İLETİŞİM SANAL, DUYGULAR GERÇEK
Birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var!...

17 Mayıs 2024 Cuma 11:31
Araştırmaların sanal iletişim sırasında ortaya çıkan öfke, nefret, imrenme hatta aşk duygularının son derece gerçek olduğunu gösterdiğini kaydeden uzmanlar, gerçek hayatta hiç yan yana gelmemiş insanların sanal ortamda sarf edilen iki sözle öfkelenebildiğini hatta hiç tanımadığı biri yüzünden hapse bile düşebildiğini söylüyor.
Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inandığını kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.” dedi.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, sosyal medyada hiç tanımadığı bir insana, birkaç dakika içerisinde ağır hakaretler ederek, aşağılama ve had bildirme psikolojisine girilmesinin nedenlerini değerlendirdi.
Sanal iletişim sırasında ortaya çıkan duygular da gerçek!
Gerçek ilişkilerin ve duyguların, sadece gerçek insanlarla kurulabileceğine inanıldığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Fakat araştırmalar gösteriyor ki sanal iletişim sırasında ortaya çıkan öfke, nefret, imrenme hatta aşk duyguları da son derece gerçek. Gerçek hayatta hiç yan yana gelmemiş olsanız bile sanal ortamda iletişime geçtiğiniz insanları sarf edeceğiniz iki sözle öfkelendirebilir, hatta hiç tanımadığınız bir insan yüzünden hapse bile düşebilirsiniz” dedi.
Dünyanın en öfkeli ikinci ülkesi Türkiye
Toplumda birçok kişinin patlamaya hazır bomba gibi dolaştığına işaret eden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Yakın zamanda yapılmış uluslararası bir araştırmaya göre, dünyanın en öfkeli ikinci ülkesi Türkiye. Bu durumun pek çok toplumsal, kültürel, ekonomik sebepleri var tabii ki. Fakat netice olarak okullarda, marketlerde, mecliste, sokakta herkes birbirlerine had bildirmenin telaşında ve maalesef bu durum sosyal medyaya da yansıyor. Üstelik ses tonu, jest ve mimiklerin eksikliğinden dolayı, sosyal mecrada gerçekleşen iletişimin birkaç mesajlaşmadan sonra karşılıklı aşağılama ve hakaretlere evrilme olasılığı daha yüksek.” diye konuştu.
Pek çok kişi “karşı mahalleye” haddinin bildirilmesi gerektiğine inanıyor
Birkaç dakika içerisinde ağır hakaretler ederek, aşağılama ve had bildirme psikolojisine girilmesinin pek çok sebebi olduğunu kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inanıyor. Bu bağlamda, karşı tarafın en küçük bir yanlışı, hatası, dil sürçmesi asla affedilmez, gerekli tepki en kısa sürede ve en yüksek tondan gösterilir. Hatta bazıları için bu bir görevdir, kişi, birilerine haddini bildirdiğinde, kendini görevini yerine getirmiş bir asker gibi hisseder.” şeklinde konuştu.
İnsanlar ve toplumlar, çoğu zaman farklılıkları kabullenmekte zorlanıyor
Toplum ve bireyin, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi inanmayan, kendisi gibi giyinmeyen ve yaşamayan kişiyi hemen yargılayarak ve yadırgayarak değersizleştirmeye çalıştığını ve bunu içgüdüsel olarak yaptığını da anlatan Dr. Mert Sinan Bingöl, şöyle devam etti:
“Bu sayede kendisini daha değerli hisseder, böylece kendi fikirleri ve yaşantısı daha anlamlı olmaya başlar. Yani kendini yükseltebilmek için, ‘öteki’ni aşağıya çekmeye çalışır. İnsanlar ve toplumlar, çoğu zaman farklılıkları kabullenmekte zorlanır. Bu nedenle farklı kesimleri kendi değerine, kendi ideolojisine, kendi yaşantısına benzetmek için çabalar, bu çaba karşı mahalleye hemen hemen her zaman baskı aracı olarak yansır. Had bildirme, çoğu zaman bu altyapıyla gerçekleştirilir. Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.”

Sürekli etrafındaki insanlara ve dünyaya kafa tutarak ‘katarsis’ yaşıyor gibiler
Dr. Mert Sinan Bingöl, kendi zihninin derinliklerinde var olan savaşı (iyiler-kötüler, haklılar-haksızlar gibi), farkında olmayarak sosyal medya platformlarına taşıyan pek çok kişinin var olduğunu da anlayarak, “Bu savaş psikolojisi özellikle X platformunda belirgin. Bu kişiler, sanki sürekli savaş meydanında gibiler, sanki tüm dünya onlara savaş açmış! Sürekli etrafındaki insanların kusurlu yanlarını veya eksiklerini dile getirerek, birilerini eleştirerek, paylaştıkları özlü sözler ile insanlığa çürümüşlüğe dair mesajlar vererek, bir anlamda dünyaya kafa tutarak bir çeşit ruhsal boşalım (katarsis) yaşıyor gibiler ve belki de bu sayede kendi karanlık veya eksik yanlarını gündemlerinden uzak tutmuş oluyorlar.” dedi.
Duygusal zekanın kendi duygularını tanımlayabilme, başka insanların duygularını fark edebilme, duygusal süreçleri yönetebilme ve empati kurabilmeyle ilişkili olan ve son yıllarda önemi artan bir kavram olduğunu da vurgulayan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Had bildirme potansiyeli yüksek olan kişilerin, duygusal zekanın alt başlıklarından olan başkalarının duygularını anlayabilme ve empati kurabilme becerilerinin zayıf olduğu düşünülüyor.” dedi.
“Birbirimize olan saygıyı, anlayışı, hoşgörüyü gerçek hayatta da sanal ortamda da yitirmemeliyiz”
Sanal dünyanın, aslında gerçek manada ‘en sosyal mekan’ olduğunu, çünkü toplumsal ve kamusal anlamda farklı statüde bulunan pek çok insanı bir araya getirdiğini kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Sosyal mecralar; patronla işçinin, zenginle fakirin, öğretmenle öğrencinin, doktorla hastanın, siyasetçiyle halkın bir araya gelerek kendisini ifade edebileceği ortak bir platform sağlıyor. Tüm bu farklı toplumsal statüdeki insanlar, sosyal mecralarda aynı paylaşımın altında benzer duygularla yorumlar yapabiliyor, birbirlerine kızabiliyor veya gülebiliyor. Karşıt fikirler ve statüler, günlük hayatta olamayacak kadar birbirlerine yakınlaşmış oluyor. Gerçek hayatta konuşan genellikle patron, sanatçı, siyasetçi, öğretmen, doktor veya baskın ideoloji olurken, sosyal medya ise ast-üst ilişkisi olmadan, azınlıklarda dahil, herkesin fikrini, değerlerini ve yaşantısını yansıtabildiği ortak bir zemin hazırlıyor. Belki de bu nedenle günlük hayatta daha seviyeli, anlayışlı ve barışçıl görünen birçok kişi, karakterlerinin baskıladıkları yanlarını sanal ortamda sergilemekten hiç kaçınmıyor.” diye konuştu.

Had bildirme psikolojisinden kurtulmak için önerilerde de bulunan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Öncelikle kendi kutsallarımızı ve değerlerimizi savunma hakkımız olduğu gibi, başkalarının da kendi kutsalları ve değerleri olduğunu unutmamamız gerekir. Birbirimize olan saygıyı, anlayışı, hoşgörüyü gerçek hayatta da sanal ortamda da yitirmemeliyiz. Herkes öncelikle kendisini daha iyi tanımayı ve öteki bireyleri daha iyi anlamayı hedeflemelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Diz sorunlarınızı ameliyatsız çözün! İşte yöntemlerOrtopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Berkin Toker, dizlerin vücudun en fazla yük taşıyan ve en aktif kullanılan eklemlerinden biri olması nedeniyle spor sırasında travma ile zorlanmalara açık olduğuna dikkat çekti.01 Nisan 2026 Çarşamba 11:09YAŞAM
Çocuklarda alerjiyi tetikleyen 8 önemli etkenÇocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, önemli uyarı ve önerilerde bulundu.01 Nisan 2026 Çarşamba 11:04YAŞAM
Dikkat! Kalp krizi riski diş etinden başlayabilirDiş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:05YAŞAM
Az pişmiş et, iyi yıkanmamış sebze sizi gözünüzden edebilirProf. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte ettiği bilinen Toksoplazma Gondii’nin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.25 Mart 2026 Çarşamba 11:03YAŞAM
Omuz ağrısına karşı 5 etkili önlemProf. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıkları ve alınması gereken önlemleri anlattı, basit ama etkili 5 egzersizi açıkladı.23 Mart 2026 Pazartesi 10:43YAŞAM
Şeker ve tatlı tüketimine dikkat! İşte vücuda verdiği 6 zarar...Ramazan Bayramının olmazsa olmazlarının başında şüphesiz tatlılar geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı19 Mart 2026 Perşembe 09:52YAŞAM
Dikkat! Bayram sofralarındaki hatalar sağlığınızı tehdit ediyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar, bayramdaki beslenme hatalarının hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlere yol açabileceğine dikkat çek18 Mart 2026 Çarşamba 10:27YAŞAM
Tuzu azalt, sağlığı artır!Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğini söylüyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:44YAŞAM
Toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor“Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ağız ve diş sağlığı konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor.16 Mart 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
Böbrek sağlığını korumak için 8 altın kuralÜroloji Bölümü’nden Op. Dr. Adil Güçal Güçlü,‘böbrek sağlığının korunması için önemli önerilerde bulundu.13 Mart 2026 Cuma 10:19YAŞAM
Baş ağrınızın sebebi fazla kilolarınız olabilir mi?Baş ağrınızın nedeninin fazla kilolarınızın olabileceğini hiç düşündünüz mü? Fazla kilo yalnızca estetik bir sorun değil; beyni, hormon dengesini ve ağrı mekanizmalarını etkileyen ciddi bir sağlık problemi olarak ifade ediliyor.10 Mart 2026 Salı 10:45YAŞAM
Çocuklarda yüksek ateşe dikkat! 3 günü aştıysa...Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.05 Mart 2026 Perşembe 10:13YAŞAM
Nargile ve elektronik sigara gırtlak kanserine neden oluyorZararsız olduğu zannedilen nargile ve elektronik sigaranın kanser riskini artırdığını, nargilenin ise sigaradan hiçbir farkı olmadığını biliyor muydunuz? Prof. Dr. Murat Topdağ, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi...04 Mart 2026 Çarşamba 09:43YAŞAM
Uzun açlık kas kaybı riskini artırabilir!Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında kas kaybı riski yükselir.” dedi.02 Mart 2026 Pazartesi 10:29YAŞAM
Modern yaşamla birlikte horlama giderek artıyorVücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor.28 Şubat 2026 Cumartesi 09:56YAŞAM
12 derecenin altında kalp krizi riski artabiliyorSoğuk hava kalp hastaları için daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Özellikle dış ortamda geçirilen süre ve hava koşulları kalbin yükünü artırabiliyor.27 Şubat 2026 Cuma 10:24YAŞAM
İftarda hızlı ve aşırı yemeğe dikkat!Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Kübra Şahin, iftara çorba veya suyla başlanmasını, 15–20 dakika ara verilmesini ve tatlının ana yemekten en az 1–2 saat sonra tüketilmesini önerdi.26 Şubat 2026 Perşembe 10:08YAŞAM
İşte Ramazan'da bağışıklığı güçlendiren 10 besinBeslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, Ramazan’da bağışıklığı güçlendiren 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.25 Şubat 2026 Çarşamba 10:31YAŞAM
Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.24 Şubat 2026 Salı 10:22YAŞAM
Akran zorbalığına karşı 9 etkili yöntemSon yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.23 Şubat 2026 Pazartesi 09:39YAŞAM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.