ERDOĞAN'DAN FLAŞ AÇIKLAMA!
Erdoğan: “(Babacan, Davutoğlu, Gül) Bunlara kırgınlık olmayacak da kime olacak?”

10 Temmuz 2019 Çarşamba 12:24
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’a kırgın olduğunu belirterek, “Biz baldıran zehrini içerek hep sabrettik ve aleyhte herhangi bir şey konuşmadık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna-Hersek dönüşü uçakta Türkiye ve dünya gündemine yönelik gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek'in ev sahipliğinde yapılan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirve Toplantısı’nın Türkiye açısından son derece başarılı sonuçlandığını ifade ederek, “Zirve oturumları ve liderlerin yemeğinin yanı sıra bir dizi ikili görüşmeleri de bu arada gerçekleştirmiş olduk. Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Slovenya, Bulgaristan cumhurbaşkanlarıyla görüşmelerim oldu. Bütün bunların yanında her üç konsey üyesiyle de görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye'nin burada olması zirveye ayrı zenginlik kattı. Balkan ülkelerinin tamamını kapsayan tek bölgesel işbirliği platformu olan zirvenin bölgede bizim açımızdan stratejik önemi var. 2020-2021 dönemine biz talip olmuştuk. Burada da bu kabullenilmiş oldu. 2020-2021’de inşallah bu zirveyi Türkiye olarak biz yapacağız. Balkanlarda ekonomi, ticaret, ulaştırma, alt yapı ve yatırım konularını gündeme getirdik. Bunların arasında en önemlisi Belgrad-Sarayova arasında yapılacak otoyol. Bu konuda bir adım daha attık. Birkaç ay içinde artık buradaki çalışmalar bir Türk firması tarafından başlayacak. Özellikle Sırbistan ve Bosna-Hersek arasındaki bu yol aynı zamanda bir de ‘barış yolu’ havasını taşımış olacak” diye konuştu.
“Dönem başkanlığımızda bölgesel sahiplenme ve kapsayıcılık temalarını öne çıkaracağız”
“Bölgenin Avrupa-Atlantik mekanizmalarına entegrasyonuna verdiğimiz desteği de ifade ettik. Bu sürece verdiğimiz desteğin bir tezahürü olarak bu konuda yapılan birçok lobide, çalışmada bütün arkadaşlarımız çok ciddi gayret içinde. Bu konuda başta Dışişleri Bakanlığımızın gayretleri var. Bu lobilerle de oralarda bu ülkeler kendilerine bir yer edinme imkanı yakalıyorlar” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dönem başkanlığımızda bölgesel sahiplenme ve kapsayıcılık temalarını öne çıkaracağız. Bunun için de şimdiden hazırlıklara başlıyoruz. Ayrıca düzensiz göç ve beyin göçünün önlenmesi konularına da ağırlık vereceğiz. Bu başlıklar çerçevesinde Balkan politikamızı güçlendirerek ve alana yayarak uygulamaya devam edeceğiz. Bizim Balkanlardaki mevcudiyetimiz ve etkinliğimiz hem tarihi ve kültürel hem de jeopolitik ve stratejik unsurlara dayanmaktadır. Bazıları bizim buradaki varlığımızdan rahatsızlık duyabilir. Fakat ne biz ne bu bölgenin yabancısıyız ne de gizli bir gündemimiz var. Amacımız Balkanlar’da barış, istikrar refah ve güveni sağlamaktır. Buna mukabil bölgeyi istikrarsızlaştırmak için kimlerin ne tür operasyonlar yaptığını da gayet iyi biliyoruz. Zaman zaman gündeme getirilen bize ve kurumlarımıza yönelik algı operasyonların arkasında da zaten bu gerçek yatıyor” şeklinde konuştu.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Zirve münasebetiyle yaptığımız ikili görüşmelerde de özellikle bu dostlarımızın ne tür taleplerinin olduğunu bizzat kendilerinden öğrenme, dinleme fırsatını bulduk. Burada Bosna-Hersek Halklar Konseyi Başkanı, Arnavutluk, Slovenya ve Kuzey Makedonya cumhurbaşkanları ve Bulgaristan başbakanı ile yaptığımız görüşmeyle de aramızdaki ikili ilişkilerde ticaret hacmimizi çok daha ileri taşımaya yönelik hedefleri belirleme imkanını yakalamış olduk. Yine ikili ilişkilerimizi ele almak suretiyle ortak hedeflere nasıl yürüyebileceğimizi konuştuk. Bu çerçevede de önümüzdeki dönemde Balkan ülkelerine de ziyaretlerim olacak.”

“24 yıl önce tüm dünyanın önünde yaşanan, 8 bin 373 masum insanının hunharca katledildiği bu soykırımı biz de unutmayacağız, unutturmayacağız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 yıl önce dünyanın gözü önünde Srebrenitsa’da yaşanan katliama ilişkin, “Programım sonunda Srebrenitsa soykırımında şehit edilen kardeşlerimizin uğurlama törenine katıldık. Ben önce sembolik zannettim. Meğer sembolik değilmiş. Hepsinin kemiklerini bulmuşlar. Adeta nakli kubur yapıyorlar. Srebrenitsa’ya götürmek suretiyle onların definleri gerçekleştirilmiş olacak. 24 yıl önce tüm dünyanın önünde yaşanan, 8 bin 373 masum insanının hunharca katledildiği bu soykırımı biz de unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu konuda Bosna-Hersekli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ortaya koymuş olacağız.” ifadelerini kullandı.
“Birileri bize bir saldırı yaparsa bu saldırı karşısında biz de bu savunma sistemimizi devreye sokacağız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin, “S400 sadece acil durumlarda mı kullanılacak? Teknoloji transferi konusunda Rusya ile tam bir işbirliği yapılıyor mu?” sorusuna, “Öncelikle bir defa ortak üretim noktasında bizim Rusya ile sıkıntımız yok ve Sayın Putin ile bu işi ilk görüşmeye başladığımız andan itibaren bu konuda mutabakatımız var. Ortak üretime de inşallah geçeceğiz. Herhangi bir sıkıntı yok. Bu spekülasyonlar maalesef bizim S400 alımından vazgeçmemizi isteyenlerin ileri sürdüğü bir tezdir. Bundan vazgeçin diyorlar, böyle bir şey söz konusu değil. Diğer soruya gelince; böyle bir alım veya böyle bir yatırım niye yapılır? Bize nerede, nasıl gerekli olursa biz de bunu tabi ki aynı şekilde kullanma imkanına, hakkına sahip olacağız. Bu bir hava savunma sistemi. Böyle olduğuna göre, eğer birileri bize bir saldırı yaparsa bu saldırı karşısında biz de bu savunma sistemimizi devreye sokacağız. Böyle bir yatırıma bunun için giriyoruz. Biz şu ana kadar en idealini yakalayabilmek için -kendimiz bir defa çalışmalarımızı yapıyoruz o ayrı- ama bir de Patriotlarla ilgili çalışmamızı Obama döneminde başlattık. Fakat Sayın Obama maalesef bize hep ‘Kongre izin vermiyor’ dedi. ‘Kongre izin vermiyor’ diye diye bu döneme geldik. Şimdi Sayın Trump bunu bildiği için buradan hareketle haklılığımızı teslim etti ve ‘Bunların hepsi Obama’nın yanlışları’ dedi. Çok da ağır ifadeler kullanıyor ve ‘Haklısın’ dedi. En sonunda hakkımızı teslim etti ve bütün medyanın önünde de kendi mesai arkadaşlarına da bunu söyledi. Patriot olayı bundan dolayı ilerlemedi ki Sayın Trump'ın döneminde de bu iş sarktı. Burada da yine ‘tamam verdik, veriyoruz’ diyemedi. Bize mesela şimdi de uygun şartlarda böyle bir şeyi vermeye kalksaydılar biz Patriot da alabiliriz, çeşitlendirebiliriz ama burada kazan-kazan esasına göre hareket edeceksek… Tabi ki Türkiye de kendi ülkesinin güvenliği ve ülkemizin güvenliğinin ötesinde hele hele bir de bunu pazar olmak anlayışıyla değil, üretir hale gelebilmek anlayışıyla da başından beri adımlarımızı attık. Şu anda da S400 konusunu Sayın Putin ile her görüştüğümüzde ‘Başından itibaren nasıl anlaştıysak öyle devam edecektir’ demiştir.” diyerek cevap verdi.
“Kuzey Kıbrıs’taki Türk kardeşlerimizin hakları neyse bu hakları savunmak üzere adımımızı atıyoruz”
“Doğu Akdeniz’de kısa, orta, uzun vadede stratejimiz nedir?” sorusuna Erdoğan, şöyle cevap verdi:
“Şu an zaten süreç başladı. Bir taraftan bölgede arama çalışmalarımız devam ediyor, bir taraftan sondaj gemlerimiz bölgeye yönlendirildi. Gerek Fatih gerek Yavuz şu anda bölgede onlar da çalışmalarına başlayacak. Biz oralarda birilerinin alanı üzerinde çalışma gayreti içinde değiliz. Orada özellikle de Kuzey Kıbrıs’taki Türk kardeşlerimizin hakları neyse bu hakları savunmak üzere adımımızı atıyoruz. Oradaki tüm alanların hepsinde Kıbrıs’ta yaşayan insanların hakkı var. Bu hak nedir? Hepsi oradan çıkan nema, ister su ürünleri olsun ister petrol olsun, bunlar üzerinde eşit oranda hak sahibidirler ve biz onların bu hakkını korumak için çalışıyoruz.”
AB ile göçmenler konusunda yeni müzakere olur mu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AB ile göçmenler konusunda yeni müzakere olur mu?” sorusuna “Şu anda AB’de zaten yönetimler değişti. İşbaşı yaptıkları andan itibaren yeni yönetimlerin yaklaşımı nasıl olacak göreceğiz” değerlendirmesinde bulunarak süreç hakkında şunları kaydetti:
“Bu konu ile ilgili olarak Dışişleri Bakanımızın orayla münasebetleri önem arz ediyor. Verilen söz 3 artı 3 milyar avroydu. Süreler geçti. Uluslararası kuruluşlar aracılığıyla AFAD ve Kızılay’a verilen 2 milyar 250 milyon avro para var. Bizim yaptığımız harcama 37 milyar dolar. Böyle bir tablo var. Bunu kimle konuşursak AB ülkelerinin hepsi ‘Sizin bu yaptıklarınız hiçbir şeyle mukayese edilemez, gerçekten siz dünyada örneği olmayan işler başardınız’ diyor. İyi güzel ama biz 37 milyar dolar harcama yaptık. Hiçbiriniz taşın altına elinizi sokmuyorsunuz. İkili görüşmelerde farklı, sırtımızı dönünce farklı konuşuyorsunuz. Şu anda biz yine bir taraftan Dışişleri Bakanlığımız aracılığıyla yakın markajımızı devam ettireceğiz. Netice alırız almayız o ayrı mesele. En son G20 Zirvesi’nde gündeme getirdiğimiz konu şuydu: Suriye'nin kuzeyindeki koridor meselesi var. Sayın Trump ve Sayın Putin başta olmak üzere görüşmelerimizde kendilerine şunu söyledik: ‘Bu terör koridorunu bir barış koridoru haline getirmeliyiz.’ Yani çadırlarda, konteyner kentlerde kalan mültecileri buralarda yapacağımız konutlara taşıyabiliriz. Biz burada inşaatına girebiliriz ama sizler de bu konuda mali desteği verecek olursanız… Burası aynı zamanda güvenli bölge olmuş olur. Burada 40 km bir derinlikten bahsettik. Yeter ki burada hava noktasından işin korunması, lojistik destek konusu, bunların halledilmesi; öbür taraftan da bu konutlarını yapımı… Burada iki şey yapılabilir. Bu konutlar belli ölçülerde olabilir. Mesela onların yerel mimarisiyle yapılmış 500 metrekarelik bahçeli konutlar olabilir veya normal konut olur ama ortak kullanım alanı olarak tarıma ve hayvancılığa yönelik adımlar atılabilir ki bu insanlar balık tutmayı zaten bilen insanlar aslında. Böylece bu insanlar tekrar kendi topraklarında süratle asıllarına dönebilirler. Hastanesiydi, okullarıydı bunların hepsini yapmak suretiyle, nasıl Cerablus’a 330 bin kişi döndüyse, şimdi Afrin’de bu tür dönüşler var. Aynı şeyi buralarda yapmak suretiyle bir an önce bunu başlatalım diyoruz ama hiçbiri iyi niyet ifadelerinden öteye gitmiyorlar. Biz de şu anda bu işin propagandasını onlara karşı yapıyoruz, süreci de takip ediyoruz.”
“Kılıçdaroğlu her şeyden önce yenile yenile doymayan pehlivan gibi bir durumun içerisinde. Bu iş bitti”
“Kemal Kılıçdaroğlu seçim sonrası tartışma başlattı, partili cumhurbaşkanı olmasın anayasa değişikliğini konuşalım parlamenter sisteme geçiş tartışması başlattı, düşünceniz nedir?” sorusuna Erdoğan, şöyle cevap verdi:
“Bu konuyla ilgili biz referandum yaptık. Bu referandumla beraber yeni yönetim sistemine geçtik. Bu parlamentoda verilen bir karar değil, halka gidilerek verilen bir karar ve halkımız bu işe yüzde 52’nin üzerinde evet demek suretiyle kararı verdi. Şimdi bununla birlikte çok farklı sürece başlatmış olduk. Bu süreçte de tabi ki eksiklikler olabilir ama parlamenter demokrasi olarak gelen sürecin içinde bu ülkenin neler çektiğini, ne bedeller ödediğini de biliyoruz. Bu ülkede 8 ayda bir hükümetlerin değiştiği dönemler oldu. Artık biz bunları yaşamak istemiyoruz. Çok daha seri kararların alınabildiği, çok daha seri adımların atılabildiği bir dönem ve uluslararası alanda da güven telkin eden bir yapıyı istiyoruz. Nitekim şu anda senei devriyesindeyiz, daha bir yıl oldu ve konuyla ilgili çalışmalarımızı kararlı şekilde sürdüreceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu her şeyden önce yenile yenile doymayan pehlivan gibi bir durumun içerisinde. Eğer bir demokratsa milletin verdiği bir karara saygı duyması lazım. Bu iş bitti. Biz kalkıp da ayda bir, senede bir referanduma gidemeyiz. Referandumun farklı alanlarda sık sık yapıldığı ülkeler var. Örneğin İsviçre öyle şeyler oluyor ki bakıyorsunuz bir şehirde herhangi bir konuda referanduma gidiyor ama bunlar anlık, günlük meseleler. Burada bir ülkenin yeni yönetim sistemini halka soruyorsunuz ve halk bir karar ortaya koymak suretiyle tavrını belirliyor. Şimdi şöyle bir yürüyelim, bakalım nasıl netice alıyoruz, bunları görelim. İki kavram çok önemli; güven ve istikrar ama şimdi Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu yaklaşımı güveni de ve istikrarı da tehdit ediyor. Onlar buna yardımcı olsunlar. Partili cumhurbaşkanı da zaten yeni yönetim sisteminin içinde olan ifade. Bu bizim gökten zembille indirdiğimiz bir ifade değil. Bu da bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımda da cumhurbaşkanının aynı zamanda partisinin başında olması mümkündür. Biliyorsunuz bu ülkede CHP’li il başkanlarının valilik yaptığı dönemler olmuştur. Onun bununla benzer hiçbir yanı yok. Bunu halka götürüyorsun. Orada CHP’nin il başkanının o ilin valisi olması ise bir dayatmadır. Bu ülke bunları da yaşadı.”
Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na “CHP’li hangi belediye işçiyi atarsa karşısında beni bulur” sözlerini hatırlatarak “Bunca işçiler şu anda CHP’li belediyelerden atılıyor, yürüyüşler yapılıyor. Biraz sözümüzün arkasında duralım.” uyarısında bulundu.
“Yeni yönetim sistemiyle ilgili çeşitli bilgilerin, yaptığımız istişarelerde ortaya çıkacak düşüncelerin analizini yapmak suretiyle böyle bir şey varsa biz de ileri süreriz”
Gazetecilerin “Yüzde 50+1 meselesi… Belediye başkanlarında olduğu gibi en çok oy alan partinin hükümet kurma ve Cumhurbaşkanı seçme şeklinde bir revize düşünülebilir mi?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda böyle bir şey söz konusu değil. Bizdeki yapıda ittifaklar oluşturuldu. Bu ittifaklar oluştuğu için belediye başkanlıklarında yüzde 50 artı 1 söz konusu olmuyor. Burada en fazla oyu alan seçimi kazanmış oluyor. Bizim şu anda gündemimizde böyle bir şey yok. Belki bu konuda geçmişe yönelik bazı değerlendirmeler yapılabilir. Bu konuda ittifakların oluşumu bundan sonraki süreçte nasıl olur; belki bunun üzerine değerlendirmeler yapılabilir ama bu tabi her partinin masaya yatırıp üzerine çalışacağı konulardır” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı sisteminin revizyonuna ilişkin “Yeni yönetim sistemiyle ilgili çeşitli bilgilerin, yaptığımız istişarelerde ortaya çıkacak düşüncelerin analizini yapmak suretiyle böyle bir şey varsa biz de ileri süreriz. En azından Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Sayın Bahçeli ile bir değerlendirme yaparız. Diğerleri aynı şekilde böyle bir değerlendirmeye girerler mi girmezler mi bilemiyorum. Buna göre de adımlar atabiliriz” dedi.
“(Ali Babacan) Benimle randevu talebi neticesinde bir görüşmesi oldu”
“Ali Babacan partinizden istifa etti. Ali Babacan sizinle istifa etmeden önce görüşme yaptı mı? Ali Babacan’ın kuracağı parti sizi nasıl etkiler, etkiler mi?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benimle randevu talebi neticesinde bir görüşmesi oldu. Bu görüşmesinde de kendisi ‘Şu seçimden sonra istifamı vereceğim. Çünkü partiye karşı olan aidiyet duygularımı kaybetmeye başladım’ dedi. ‘Nedir aidiyet duygularınızı kaybetme gerekçeleriniz?’ deyince de ‘Ülkedeki ekonomik durumlar gibi şeyler söyledi. Şu an tabi istifa mektubunu görmediğim için bilemiyorum ama bana da o gün bir mektup vermişti. O mektuptaki metin bu. İşte ‘Kurucu üyesi olduğum AK Parti’den bu safhada aidiyet duygularımın kaybolmaya başladığını görüyorum ve bundan dolayı da ayrılma kararı veriyorum’ şeklindeydi. Tabi kendisiyle birçok şey konuştuk. Birçok insanla görüştüklerini, çeşitli görüşmelerle bazı adımlar attıklarını anlattı” ifadesini kullandı.
“Yola çıkarken her şey iyi, güzel ama Cumhurbaşkanlığı makamından ayrıldıktan sonra mensubu olduğu partisine üye dahi olmamıştır”
Erdoğan, Babacan ile görüşmesi hakkında şunları söyledi:
“Ben kendisine ‘Parti mi kuracaksınız?’ dedim. ‘Şu anda düşünmüyoruz ama bir platform olarak çalışıyoruz’ dedi.
Dedim ki ‘Bak Ali Bey, eğer senin bu kabineye katkı verme noktasında yaptığınız çalışmalar varsa, vereceğiz bilgiler varsa biz bunlardan istifade ederiz. Malum ben sana partide danışmanlık teklif ettim, kabul etmedin.’ Daha ileri gidiyorum; Özbekistan Başkanı benden orada devletin yapılanmasında eleman istedi. Ali Bey’i teklif ettim. Kendisine de söyledim. Maalesef oraya da evet demedi. Bizim dava arkadaşlığımızda bir şey var. Dava terk edilmez. Burada sonuna kadar hizmet söz konusudur. Ali Bey, AK Parti içinde belki de Türkiye’de en genç yaşta bakanlık görevlerine gelen birisidir. Ondan sonraki her dönemde de kendisini bakan yaptık. Anlaştığımız anlaşamadığımız birçok konu olmuştur. Bunlardan en önemlisi de faiz meselesidir. Faiz konusunda hiçbir zaman anlaşamadık kendisiyle. Çünkü faizin bizden ne denli götürüsü olduğunu hep kendilerine söylemişimdir. Uyulduğu zaman enflasyon nerelere kadar inmiştir. 4,6’ya kadar faiz düştü. Enflasyon da 7 civarındaydı. Hatırlayın ondan sonra bize hemen ciddi darbe olayı yapıldı. Bu darbe olayında da bir anda Taksim Gezi olaylarını yaşadık ve faizde, enflasyonda çift haneli rakamlara çıkmış olduk. Burada arkadaşlarımızın duruşları ciddi sıkıntılar oluşturdu. Bu sıkıntıları ben yaşadım, milletimiz yaşadı. Dolayısıyla da bu insanlar burada kalacak diye bir şey yok.”
“Partimizden bu şekilde ayrılanlar daha önce de olmuştu. Hatta grup kuracak milletvekiliyle ayrılanlar olmuştu. Bu isimler kimlerdi diye sorsam acaba hatırlar mısınız?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’den ayrılan isimlere değinerek, “Aynı şekilde Başbakanlık koltuğuna gelip oturan arkadaşlarımızın nereden nereye nasıl geldikleri malum. Cumhurbaşkanlığı makamına gelip oturanların nereden nereye nasıl geldikleri malum. Bütün bunlarla beraber, yola çıkarken her şey iyi, güzel ama Cumhurbaşkanlığı makamından ayrıldıktan sonra mensubu olduğu partisine üye dahi olmamıştır. Şimdi Ali Bey de hemen rahatlıkla istifasını vermiştir, hayırlısı olsun. Partimizden bu şekilde ayrılanlar daha önce de olmuştu. Hatta grup kuracak milletvekiliyle ayrılanlar olmuştu. Bu isimler kimlerdi diye sorsam acaba hatırlar mısınız? 17-18 kişi başkalarını da kattılar ve grubu kurdular. Olsa olsa bir Erkan Bey’i hatırlarsınız ama diğerlerini herhalde hatırlamazsınız. Aynı şekilde ondan sonra da yine ayrılanlar oldu. Mesela bir tanesi şu anda Sayın Kılıçdaroğlu ile beraber. Çok büyük bir aşkla ayrılmıştı, partisini kurmuştu. O da ayrıldı ama yürümedi, tutmadı. Bir başkası daha yine aynı şekilde ayrıldı, o da tutmadı. En sonunda tutmayınca Ordu’dan belediye başkanı adayı oldu. Ama Ordu’da bizim aday yaptığımız Hilmi Bey açık ara belediye başkanlığını aldı. Şimdi bu gerçekler ortada. Şunu çok ve açık samimi söylüyorum; bizim partimizin oturmuş, yerleşmiş bir altyapısı var. Ben Ali Bey’in kendisine de söyledim; ‘Yolunuz yolunuzdur eyvallah ama şunu unutmayın ki bu ümmeti parçalamaya hakkınız yok. Siz bunu yapıyorsunuz. Bunun parçalanmasıyla da bir yere gidemeyeceksiniz’ dedim. Şunu da söyledim, ‘Fazla da geç kalmayın’ dedim.” diye konuştu.
“(Babacan’a, Davutoğlu’na Gül’e) Bunlara kırgınlık olmayacak da kime olacak?”
“Babacan’a, Davutoğlu’na Gül’e kırgınlığınız var mı?” sorusuna Erdoğan, “Bu soru sorulur mu Allah aşkına… Bunlara kırgınlık olmayacak da kime olacak?” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bu tür yaklaşımların olmasıyla başlayan bir süreç… Ama biz baldıran zehrini içerek hep sabrettik ve aleyhte herhangi bir şey konuşmadık. Cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu. Bakın şu son belediye başkanlığı seçiminde İstanbul’da olanlar çıkıp da Binali Bey’le ilgili bir tane olumlu ifade kullanmadılar. Siz nefsinizle bir muhasebe yapın. ‘Bu kim? Benim arkadaşım. Bununla ilgili bir ufak ifade kullanmayayım mı? Daha önce yine mesela referandumda bakıyorsunuz hayır oyu kullandılar. Ama biz bir şey konuştuk mu? Konuşmadık. Herkesin yaptığı yanına. Başka hiçbir şey yok.”
“Sipariş üzerine kongre yapılmaz. Olağanüstü kongreye gidecek şartların oluşması lazım”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “MKYK toplantısı var, parti yönetiminde bir değişiklik için bir olağanüstü kongre kararı çıkar mı?” sorusuna “Asla böyle bir şey söz konusu değil. Sipariş üzerine kongre yapılmaz. Olağanüstü kongreye gidecek şartların oluşması lazım. Bizim böyle bir kongreye gitmemiz için önce ilçe kongrelerinden başlarız, il kongreleri yaparız, ardından da büyük kongreye gideriz.” dedi.
Erdoğan, Binali Yıldırım’ın yol ve dava arkadaşı olduğunun altını çizerek, “Nerede, nasıl değerlendirme hususu olacaksa bunların da yapı içindeki gelişmelere bakarak değerlendirmeleri yaparız. Ama benim bir dava ve yol arkadaşım olarak bu denli yetişmiş, kaliteli bir arkadaşımızı tabi ki kenarda bırakmak gibi bir şey düşünülemez” diye konuştu.
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamaya hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Reyhanlı olayında boyutları itibarıyla bir defa o üç kişinin ölüm olayı var. Daha sonra bunun takibinde de bazı gelişmeler oldu. Hatta ardından Mihraç Ural olayı oldu. Bütün bu gelişmelerle birlikte yeni bir gelişme daha var. Dolayısıyla gerek Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığımız gerek Silahlı Kuvvetlerimiz şu anda yakın süreç içerisinde bu olayların takibini yapıyor. İyice açıklığa kavuştuktan sonra bunları konuşmamız daha isabetli olacaktır diye düşünüyorum.” diye konuştu.
“(Merkez Bankası Başkanı) Kendine has birçok tasarrufu olmuştur ve bu tasarruflar neticesinde de maalesef ağır bedeller ödendi. Bu artık bir yere kadar katlanılabilirdi”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası Başkanının görevden alınmasına ilişkin, “Merkez Bankası ile ilgili attığımız adım yeni yönetim sisteminin cumhurbaşkanına vermiş olduğu bir yetkinin neticesidir. Çünkü Merkez Bankası Başkanı daha önce layüseldi, hiçbir şey soramazsınız, istediği gibi adım atar. Şimdi burada da yapı içerisinde Sayın Başkanın kendine has birçok tasarrufu olmuştur ve bu tasarruflar neticesinde de maalesef ağır bedeller ödendi. Bu artık bir yere kadar katlanılabilirdi, çekilmez oldu ve ondan sonra da bunu başta Hazine ve Maliye Bakanım olmak üzere arkadaşlarımızla değerlendirmemizi yaptık ve bu değerlendirmeyi yaptıktan sonra da burada bir değişikliğe gitmenin faydalı olacağına inandık ve yine Merkez Bankasına yabancı olmayan, orada başkanvekili konumunda olan bir arkadaşımızı sektörün içerisinde olan, finans sektöründe olan bir arkadaşımızı bu göreve getirmiş olduk. Tabi Merkez Bankası özellikle de ekonominin finans ayağında en önemli kilit. Orayı tamamıyla biz revize edemezsek, orayı sağlam temellere bağlayamazsak orada ciddi sıkıntıları yaşamayla karşı karşıya kalabiliriz. İşte mali istikrar diyoruz, finans noktasındaki atılacak adımlardaki kararlılık diyoruz. Bütün bunlarla en önemli adım tabi para politikası meselesi. Para politikası noktasında hep Para Politikası Kurulu toplandığı zaman ‘Acaba buradan bu defa ne çıkacak?’ Bir diğer taraftan ayda bir toplanan Para Politikası Kurulu, beyefendinin zamanında biliyorsunuz senede 10 aya indirildi. Tabi bütün bunlar da niçin? Bunlar bize sorularak değil kendi kendine yapılmış şeyler. Bütün bunların yanında bir başka adım daha atıldı. Başkan yardımcılıkları yetmiyormuş gibi bir de genel direktörlükler adı altında direktörlükler oluşturuldu. En önemlisi piyasalara güven vermedi. Piyasalarla iletişimi iyi değildi. Tabi bunların hepsi oralarda başka sıkıntıları da meydana getirdi. Bundan dolayı artık böyle bir değişime gidilmesinin ülke ekonomisi için hayırlı olacağına inandık ve bu adımı attık.” şeklinde konuştu
Sosyal medya bunu konuşuyor! Kira indirimi karşılığında bakın ne istedi...İstanbul'un Kadıköy ilçesine bağlı Moda semtinde ortaya atılan bir iddia, sosyal medyada gündem oldu.28 Nisan 2026 Salı 13:56GÜNDEM
MHP lideri Bahçeli'den 'Kerkük' açıklaması!MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.28 Nisan 2026 Salı 11:32GÜNDEM
Milyoner'de tarihi an! 1 milyonluk soruyu açtırdıKim Milyoner Olmak İster'de 18 yaşındaki yarışmacı 1 milyon TL'lik soruya kadar yükseldi.27 Nisan 2026 Pazartesi 14:37GÜNDEM
Metruk binada dehşete düşüren görüntü!Okullarda şiddet olayının tartışıldığı şu günlerde Muğla'nın Ortaca ilçesinde 3 kız öğrenci, kendilerinden küçük bir kızı metruk alana götürerek darbetti. Dakikalarca darp edilen kız çocuğunun çaresizliği kameralara da yansıdı.27 Nisan 2026 Pazartesi 12:40GÜNDEM
Kördüğümü çözecek delil! Satıp birebir aynısını almışYıllar sonra yeniden açılan Gülistan Doku soruşturmasında dikkatler bu kez tutuklu Mustafa Türkay Sonel'in şüpheli aracın üzerinde yoğunlaştı.25 Nisan 2026 Cumartesi 10:04GÜNDEM
Gülistan Doku dosyasında flaş gelişme! İki isme daha gözaltı...Dosyası yeniden açılan Gülistan Doku soruşturmasında yeni gözaltı kararları çıktı.25 Nisan 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Dev operasyon! Toprak altından çıktıİstanbul Pendik'te düzenlenen operasyonda, boş bir arazideki su kuyusuna gizlenmiş 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi, olayla bağlantılı 4 şüpheli gözaltına alındı.25 Nisan 2026 Cumartesi 09:59GÜNDEM
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı görevden alındıMilli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı, yerine ise Cihad Demirli atandı25 Nisan 2026 Cumartesi 09:55GÜNDEM
Türk bayrağına mı bastılar? Gerçek ortaya çıktıKocaeli'de 23 Nisan kutlamaları sırasında stadyuma serilen Türk bayrağının görüntüsü tartışma yaratırken "Üzerinden geçtiler" iddiası gündem oldu. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.25 Nisan 2026 Cumartesi 09:52GÜNDEM
75 ilde büyük 'faili meçhul' operasyonu! Bursa da mercek altında...Adalet Bakanlığı 75 ilde 693 maktulün adının geçtiği 638 faili meçhul dosyayı yeniden incelemeye aldı. Yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, Bursa'da 16 dosya ve 18 maktul mercek altına alınacak.25 Nisan 2026 Cumartesi 09:42GÜNDEM
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandıAtaşehir Belediyesi'nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.22 Nisan 2026 Çarşamba 10:04GÜNDEM
Tuncay Sonel'in ismi caddelerden kaldırıldıBir dönem Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde kaymakamlık yapan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in ismi ilçedeki iki caddeden kaldırıldı. Yerine Şehit Öğretmen Ayla Kara'nın ismi verilecek.22 Nisan 2026 Çarşamba 09:37GÜNDEM
MSB'den son dakika açıklaması! Ankara'da nakliye helikopteri düştü...MSB, Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterinin, eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını duyurdu.22 Nisan 2026 Çarşamba 08:50GÜNDEM
Okul katliamı yapan katilin annesiyle ilgili olay iddiaKahramanmaraş'taki saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli'nin ailesinin, okuldan gelen psikolojik destek uyarılarını dikkate almadığı iddia edildi.21 Nisan 2026 Salı 13:48GÜNDEM
Bakan Gürlek açıkladı! Gülistan soruşturmasında tek düğüm kaldı, "Özel birim kurduk"Gülistan Doku'ya ait cansız bedene ulaşılıp ulaşılmadığı sorusuna ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Önemli olan bu mezarın yerini bulmak. Cansız bedenin yerini tespit etmek. Özel bir birim kurduk" dedi.21 Nisan 2026 Salı 13:45GÜNDEM
Okul katliamında şok detay! Görev değişikliği sonrası felaket...Kahramanmaraş'ta okul katliamını gerçekleştiren caninin her gün çantasını arayan ve psikolojik durumunu yakından takip eden müdür yardımcısının bir ay önce görevden alındığı ortaya çıktı.18 Nisan 2026 Cumartesi 10:00GÜNDEM
Ataşehir Belediyesine gece yarısı operasyonuCHP'li Ataşehir Belediyesine yönelik ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla İstanbul'da 45 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.18 Nisan 2026 Cumartesi 09:56GÜNDEM
Gülistan Doku soruşturmasında flaş gelişme! Tutuklu sayısı 8'e yükseldiGülistan Doku soruşturmasında genç kızın eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile eski polis olan üvey babası Engin Yücer savcılıktaki sorgusunun ardından tutuklandı. Böylelikle soruşturmada tutuklu sayısı 8'e yükseldi.18 Nisan 2026 Cumartesi 09:54GÜNDEM
Estetikle kimlik değiştirdi, kardeşi gibi yaşadı... Firari katil Türkiye'de yakalandıAnkara'da 2010 yılında işlenen bir cinayetin azmettiricisi olarak tespit edilen ve 7 yıldır yurtdışında firari olan şüpheli Türkiye'ye döndükten sonra yakalandı.18 Nisan 2026 Cumartesi 09:50GÜNDEM
112 çalışanı okul saldırısı sonrası gözyaşlarına boğuldu! Bakanlık harekete geçirdiKahramanmaraş'taki okul saldırısına müdahale eden 112 çalışanı, nöbet bitiminde gözyaşlarına boğulduğu anları paylaşınca gündem oldu. Sağlık Bakanlığı soruşturma başlattı.17 Nisan 2026 Cuma 10:40GÜNDEM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.