BASIN KONSEYİ'NDEN ÇAĞRI
Basın Konseyi 5 maddelik bir çağrıda bulundu

01 Mart 2017 Çarşamba 21:18
Basın Konseyi yönetim kurulu üyeleri ve tutuklu gazetecilerin yakınları Silivri'den, tutuklulukların sona ermesi çağrısında bulundu.
Silivri Cezaevi önünde açıklama yapmalarına izin verilmediğini söyleyen Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç,"Biz de kendimizi yine bir gazetecinin adını taşıyan, gururumuz olan Gazeteci-Yazar Yaşar Kemal'in adını taşıyan Silivri Yaşar Kemal Kültür Merkezi'nde sizlerle buluşmaya geldik.Tutsak arkadaşlarımıza en yakın nokta diye düşünüyoruz burayı" dedi. Türenç ardından 5 madde halinde şu talepleri sıraladı:
1- Tutuklu gazeteciler tutuksuz yargılanmalıdır.
2- Gazeteciler hakkındaki iddianameler biran önce hazırlanmalı, yargılanmalar derhal başlamalıdır.
3- Bu davaların acilen sonuçlanması sağlanmalıdır.
4- Tutuklu gazetecilerin Basın Konseyi gibi kuruluşlarla görüşmelerine izin verilmeli, ailelerle haftalık açık görüş yapmalarına fırsat sağlanmalıdır.
5- Tutuklu gazetecilerin cezaevinde ihtiyaç duydukları kalem, kağıt, kitap benzeri materyallerin temini kolaylaştırılmalıdır.
TUTUKLU GAZETECİLERLE GÖRÜŞME YASAKLANDI
Tutuklu gazetecilerle görüşmek için bugüne kadar Adalet Bakanlığı'na 20'in üzerinde başvuru yaptıklarını ve yanıt alamadıklarını söyleyen Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, " Silivri'den bir kez daha gazetecilere özgürlüğü yüksek sesle dile getirmek istiyoruz. Tutuklu gazetecilerle görüşmek için bugüne kadar Adalet Bakanlığına 20'nin üzerinde başvuru yaptık. Açık görüş istedik. Çünkü daha önceki yıllarda tutuklu meslektaşlarımızla açık görüşü yapabiliyorduk. Ancak bu son dönemde meslek kurumlarının gazetecilerle buluşmaları da yasaklandı" diye konuştu.
HUKUK HIZLANMALI
Gazetecilere atfedilen suçların biran önce iddianameye dönüşmesi, adil ve hızlı yargılanmalarının biran önce başlaması ve aksi mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar, Gazetecilerin birer suçlu olarak görülmemeleri gerektiğini söyleyen Türenç, " Hukukun hızlanması ve adil yargılanmanın başlaması ve Türkiye'nin dünyanın en büyük gazeteci cezaevi olma imajını da değiştirecektir"dedi.
SEVİNÇ KART KONUŞTU
Eşinin 122 gündür tutuklu olduğunu söyleyen Karikatürist Musa Kart'ın eşi Sevinç Kart, " Cumhuriyet gazetesinin yazarları, yöneticileri ve çizeri tam 122 gündür baskıya ve zulme karşı savaşanların hiç değişmeyen adresi, Silivri'deler. Şu anda haklarında hiçbir suç delili bulunmadığı için, bir türlü hazırlanamayan iddianame, işlemeyen bir yargı süreci, adeta bu süreci bizim için yargısız infaza çevirmiştir" dedi. Sevinç Kart, tek isteklerinin vicdanlar daha fazla yara almadan, tutuksuz yargılanmaya veya takipsizlik kararının biran önce verilmesi olduğunu söyledi. Eşinin dışarı mektup yazamadığını, yazılı mektupları alamadığını da söyleyen Sevinç Kart, " Gerçek anlamda bir tecritten bahsedebiliriz. Ama ben bugünleri, Musa'nın çizdiği bir karikatürle düşünüyorum. Şimdi arkadaşları yerine Musa'yı koyuyorum. Hayatlarını özgürlük mücadelesine adamış gazeteciler, iğneyle kuyu kazıyorlar, hukuk devletine ulaşmak için" şeklinde konuştu.
ÇELİK: ESİR TUTULUYORLAR
Tutuklu gazeteci, Önder Çelik'in eşi Semra Çelik, " Bütün bu gazetecilerin, eşlerimizin esir tutulduklarını düşünüyorum. Alıkonulduklarını düşünüyorum. Çünkü esir ne demek? Kendini savunamadan, esaret altında tutulan demektir. Ne savunabiliyorlar, ne konuşabiliyorlar, ne rahat birşey yapabiliyorlar. Hiç sorgulanmadan esir tutuluyorlar"dedi.
ÖZ: İDDİANAME ORTAYA KONULMALI
Tutuklu Gazeteci Güray Öz'ün eşi Çağlayan Öz de," Tutukluluğun bir istisna olması gerekmez mi demokratik bir ülkede. İstisna olması gerekiyor. Özgürlük esastır. Eğer insanların suçu delillerle ortaya konulmamışsa, tutuklanmamaları gerekir. Eğer tutuklandıysanız, çok kuvvetli delilleriniz varsa, delilleri en kısa sürede ortaya koyarak, iddianamenizi ortaya koymanız gerekir. Eğer iddianame yazamıyorsanız, bu insanlar suçlu değildir"dedi.
OKTAY EKŞİ: TÜRKİYE 80 MİLYONLUK AÇIK HAPİSHANE
Basın Konseyi Yüksek Kurulu Üyesi Oktay Ekşi de,"Türkiye 80 Milyon insanın içinde bulunduğu bir açık hapishane haline geldi. Bu gerçeği görmemiz lazım. Karşı karşıya bulunduğumuz meseleyi, 'orada 152 gazeteci var'. 'Ben gazeteci değilim'. 'Bu benim dışımda bir olay' gibi görmeyelim. 80 Milyon insan şu gerçeği görmeli ki, Türkiye bugün dünyanın ortasında bir açık hapishanedir"dedi.
KAZAN: HINÇLA ESİR ALINMIŞ OLUYORLAR
Bugüne kadar iddianame yazılmamış olmasının hukukta bir örneğinin olmadığını söyleyen Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi Avukat Turgut Kazan, " Bir insanı suçluyorsanız, delilleri olduğu için tutukluyorsanız, 3 gün içinde 5 gün içinde iddianame yazarsınız. Bunu kanuna yazma şart değil. Madem ki tutukluyorsunuz, suçla ilgili delil var demiş oluyorsunuz. Bir iddianame kaç günde yazılırsa, o kadar günde yazılır. Şu veya bu nedenle, öfke duyulan bazı insanları, bugün Türkiye'de yargı formatını kullanarak tutukluyorlar. Aslında duyulan hınç nedeniyle esir almış oluyorlar. Bunun bir hukukçu olarak cevabı olamaz. Çünkü hukukta böyle bir örnek yaşanamaz" diye konuştu.
KAZAN'DAN AİHM HATIRLATMASI
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru için iç hukuk yollarının tüketilmesi şartının böyle giderse ortadan kalkabileceğini söyleyen Kazan, " Bir süre sonra görecek ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye'de aslında yargı denetimi yoktur. Anayasa Mahkemesi denetimi de yoktur. Karşısına gelen örneklerden sonra, bu sonuca vardıktan sonra, Türkiye'de yargı yerlerine başvurmadan AİHM'e başvurma imkanını kabul edecektir"dedi.
HÜSAMETTİN CİNDORUK: BÖYLE BİR DÖNEM GÖRMEDİK
Basın Konseyi'nin tutuklu gazetecilerin durumuna dikkat çekmek için Silivri'de düzenlediği basın toplantısına katılan TBMM Eski Başkanı ve Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi Hüsamettin Cindoruk, "85 yaşında bir adam buraya gelmişse, bunları söylüyorsa, siyasi tarihe tanıklık ediyor. Ben burada bir tanığım. Ben ne diyorum ? Böyle bir dönem görmedik. Çok kötü günler yaşadık. Darbeler yaşadık. Hapislere girdik, çıktık vesaire... Eziyetler gördük. Çile çektik. Ama ben böylesine keskin bir sapağa geldiğimizi hatırlamıyorum. Bu bir sapaktır" dedi.
"GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRELİM"
Bir medeniyet kavgası verildiğini söyleyen Cindoruk, "Bir tercih var ortada. Türkiye siyasi islama mı dönecek veya geçecek ? Yoksa medeni bir ülke, bir AB, bir Avrupa Konseyi üyesi bir ülke mi kalacak ? Çok önemli bir tercih içindeyiz. Onun için dışarıya bakmayalım. İçeriye bakalım. İçerideki güçlerimizi birleştirelim. 16 Nisan bu fırsatlardan biridir. Önümüzdeki bu fırsatı çok iyi değerlendirirse Türkiye tercihini ortaya koyacaktır" diye konuştu.
İSTİBDAT DÖNEMİ
Cindoruk tutuklu gazetecilerin çokluğunun Türkiye'de bir istibdat dönemi yaşandığını gösterdiğini söyleyerek," Sultanahmet arzuhalcilerinin hukuk kültürüyle Adalet Bakanlığı yapılmaz. Adalet Bakanı sadece hukuk bilgisi sahibi olmamalı, insaf ve nesafet dediğimiz bir takım vasıfları da taşımalıdır. 152 gazetecinin tutuklu olması... böyle bir sayıyı siyasi hayatımda, meslek hayatımda hiç görmedim. Bu rakam, Türkiye'nin bir istibdat dönemi yaşadığını gösterir. Bu ancak bir istibdat idaresiyle olabilir. Tanzimat Fermanı'na bile aykırıdır" dedi.
TUTUKLAMALAR TANZİMAT'A BİLE AYKIRI
Yaşananların Türkiye'nin imza koyduğu çağdaş hukuk belgelerinin yanında 1839 tarihli Tanzimat Sözleşmesi'ne de aykırı olduğunu söyleyen Cindoruk, " Tanzimat Fermanı'nın dünya çapında fevkalade önemli bir açılımını da aşağı yukarı tekzip eden bir tutuklamayla karşı karşıyayız. Ben böyle bir dönem yaşamadım. Çok karanlık dönemini yaşadım, Hem siyasetçi hem avukat olarak yaşadım. Yassıada Mahkemesi'nde bir Anayasa tartışmasının savunmanlığını yaptım. Ama orada bile bir takım ithamlarla karşılaşanlar,152 basın mensubunu bir hapishaneye hapsetmeyi başaramamışlardır. Ayıplıyorum. Hele sanık yakınlarının söylediği gibi, aylardır iddianamesiz bir dava, mahkemesi, hakimi olmayan bir davanın tutuklu sanıklarına üzülmek yeterli değil. Sahip çıkmak gerekir" diye konuştu.
"BU GİDİŞ GİDİŞ DEĞİL"
Türk kamuoyunun, aydın çevrelerinin hatta basın mensuplarının bu olayı görmezden geldiğini öne süren Hüsamettin Cindoruk," Hele Cumhuriyet Gazetesine yapılan bir kıyımdır. Türkiye böyle bir duruma hiç düşmemiştir. Bu iktidarın ayıbıdır. İktidarın ayıbı, bir takım sonuçlar verir. İktidar ayıplanmakla kalmaz, çünkü sorumludur. Her sorumlu gibi her iktidarın da bir hesap günü vardır. Ve bir hesap zorunluluğu vardır. Ben herkesi uyarmak istiyorum. Bu gidiş gidiş değildir. Bu gidişten Türkiye'nin çıkması için ortak gayrete ihtiyaç var. Türkiye vatandaşlarının da bütün gazetecilerin de bu mesele üzerinde düşünmek için ciddi çağrıda bulunuyorum. Gelin beraber bir düşünelim. Buradan bir demokrasi çıkmaz ve çıkmıyor" dedi.
TÜRKİYE AVRUPA KONSEYİ'NDEN İHRAÇ EDİLEBİLİR
Silivri'deki ve Türkiye'nin çeşitli hapishanelerindeki tutuklu bulunan gazetecilerin varlıklarının Türkiye'nin tek adama doğru kaydırılmak istenmesinin bir işareti olduğunu belirten ve tutuklu gazetecilerle ilgili AİHM'ye başvurulması taleplerine tepki gösteren TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk , Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nden çıkarılmasının istendiğini iddia etti.
HÜKUMETE SUÇLAMA
Cindoruk," AİHM'den veya yabancı basından ya da yabancı bir kudretten medet ummak çok yanlış. Türkiye evvela kendi içinde bu meseleyi çözmeli. Aslında bugün uygulanmak istenen proje şudur; yön değiştiriyor Türkiye. Bunun farkına varmak gerekir. Bu alınan tedbirlerin, kararnamelerin, bu tutuklamaların bir tek amacı var Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nden ihracı. Ona uğraşıyor iktidar. Bunu çok iyi tespit etmeniz gerekiyor. Avrupa Konseyi dediğimiz kuruluşu 1949'da kuran ülkeyiz. Kurucularından biriyiz. AB'yi bir kenara çıkarıyorum. AİHM, konseyin mahkemesi. AB'nin mahkemesi değil. Ama bizi eğer ihraç ederlerse, yahut da bizim hakkımızda tedbirler alırlarsa iktidar memnun olacaktır. Türk basının atladığı birşey var. HSYK'yi Avrupa Konseyi bekleme odasına aldı. Onların da bir tahammül sınırları var. Bugün Türkiye Avrupa Konseyi üyesi olmaya layık bir ülke değildir. Ne acıdır ki, demir perde ülkeleri layık hale gelmiştir, sonradan konseye katılanlar. Ama konseyin kurucu üyesi bu sıkıntının içinde yaşıyor. Burada bulunmamızın nedenlerinden biri de bu. Türkiye Batı blokundan, insan hakları blokundan , uygarlıktan , Atatürk düşüncesinden inancından ayrılıp, Şangay ülkelerinden biri mi olacaktır ? Tercihi böyle ortaya koymak gerekiyor" şeklinde konuştu.
"BU BİR SAPAKTIR"
Tutuklu gazetecilerin büyük bir çile çektiklerini ama çektikleri çilenin bir bedeli olduğunu söyleyen Cindoruk değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: Onlara getireceği birşeyler var. Onlar dayanıyorlar. Çocuklar da içerde dayanıyorlar. Biz bir medeniyet kavgası veriyoruz. Biz tercih var ortada. Türkiye siyasi İslam'a mı dönecek veya geçecek ? Yoksa medeni bir ülke, bir AB, bir Avrupa Konseyi üyesi bir ülke mi kalacak ? Çok önemli bir tercih içindeyiz. Onun için dışarıya bakmayalım. İçeriye bakalım. İçerideki güçlerimizi birleştirelim. 16 Nisan bu fırsatlardan biridir. Önümüzdeki bu fırsatı çok iyi değerlendirirse Türkiye tercihini ortaya koyacaktır. Açık söylüyorum. 85 yaşında bir adam buraya gelmişse bunları söylüyorsa, siyasi tarihe tanıklık ediyor. Ben burada bir tanığım. Ben ne diyorum ? Böyle bir dönem görmedik. Çok kötü günler yaşadık. Darbeler yaşadık. Hapislere girdik, çıktık vesaire. Eziyetler gördük. Çile çektik. Ama ben böylesine keskin bir sapağa geldiğimizi hatırlamıyorum. Bu bir sapaktır. Bu çocuklar boşuna yatmıyorlar. Bir hesap kitap sonucu yatıyorlar. Ve bu hesabı kitabı boşa çıkarmak da Türk halkının elinde. Önüne bir fırsat çıkıyor. Bu fırsatı kullanmasını gönülden bekliyor ve tavsiye ediyorumBasın Kone
Yorumlar
Gündem
Eski MİT görevlisi Kozinoğlu soruşturmasında 10 gözaltıEski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında...10 Eylül 2026 Perşembe 12:17GÜNDEM
Gürlek’ten "Ahbap", İmamoğlu ve Terörsüz Türkiye açıklamasıAdalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görev...10 Eylül 2026 Perşembe 12:15GÜNDEM
''Silahları benden habersiz almış.''Okul saldırısı davasında sanık baba savunmasını tamamladı...04 Eylül 2026 Cuma 13:15GÜNDEM
Silivri açıklarındaki kazada 2 kaptan da kusurluSilivri açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin...04 Eylül 2026 Cuma 13:13GÜNDEM
''Yasa dışı panel sistemi'' soruşturması: 31 avukat gözaltındaAdalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin...04 Eylül 2026 Cuma 13:11GÜNDEM
Kaptanın telsiz kayıtları ortaya çıktı: "Alsu, iskeleye kır"Silivri açıklarında gece saatlerinde çarpışan...02 Eylül 2026 Çarşamba 15:59GÜNDEM
Silivri'de gergin anlar: Basın mensuplarına saldırı!İstanbul Silivri açıklarında batan...02 Eylül 2026 Çarşamba 15:42GÜNDEM
İstanbul Havalimanı'nın 4. pisti için geri sayım!Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu...02 Eylül 2026 Çarşamba 15:39GÜNDEM
Uraloğlu:"Maalesef sağ olarak kimseye ulaşılamadı"Marmara’da çarpışan 2 gemiye ilişkin konuşan...02 Eylül 2026 Çarşamba 15:37GÜNDEM
Batan gemideki kayıp mürettebatın kimlikleri belli olduMarmara Denizi Silivri açıklarında gerçekleşen kaza...02 Eylül 2026 Çarşamba 15:34GÜNDEM
Erdoğan'dan Yunanistan'a Adalar Hakkında Uyarı!Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye’nin serinkanlı...02 Eylül 2026 Çarşamba 15:32GÜNDEM
Batan Geminin 10 Mürettebatı AranıyorSilivri Açıklarında Alarm: Batan Geminin 10 Mürettebatı Aranıyor02 Eylül 2026 Çarşamba 15:29GÜNDEM
Erdoğan, Putin ve Lukaşenko'dan samimi görüşmeCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bişkek'te Rusya Devlet Başkanı...01 Eylül 2026 Salı 17:47GÜNDEM
Geleceğin meslekleri için ikinci şans!Yapay zekâ mühendisliği bitirmiyor, dönüştürüyor!01 Eylül 2026 Salı 13:58GÜNDEM
Hakan Fidan:"İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı"Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen...01 Eylül 2026 Salı 13:27GÜNDEM
Gürlek duyurdu: "135 Alo Adalet Hattı" hizmete giriyorAdalet Bakanı Akın Gürlek, 2026-2027 Adli Yılı’nın ilk gününde...01 Eylül 2026 Salı 13:26GÜNDEM
2023'ten beri aranıyordu: 'Ponzi Mine' yakalandı!Türkiye’de aralarında bürokrat, ünlü isim ve sporcu olmak üzere...30 Ağustos 2026 Pazar 15:03GÜNDEM
Devlet erkanı Anıtkabir'de buluştuCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki...30 Ağustos 2026 Pazar 14:56GÜNDEM
Özel: "Yeni Parti ev kadınlarının emeklilik umududur"Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:47GÜNDEM
Özdağ: ''Seçim erken olacak.''Ümit Özdağ Zonguldak’ta...29 Ağustos 2026 Cumartesi 14:28GÜNDEM
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2015 Bursa Bakış

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.