleştikleri" "mutsuzluk"larını ele alıyor.
İşte Fırat Devecioğlu'nun yeni yazısı:
Mutsuzluğun Kökeni
Korku, yeni doğan her insanın hemen yanıbaşındadır. Henüz bebekken karşımıza çıkar, bizimle tanışır, yanı başımızda yürür ve nihayet bizi bu dünyadan yolcu eder. Hayatın ilk ve son duygusu korkudur.
Boğucu varlığının tükenmez kaynağı, insanın nereden geldiğini ve yaşam sonrası nereye gideceğini bilmemesidir. İntihar etmek üzere şuan sandalyeye çıkan biri bile, o tanıdık korkusunun nefesini ensesinde hisseder. Son anımızda yanımızda sadece korku vardır.

Korkular, ancak yaşamını doğa ve insan sevgisi ile donatan kişi karşısında yenilebilir. İnsan bu temel gerçeğini unutur, Dostoyevskihatırlatır; cehennemi tanımlarken, 'bence o sevmeyi başaramamaktan acı çekmektir.'der. Ruhumuz ancak sevgi ile hafifler, nefes alabilir, bir nebze olsun yatışabilir.
İçinde sevgi (anlam) olmayan hayat, insanın kalbine 'boşa yaşanmış bir hayat' düşüncesini bırakır. Bu nedenle,yaşamın ansızın son bulacağı düşüncesi, özellikle anlamsız (sevgisiz) yaşayan insanlarda, köklü bir ölüm korkusu yaşatır.
Bu, henüz sahip olamadığı hayatı, birden kaybetme korkusudur.
Modern zaman insanı, yaşama dair korkularını, 'güçlü' birey rolüne bürünerek bastırma eğilimindedir. Ancak kişinin sahibi olduğu nesneler artarken, sevgisizlikten beslenen yaşamın kendisine dair korkuları güçlenir. Sahip olma arzuları, onu sevgiden uzaklaştırırken, korkularına yakınlaştırır. Toplumda 'başarılı' olarak kabul edilen, kazanım peşinde hırsla koşan insanların, güçlü ölüm korkuları yaşaması bu nedenledir.
Çağımız, bu durumu körükleyecek şekilde, insan ve doğa üzerinde hakimiyet kurma arzularını harekete geçirmeye çalışır; etrafımız 'elde et, başar, daha iyisine sahip ol, daha fazlasını iste!' diyerek seslenen, kime hizmet ettiğini bilmeyen kapitalist çığlıklar ile inler. İnsanlar, başkalarının zenginliği için yaşadıklarını fark edemezler.
Dünyada daha fazla hükmederek, daha da hırslanarak, kalbinde mülkiyet arzusu ile mutlu olabilen insan henüz görülmemiştir. Hakim olma arzusu, insana dair derin mutsuzluğun başladığı yerdir! Sonuçta hayata hükmetmek değil, ancak onunla uyumlu yaşamak insanı sevgiye taşıyabilir. İnsan, ancak gerçek sevgiyi yaşayabildiği anlarda mutludur, yaşadığını hisseder. Hayat, sevgi ile anlam kazanır. Arno Gruen durumu özetler;'Başarı, sahip olma hırsı, insan ve doğa üzerinde hakimiyet kurma çabası kendini canlı hissetmek için gösterilen beyhude bir çabanın ifadeleridir. Fakat bütün bunlar insanı sevgiye götürmez.'
Kendi ruhsal zenginliğini ıskalayan insan, kocaman boşluklarla dolaşır hale gelir. Gerçekte ihtiyacı olmayan şeyler alır, çok yıprandığını düşünerek daha da çok harcar. Sağ cepten giren sol cepten çıkar. Finansal özgürlüğe kavuşmak yerine, aklında bir türlü ulaşamadığı mutluluk hayali için taksit ödemeye devam eder.
Anlamlı yaşam, doğanın bir parçası olduğunu bilen kişinin, elinden gelen katkıyı çekinmeden hayata sunmasında saklıdır. Bu nedenle sahip olma arzuları karşısında ölçülü durabilen kişide, arzu ateşinde kavrulan insanlara gülerek baktıran sakinlik vardır.
Çağımızda mutluluğa giden yolun, insan ve doğa sevgisinden geçtiği unutulur, korkularımıza karşı nasıl güçlenebileceğimiz de... Mutsuzluğun kökeni, doğal sandığımız çağımızın yaşam formunda saklıdır. Mutluluk ise yıldız parlatararak göze girmekte ya da daha iyi bir ünvana sahip olmakta değil, doğa ile uyumlu, onun bir parçası olarak yaşayabilmektedir.
Hayat, yeryüzüne kısa süreli bir bakıştan ibarettir; zaferler değil, sadece sevgiyi yaşayabildiğimiz her an bu kısacık süreye anlam katabilir.
Gece nefes nefese uyanıyorsanız dikkatHorlama, gece nefesin durması, solunumun sıklaşması ve bacak hareketlerindeki artış çoğu zaman yakınların dikkatiyle ortaya çıkarken uyku apnesi kadınlarda ve özellikle menopoz döneminde farklı belirtilerle de kendini gösterebiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:41YAŞAM
Hamileliği önleyebilen 6 hatalı alışkanlık!Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesi olarak tanımlanan infertilite günümüzde önemli bir üreme sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:34YAŞAM
Yaz kilolarından kurtulacağım derken, bu hatalara sakın düşmeyin!Yaz aylarında değişen beslenme ve yaşam düzeni, tatil dönüşünde kilo artışıyla sonuçlanabiliyor. Tatil sonrası hızlıca kilo vermek isteyenlerin başvurduğu şok diyetler kalıcı çözüm yerine sağlık açısından çeşitli sorunlara yol açabiliyor.12 Eylül 2026 Cumartesi 15:27YAŞAM
Obezite tedavisinde zaman kaybetmemek önemliSon dönemde popülerleşen zayıflama iğneleri...02 Eylül 2026 Çarşamba 16:00YAŞAM
Okula uyum sürecinde çocuğun kaygısını küçümsemeyinYeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde...01 Eylül 2026 Salı 17:42YAŞAM
Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sonEskişehir’de bir sürücü kursunun yetkilisi...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:31YAŞAM
Ağız kokusuna dikkat: Psikolojik rahatsızlığa yol açabilirAğız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de...28 Ağustos 2026 Cuma 14:41YAŞAM
Menopozda zinde ve fit kalmanın 7 kritik kuralı‘İkinci Bahar’ için altın öneriler…28 Ağustos 2026 Cuma 14:20YAŞAM
Bacaklardaki şişlik lipödem işareti olabilirBacaklardaki şişlik ve kalınlık lipödemin işareti olabilir24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:27YAŞAM
Uzmanlardan uyarı: ''Sakın yemeyin!''Uzmanlardan ölü orkinos uyarısı: "Sakın yemeyin"24 Ağustos 2026 Pazartesi 19:22YAŞAM
Beyin sağlığını tehdit eden 8 etkene dikkat!Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:56YAŞAM
Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!Kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi hayati riske neden olabiliyor...24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:50YAŞAM
Sessiz tehlikeye dikkat!Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ofluoğlu, toplumda oldukça yaygın görülen safra kesesi taşlarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilece24 Ağustos 2026 Pazartesi 10:42YAŞAM
Şiddet ve suç genetik mi?Şiddetin doğuştan gelip gelmediği konusunda bilimsel...23 Ağustos 2026 Pazar 21:47YAŞAM
Bağırsak tembelliğine çözüm sofrada!Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yetersiz su tüketimi...23 Ağustos 2026 Pazar 21:45YAŞAM
Emzirmede patron bebek!Süt üretiminin anahtarı sık ve etkili emzirme!20 Ağustos 2026 Perşembe 13:23YAŞAM
Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız sağlığına dikkatTip 1 diyabet tanısı ile takip edilen çocuklarda ağız...20 Ağustos 2026 Perşembe 13:18YAŞAM
Görünür olma isteğinin arkasında “görülme ve kabul edilme” ihtiyacı var!Sosyal medyada görünürlük uğruna tehlikeli akımları yapıyorlar!18 Ağustos 2026 Salı 16:06YAŞAM
Yorgun uyanmanın nedeni ''Sahte dinlenme'' olabilirModern yaşamın en yaygın sorunlarından biri haline gelen...18 Ağustos 2026 Salı 15:54YAŞAM
Kreş seçiminde sadece gösterişli sınıflara bakmayın!Kreş seçiminde çocuğun kendini güvende hissedip hissetmediğine bakın!17 Ağustos 2026 Pazartesi 13:35YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.