KILIÇDAROĞLU İZMİR'DE KONUŞTU
“Dört ayaklı bir stratejiden söz edeceğim''...

20 Mart 2023 Pazartesi 09:14
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’ne katıldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi, beşinci gününde sürüyor. “Geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” sloganıyla bugün düzenlenen “Millet İttifakı Genel Başkanlar Buluşması” oturumuna; CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özlale katıldı.
CHP lideri ve Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Böylesine anlamlı bir toplantıyı gerçekleştiren Büyükşehir Belediye Başkanı’mıza hepinizin huzurunda yürekten teşekkür ederim. İkinci yüzyılı birlikte inşa edeceğiz. İşimizin çok kolay olduğunu kimse düşünmesin. Ama birinci yüzyılın kongresinde de o dönemin liderlerinin işlerinin kolay olmadığını onlar da biliyorlardı. Güzel bir Türkiye, yaşanabilir bir Türkiye, barış içinde bir Türkiye, kalkınan ve büyüyen bölgesinde ve dünyada saygınlığı olan bir Türkiye, hepimizin idealinde olan bir Türkiye.
Zor zamanlardan geçtiğimizin farkındayım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ben hep iki temel ilke ile anarım. Çok farklı şekillerde anlatılır. Benim gönlümdeki ve yüreğimdeki Gazi Mustafa Kemal’in iki temel ilkesi vardır. Bir; siyasi bağımsızlık. Kendi sözleriyle ‘Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir’ der. Bayrağımın altında özgürce yaşamak isterim. İkinci ilkesi ise ekonomik bağımsızlıktır. İzmir’de yüzyıl önce yapılan kongrede Gazi Mustafa Kemal şöyle söyler: ‘Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisat zaferleri ile taçlandırılmazsa elde edilen zaferler sürüp gidemez, az zamanda söner.’ Siyasi bağımsızlığın kalıcılığını sağlayan temel unsur, ekonomik bağımsızlıktır. Bugüne kadar büyük sıkıntılar çektiğimizi biliyoruz. Zaman zaman büyük krizlerin yüz yıl içinde çıktığını biliyoruz. Ama öyle bir sistem, düzen kuralım ki; kim iktidara gelirse gelsin, en azından bir daha bu tür krizlerle Türkiye karşı karşıya kalmasın.
Dört ayaklı bir stratejiden söz edeceğim. Birinci ayak, güçlü bir demokrasi, güçlü bir parlamenter sistem. Altı lideri bir araya getiren temel felsefenin özünde demokrasi yatıyor. Demokrasinin gelişmediği hiçbir ülke gelişmemiştir. Dolayısıyla dünyaya baktığınızda, kişi başına gelirin en yüksek olduğu ülkelerin tümünde güzel bir demokrasi anlayışı ve geleneği vardır. Biz de demokrasimizi geliştirmek zorundayız. Kuvvetler ayrılığını getirmek zorundayız. Yasama, yargı ve yürütmeyi sağlıklı işleyen, biri birini denetleyen güçler haline getirmek zorundayız. Sağlıklı işleyen hiçbir demokraside denetimsiz alan yoktur. Her alan mutlaka denetlenir. Türkiye Büyük Millet Meclisi mi? O da denetlenir. Kim? Anayasa Mahkemesi denetler. Yanlış bir yasa yaptıysanız Anayasa Mahkemesi’ne gidilir ve Anayasa Mahkemesi, parlamentoya, ‘Yanlış yaptın, lütfen hatanı düzelt’ der ve o hata düzeltilir.
Özgür medya… Özgürlüğün olmadığı yerde zaten demokrasi olmaz. Medyanın da özgür olması lazım. Bunun altyapısının koşulsuz sağlanması gerekir. Demokrasi dediğimiz işin özü, her gücün mutlaka denetlenebilir olmasıdır. Denetimsiz bir güç, demokrasilerde yoktur. Bunun ayırdına varmak ve mutlaka hayata geçirmek gerekiyor.
Siyaset kurumunun hesap vermesi gerekir. İktidar sahipleri eğer halka hesap veremiyorsa orada demokrasi yoktur. Demokrasinin varlığı, halktan toplanan vergilerin hesabının halka verilmesidir ve devlette saydamlığın sağlanmasıdır. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçerken, bunu vaat ederken Millet İttifakı olarak dedik ki, ‘Ulusal Vergi Konseyi kuracağız.’ Bir daha ifade edeyim, Ulusal Vergi Konseyi kuracağız. 85 milyondan toplanan vergilerin nerelere harcandığını, Ulusal Vergi Konseyi, her yıl toplanacak bir rapora bağlayacak, Resmi Gazete’de yayınlanacak. Tüm Türkiye’de işçisinden emeklisine kadar, sanayicisinden esnafına kadar herkes bilecek; benim ödediğim vergiler nerelere harcandı. Altı lider bunu taahhüdünü yaptık, altına imza attık.
Başka bir şey daha; sağlıklı işleyen demokrasilerde siyaset kurumunun lekelenmemesi lazım. Temiz kalması lazım. Bu konuda da bir irade ortaya koyduk. Siyasi Ahlak Kanunu, Siyasi Etik Kanunu çıkaracağız diye altı lider altına imzayı attık. Eğer siyaset ahlak zemininde yürürse pek çok sorun kendiliğinden çözülmüş olur zaten. Siyasetle, siyasetçi ile halk arasında güvenin büyük ölçüde sarsılması, siyasi etik yasasının olmamasındandır; böyle bir yasa olduğu zaman çok farklı bir Türkiye’yi inşa etmiş olacağız.
Ve elbette siyaset kurumu, yani iktidar sahipleri parlamentoya bütçe getirirler. Yani halktan topladıkları vergileri, yaptıkları borçlanmaları, yani yaptıkları özelleştirmelerle elde ettikleri gelirlerin nerelere harcandığını belirlerler. Dolasıyla harcanan paraların sağlıklı bir şekilde harcanıp harcanmadığının hesabının verilmesi lazım. Nereye? Aynı zamanda parlamentoya da verilmesi lazım. Bunun için yine altı lider oturduk, tartıştık ve önemli bir karar daha aldık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Plan ve Bütçe Komisyonu dışında bir de Kesin Hesap Komisyonu kuracağız dedik. Yani bir yıl önceki bütçenin kaynaklarının nerelere harcandığının hesabını verelim diye. Bir şey daha yaptık, bizim tarihimizde ilk. Kesin Hesap Komisyonu’nun başkanı ana muhalefetten olacak. Yani iktidar sahipleri gelecek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hesabını verecek.
Nasıl bir Türkiye hayal ettiğimizi; ayakları yere basan, ahlaklı bir siyasetin egemen olduğu, harcanan her kuruşun hesabının verildiği, medyanın özgür olduğu güzel bir Türkiye. Bütün bu kurumları oluşturmak için daha başka benzer kurumlar da var ama süre 15 dakikayla sınırlı olduğu için burada izin verirseniz birinci ayağı, demokrasiyi burada keseyim. Sayıştay var, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapan Sayıştay‘ın raporları Allah nasip eder göreceksiniz bizim iktidarımızda asla makaslanmayacak, o raporların tamamı gelecek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne.
İkinci hedefimiz, ikinci ayak, üreten Türkiye. Türkiye’nin üretmesi lazım. Her alanda üreten bir Türkiye. Sanayiden tarıma kadar, kültürden başlayarak hayatın her alanında üreten bir Türkiye. Üreten Türkiye, güçlü Türkiye’dir. Kaynaklarınız, yeriniz, yurdunuz, tarlalarınız, ovalarınız, dağlarınız, güzel çalışkan insanlarınız var ama üretimden koparılıyor. Herkes üretecek. Herkes üretim zincirinin önemli bir parçası olacak. Herkesin ürettiği bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir. Herkesin ürettiği bir Türkiye, dışarıya el avuç açmayan bir Türkiye’dir. Herkesin ürettiği ve kazandığı bir Türkiye, komşularına yeri geldiğinde her türlü yardımı yapabilecek güce ve kapasiteye sahip bir Türkiye demektir. Ama 21’inci yüzyıldayız, neyi nasıl üreteceğimizi çok iyi bilmek zorundayız. İnsanoğlu, tekerleği 1 milyon yılda keşfetti, şimdi her saniye birden fazla buluş var.
21’inci yüzyılın ekonomisi, artık bir tarım, bir sanayi ekonomisi değil, 21’inci yüzyılın ekonomisi artık bilgi ekonomisidir. Hangi ülke bilgi üretirse o ülke hızla büyür ve kalkınır. Bilgiyi nerede üreteceğiz? Üniversitelerde. O nedenle bizim iktidarımızda, Millet İttifakı’nın iktidarında üniversitelerde her türlü düşünce özgürce tartışılacak. Hiç kimse farklı düşündü diye üniversiteden atılmayacak. Üniversiteler birer bilgi yuvası olacak ve üniversiteler bilgi üretecek. Üniversitelerin ürettiği bilgiler, sanayici tarafından elle tutulur metaya dönüştürülecek. Bilgi üreten, teknoloji üreten, teknolojiye yabancılaşmayan bir Türkiye. Hedefimiz gayet güzel ve bu hedefi gerçekleştireceğiz.
Benim dünyanın teknoloji yaratan bir numaralı üniversitesi MIT’ye gidişim pek çok kesim tarafından eleştirildi. Biz, Amerika’nın ve dünyanın en önemli teknoloji üreten üniversitelerin birisi olan MIT’de, çalışan, Türkiye üniversitelerinden mezun olmuş ve oraya gidip çalışan hocaları kendi ülkemize getirmek durumundayız. Burada çalışmalılar, burada üretmeliler, burada bütün yaratıcı güçlerini ortaya koymalılar. Bunları yapacağız. Yani biz, katma değeri yüksek ürün üretmek zorundayız. Katma değeri yüksek ürün üretemeyen bir Türkiye gelişemez, büyüyemez, kalkınamaz, söz sahibi olamaz. Katma değeri yüksek ürün üreten bir Türkiye inşa etmek zorundayız. Katma değeri yüksek ürün üretmenin yolu, üniversitenin bilgi üretmesi, sanayicinin üretilen bilgiyi metaya dönüştürmesidir. Bugün hepimiz cep telefonu kullanıyoruz ve hiç birisi bize ait değil. Bilgi ekonomisine sahip olan ülkeler üretiyor, biz onların pazarıyız. Açık ve net söylüyorum; Millet İttifakı iktidarında göreceksiniz, biz başkalarının pazarı değil, biz üreten ve dünyaya mal ihraç eden bir ülke olacağız. İddiamız güçlü ve kuvvetli.
20’nci yüzyıl, petrol yüzyılıydı ve petrol savaşları vardı. 21’inci yüzyıl, çip savaşlarıdır. Çipi kim üretecek? Petrolün nerede olduğunu biliyoruz, nasıl çıkarılacağını da biliyoruz. Ama çipin nerede üretileceğine biz karar veririz, yani insan karar verir, yani bilgi üretenler karar verir. 21’inci yüzyılın Türkiye’sinin temel hedefi bilimde, sanayide, teknolojide çip üreten bir ülke olmaktır. Hedefi yüksek koyacağız ve o hedefi mutlaka yakalayacağız. Bilgi üreten hocalarımız var. Dünyanın her tarafından bu hocalarımız alınıyor. Büyük bedeller ödeniyor. Ama biz, bu insanları kendi ülkemizde tutamıyoruz.
Öğrenciliğimde, Ankara Akademi’de okurken Hamza Eroğlu’nun Devrim Tarihi kitabı vardı, orada bir anekdotu hiç unutmam; İkinci Dünya Harbi’nden hemen sonra Amerikalı general, Alman generale şunu söyler: ‘Almanya yerle bir oldu ve siz asla sırtınızı bir daha doğrultamazsınız.’ Alman generalin verdiği cevap, tarihi bir cevap. Evet diyor Amerikalı generale, ‘Evet, Almanya yerle bir oldu ama bir şeyi sakın unutmayın, Almanya’nın üniversiteleri ayakta.’ Evet, bugün Almanya, yerle bir olan Almanya, bugün Avrupa Birliği’nin en güçlü ülkesi olarak kendisini ortaya koydu. Bilginin ve bilgi üretmenin ne kadar değerli olduğunu artık hepimiz bilmek zorundayız.
Değerli arkadaşlarım; üçüncü ayağımız; güçlü bir sosyal devlet inşa edeceğiz. Güçlü bir sosyal devlet inşa edemezseniz istediğiniz kadar üretin, ama hakça bölüşmezseniz, toplumun bir kesimi yoksul bir kesimi varsıl olursa orada huzur olmaz, orada bereket de olmaz. Huzurun olması, yaratılan kaynağın hakça bölüşülmesine bağlıdır. Yani hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği güzel bir Türkiye’yi demokrasiyle, sosyal devletle yeniden inşa edebiliriz. Hiç kimsenin kendisini devletin gölgesi altında, güvence altında hissetmediği değil hissettiği bir devleti inşa etmek zorundayız. Anayasa Mahkemesi bir kararında sosyal devleti şöyle tanımlar: ‘Sosyal hukuk devleti, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir.’ Bugün, Anayasa Mahkemesinin bu kararına rağmen, bu kararına karşın Türkiye’de sosyal devlet büyük yara almış durumdadır. Özellikle son beş altı yılda Türkiye’de, alt gelir gruplarından bir avuç üst gelir grubuna milyarlarca dolarlık kaynak aktarılıyor. Ve bir yoksullaşma süreci tabanda başladı. Bunu düzeltmek bize nasip olacak, Millet İttifakı’na nasip olacak, bunu da yapacağız. 102 numaralı sözleşme, Uluslararası Çalışma Örgütünün kabul ettiği, yani Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Sözleşmesi… Sekiz sigorta dalı hayata geçti, 1971 yılında kabul edilmiştir Meclis’te, 29 Temmuz 1971. Dokuzuncu sigorta dalı uygulanmıyor, hayata geçirilmiyor, yasası çıkmıyor; Aile Destekleri Sigortası. Bunu da inşallah yapacağız, her ailenin, her bir bireyin kesinlikle güvencesi olacak. Ve sosyal devlet yardım yaparken kişinin yoksulluğunu asla ve asla afişe etmeyecek. İnsan onuruna yakışır bir düzeni inşa edeceğiz sosyal devleti inşa ederken.
Dördüncü ayağımız, sürdürebilirlik. Gayet güzel, demokrasiyi getirdiniz, ürettiniz Türkiye’de, sosyal devleti inşa ettiniz ama durduğunuz andan itibaren geriye gidersiniz. Dünya hızla değişiyor. Bilimde, teknolojide büyük değişimler oluyor, siz bu değişime ayak uydurmak zorundasınız. Sürdürülebilirliğin kilit anahtarı, devlette liyakattir. Yani birikimli insanların devlet yönetiminde olmasıdır. Yani birikimli, üreten insanların üniversitelerde olmasıdır. Yani burada değişime ayak mı uyduracağız, değişime öncülük mü yapacağız, bunun kararını vermek zorundayız. Biz, değişime ayak uydurmak istemiyoruz. Onlar yaptı, biz de yapalım. Hayır, biz yapalım, onlar bizi izlesinler. Dolayısıyla değişime, dönüşüme, atılıma öncülük yapan bir Türkiye’yi, sadece kendi bölgesinde değil gerekirse dünyada öncülük yapan bir Türkiye’yi inşa etmek istiyoruz.
Bir şey daha burada önemli olan, devletin kurumları vardır ve her kurumun kendi kültürü vardır. Tarihsel süreç içerisinde o kültürler sıcak siyasetin müdahale edemeyeceği kadar güçlü bir hal alırlar. Merkez Bankaları böyledir, bakanlıklar böyledir; kendi kültürleri vardır ve bu kültürlere sıcak siyaset müdahale etmez. Dolayısıyla o kültürler devlet dediğimiz kurumu güçlü hale getirir. 
Ve daha önemlisi sürdürülebilirliğin temel anahtarlarından birisi de eğitimdir. Eğitimin yeniliğe açık olması lazım, eğitimin merak duygusunu büyütmesi lazım. Eğer merak duygusunu büyütebiliyorsak daha çocuk okula başladığı andan itibaren merak duygusunu büyütebiliyorsanız ve çocuk yaşamı sorgulama yeteneğine kavuşabiliyorsa o zaman Türkiye hızla büyümenin ve sürdürülebilirliğin önünü açmış olur. Biz, eğitim sisteminde de köklü değişikle
r yapacağız. Çocuklarımız neyi merak ediyorlarsa araştırabilecekleri alanlar… Onları suçlamadan, cezalandırmadan, ‘neden soru soruyorsun’ demeden… Ne kadar çok nitelikli soru sorabilirlerse eğitimin de o kadar değerli olduğunu göreceğiz. Bu sürdürülebilirliğin liyakatle beraber temel anahtarlarından birisidir.
Sözlerimi burada bitiriyorum, hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Saygıdeğer Genel Başkanlarıma da içten selamlarımı, saygılarımı sunuyorum.”
Böyle iş ilanı mı olur? Herkes aynı yorumu yaptıİzmir'de bir şirketin "idari asistan" ilanında yer alan sıra dışı kriterler tartışma yarattı.16 Haziran 2026 Salı 10:33GÜNDEM
Kabus gibi gece! 62 sarsıntı kaydedildi...Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece boyunca art arda meydana gelen depremler paniğe neden oldu. AFAD, bölgede büyüklüğü 3,9'a ulaşan toplam 62 sarsıntı kaydedildiğini açıkladı.16 Haziran 2026 Salı 09:10GÜNDEM
Dikkat! Arı kuşunu avlayana para ve hapis cezasıTürkiye’ye yaz mevsiminde gelen göçmen kuşları arasında yer alan arı kuşları doğaya renk katarken, avlayana ise 6 ay hapis ve 50 bin lira para cezası veriliyor.15 Haziran 2026 Pazartesi 11:04GÜNDEM
Yargıtay kararını verdi: ‘Seni sevmiyorum' demek boşanma nedeniBir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ‘Seni sevmiyorum, sevgim bitti' diyen kadını kusurlu buldu15 Haziran 2026 Pazartesi 10:50GÜNDEM
Kırmızı bültenle aranan 90 suçlu Türkiye'ye getirildiİçişleri Bakanlığı, yürütülen kapsamlı operasyonlar ve uluslararası koordinasyon çalışmaları sonucunda kırmızı bültenle aranan 42 kişi ile ulusal düzeyde aranan 48 kişinin farklı ülkelerden Türkiye'ye getirildiğini duyurdu.13 Haziran 2026 Cumartesi 12:46GÜNDEM
Yurtta küçük çocuğun kabusu dakikalarca sürdüKonya'nın Bozkır ilçesinde bulunan özel bir erkek öğrenci yurdunda görev yapan bir personelin, küçük yaştaki bir öğrenciye şiddet uyguladığı iddia edildi.13 Haziran 2026 Cumartesi 11:50GÜNDEM
Kılıçdaroğlu 7 belediye başkanını ihraç mı edecek? İşte o listeMutlak butlan kararı sonrası iki başlılığın ortaya çıktığı CHP'de, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ekipleri arasındaki savaş disiplin hamleleriyle zirveye tırmandı.12 Haziran 2026 Cuma 10:41GÜNDEM
Ünlülere uyuşturucu operasyonuna 8 tutuklamaÜnlü isimlere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturmasında 23 şüpheliden 10'u tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Şüphelilerden 8'i tutuklanırken, diğer 2'si hakkında adli kontrol tedbiri istendi.12 Haziran 2026 Cuma 10:38GÜNDEM
Silivri Belediyesi'ne "yolsuzluk" operasyonu! 17 gözaltıSilivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı.12 Haziran 2026 Cuma 10:32GÜNDEM
Teknoloji devinin sahibi Hasan Vatan da gözaltındaİstanbul'da ünlülülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında Vatan Bilgisayar'ın sahibi Hasan Vatan da gözaltına alındı.11 Haziran 2026 Perşembe 11:08GÜNDEM
MSB'den çok sert KKTC açıklamasıMilli Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlılığına sahiptir" ifade11 Haziran 2026 Perşembe 11:01GÜNDEM
Çok sayıda ünlüye operasyon! Kenan Doğulu ve eşi Beren Saat de gözaltındaÜnlü isimlere yönelik yeni bir operasyon daha gerçekleştirildi. Gözaltına alınanlar arasında Kenan Doğulu ve eşi Beren Saat ile Kerimcan Durmaz, Ayşe Hatun Önal, Berdan Mardini gibi isimler bulunuyor.11 Haziran 2026 Perşembe 10:50GÜNDEM
Netflix'e mahkemeden kötü haber! Türk öğretmen davayı kazandıAnkara'da yaklaşık üç yıldır devam eden telif hakkı davasında karar çıktı. Mahkeme, Netflix'in içerik üreticisi Mustafa Güler'e 1 milyon 800 bin lira telif tazminatı ve 150 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.11 Haziran 2026 Perşembe 10:49GÜNDEM
Okullarda 'ara tatil' kalkacak mı? Bakan Tekin açıkladıÖğrenciler, veliler ve eğitim camiasının gündemindeki en önemli başlıklardan biri olan ara tatil uygulamasıyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den açıklama geldi...11 Haziran 2026 Perşembe 10:30GÜNDEM
Çocuklarına bu isimleri koyanlara 4 çeyrek altın verilecek!Kırşehir'de kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması amacıyla hayata geçirilen "Adımı Sen Koy Projesi" kamuoyuna tanıtıldı. Proje kapsamında yeni doğan çocuklarına "Ahi" veya "Neşet" ismini veren ailelere 4 çeyrek altın verilecek.10 Haziran 2026 Çarşamba 11:24GÜNDEM
Kişisel sebeplerle istifa etti, tazminattan olduÜç senedir çalıştığı işyerinden ‘kişisel sebeplerle’ istifa eden işçiye kötü haber Yargıtay’dan geldi.09 Haziran 2026 Salı 11:13GÜNDEM
Türkiye'de kene alarmı! Temmuz-Ağustos için kritik uyarı...Havaların ısınmasıyla birlikte kene kaynaklı hastalık riski yeniden gündeme gelirken, uzmanlardan vatandaşlara peş peşe uyarılar gelmeye devam ediyor.06 Haziran 2026 Cumartesi 13:00GÜNDEM
Havalimanında bir dilim baklava için istenen rakam isyan ettirdi!İstanbul Havalimanı'nda satışa sunulan bir dilim baklavanın fiyatı, bir yolcunun paylaşımıyla yeniden tartışma konusu oldu. Euro üzerinden belirlenen satış fiyatını görüntüleyen yolcunun yaptığı yorum kısa sürede ilgi gördü.03 Haziran 2026 Çarşamba 11:25GÜNDEM
Ünlü gazeteci Reha Muhtar 66 yaşında hayatını kaybettiÜnlü televizyon programcısı ve haber sunucusu Reha Muhtar tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.03 Haziran 2026 Çarşamba 10:30GÜNDEM
CHP soruşturmada flaş gelişme! İl başkanı tahliye edildi...İstanbul merkezli yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan, mahkeme sürecinde alınan yeni bir kararla tahliye edildi.03 Haziran 2026 Çarşamba 09:40GÜNDEM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.